Bu son teknoloji ile bakılan fındık tarlaları sadece Avustralya'da değil Kanada başta olmak üzere birçok ülkede yer alıyor.
Her yıl Türkiye’deki üreticilerden fındığın neredeyse tamamını satın alan Ferrero şirketinin Türk fındığına alternatif arayışları böylelikle sonuç vermeye başlamış oldu.
Bu durumun ilerleyen yıllarda Türk fındıkçılığını kötü şekilde etkileyeceği belirtiliyor.
“SAKLI SEÇİLMİŞLER” UYARMIŞTI
Gazeteci yazar Soner Yalçın’ın kaleme aldığı Kırmızı Kedi Yayınevinden çıkan “Saklı Seçilmişler” isimli kitabında küresel gıda tekellerini ve insan sağlığı üzerindeki tehlikelere karşı uyarmıştı.
Kitapta uyarıda bulunan şirketler arasında Ferrero’nun da adı geçiyordu. Türkiye’de fındık üretimi ve fiyat belirlemesi üzerinde büyük bir etkisi olan İtalyan firmasıyla ilgili Soner Yalçın şu ifadeleri kaleme almıştı:
“Dünyada fındığın yüzde 85'ini Türkiye üretiyor.
Dünya çikolata devleri fındığı bizden alıyor.
Bu sebeple 2015 yılında fındıkta ihracat rekoru kırdık:
2 milyar 827 milyon dolarlık satışla fındıkta bugüne kadar en büyük döviz geliri yaptık.
İyi de…
Bizden fındığı alıp markalaştıran Michele Ferrero'nun yıllık cirosu, 11 milyar dolar!
Parayı karşılaştırdığınızda ihracat rekoru kırdığımız rakam komik duruyor.
İtalya ile hemen hemen aynı yıllarda başladığımız yarışta neden bu derece geri kaldık?
Fındık; işlenip çikolata, şekerleme ve gıda ürünlerine dönüştüğünde dünyada onlarca milyar dolarlık bir ekonomi yaratıyor. Ancak Türkiye bu ekonomiden sadece yaklaşık 3 milyar dolarlık bir pay alıyor.
Evet. Fındığın katma değerini Türkiye kazanamıyor; Ferrerolar kazanıyor.
İşte bu nedenle Türkiye'den şirket alıyorlar. Fiskobirlik gibi tarım satış kooperatifleri yok edilince, İtalyan devi Ferrero firması, Türkiye'deki fındığı aracılar vasıtasıyla topluyor. Yani, aracılar çiftçinin sırtından para kazanıyor; Ferrero para kazanıyor; Türk çiftçisi mağdur ediliyor.
Yoksa Ferrero niye Türk şirketi satın alsın?
Bunları konuşmuyoruz…
Bunları yazmıyoruz…
Bunları tartışmıyoruz…
Gereksiz polemik konuları etrafında birbirimizle didişip duruyoruz.
Oysa. Fındık üretimini nasıl artıracağız; üretici gelirini nasıl yükselteceğiz; ve dünya devi markalar nasıl yaratacağız, bunlar konusunda çalışmalar yapmamız gerekmiyor mu?
Atatürk'e dil uzatılacağına onun 1935 yılında topladığı Birinci Ulusal Fındık Kongresi ya da 1938'de kurduğu Fiskobirlik'ten ders çıkarmak gerekmiyor mu?
Açılan yolda devam edilse idi; Michele Ferrero yerine dünya fındık devi bir Türk markası olmaz mıydı?”
Odatv.com
ABD Başkanı Trump Türkiye karşıtı maddelerin yer aldığı torba tasarıya imzayı koydu
Meclis Göç Raporu’na muhalefet şerhi: Mahalleler ‘küçük Şam’a dönüştü!
Musul'da düğün salonunda yaşanan faciada 9 kişi gözaltına alındı
CHP İstanbul İl Başkanlığındaki kayyum ablukasını paylaşmanın cezası belli oldu
85 bin ağaç AKP'li belediyenin rantına kurban edildi! Kestiler, parsel parsel satacaklar!
Sokak röportajında konuşan genç Yalancı Almancıların gerçek yüzünü takır takır açıkladı
‘Protestoda Cem Yılmaz gibi ol!’
Olay olacak iddia! Korona Türkiye'ye işte böyle girdi!
Mehmet Şimşek yatırımları anlatırken araya Siri girdi: "Bir hata oldu lütfen tekrar deneyin"
Rusya, Ukrayna'da içinde 1000'den fazla kişinin olduğu AVM'yi füzeyle vurdu!