Fon skandalında devreye alınan tedbirlere ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Ziraat Bankası'nın görev aldığı 3 şirkette süreç tamamlandı. Yani bütün ödemeleri yapılmış oldu. Böylece 17 fon devreden çıktı 131 fonun 17'si devreden çıktı" dedi.
Cevdet Yılmaz'a, iade hesaplarına kaç kişi ya da kurumun para yatırdığı soruldu. Ancak Yılmaz iade sürecinin nasıl işlediğini anlattı. "Belli sayıda yatıranlar olduğunu duyuyoruz" diyen Yılmaz kaç kişinin parayı iade ettiğini açıklamadı.
Geçtiğimiz hafta Akın Gürlek, 5 kişinin parayı gönüllü iade ettiğini açıklamıştı.
Üç fonun olağan şartlarda tasfiye edildiğini belirten Yılmaz, “3 fon olağan şartlarda tasfiye edildi, tüm ödemeleri yapılmış oldu” dedi.
Kapalı fonların tasfiye sürecine de değinen Yılmaz, “Kapalı fonlar kendi özellikleri içerisinde tasfiye edilecektir” diye konuştu.
Atlas ile ilgili sürecin devam ettiğini belirten Yılmaz, “Atlas ile ilgili müzakereler devam ediyor, olağan tasfiye mümkün, bu hafta belli olabilir” açıklamasını yaptı.
Soruşturma kapsamında şirketlere ve ilgili kişilere yönelik incelemelere ilişkin de değerlendirmede bulunan Yılmaz, “Kurumların ve içerisindeki ilgili kişilerin incelenmesine çok yoğun şekilde başlandı” dedi.
Adli sürecin devam ettiğini belirten Yılmaz, “Adli süreç ilerliyor, şirket sahipleri adli mekanizmada işlem görüyor” ifadelerini kullandı.
AA Finans Masası yayına katılan Yılmaz şunları söyledi:
"SPK'nın hazırladığı rehberle birlikte yeni kurallar geldi, şeffaflık arttı bu çok olumlu bir adım. Aslında bu şartlara uyan fonlar için çok olumlu bir adım bu kurallarla birlikte sorunlu olan yapılarda açığa çıkmış oldu.
Sorunlu olan fonlarda bir sıkıntı yaşandı onlara karşı da hızlı bir şekilde bir tedbir alındı. Burada yaşanan fon piyasasının belli bir alanda yaşanan hadisenin genele sirayet etmemesi için çok hızlı bir şekilde tasfiyelerine karar verildi bir anlamda karantinaya alınmış olundu.
Dolayısıyla bunlar da karantinaya alındı 7 şirket ve bunun altındaki 131 fona tedbir getirilmiş oldu. Ondan sonraki süreçte de adli mekanizmalar devreye girdiler.
Sorumlulara baktığınız zaman yurt dışına kaçan giden pek fazla isim hatırlamıyorum ben. Şirketlerin sahipleri zaten adli mekanizmada işlem görüyor. İşte faiz getirirler elde etmiş veya hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde etmiş kişilerle ilgili yine önemli soruşturmaları incelemeler devam ettiriliyor.
Şimdi bir tarafı bu idari taraf da SPK, BDDK çeşitli kararlar aldı. Diğer taraftan Sayın Cumhurbaşkanımız başından beri bu sürece çok hassas bir şekilde yaklaştı ve hükümetimiz de bu süreci başından beri çok yakından takip aldı.
Devlet Denetleme Kurumunu görevlendirdi. Kurumları ve kuruluşları denetliyor bu süreç çok yoğun bir şekilde başladı toplamda 15 civarında bizi denetmenle Devlet Denetleme kurulumuz çok yönlü bir şekilde bütün ilgili kurumları kapsayacak şekilde sahada çalışmasını başlatmış durumda."
Sorunlu fonlar toplam fonların yüzde 4,6’sını oluşturuyor. 3 fon olağan şartlarda tasfiye edildi. 46 bin kişi bu kapsamda yer alıyor. Atlas’la ilgili müzakereler sürüyor. Olağan tasfiye bu hafta netleşmiş olur. Olağanüstü tasfiyede esas net yatırım tutarı olacak. Ne olağan tasfiyede, ne olağanüstü tasfiyede kamu kaynağının kullanılması söz konusu değil.
Olağanüstü tasfiyede 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacak, büyük bir kitle burada. Olağanüstü tasfiyeye ilişkin kararlar Meclisimizden geçerse muhtemelen yatırımcı sayısı 100 binin altına düşecek.
Cevdet Yılmaz, iade hesaplarına kaç kişi ya da kurumun para yatırdığı sorusuna cevap verdi. Yılmaz açılan hesaplar hakkında bilgi verdi ancak kaç kişinin iade ettiğini açıklamadı.
Şu anda 15 civarında denetmen ve müfettiş ile Devlet Denetleme Kurulu bütün ilgili kurumları kapsayacak şekilde çalışmasını sahada başlattı.
Geniş imkanlarla çok güçlü bir şekilde bu süreci idari yönden Devlet Denetleme Kurulumuz denetliyor.
46 bin kişinin olağan yöntemlerle tasfiye sürecine girdiğini söyleyebiliriz. A1 Capital, Bulls ve Pardus tasfiye edildi. 7 şirketten 3'ü ayrılmış oldu, 4 şirket kaldı.
Ne olağan tasfiyede, ne olağanüstü tasfiyede kamu kaynağının kullanılması söz konusu değil. 3 tane kaynağı var: birincisi bu fonda kalmış varlıklar, halen içinde belli değerlere dönüştürecek varlıklar. İkincisi bu hesaplara yapılacak iadeler. Üçüncüsü yine sorunlu birçok kişinin varlığına tedbir konulmuş durumda, bu varlıklar TMSF'de ve nakde dönüşecek.
Olağanüstü tasfiyeye ilişkin kararlar Meclisimizden geçerse muhtemelen yatırımcı sayısı 100 binin altına düşecek.
Cevdet Yılmaz, iade hesaplarına kaç kişi ya da kurumun para yatırdığı sorusuna cevap verdi. Yılmaz açılan hesaplar hakkında bilgi verdi ancak kaç kişinin iade ettiğini açıklamadı.
Hiçbir şekilde hukuki ve genel sorumluluklar ortadan kalkmıyor.
Fahiş gelirden dolayı hukuk dışı işlem yapmamış olsa bile iade olduysa söyleyecek bir şey yok. Hukuk dışı bir işlem söz konusuysa sorumluluklar ortadan kalkmaz.
Yıllardır programlarımızda, hükümet politikalarımızda sermaye piyasalarımızı öncelikli gördük, destekledik. Bundan sonra da en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz.
Hiç kimse bu piyasalara gölge düşürmesin. Buralara yapılan yatırımı sanki suçmuş gibi göstermesin. Bunu yapanlar bu ülkeye zarar verirler.
Borsamızı olumsuz etkilemeyecek anlayış içinde tasfiye süreçleri sürdürülecek. Bu konuda Fon Koordinasyon Kurulumuzun tüm kurumlarımıza yönlendirici yaklaşımı söz konusu.
Yeni fon rehberiyle sorunlu fonların sistemden çıkmasıyla sermaye piyasalarımız eskisinden de güçlü şekilde yoluna devam edecektir.
Cevdet Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bir iki fonda, birkaç fonda 'Belki 1 milyon ödeyecek para oluşmayabilir.' diye bir endişe var bir taraftan. Yani genelinde bir sorun yok ama bazı fonlarda 'İçi tamamen boş kalmışsa bir sıkıntı olabilir mi?' diye bir tartışma var sadece. Orada da iki tedbirimiz var: Birincisi, bu geriye aldığımız kaynakları bir an önce alıp, o fonlara aktarıp, bu 1 milyona kadar ödemeleri oralarda da gerçekleştirmek. İkincisi, diyelim ki bir fonda yeterli para olmadı, para neyse, orada ulaşabildiğimiz kaynak neyse, onu en düşük alacaklıdan başlayarak yukarıya doğru ödemeleri gerçekleştirmek şeklinde bir yaklaşım söz konusu. Tabii bütün bunlar dediğim gibi kanun Meclis'ten çıktıktan sonra çok daha netleşmiş olacak."
Yılmaz, kanun teklifinin henüz yasalaşmadığını, açıklanan takvimin bu nedenle Meclis'in değerlendirmesine bağlı olduğunu hatırlattı. Tasfiye süreçlerinin dünyadaki örneklerde uzun zaman alabildiğine işaret eden Yılmaz, Türkiye'de özellikle küçük yatırımcıların mağduriyetinin daha kısa sürede giderilmesi için idari hazırlıkların hızlandırıldığını söyledi.
Dördüncü Fon Koordinasyon Kurulu toplantısında kurumlara hazırlık durumlarını ayrıca sorduklarını aktaran Yılmaz, kanun çıkar çıkmaz uygulanabilecek bir mekanizma oluşturduklarını kaydetti.
Kanun teklifinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) bu sürece özgü ilave yetkiler verilmesinin de öngörüldüğünü belirten Yılmaz, el konulan varlıkların daha hızlı değerlendirilerek yatırımcılara ödeme yapılmasının amaçlandığını ifade etti.
Yılmaz, fonlara ilişkin tartışmalarda yapıcı eleştiri ve önerilere açık olduklarını ancak konunun siyasi amaçlarla istismar edilmesini, haksız ithamları ve itibar suikastı girişimlerini doğru bulmadıklarını söyledi.
Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin iki bakana yönelik iddialarına değinen Yılmaz, Özlale'nin TBMM'de isim vermeden bazı iddialar ileri sürdüğünü, kendisinin ise isimlerin açıklanmasını istediğini anlattı.
Özlale'nin daha sonra isimleri kamuoyuyla paylaştığını belirten Yılmaz, "Her iki bakanımız da çok açık ve net bir şekilde, çok detaylı bir şekilde bu ithamlara gerekli cevabı verdiler." ifadesini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın babasına ilişkin iddianın isim benzerliğinden kaynaklandığını anımsatan Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a yönelik iddiaya yönelik ise şunları kaydetti:
"Ömer Bey'in sukuk hesaplarında bir tasarrufu söz konusu. Bundan çıkmadığı, buradaki yapılan işlemlerin işte yapılan işlemlerin toplanarak birtakım rakamlar hesaplandığı yani bir çarpıtma olduğu ortaya çıkmış oldu. Her iki konuda da gerçekten büyük bir mahcubiyet hissedilmesi gereken bir durum ortaya çıktı. Ama maalesef bir özür bile dilenmediğini gördük."
Özlale'nin daha önce kendisine yönelik bir ithama sert şekilde tepki verdiğini hatırlatan Yılmaz, başkalarına yönelik iddialarda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
Eleştirinin demokratik toplumlarda gerekli olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Eleştiriye her zaman açığız, onda hiç tereddüt yok." dedi. Yılmaz, olayın ayrıntıları incelenmeden oluşturulan algıların hem kişilerin itibarına hem de piyasalara zarar verebileceğini ifade etti.
"Suç mahiyetinde bir işlem yapan varsa en yakınımız da olsa gereği yapılır"
AKP'nin geniş bir kadroya sahip olduğunu, bu kadrolar içinde yanlış yapan kişilerin de bulunabileceğini söyledi.
Yılmaz, bu anlayışın siyasi kimliğe veya kişisel yakınlığa göre değişmeyeceğini, suç teşkil eden davranışlar karşısında herkes için hukukun gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Suç mahiyetinde bir işlem yapan varsa en yakınımız da olsa, partimizde de olsa, bürokraside de olsa gereği yapılır, AK Parti'nin anlayışı budur." diye konuştu.
Gerçekten detayları bilinen konuların belgeleriyle birlikte adli makamlara intikal ettirilmesini isteyen Yılmaz, "Suçlu kimse, suçlu cezasını görsün. Orada hiç tereddüt yok. Benim yakınımmış, onun yakınıymış, diğeri şu partidenmiş, bu partidenmiş. Hiç fark etmez. Gereği yapılır, yapılmak durumundadır. Suç suçtur, suçlu suçludur." değerlendirmesinde bulundu.
Yatırım yapmakla suç teşkil eden bir faaliyette bulunmanın birbirinden ayrılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, yatırımcıların yalnızca fonlarda para bulundurdukları gerekçesiyle suçlanmasının kabul edilemeyeceğini kaydetti.
Yalnızca yatırım yaptığı için kişilerin hedef haline getirilmesine tepki göstererek, borsaya veya sermaye piyasalarına yatırım yapmanın tek başına suç anlamına gelmediğini belirten Yılmaz, yatırımcının kazanç veya kayıp yaşayabileceğini, asıl değerlendirilmesi gerekenin suç teşkil eden bir fiilin bulunup bulunmadığı olduğunu ifade etti.
Suç işlendiğine ilişkin bilgi veya belge bulunduğu takdirde adli makamlara iletilmesi çağrısını yineleyen Yılmaz, "Yani yatırım yapabilir insanlar. Borsaya da yatırım yapar, sermaye piyasalarına da yatırım yapar. Suçunu delillendirerek bir şey ortaya koyarsanız, bir belge koyarsanız eyvallah. Buna kim ne diyebilir? Lütfen bunu da yapın. Yani bir belgesine, bilgisine ulaştığınız suç, suç işlemiş biri varsa iktidar olsun, muhalefet olsun hep birlikte bunun hesabını soralım." değerlendirmesini yaptı.
Yılmaz, sermaye piyasalarının ve borsanın bütün ülkeye ait olduğunu vurgulayarak, tartışmalarda hukuki ölçütlerin esas alınması, siyasi çekişmeler nedeniyle ekonomiye ve yatırımcılara zarar verilmemesi gerektiğini kaydetti.
HÜDA-PAR kaç vekil çıkardı?49 izlenme
Elektrik zamları yatırımcıyı da çarptı: Hesapsız kitapsız piyasaya giren 2 binden fazla şirket kapandı!104 izlenme
25 Kasım Kadına Karşı Mücadele Günü'nde yüzlerce kadın, polis engeline rağmen Taksim'de bir araya geldi!25 izlenme
Brunson gidiyor!408 izlenme
Emeklilere ÖTV'siz araç vaadinde dağ fare doğurdu29 izlenme
Öğretmenlerle ilgili önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi!48 izlenme
Rektör, Atatürk fotoğrafının yerine kendi fotoğrafını koydu44 izlenme
Sözleri tepki çekmişti: Cumhuriyeti ve kadınları hedef alan imam hakkında suç duyurusu54 izlenme