Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki hatalı basım sürecinde ortaya çıkan kamu zararı ve ardından işleyen idari süreçteki detaylar netleşti. Ortaya çıkan tablo, kurumun müfettiş raporlarına rağmen sorumluları terfi ettirdiğini, sorumluluğu bulunmayan personeli ise cezalandırdığını gösteriyor.
Sürecin başlangıcı 12 Temmuz 2023 tarihine dayanıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, bu tarihte "Hadislerle İslam" isimli eserden 20 bin takım bastırdı. Söz konusu basımın kuruma maliyeti 11 milyon 60 bin TL olarak kayıtlara geçti. Kitaplar, Diyanet'in kendi satış kanalları ve internet siteleri üzerinden piyasaya sürüldü.
Ancak çok sayıda satışı gerçekleşen eserlerde aylar sonra büyük hatalar tespit edildi. Hatalı basım nedeniyle eserlerin kullanılamaz hale gelmesiyle oluşan toplam kamu zararının 30 milyon TL'ye yaklaştığı öne sürüldü.
Yedi ciltlik eserin basımında ve oluşan on milyonlarca liralık zararda sorumluluğu bulunan yönetici Y.Y. hakkındaki tasarruf dikkat çekti. Söz konusu ismin cezalandırılması beklenirken, bir Avrupa kentine Din Hizmetleri Ataşesi olarak atandığı belirtildi. Y.Y.'nin atandığı bu görev karşılığında aylık 350 bin TL maaş aldığı öğrenildi.
Haberlerin basına yansımasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı konuyu incelemek üzere bir müfettiş görevlendirdi. Müfettişin hazırladığı raporda; Avrupa'ya atanan Y.Y.'yi "kusur sahiplerinden biri" olarak tanımladığı ve "zararın tazmin edilmesini" talep ettiği kayıtlara geçti.
BirGün'de yer alan habere göre Diyanet yönetiminin, müfettişin bu tespitine rağmen ataşeden hesap sormadığı ortaya çıktı. Diyanet kaynaklarından edinilen bilgilere göre yönetim; olayda "doğrudan sorumlu" olduğu belirtilen yönetici yerine, kitap içeriğiyle hiçbir ilgisi bulunmayan, sadece grafik, tasarım ve mizanpaj işlerini yürüten bir memura ceza kesti. Kendisine ceza kesilen memurun, kararı yargıya taşıdığı bildirildi.
Yaşanan süreç, Diyanet içerisindeki kaynaklar tarafından da tepkiyle karşılandı. Konuya dair konuşan kurum kaynakları, adli makamları göreve davet ederek şu ifadeleri kullandı:
“Kamu zararını örtbas etmek için birileri tarafından yönetime, sürekli yanlış bilgiler aktarılıyor. Kurumda yapılan yanlışlar, yapanın yanına kâr kalıyor. Adli makamların, haberler üzerine resen soruşturma açması gerekir. Suçu olmayanlara idari cezalar verilerek konu örtbas ediliyor. Ortada 30 milyon TL'lik bir kamu zararı var. Bu zarara yol açan hatanın sorumluları kim ve bu zararı kimler karşılayacak? Vicdan sahibi bir yönetici yok mu? Eğer bu yanlışların üzerine gidilmez ise kuruma huzur gelmez.”
halktv.com.tr
Kaynak:BirGün
Nebati’nin aile şirketinin enflasyonu TÜİK’i solladı!45 izlenme
CHP İmralı'ya gidecek mi? Özgür Özel yanıtladı12 izlenme
Selçuk Özdağ'dan canlı yayında olay yaratacak Ekrem İmamoğlu iddiası! 'Bu işi ciddiye alın, iddianame hazırlanıyor!'92 izlenme
Atatürkçü teğmenlerin ihracına karşı çıkan Korgeneral gitti, ihracı yönünde oy kullanan Tümgeneral getirildi20 izlenme
ABD'de çalışan Türk doktor 'Çin aşısı' hakkında çok net uyardı107 izlenme
Suriye'ye kaçan 14 kişinin tamamı doğuştan Türk vatandaşıymış15 izlenme
Kızılay zarara doymadı! İzin alamayan uçağa 245 bin dolar ödedi!77 izlenme
Bankalar iktidara resti çekti! Son talepten sonra direnişe geçtiler!46 izlenme
AKP 'Anneler Günü'nde Zübeyde Hanım'ı unuttu!
Rus güçleri Ukrayna'nın Zaporijya şehrini roketle vurdu! Çok sayıda ölü ve yaralı var
Uçsa da uçmasa da paralar Katar’a!
Gelecek Partisi Konya'ya gidecek olan Erdoğan'a hoş geldin pankartı: Davutoğlu'nun memleketine hoş geldiniz