Anasayfa1
27 Aralık 2025 ( 13 izlenme )
Reklamlar

Çocuk istismarına direnmesi ile tanınan profesörün 46 yıl hapsi istendi! 112 milyon 112 bin lira çıkmıştı


Balıklı Rum Hastanesi'nde sahte reçete düzenlendiği iddiası ile servis yapılan 112 milyon lira dolandırıcılık yaptığı ancak zarara uğrayan zararın 112 bin lira olduğu ortaya çıktıktan sonra Prof. Ayten Erdoğan'ın 46 yıla kadar hapsi istendi. Erdoğan, zavallı ve yardıma muhtaç kişilere yardım etmek için reçete yazılmıştı.


Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında,  Balıklı Rum Hastanesi'nde sahte reçete düzenlenmesi, kamu kurumlarını zarara uğrattıkları iddiasıyla doktor, tedavi sekreteri ve eczane personelinin de bulunduğu 5 kişi hakkında iddianame hazırlandı.

Hazırlanan iddianamede, sanıkların kurallara aykırı reçeteler düzenleyerek hem Sosyal Güvenlik Kurumu'na hem de  Balıklı Rum Hastanesi Vakfı'na maddi zarar verdikleri öne sürüldü. İddianamede ayrıca reçetelerin kişilerin bilgileri ve izni olmadan düzenlendiği ve dağıtım mevzuata uygun olmayan şekilde temin edildiği belirtildi.

Savcılık tarafından hazırlanan dilekçede, rehabilitasyon görevlisi Prof. Dr. Ayten  Erdoğan , sekreterlik/sağlık personeli Nazan D., eczane kalfası Resul Ç. ile diğer şüphelilerin birlikte hareket ederek sahte reçete düzenledikleri ve bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri ilendi.

İDDİANAME MAHKEMECE KABUL EDİLDİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nca iddianame alınarak, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu. Mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, Balıklı Rum Hastanesi Vakfı İktisadi İşletmesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun müşteki sıfatıyla yer aldı.

46 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

Dosyada 18 kişi mağdur, 5 kişi ise şüpheli olarak görüldü. Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Ayten Erdoğan. ve Nazan D.'nin; ' Kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik ', ' kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirmek veya yaymak ' ile ' kamu kurumu ve örgütlerinin zararına dolandırıcılık ' suçlarını işledikleri iddiasıyla 13 yıl 9 aydan 46 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

31 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ

Tutuklu sanık Resul Ç. ile tutuksuz sanık Ahmet H. ve firari sanık Cüneyt K. hakkında ise kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi veya yayılması, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahteciliğe yardım etme suçlarından 9 yıl 4 ay 15 günden 31 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

Ayrıca iddianamede, sanık Resul Ç.'nin uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işlediği iddiasıyla, 7 yıl 6 aydan az olmamak üzere hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Öte yandan iddianamede; Eyyüp Ç., Yılmaz E. ve kimliği tespit edilemeyen bir kişi hakkında 'resmi belgede sahtecilik', 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık', 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçları' yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ifade edildi.

NELER OLMUŞTU? 112 MİLYON LİRA DEDİLER 112 BİN LİRA ÇIKTI

Prof. Dr. Ayten Erdoğan, 21 Kasım 2025 sabahı polisler tarafından gözaltına alındı. Gözaltı işlemi, Balıklı Rum Hastanesi’ndeki eski görev sürecine ilişkin bir SGK soruşturması kapsamında yapıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 6 kişi hakkında, “hastaneye gitmeyen hastalara muayene yapılmış gibi gösterilip reçete yazılarak SGK’nın zarara uğratıldığı” iddiasıyla soruşturma başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, SGK’nın bu yolla “112 milyon lira” zarara uğratıldığı ileri sürüldü.

Ancak SGK’nın resmi raporunda belirtilen zararın sadece “112 bin lira” olduğu, Erdoğan’ın da bu meblağı 2023 yılında faiziyle birlikte ödediği ortaya çıktı. Avukat Çağrı Bağatur, “Soruşturmanın 5 yıl sonra yeniden gündeme getirilmesi soru işareti yaratıyor” dedi.

63 yaşındaki Erdoğan, gözaltında 3 gün tutulduktan sonra tutuklanarak Silivri Marmara Cezaevi’ne gönderildi. Avukatı Bağatur, Erdoğan’ın kaçma şüphesinin bulunmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:
“İnsanın yatarı olmayan bir suçtan tutuklanması söz konusu olamaz. 2021’de hakkında suçlama olduğunu öğrenmiş, 2025’e kadar kaçmamış, cezasını da ödemiş bir kişi neden tutuklanır?”

Bağatur’a göre en büyük problem, SGK raporunda 112 bin lira olarak belirtilen zararın savcılık ve bazı basın organları tarafından “112 milyon lira” gibi gösterilmesi.

“Devletin kendi vatandaşı hakkında, zarar 112 bin lirayken 112 milyon demesinin gerekçesini bilmiyoruz. Bu açık bir itibar suikastıdır” diyen Bağatur, bu söylemin kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini savundu.

Şeker hastası olan Erdoğan, cezaevinde ilaçlarını zamanında alamadığı için gece tuvalete kalktığı sırada düşerek yaralandı. Hastaneye kaldırıldı. Bağatur, bu olayla ilgili olarak Adalet Bakanlığı'nın  "düşmedi" şeklinde bir açıklama yaptığını, ancak "112 milyon" iddiasına herhangi bir değişiklik yapılmadığını söyledi.

Avukat Bağatur, dosyada gizlilik beyanı mevcut, ancak Erdoğan'a yöneltilen “örgüt” suçlamasının da gerçeği yansıtmadığını ifade ett:

"3 kişilik örgüt diye sundular. Lideri Ayten Erdoğan, Üye sekreteri ve kalfa. Hoca bu kişilerle yıllarca iletişim kurmuş bile."

"YOKSUL ÇOCUKLARA YARDIM ETTİ"

Bağatur'a göre soruşturmanın kökeni, Erdoğan'ın dar gelirli ailelerin çocuklara ücretsiz sağlık hizmeti sunmak istemesi:  "Hoca, SGK'nın katılım payı dışında para alınmaması teklifini yaptı. Başhekim ise 'Biz özel hastaneyiz' diyerek bu talebi reddedildi. Tartışma başladı."

Erdoğan hakkında “sahte reçete” iddiası da var. Ancak Bağatur, 1104 reçeteden yalnızca 2'sinde eksik kayıt bulunduğunu, geri kalanında hastaların ilacının beyanının olduğunu söyledi. Bağatur,  "112 milyon liralık zararın oluşması için 300400 milyon liralık ilaç yazılması gerekir. Bu mümkün değil"  dedi.

Dosyada,  Erdoğan'ın Azerbaycanlı bir kişi hastalarına ilaç masraflarını karşılaması da suçlamaya konu oldu. Bağatur, "3 yılda 30 bin lira göndermiş. Buna 'ilaç ticareti' diyorlar" ifadesini kullandı.

Bağatur, "Ayten hoca çocuk psikiyatrisinin medarı iftiharı. Hep düşük gelirli çocuklara baktı. Kuralları sorgulayan, vicdanıyla hareket eden biri. Suçu bu" dedi. Erdoğan'ın cezaevinde hasta mahkûmlara yardım ettiğini de sözlerine ekledi.

ÇOCUK İSTİSMARİNI KARŞI DİRENMİŞTİ

Vakit'in yazarı Hüseyin Üzmez, 16 yıl önce 14 boyutlu bir belgenin tecavüz ettiği ortaya çıktı.

O dönem Adli Tıp Kurumu'nda çocuk psikiyatristi olan Ayten Erdoğan, mağdur psikolojisinin bozulmadığı iddiasına itiraz etmiş, kurumdan istifa etmişti.

O dönem Erdoğan'ın mağdur bir çocuk için direnişi kamuoyunda takdirle karşılanmıştı.

halktv.com.tr

Kaynak: DHA

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Melih Gökçek'ten bu kadar da olmaz dedirten israf! 1,5 liralık fidana 15 lira! Yanan otelde çok sayıda öğrenci de can verdi! Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (OBAK) yangın alanında mahsur kalan orman işçisine müdahale etti! MHP’li başkan da T.C.’yi geri getirdi!