Hükümete yakın Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü köşe yazısında “Evet, iktidarı suçlayabiliriz, ama itiraf edelim ki, tek suçlu iktidar değil. İktidar bizim, bir de iktidarın suçlarının ortağıyız” ifadelerini kullandı.
Hükümete yakın Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, iktidarı suçlayabileceğini ancak tek suçlunun iktidar olmadığını söyledi. Dilipak, "İktidar bizim, bir de iktidarın suçlarının ortağıyız" dedi.
"Mücahidlikten müteahhitliğe savrulanlarımız da oldu" ifadesini kullanan Dilipak'ın "İktidarı suçlamak" başlığıyla yayımlanan yazısındaki ilgili bölüm şöyle:
Evet, iktidarı suçlayabiliriz, ama itiraf edelim ki, tek suçlu iktidar değil. İktidar bizim, bir de iktidarın suçlarının ortağıyız.
İftiradan, yalandan, dedikodudan, gıybetten sakınalım. Elbette sonuçları itibarı ile topluma yansıyan, emsal oluşturan, suimisal oluşturan işlerin toplum önünde eleştirilmesi gerek, ama ahvali şahsiyeye ait yanlışların ise alenileştirilmesi büyük bir vebaldir. Hatta bu anlamda “batılın tasviri saf zihinleri idlal edeceği/bozabileceği” gibi, bir günahın alenileşmesi, zayıf kişiler nezdinde toplumsal zihinlerde meşruiyet kazanmasına sebeb olur.
Her iki iki halde de aşk ve öfkenin aklımızı zail etmesine imkan vermeyelim.
Mücahidlikten müteahhitliğe savrulanlarımız da oldu, muvahhidlikten münafıklığa savrulanlarımız da. Kimi zenginken cömertti, fakirleşince sapıttı, kimi fakirken daha cömertti, zenginleşince savruldu. Başörtüsü forumunda istişare kurulu üyeliği yapan birileri bugün çok farklı vadilerde kâm alıyor dünyadan. Laiklik ve Kemalizm eleştirisinde önde koşanlardan bazıları bir baktık ki Yeşil Kemalist olmuşlar, liberalleştikten sonra Ilımlı İslamcılık’tan Sekülarizm’e evrilmişler. Dinleri vicdan sorunu olmuş. Kimi Deist takılıyor, kimi Agnostikolmuş. Kimi “tarihselci” olmuş, kimi nev’i şahsına bir ulusalcı! Ehli Sünnet, Sufi, Selefi, Şii geçtik, şimdi Maturidi, Eş’ariyi tartışıyoruz. Yakında Akaidi de tartışırız. Türk İslamı, Fars İslamı, Arap İslamını konuşuyoruz, daha da ötesi, Protestan İslam, Ortodoks İslam, Katolik İslam icad oldu!
Evet, ulaşamadıkları hazlara “murdar” deyip, o hazlara ulaşınca, dünyayı ve toplumu değiştirmek için çıktıkları yoldan değişip dönüp meşrulaştırırlar. Paranın, makamın ve fuhuşun dönüştürücü gücü onları da dönüştürmüş.
İktidar ve toplum ilişkisi aslında “U Borusu” gibidir. Birbirini dengeler. Sonuçta, “Tencere yuvarlanır, kapağını bulur”. Sonuçta biz bize benzeriz. Birbirimizi eleştirmeden önce biraz da kendimize baksak ne iyi ederiz.
Aslında günahlarımızın çoğu ortak. Aynı yanlıştan besleniyoruz ve birbirimizin günahlarının gerekçesini/bahanesini üretiyoruz.
Aynı sütün yağı, kaymağı, yoğurdu, ayranıyız, “tencere dibin kara, seninki benden kara” hesabı.
Bakıyorum da, başörtüsü eylemlerinde en önde koşan bazı annebabaların kızları bugün başka vadilere savrulmuşlar. Buraya nasıl geldik bunun muhasebesini yapmamız gerek.
Bugün daha rasyonalist, daha pragmatik, daha determinist düşünüyoruz. Daha liberal, daha rekabetçi, daha hedonist olduk.. Daha egosantriğiz. Ben “ene” demek ayıptı. Nefsimizi terbiye edecektik, ama şimdi ene’miz kabardı. Kendi boyumuzun yetmediği yerde, benim liderim, benim şeyhim, benim örgütüm, benim futbol takımım var. Ben ben ben!
Allah’ın emrine uymazsanız haram, peygamberin sünnetine uymazsanız mekruh, benim gibi düşünmezseniz dinden çıkarsınız!? Haşa..
Kardeşlik hukuku, istişare ve şura, ehliyet ve liyakat, adil şahidlerden olmak modası geçmiş şeyler bunlar.
Kur’an’dan bir kıssadan yola çıkarak bir nasihat ya da eleştiride bulunacak olsan, “hard” kaçıyor. Onlar “dünde kalmış”, “basit” şeyler gibi anlaşılıyor. “Asri”lik moda şimdi. “Kifayetsiz muhterisler”in “Muhafazakâr asri”liği başımızın belası. Yeşilin her tonu var atık. “Yeşil Kemalist”ler, “Yeşil Kapitalist”e, “YeşilÇağdaş”tan, “Yeşil ulusalcı”lığa kadar! Tekin Erer diye biri, 1970’lerin başında biz “Ne sağdayız, ne solda, Hak yoldayız Hak yolda” diye slogan atınca bize “Yeşil Komünist“ diye saldırmıştı. Dünden bugüne biz de evrildik (gerçekte bir tereddiye uğradık) ve artık “Yeşil Kapitalist” olduk herhalde!
Sivilsiyaset farketmiyoruz. Biz birbirimize benziyoruz. Batacaksak birlikte batacağız, çıkacaksak birlikte çıkacağız. İçimizdeki beyinsizlere yakamızı kaptırdık gidiyoruz. Eğer kurtulmak istiyorsak, önce yakamızı bunların elinden kurtarmamız gerek. Yoksa içimizdeki beyinsizlerin işledikleri helakımız için yeter. Onların ve onların yaptıkları karşısında sessiz kalan bizlerin bu sessizliği sebebi ile Allah’ın yardımı bize ulaşmaz. Çünkü Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez.
Allah’ın yardımı bize ulaştıktan sonra ne gam. Değil mi ki Hakk şerleri hayreyler. Bize hayır gibi gelen şeylerde şer olabileceği gibi şer gibi gelen şeyleri Allah hayra tebdil eyler, ne gam! Mekerallahu!
İnşallah akleden bir topluluk oluruz ve tevbe ederiz. Yüzümüzü Hakk’a çeviririz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunuruz da hüsrana uğrayanlardan olmayız. Selam ve dua ile.
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/abdurrahmandilipakiktidarinsuclarininortagiyiz217822h.htm
Ekonomi çökerken, AKP yine İslam'a sarıldı!216 izlenme
Voleybol Federasyonu'ndan Anıtkabir tepkilerine açıklama: "Atatürk'e bağlılığımız bakidir"28 izlenme
Vatandaşlar Nebati’nin "Koyun eti ucuz ama kokuyor diye yemiyorlar" sözlerine isyan etti! 'Biz bulamıyoruz ki. Bulsak, koksa da yiyeceğiz kokmasa da'54 izlenme
Devlet, Gazi Ferdi Çatal'dan tazminatı geri istedi!59 izlenme
Diyanet TV sermayesini üç yılda 25 milyon lira arttırdı!103 izlenme
Yunan botu bu kez Datça’da! Karaya kadar çıktılar!56 izlenme
Seçim bitti, 'ucuz et'e yüzde 35 zam geldi!81 izlenme
Akif Beki açıkladı: Sedat Peker’e gönderilen mesaj90 izlenme
Hatay'da devletin uğramadığı yer! Gökhan Zan ispat etti: 'AFAD ve Kızılay her yerde diye yalan söylüyorlar'
Butlancı Berhan Şimşek hakkında kadına şiddetten uzaklaştırma kararı
AKP, Ankara Yeni Hızlı Tren Garı için 'Halkın cebinden para çıkmayacak' demişti! Ulaştırma Bakanı Ankara YHT Garı için ne kadar para ödendiğini açıkladı!
Son operasyonları tahmin eden Fatih Altaylı'dan yeni kulis: "4 belediye için hazırlık yapılıyor"