Gerçek Gündem yazarı Orhan Uğuroğlu, Muğla Valiliği ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı iştiraki MUÇEV'in bünyesinde bulunan sahiller, plajlar, yat bağlama tesisleri ve koyların Anayasa'ya aykırı biçimde "Deniz Kıyı ve Çevre Yönetimi Anonim Şirketi" adlı özel kuruluşa devredildiğini belirterek, 16 Mayıs tarihinde kurulan şirketin, tüm sahilleri dilediği gibi kullanabileceğini yazdı.
Orhan Uğuroğlu yazısında, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün "Muğla sahillerine çöktüler. Halkın kullanımına açık olması anayasa ve yasalarla belirlenen cennet sahillerimizin özel bir şirkete peşkeş çekilmesine itirazımız var.
Yerel Yönetimler yasasına göre tüm bu sahillerin imar planlarını yapma yetkisi belediyelere aittir. Bu uygulama ile belediye devre dışı bırakılmış, yağmalamaya uygun yapı oluşturulmuş ve anayasa ile yasalar görmezden gelinmiştir." ifadelerine de yer verdi.
Şirketin yönetim kurulunda, AKP eski Milletvekili Cengiz Kaptanoğlu'nun kızı Şadan Kaptanoğlu Dikici, Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan'ın yanı sıra Hürriyet Gazetesi yazarı Fatih Çekirge'nin de yer aldığını yazdı.
Tarımsal girdi enflasyonu rekorunu yeniledi!47 izlenme
Endonezya Cumhurbaşkanı Subianto'dan dikkat çeken konuşma: "Benim kahramanım, Mustafa Kemal Atatürk'tü"50 izlenme
Depremde 55 kişi can vermişti! Reyyan Apartmanı davasında tutuklu tek sanık da tahliye edildi26 izlenme
Bakan Yardımcısı’ndan ‘Altay’ itirafı: "Tank yok çünkü motoru yok!"49 izlenme
Fatma Girik’in ölümündeki iddialara bakıcısı da katıldı! ‘Yeğeni izin vermedi’62 izlenme
ABD savcılığından Timur Cihantimur kararı40 izlenme
Müslüme'nin kan donduran ölümünde dede için yeni karar: Cezası 45 yıla çıkarıldı44 izlenme
Cübbeli Ahmet, İsmailağa Cemaati’nden kovuldu60 izlenme
Kartalkaya davasında 4 kişiye ev hapsi kararı
Kafa kesme hareketi yapmıştı: Bakanlığın mülteci parası onlara aktı
Vahşice öldürülen Ayşe Tokyaz'ın ikiz kardeşi Esra Tokyaz: "İlk önce görmezden gelindim, yok sayıldım. Verdiğim ifadeler değil, ben kendim sorgulandım beni suçladılar"
Muherrem İnce Bilal Erdoğan’a ayarı verdi: ‘Söyleyecek sözün varsa mikrofonu babana ver!’