Hafta boyunca Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi olan 'fon krizi', peş peşe yapılan yeni tutuklamalarla devam ediyor.
Fonlarda kilitli kalan 900 milyar liraya yakın varlık ve 500 binin üzerinde yatırımcının akıbeti merak edilirken, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası'nı görevlendirdiği tasfiye sürecinin üç ay içerisinde tamamlanacağı duyurulmuştu.
Gazeteci Fatih Altaylı, bankacılık sektörü kaynaklarına göre tasfiye sürecinin ardından yatırımcılara alacaklarının ne kadarının ödeneceğini açıkladı.

Altaylı, kişisel internet sitesinde paylaştığı yazısında süreç sonunda toplam alacağın yüzde 10'unu alabilen yatırımcıların şanslı sayılacağını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
"Peki, bundan sonra ne olur?
Yani Ziraat Bankası ve İş Bankası’na yüklenen alacaklar nasıl ödenir?
Dün, Türkiye’nin bankacılık duayeni bir isim ile birlikteydim.
O bana “Fatih, ne oluyor, nedir bu fon meselesi?” diye sordu.
Güldüm, ben de ona “Nedir bu fon meselesi?” diye sordum.
İkimiz de bilmiyormuşuz gibi yaparak.
“Daha önce konuşmuştuk bunların bir yerde patlayacağını. Herkes de biliyordu zaten.” dedi.
Haklıydı. Herkes biliyordu.
“Bankalar ne yapacak, bu yükün altından nasıl çıkacak?” diye sordum bankacı dostuma.
“Aslında bu işin bankalara devri saçma ama toplumsal olarak sıkıntı çıkmasın diye böyle bir formülü makul bulmuş olmalılar. Tsunaminin önüne bir engel koymak gibi düşünebilirsin.” dedi ve sistemin nasıl yürüyebileceğini anlattı.
“Bankalar aldıkları fonların içindeki varlıklara bakarlar. Bunları şimdi oluşacak piyasa değeri üzerinden nakde çevirirler ve buna göre hak sahiplerine ödeme yapmaya başlarlar. Bunu panik havası geçince yavaş yavaş yapmalarına imkan tanınırsa yatırımcıların zararı daha az olur. Tabii kim gerçek yatırımcı, kim değil onu da belirlemek gibi bir dertleri olacak. Sorunu zamana yayarak çözeceklerdir. Doğrusu bu mudur emin değilim ama makul olan budur.”
Peki, buralara para yatıran herkes parasını geri alacak mı?
Bankacı dostumun yanıtı önemli.
“Gerçek küçük yatırımcıları bulup ayıklamakta ne kadar başarılı olunursa, hak sahiplerinin alacağı miktar o oranda kayıplarını telafi edici olur. Ancak burada bankalarda olduğu gibi bir devlet garantisi yok. Bu durumda satışlardan sonra kalan para dağıtılır. Koyduğu paranın yüzde 10’unu alan şanslı sayılır diyebilirim. Çünkü bankaların bu paraların tamamını geri ödemek gibi bir yükümlülüğü olmayacak. Bir tür tasfiye masası gibi hareket edecekler.”
Sözcü
Salda Gölü'nü tehdit eden projeye mahkeme 'dur' dedi39 izlenme
ABD’den Türkiye'den iki şirkete yaptırım kararı!106 izlenme
İmamoğlu İstanbul’un deprem seferberlik planını açıkladı107 izlenme
CHP'ye yönelik 'broşür' provokasyonu deşifre oldu!45 izlenme
Abdulhamit'in torununa sahte diploma soruşturması: Atatürk ve Kemalizm karşıtlığıyla gündeme gelmişti27 izlenme
Şimdiye kadarki bütün ‘kıyak ihale’ haberlerini unutun: AKP’li isim iki ayrı ihaleye kuruşu kuruşuna uygun teklif verdi48 izlenme
Yağmalamışlar! İstanbul'da eşe, dosta ihalesiz rant!346 izlenme
"Hukuk Devleti kalmadı" diyen Savcı Eyüp Akbulut hakkında inceleme başlatıldı!100 izlenme
Rektör olduktan 3 gün sonra: Kuzenini müdür, arkadaşını danışman yaptı!
AKP'li vekile memleketinde şok protesto! "180 milyon dolar nerede? Çaldıklarınızın hesabını vereceksiniz. Uyan Erzurum hırsız var"
Toyota Türkiye CEO’su Bozkurt: “Kimseyi işten çıkartmayacağız”
İstanbul'un o ilçesinde kaydırma seçmen fışkırıyor! Müdür, başkan yardımcısı ve şoför ev arkadaşı olmuş!