Anasayfa1
30 Nisan 2026 ( 22 izlenme )
Reklamlar

İBB Davası'nda 30. celse: İtirafçı Adem Soytekin dahil 9 kişinin tahliyesi istendi


Silivri’de bugün İBB davasında 30. celse görülüyor. Savcı, itirafçı Adem Soytekin dahil olmak üzere 9 kişinin tahliyesini istedi.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada bugün 30. celse görülecek. Türkiye’nin yakından takip ettiği dava, Silivri’de devam ediyor.

Duruşmanın saat 16.00’ya kadar normal akışıyla sürmesi, bu saatten sonra ise mahkeme heyetinin tutukluluk durumlarını değerlendirmesi bekleniyor.

Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu mahkemedeki oturma düzeni nedeniyle, kürsüyü görememesi nedeni ile dürbünle geldi. Dilek İmamoğlu, dürbün ile duruşmayı takip ediyor.

CANLI - SAVCI MÜTAALASINI AÇIKLADI! 9 KİŞİNİN TAHLİYESİ İSTENDİ | 13.15

Savcı, tahliyeler için görüşünü açıkladı. Savcı, itirafçı Adem Soytekin dahil olmak üzere 9 kişinin tahliyesini talep etti .

Savcısı ara mütalaasında tutuklu sanıklar Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Çağlar Türkmen, Adem Soytekin, Seyhan Özcan, Nuri Cem Ceylan hakkında tahliye talep etti.

Mahkeme başkanı karar için 15.30'a kadar ara verdi. Dilek İmamoğlu "Bugün bu dosyanın tamamı tahliye olacak" dedi. Ekrem İmamoğlu ise "Olmazsa hesabı sorulacak" ifadelerini kullandı.

Adem Soytekin'in imzalı ifade tutanağı olmadan hakkında tahliye talep edilmesine avukatların tepki gösterdiği öğrenildi.

TAHLİYE TALEPLERİ BAŞLADI | 12.30

Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in avukatı Şükrü Kocuk, savcılığın delilleri toplayıp sulh ceza hakimini ikna etmeye gerek duymadığını belirtti ve "Savcılık biliyor ki, tutuklama istemiyle hakimliğe gönderdiğinde bir denetleme yapılmayacak. Bu nedenle delillendirme yapmıyor" dedi.

İBB Davası'nda İnan Güney'in isminin geçmediğini söyleyen avukat Kocuk, MASAK raporunda da müvekkiliyle ilgili maddi bir bulguya rastlanmadığını, gizli ortağı olduğu iddia edilen şirketin gerçek ortağıyla hiçbir görüşmesinin olmadığını ifade etti.

Avukat Kocuk, tutuklama kararının ölçülülük unsurlarını aştığını ifade etti ve "Kaçma, delilleri karartma şüphesi olmayan, 6 aylık tutukluluk süresini soruşturma sürecinde tamamlayan İnan Güney'in tahliyesini talep ediyoruz" dedi. Beyoğlu dosyasından tutuklu İsmail Akkaya'nın avukatı Hüseyin Doğan Sevim ise, iddianamede müvekkili hakkında hiçbir değerlendirmenin olmadığını, genel ve soyut iddialarla 9 aydır tutukluluğun sürdüğünü belirtti.

İsmail Akkaya'nın İnan Güney'in ablasıyla evli olduğunu ifade eden avukat Doğan, "Aynı yastığa baş koyduğu eşiyle HTS kaydı çıkartılmış, suç delili olarak dosyaya konulmuş. Kayınbiraderiyle görüşmeleri de suçun delili olarak dosyada" dedi ve müvekkilinin tahliyesini talep etti. Doğan'ın ardından Seyhan Özcan'ın avukatı İbrahim Afacan söz aldı.

Müvekkilinin dolandırıcılıkla suçlandığını ifade eden Afacan, "İşin siyasi dosyasını bir kere bıraktım dolandırıcıyız ya, sayın savcım bizim dosyanın indirilenler bölümüne baksın, Seyhan Özcan diye baksın şüpheli olarak adı yazılı. İkinci kez rastlayamaz" dedi.


Seyhan Özcan'ın sekreter olduğunu, reklam işlerine dahlinin olmadığını söyleyen Afacan, "Eylememiz yok. Suç yok. Biz neden buradayız?" dedi. Avukat Afacan, "Bize dava açıldı, biz bu davanın içinde yokuz. Örgüt kim, liderimiz kim, neyin peşindeyiz?" ifadelerini de kullandı. Avukat Afacan müvekkilinin tahliyesini talep etti. Ardından mahkeme başkanı savcının mütalaasını istedi.

İMAMOĞLU VE MAHKEME BAŞKANI ARASINDA GERGİNLİK | 12.00

Avukatlar savcılığın mütalaasından önce İnan Güney'in avukatına söz verilmesine itiraz etti. Bu sırada söz isteyen Ekrem İmamoğlu'na mahkeme başkanı, "Bir ayrıcalık tanımayacağız" dedi. İmamoğlu, "Sesimizin duyulmasına karşı çıkıyorsunuz. Ben 10 korumayla gelip buraya kafasını eğerek giren biri değilim. Burada hiç kimsenin Ekrem İmamoğlu konuşmasın diyeceğini sanmıyorum" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı, "Size ayrıcalık tanımayacağız" sözlerini yineledi. İmamoğlu, "Ayrıcalık iddianameyele yapılmış zaten" dedi. Mahkeme başkanı ise, "Böyle devam ederse salondan çıkaracağım" yanıtını verdi.

Mahkeme başkanının "Dışarı çıkaracağım" sözlerine yanıt olarak Ekrem İmamoğlu, "Başka bir motivasyonda mısınız?" ifadelerini kullandı. 15 dakika söz isteyen İmamoğlu'nun talebi reddedildi. İmamoğlu, "Sizin kendi iradenizin bana söz hakkı vermeye meyilli olduğunu düşünüyorum" dedi. Mahkeme başkanı, söz hakkı konusunda bir engel olmadığını, soru sorarken de savunma yaparken de istenilen şekilde konuşulabileceğini söyledi. İmamoğlu, Beyoğlu Belediyesi'yle ilgili 3 kişinin ardından mahkeme başkanının söz hakkı konusundaki kararını değiştirmesini beklediğini söyledi.

İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasında şu diyalog yaşandı:

İmamoğlu: Her eylemden yargılanan bu insanlarla ilgili neden benim sözümün duyulmasına karşı çıkıyorsunuz. Beni duymazsanız burada eksik olur.dosyanın başına İmamoğlu suç örgütü yazacaksınız. Ben kapıda 10 korumayla gelip başını öne eğerek içeri giren dışarıda özgürce gezen bir insan değilim

Düzeni kurarken fikir almak size katkıda bulunacak. Yoksa çelişkilere sebep olacak. Burada tek bir kişi Ekrem İmamoğlu konuşmasın demez.

Ayrıcalığı iddianame yapmış, iftirayı ortaya koymuş.

Mahkeme Başkanı: Dosya üzerinden niye karar veriyorsunuz. Sizi salondan çıkarmak zorundayız

İmamoğlu: Bu insanlara tek tek mahkeme yapsanız farklı şekilde yargılanacaklardı. Ekrem İmamoğlu ile birlikte yapınca burada yargılama enflasyonu yükseltiyorsunuz.

15 dakika Ekrem İmamoğlu'nu dinlememenin size hiçbir faydası yoktur sayın başkan. Ya siz iddianamenin başlığına bakmadınız, İmamoğlu'nu 2500 yıla yakın yük yüklediniz. Ve 3 arkadaşı daha yüklediniz. Yarın ne geleceği belli değil. Sizden ben aldım daha almayacağım denmez.

Mahkeme Başkanı: sizi çıkarmak zorunda kalacağım. söz hakkı noktasında kimseye müdahale etmiyoruz. soru sorarken bile konuşmalarınıza izin veriyoruz. Şimdi bir uygulamaya karar verdik neden size istisna uygulayacağımı ben anlamadım

İmamoğlu: Talepte bulunan kimse yok. Ben kimsenin hakkını da yemiyorum.

Mahkeme Başkanı: Tahliyelere ilişkin söz hakkı vermeyeceğiz. Duruşma sonunda bakarız pazartesi veririz

İmamoğlu: Burada 90’a yakın insan tutsak. bütün bu yükü Ekrem İmamoğlu'na yüklemiş bir iddianame var önünüzde. Etkin pişmanlıktan yararlananın da, kimsenin özgürlüğü üzerinden pazarlık yapacak insan da değilim. Aksi takdirde vermediğiniz bir karar sizinle gelir, eksik olur, yanlış olur. 15 dakika söz veriyorum demek de sizinle gelir.
Ben sizin adil yargılamanıza katkı sağlamak için söz istedim.

KELEŞ BAŞER'E SORDU | 11.20

Sanıklar, avukatları, gazeteciler ve izleyiciler yerini aldı. Duruşma başladı. İBB Davası'nın tutuklu sanıklarından Fatih Keleş, Adem Başer'e, "Madencilik sektöründe tecrübe edinsin' diye bir cümle kullandınız. Benim şirketimin ne kadar tecrübesi olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. Başer, "Bilmiyorum" yanıtını verdi. Keleş'in "Kuzey İstanbul" adlı şirkette benim adıma ortaklık var mı?" sorusuna Başer'in yanıtı "Yok" şeklinde oldu. Keleş, itirafçı sanıklardan Sarp Yalçınkaya'nın kendisini niye aradığını sorduğunda ise Başer, "Sizi tanımadığı için bizden teyit almak istedi" dedi.

Fatih Keleş'in sorularının ardından Adem Başer'in avukatı Ozan Adar Balsak savunmasına başladı. "Yalan olduğunu bildiğiniz bir şeye karşı savunma yapmak zordur. Adem Başer hakkındaki tüm ifadeler, onun şirketteki pozisyonunu belirtmekten ibarettir." diyen avukat Balsak, müvekkilinin Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde çalıştığını, şirketteki toplantıların örgüt toplantısı olarak değerlendirildiğini ifade etti. Balsak, "İddianamedeki örgüt üyesi iddiası sadece iş yerindeki pozisyonunu tariflemektedir" dedi.

Avukat Balsak, dosyada Adem Başer aleyhine bir iddia olmadığını, soruşturma sürecinde 4 ay boyunca kayyumla çalıştığını, kayyuma yardım ettiğini ve kayyumun müvekkili hakkında olumlu rapor verdiğini ifade etti. Müvekkilinin kaçma şüphesi nedeniyle tutukluluğunun devam ettiğini söyleyen avukat Balsak, "Ailesiyle Yunanistan'a gitmiş, geri dönmüş" dedi. Müvekkilinin tahliyesini talep eden Balsak'ın ardından mahkeme başkanı tutukluluk incelemesi için Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in avukatına söz verdi.

İMAMOĞLU SLOGANLAR EŞLİĞİNDE SALONDA | 11.10

İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, salona "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla girdi.

AİLELER HINCA HINÇ SALONU DOLDURDU | 10.20

İBB davasında bugün tutukluluk incelemeleri yapılacak. Duruşma salonunda yoğunluk yaşanırken bazı CHP'liler yerlerini ailelere bıraktı.

Tutukluluk incelemeleri yapılacak olması nedeniyle duruşma salonunda izleyici sıraları tamamen doldu. Bazı tutuklu yakınları ayakta kalırken, bazı aile üyeleri de salona girmekte zorlandı.

Yoğunluk üzerine CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş kısa bir konuşma yaptı. Özçağdaş, duruşmayı izlemek için gelenlere teşekkür ederek, tutuklu yakınlarının salona alınması gerektiğini söyledi. Özçağdaş’ın bu çağrısının ardından bazı partililer yerlerini sanıkların ailelerine bıraktı.

Buna rağmen salonda hâlâ ayakta bekleyen izleyicilerin bulunduğu görüldü. Tutuksuz sanıklar için ayrılan bölümde ise şu an 15 kişinin yer aldığı öğrenildi. Tutuklu sanıklar henüz duruşma salonuna alınmadı.

TAHLİYE BEKLENTİSİ ÖNE ÇIKTI

Davada bugün tahliye kararları çıkabileceği belirtiliyor. Son tahliye kararları 2 Nisan’da görülen 15. duruşmada verilmişti. O celsede savcı 7 kişi için tahliye talep etmiş, mahkeme ise 18 kişinin tahliyesine karar vermişti.

Bu nedenle 30. celse, sanıklar ve avukatlar açısından kritik görülüyor. Mahkeme heyetinin gün sonunda vereceği ara karar, davanın bundan sonraki seyrini de etkileyecek.

DÜNKÜ DURUŞMADA TANSİYON YÜKSELDİ

celsede, Adem Soytekin’in kendisine küfür edildiğini söylemesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Soytekin, cezaevine dönüş sırasında ring aracında bazı sanıkların kendisi hakkında sinkaflı sözler söylediğini öne sürdü.

Mahkeme başkanı, Soytekin’in daha önce verdiği dilekçeyi hatırlatarak, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği için sözlü sataşma ve psikolojik baskıya maruz kaldığını belirttiğini aktardı.

Bu sırada Ekrem İmamoğlu da söz alarak duruma tepki gösterdi. İmamoğlu, “Çok ayıp ama biz zan altında kalıyoruz” dedi. Salonda farklı kişilerden itirazlar yükselirken, tartışma nedeniyle duruşmaya ara verildi.

JANDARMA TUTANAK TUTTU

Gerginliğe neden olan olayla ilgili jandarma tarafından tutanak tutulduğu öğrenildi. Tutanakta, tutukluların cezaevine teslimi sırasında ring aracı seyir hâlindeyken araç içinde tartışma çıktığı belirtildi.

Tutanağa göre Soytekin, arkada yapılan konuşmaların kendisiyle ilgili olduğunu söyledi. Diğer tutuklular ise kendi aralarında şakalaştıklarını ve sözlerin Soytekin’e yönelik olmadığını ifade etti. Gerilimin ardından Soytekin’in güvenlik önlemleriyle araçtan indirildiği kayda geçirildi.

SOYTEKİN TAHLİYE İSTEDİ

Dünkü duruşmada Adem Soytekin’in avukatları, müvekkillerinin etkin pişmanlıktan yararlandığını ve belge sunduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu.

Soytekin’in avukatı Ahmet Burak Bilgin, müvekkilinin Ekrem İmamoğlu hakkında herhangi bir beyan veya iddiada bulunmadığını söyledi. Bilgin, “Savcılığın liderden alınan bir talimat olduğuna dair bir iddiası veya delili de yoktur” dedi.

Avukat Simge Büyük ise suçtan elde edilen gelirin aklanması iddiasını reddettiklerini belirtti. Büyük, Soytekin’in hiçbir belgeyi gizlemediğini savundu. Soytekin’in diğer avukatı Salim Baki de müvekkilinin kimseyi suçlamak için beyanda bulunmadığını, amacının gerçeğin ortaya çıkması olduğunu ifade ederek tahliye ve beraat talep etti.

ADEM BAŞER SAVUNMA YAPTI

Dünkü celsede daha sonra Adem Başer savunma yaptı. Cebeci maden sahasına ilişkin suçlamalar nedeniyle tutuklu bulunan Başer, Güney Cebeci şirketinde genel müdür olarak çalıştığını ve mali sorumluluğun kendisinde olmadığını söyledi.

Başer, Murat Gülibrahimoğlu’nun sahayı kendisinin yönettiğini belirtti. Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu ile katıldığı toplantıların “örgüt toplantısı” olarak nitelendirilmesine itiraz eden Başer, bu toplantılara çalışan sıfatıyla katıldığını söyledi.

Başer, iddia edildiği gibi kaçak döküm sistemi kurulmadığını savundu. Cebeci’deki çalışmanın bir devlet projesi olduğunu belirten Başer, bölgede kurulan komisyonun başkanlığını İstanbul Valisi’nin yaptığını, İbrahim Bülbüllü’nün de İBB’yi temsilen komisyonda yer aldığını ifade etti.

Başer, savunmasında kişisel durumuna da değindi. 7,5 yaşındaki oğlunu 7 aydır göremediğini söyleyen Başer, eşinin dava nedeniyle çalıştığı üniversiteden çıkarıldığını, kendisinin de tutuklandıktan sonra şirkete atanan kayyum tarafından işten çıkarıldığını anlattı.

Başer, savunmasını şu sözlerle tamamladı: “Ben maaşlı bir çalışanım ve görevimi yerine getirdim. Belediyeden, valilikten, bakanlıktan teşekkür yazısı, plaket bekliyordum. İşimi iyi yaptım. Oğlumu çok özledim, tahliyemi talep ediyorum.”

Kaynak:Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Motorine bir zam daha! Toplu taşıma ve konaklama tesislerinde HES kodu zorunluluğu getirildi Vatandaşa 'Sen maaş alıyorsun. En fazla neyini kaybedersin? Enflasyonun altında ezilirsin' diyen Nureddin Nebati'ye İsmail Saymaz'dan zor sorular! CHP lideri Rasim Ozan'a sert çıktı, Erdoğan'a rest çekti