Haber, Eğlence, Siyaset, Eğitim
21 Eylül 2019 ( 176 izlenme )
Reklamlar

Diyanet’in M. Kemal düşmanlığı


Diyanet İşleri Başkanlığı M. Kemal düşmanlığı ile anılıyor. Varlık nedeni olan Cumhuriyetin kazanımlarına, aydınlığına ölçüsüz saldırıyor. Üzücü olan ortaçağ değerlerini korumak adına, inananlar zümresi oluşturmak ve “zihinleri tutsak”, “kindar ve dindar” gençlerin yetişmesine katkı yapar duruma gelmesidir.

[Haber görseli]

Diyanet İşleri Başkanlığı siyasal İslamcılar/ karşıdevrimciler ile Mustafa Kemal düşmanlığında örtüştü. Karşıdevrimin yükselmesine koşut, Cumhuriyetin kurumu olmaktan çıktı, devrimin yüklediği görevlerden uzaklaştı. Arap öykünmeci, aydınlanma karşıtı kuruma evirildi. En geri İslami öğretiyi aktaran; dini vakıf ve yurtlar ile din eğitimi veren kurum ve Kuran kurslarıyla birlikte hareket ediyor. Yasadışı çalışmalarına görünmez kılan/koruyan kollayan bir kurum haline geldi. Bununla yetinmiyor. Ülkemizde laik, demokratik Cumhuriyetin, çağdaş yaşamın, akıl/ bilimin, uygarlık değerlerinin örselenmesi/ yok edilmesinde engel gördükleri Mustafa Kemal’in itibarsızlaştırılması/görünmez kılınması için de yoğun çaba harcamakta.

Yok sayılan yasa
Siyasal İslamcıların M. Kemal düşmanlığının kaynağı; İslamiyetin siyaset aracı olmaktan çıkarılması, akıl/bilimin İslama egemen kılınmanın önünü açan 429 sayılı –devrim - yasanın kabul edilmesidir. Yasa din-devlet ilişkisini, yönetimini düzenler. Nedense yasa kamuoyunda gündeme getirilmez, yok sayılır. Oysa Cumhuriyetin ruhunu oluşturması, Cumhuriyet kurucu önderlerinin düşüncelerinin; hem devlet yapısına hem de zihniyet değişikliğine yansıtması açısından son derece önemlidir. Yasa ile din ve devlet işleri kesin olarak birbirinden ayrıldı. Din hizmetleri genel idare hizmetleri içine katılarak, sıkı bir devlet denetimi altına alındı. İslam dininin itikat, ibadet ve ahlaka dair sorunlarıyla, cami, mescit, tekke ve zaviyelerin idaresi, imam-hatip, vaiz, şeyh, müezzin ve kayyımların tayin ve azilleri ile görevlerin yürütülmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. Kısacası din hizmetleri tarikat/cemaat, türbedarlık, mürşitlik, şeyhlik vb. oluşumlardan alınıp, Cumhuriyetin aydınlığında yürütülmesinin önü açıldı.

Yasanın kapsamı
429 sayılı yasanın katkısı, din hizmetlerinin devlet tarafından kontrol/denetim altına alınması ile sınırlı değildir. Din hizmetlerinin yeniden örgütlenerek kontrol/ denetim altına alınmasıyla İslami öğretide/ uygulamada reform/aydınlanma girişiminin önü açıldı. İslam günlük yaşamı müdahale etmekten çıkartılıp, bireyin inanç düzeyinde kalması uğraşına girildi. Din eğitimi, ibadet yerleri kontrol altına alınarak, gettolaşan tarikat/cemaatlerden kurtarılıp özgürleştirildi. Dönemin simgesel uygulaması ise Kuran ve ibadet dilinin Türkçeleştirilmesidir.
Siyasal İslamcılar Kuran’ın ve ibadet dilinin - ezanın, ayinlerin, duaların, hutbelerin Türkçeleştirilmesi - Türkçe okunmasını kabullenmediler, egemenliklerine saldırı olarak aldılar. Bu nedenle M. Kemal aydınlığına karşı, utkularının başlangıcını ezanın yeniden “Arapça” okunmasıyla başlatırlar.

Diyanet’e göre kırılma noktası (!)
Diyanet İşleri Başkanlığı Cumhuriyetin/ devrimin kurumu olmasına karşın, siyasal İslamcılar gibi Kuran’ın ve ibadet dilinin Türkçeleştirilmesine kırılma noktası olarak görüyor. Kurucu önderin yüklediği uygarlık ödevini içselleştiremedi. Geleneksel olarak aktarılan İslami öğretiyi set çekemedi. Zihinsel altyapısını oluşturan ortaçağ öğretisini aşarak, kurumda akıl/bilimi egemen kılmadı. Geleneksel öğreti sürdürülmediğinde inanalar üzerindeki egemenliklerinin aşınacağı algılamasını/korkusunu yenemedi. Üretilen kaygılar Diyaneti siyasal İslamcılarla aynı izdüşümünde örtüştürdü. Karşıdevrimin yükselmesiyle de, takiyyeci görünümlerini bir yana iterek siyasal İslamcılarla ortak değerler üretir duruma geldi.
Diyanet İşleri Başkanlığı M. Kemal düşmanlığı ile anılıyor. Varlık nedeni olan Cumhuriyetin kazanımlarını, aydınlığını ölçüsüz saldırıyor. Üzücü olan ortaçağ değerlerini korumak adına, inananlar zümresi oluşturmak ve “zihinleri tutsak”, “kindar ve dindar” gençlerin yetişmesine katkı yapar duruma gelmesidir. Yazık.

İrfan O. Hatipoğlu

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1590707/Diyanet_in_M._Kemal_dusmanligi.html

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Burası da İstanbul'daki Halep: Türkler iflas etti piyasa Suriyelilere kaldı! AKİT'ten flaş istek: TSK'ya imam atansın! New York Times: Varlıklı ve yetenekli Türkler ülkeyi terk ediyor 'IŞİD bombacısı' olmakla suçlanan sanığa ilk duruşmada tahliye!