Milyonlarca emekçinin gözü kulağı 2026 asgari ücret zammına çevrilmişken, tartışmalar komisyonun yapısına kilitlendi. Hakİş'in "Almanya Modeli" önerisine ve iktidarın "5+5+1" formülüne karşı Çalışma Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik'ten net bir çıkış geldi. Çelik, komisyonun sandalye sayısının değil, asgari ücretin belirlenme kurallarının değişmesi gerektiğini vurguladı.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısı 12 Aralık'a ertelenirken, süreç bu yıl daha çok "masa düzeni" tartışmalarıyla geçiyor. Türkİş'in "yapı değişmezse yokuz" resti ve Hakİş'in "Almanya tipi komisyon" önerisi gündemi meşgul ederken, Prof. Dr. Aziz Çelik Birgün gazetesindeki köşesinde "Komisyon değil kural önemli!" diyerek tartışmalara farklı bir boyut getirdi.

Hakİş'in önerdiği ve hükümetin olmadığı, tarafsız bir teknokratın başkanlık ettiği modele karşı çıkan Çelik, Türkiye gerçekleri ile Almanya'nın kıyaslanamayacağını belirtti.
Çelik, "Almanya’da asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında çalışanların oranı yüzde 8’dir. Almanya’da toplu iş sözleşmesi kapsamı yüzde 49’dur. Türkiye’de asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında çalışanların oranı yüzde 49,6’dır. Toplu iş sözleşmesi kapsamı ise yüzde 78 civarındadır" verileriyle durumun vahametini ortaya koydu.
Milyonlarca insanın geleceğinin atanmış tek bir kişinin (teknokrat başkan) inisiyatifine bırakılmasının demokratik olmadığını savunan Çelik, "Neden milyonların ve ülkedeki asgari ücret düzeyinin kaderi 'tarafsız' bir teknokratın insafına bırakılsın?" diye sordu.
Çelik'e göre asıl mesele komisyonun şekli değil, ücretin hangi kriterlere göre belirlendiği. DİSK'in önerilerine atıfta bulunan Çelik, asgari ücretin sadece enflasyona göre değil, büyümeden pay alacak şekilde ve işçinin ailesiyle birlikte geçinebileceği standartlarda hesaplanması gerektiğini vurguladı.
Prof. Çelik, "Hayalci Komisyon önerilerine değil, kural bazlı asgari ücrete ihtiyaç var. Komisyon, mevzuatla belirlenen kurallara göre asgari ücret belirleyen teknik bir kurul olmalı" değerlendirmesinde bulundu.
Dünyada tek bir asgari ücret modeli olmadığını belirten Çelik, sistemleri üç ana başlıkta topladı:
Hükümet Kararı: ABD, Brezilya, Hollanda gibi ülkelerde doğrudan hükümet belirliyor.
Danışma/Müzakere: Fransa, İrlanda gibi ülkelerde hükümet, sosyal taraflara danışarak karar veriyor.
Toplu Pazarlık: İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde devlet karışmıyor, sendikalar ve işveren anlaşıyor.

Fransa ve Belçika gibi ülkelerde ücretlerin enflasyon veya büyüme oranlarına endekslendiğini hatırlatan Çelik, Türkiye'de de keyfiyetin yerini kuralların alması gerektiğini savundu.
Çelik yazısını şu uyarıyla noktaladı:
"Asgari ücret tespitinde mucizevi ülke örnekleri aramaya gerek yok. Evrensel kabul görmüş kuralların uygulanması için mücadele esas olmalıdır. Aslolan sendikaların masanın arkasına bir mücadele gücü koyması ve asgari ücretin kurala bağlanmasını talep etmesidir."
Meral Akşener'den Bahçeli'nin 'evine dön' çağrısına yanıt!103 izlenme
Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: Telefonların sırrı çözüldü85 izlenme
Para karşılığında istismara göz yummuşlar! Canlı yayında gözaltına alınan aile tutuklandı22 izlenme
İktidar medyasının Kemal Kılıçdaroğlu aşkı! Canlı yayınlara ve manşetlere doyamadılar17 izlenme
Cumhur İttifakı'nın tuzağını eski AKP'li vekil ifşa etti!65 izlenme
Hamas’ın eski liderinden korkutan çağrı: Cihat için gün verdi40 izlenme
İstanbul'a kar yeniden geliyor! 2 gün sürecek15 izlenme
İstifa eden bakanların karneleri sıfır! Onlar çekti gitti ama bıraktıkları enkaz büyük!46 izlenme
Eğitim-Sen: İmam hatip zorunlu hale geldi
Yer Şirinevler metrobüs durağı: Bir şahıs seccadesini açıp namaz kıldı
Özelleştirmeler rant kapısı oldu: 180,9 milyon dolarlık özelleştirmenin 179,1 milyon doları taşınmaz satışı
İki büyük aşiretten Ekrem İmamoğlu’na destek çağrısı