Anasayfa1
22 Nisan 2026 ( 11 izlenme )
Reklamlar

Aziz İhsan Aktaş davasında CHP'li başkan ve 4 kişiye tahliye


Aziz İhsan Aktaş davasında ara karar çıktı. Aralarında Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın da olduğu 5 kişi hakkında tahliye kararı verildi.


Aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 200 kişinin yargılandığı ve 16’sı tutuklu olan Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası'nın üçüncü duruşması bugün Silivri'de görüldü.

KADİR AYDAR'IN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 5 İSİM HAKKINDA TAHLİYE KARARI

Aziz İhsan Aktaş davasında, verilen aradan sonra Mahkeme Başkanı, tutukluluklara ilişkin ara kararını açıkladı. Ceyhan Belediye Başkanı Kadir AydarBeşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşci, Beşiktaş Belediyesi destek hizmetleri personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri eski müdürü Gülal Erdovan Anıl hakkında tahliye kararı verildi.

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya TekinAvcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu 11 ismin tutukluluğu ise devam edecek.

1 KİŞİ HAKKINDA YAKALAMA KARARI

Savunması henüz alınamayan sanık Mehmet Sağır için ifadesinin alınması amacıyla yakalama kararı çıkarıldı. Savunmaları alınan ve duruşmadan vareste tutulma talebinde bulunan sanıkların taleplerinin kabul edildi.

"ANNEM 98 YAŞINDA, BENİM TUTUKLU OLDUĞUMU BİLMİYOR"

Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz ise şunları söyledi:

“Ben başkanvekili olarak olur versem de sorumluyum. Benim yerime başkası olur verse de ben sorumluyum. Bana özel bu muamelenin neden yapıldığını anlamakta zorlanıyorum. Yargılanmaktan korkmuyorum, kaçmıyorum. Koltuk meraklısı değilim. Ben bulunduğum konuma tırnaklarımla geldim. Maddi kazanç kaygısı içinde olmadım. Kamuyu zarara uğratacak hiçbir şey yapmadım. Kendimi itibarsızlaştıracak, ailemin başını öne eğecek, başkaları gibi ömrünü utanç içinde geçirecek bir iş yapmadım. Ben devlet babanın adaletini hissetmedim. Benim annem 98 yaşında, benim tutuklu olduğumu bilmiyor. Yurt dışında olduğumu sanıyor. Annem bir cumhuriyet kadını, lakabı ‘hükümettir’. Biri ona böyle suçlar işlediğimi söylese bir daha kapıma gelmesin der. Ben böyle bir aileden geliyorum.”

Burak Kangal tahliye talebini kendi iletti, Celal Tekin’in avukatı tahliye talebini iletti: “Karı koca ikisi de tutuklu, çocukları var, en azından biri tahliye olsun” dedi.

"İRTİKAP DİYORSUNUZ, İRTİKAP YOK, İHALE DİYORSUNUZ, ORTADA İHALE YOK"

Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan tahliye talebinde bulunarak şunları söyledi:

“İrtikap diyorsunuz, irtikap yok. İhale diyorsunuz, ortada ihale yok. Her şey yolunda, ben burada tutukluyum 10 aydır. Gayrimeşru ya da hukuksuz bir şey yapmamışım ama ben rüşvete aracılıktan tutuklandım. Bir 170 bin lira hesabıma gelen para var ama ben bunu kabul ettim. Arkadaşımdı Savaş Çetinkaya. Ama hak ediş ödemelerinde Savaş başka bir şey söylüyor, Tekin Aktaş başka bir şey söylüyor. Zaten sürekli ödeniyordu bu. Bunlar dosyada var, belediye gönderdi.

Ben böyle bir adamın ifadesiyle nasıl tutuklanabilirim, böyle bir şey olabilir mi? Yazık bize ya, gerçekten yazık bize. 10 aydır çok zor koşullarda cezaevlerinde yaşıyoruz. Ben uyuşturucu tutuklularıyla yatıyorum. Bir koğuşta 70 kişi kaldığımız oldu. Odada 8 kişi kalıyoruz, 1 metrekare, bir mezar kadar yer düşmüyor bize. İnsanların üzerine basmadan geçmeye çalışıyoruz. 21 kişi için yapılan yerde 70 kişi kalır mı? Pislik içinde yatıyoruz, nefes alamıyoruz. Bir mezar verseniz mezarda yatmaya razıyım. Tek başıma olurum, en azından. İşlediğim suç ne? 170 bin lira için tutukluyum 10 aydır. Ben Adıyaman’da suç işlemişim, gelmişim Silivri’de yatıyorum. Ailem İzmir’de. Yazık değil mi? Ben sizin vicdanınıza bırakıyorum artık. Tahliyemi talep ederim.”

“ORTADA RÜŞVET YOKKEN NASIL ARACILIK EDEBİLİRİM?”

Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ise, “Temelsiz iddialarla bir yıldır tutuklu bulunuyorum. Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim. Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla bir yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göz önüne alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim” dedi.

“1.5 MİLYON ALACAĞI İÇİN DEĞERİNİN 5 KATI FAZLASINA DAİRE Mİ SATIN ALMIŞ?”

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da, tahliye talebinde bulunarak şunları söyledi:


“Aziz İhsan Aktaş’ın 25 Temmuz'da belediyeden toplam alacağı 1.5 milyondur. Şimdi bu insan, o 1.5 milyonu alabilmek için zorla değerinden dört-beş katı fazlasına daire mi satın almış? Mahkeme buna itimat etmemeli. Ben bu yüzden 13 aydır tutuklu olmamalıydım. Aziz İhsan Aktaş diyor ki, ‘4 milyonluk daireyi bana değerinden dört-beş katı fazlasına sattılar.’ Birincisi, benim bu ticaretle ilgim ve alakam yoktu. İkincisi, 4 milyon rakamı dairenin tapuda gösterildiği rakamdır. Dairenin çıplak halinin bile 16 milyon olduğu savcılık ve bilirkişi raporlarıyla sabittir. Şimdi siz benim beyanıma da Aziz İhsan Aktaş'ın beyanına da itibar etmeyin. Bunlar sadece beyandır. Ama dosyada bir gerçek var ki Sayın Başkanım, hem savcılık hem bilirkişi raporlarıyla bu dairenin çıplak halinin 16 milyon olduğunu göstermektedir. O yüzden itibar edilmesi gereken bilirkişi raporları değil midir? Hani nerede değerinden dört-beş kat fazlasına daire satmak? Ben İhsan Aktaş'tan 300 bin doları falan almadım. Eğer almış olsaydım bunu saklamazdım. Çünkü babam ev satmış, aralarında bir ticaret olmuş. Ne için inkar edeceğiz? Burada açık açık söylüyorum. Daire satmak suç değil de parasını istemek, onun parasını almak mı suç? Eğer almış olsaydık aldık derdik Başkanım. İhsan Aktaş'ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir. İhsan Aktaş, iki buçuk ay boyunca noktasına virgülüne kadar avukatlarıyla hazırladığı etkin pişmanlık ifadesinde, araç satışlarıyla alakalı bir şey söylemiyor. 25 Temmuz'da babam Mustafa Aydar'la yaptığı görüşmeyi hatırlıyor ama her ne hikmetse aracı ve 31 Temmuz tarihini hatırlamıyor. Başkanım, noktasına virgülüne kadar avukatlarıyla hazırladığı ilk ifadede araçla ilgili bir şey geçmiyor. Ve daha sonra huzurunuzda biz araçla alakalı evrakları sununca bu sefer mecbur kalıyor ve evin yanına bu sefer aracı ekliyor.

Bu şahıs babamla bir ticaret yapmış. Babamdan iki adet daire, bir araç satın almış. Ama nasıl oluyorsa bu satışın yarısı rüşvet, yarısı kârlı ticaret oluyor. Yani, daire satışına rüşvet, araç satışına kârlı ticaret diyor. Sonuçta bir ticaret oluyor, yarısı siyah, yarısı beyaz oluyor. Lütfen bana kulak verin.. 12 metrekarede 12 aydır ağır müebbetlik mahkumların yattığı şartlarda, evimden 1000 kilometre uzakta yatan, sadece adalet isteyen bu şahsın söylediklerini duyun. Ben zaten işlemediğim bir suçtan dolayı bir yıla yakındır cezaevindeyim. Yatarımın bile çok üstünde…”

Mahkeme salonunda yaşanan gerilimin ardından duruşmadan çıkarılmasına ilişkin de konuşan Aydar, “Geçen gün yaşananlardan dolayı özür dilerim. Altında yatan bir neden yoktu, yanlış anlamayın, anlık gelişen bir olaydı” dedi.

"TARİH 30 YILDA BİR TEKERRÜR EDİYOR"

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, “27 Ocak’tan beri bir kovuşturma süreci yürütüyoruz hep beraber. Sadece varsayımla, duyumlarla ben neden ailemin mal varlığını açıklamak zorunda kalıyorum? Öncelikle aile bireylerimin ve çalışma arkadaşlarımın tahliyesini istiyorum. Bu davanın siyasi olduğunu, herkesin baskı altında olduğunun farkındayım. Yargılanmaktan korkmuyorum, adil yargılanmak istiyoruz. Siyasi saiklerle devam ettiğimizde tarih 30 yılda bir tekerrür ediyor.

Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, şu şekilde konuştu:

Ben kamu görevlisi değilim. Ben icbar suçunu işlemiş olamam. Hakkımda tek bir isnat, tek bir fiil vardı: seçim kampanyalarıma gelen destek. İki günde PİS raporları geldi size. Dosyaya raporlar sunuldu dendi ama baktık ki dosyada rapor yok. Teknik mütalaada gördüğümüz ikircikli durumu savcılık makamı en başından beri PİS raporlarında gördü de dosyaya özellikle sunmadı mı? Bu soru aklımıza geldi. (Teknik bilirkişi raporu sundu heyete, raporu anlattı; plakaları, tarihleri, adresleri, saatleri.) Benim seçim koordinasyon merkezimde otopark yok. Bizim için nasıl özel olarak kiralanmış, anlamıyorum. Zaten daha önceden kullanılıyordu bu araçlar. Seçim kampanyası demek sadece bu demek değil ki; Ramazan’a denk geldi, iftar, sahur yaptık; broşürler dağıttık, lokum dağıttık. Benim bunların tamamı hakkında bilgi sahibi olmam mümkün değil. Benim tek amacım bir an önce halkla buluşmak. Ne rüşvet aldım ne de icbarın bir parçası oldum. Sunmuş olduğum PİS raporu maddi gerçeği ortaya koymaktadır. Hakkımda delil bile toplanmamış. Toplansa belki siz daha önce benim tahliyeme karar verecektiniz. Evet, bir belediye başkanıyım. Türkiye’nin en genç belediye başkanıyım. Neticede ben de bir annenin babanın evladıyım. Geride bir eş bıraktım. Tutuklandığımda 8 aydır evliydim. 12 aydır tutukluyum; eşimin 4 ay alacağı var benden. Bizim kavuşmayı beklediğimiz, bize kavuşmayı bekleyen insanlar var. Adalet bekliyorum.

Kaynak:Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Esnaf için elektrikte yeni düzenleme Millet seçim derdindeyken rantın önü açıldı İmamoğlu: "Bu olay, Adalet Bakanı'nın kellesini aldı" Ekrem İmamoğlu’ndan 600 bin haneye sosyal destek