Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) Genel Sekreteri Dr. Ümit Dereli, dünya ilaç pazarının bu yıl sonunda 2.10 trilyon doları bulacağını anlatarak, “Şu andaki büyümenin büyük kısmı GLP-1 analogları dediğimiz obeziteye karşı kullanılan ilaçlardan geliyor. ABD’de yeni ilaçlar için klinik çalışmaların çoğunluğu obezite ilaçlarıyla ilgili. Türkiye’de ise çalışmalar onkoloji ilaçları ve nadir hastalıklar konusunda yoğunlaşıyor” dedi. Dr. Ümit Dereli ile Türkiye ilaç pazarını konuştuk.

* Yeni ilaç molekülleri bulmak için kaynak eksikliğinden bahsediliyor, gerçekten kaynak ayrılmıyor mu?
Dünyada ilaç pazarı 2025’te yaklaşık 1.94 trilyon dolarlık büyüklüğe çıktı. Bu yıl sonunda 2.11 trilyon dolara, 2027’de ise 2.26 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Dünya ekonomisinin genel bir resesyonda olduğunu düşünürsek ilaç sektörünün yüzde 10 büyümesi çok ciddi bir rakamdır. Şu andaki büyümenin büyük kısmı GLP-1 analogları dediğimiz obeziteye karşı kullanılan ilaçlardan geliyor. ABD pazarında zayıflama iğnelerinin büyük bir satışı var. Toplam ilaç satışların yüzde 20’sine denk gelen bir kısım her yıl Ar-Ge harcamalarına ayrılır. Bunun yüzde 60’ı klinik araştırmalara gider. 2024’te Türkiye’de klinik araştırma yatırımları TL bazında yüzde 69 artarak 17 milyar TL’yi aştı.
* Türkiye’de klinik çalışmalar hangi alanda yoğunlaşıyor?
Onkoloji ön planda. Nadir hastalıklar konusunda çok çalışma var. Akraba evliliklerinden dolayı bu bölgede bazı hastalıklar daha fazla ortaya çıkıyor. Klinik çalışmalarla ayrıca ilaca ulaşamayan hastalara direkt tedavi hizmeti sunuyor.
* Türkiye ilaç pazarının büyüklüğü nedir, kutu bazında bir azalma var neden?
479 milyar liralık bir pazar. Değer bazında artışta fiyatın etkisi var. Hacimsel yani kutu bazındaki azalmada gereksiz reçetelemelere bakmak lazım. Aile hekimlerinin bazı ilaçların yazılması ile ilgili baya düzenleme getirildi. Türkiye’de doktorlar çok fazla ağrı kesici reçete ediyor. Yanında bir mide koruyucu ilaç da yazılıyor. Bu nedenle gereksiz kullanım artıyor.
* Gereksiz çok mu fazla ilaç alıyoruz yani?
Kişi başına muayene sayımız OECD’nin 1.5 katından fazla. Her doktora gidişimizde muhtemelen bir reçete veriliyor. Bu kadar çok ilaç kullanmamız gerekiyor mu çok emin değilim. Muayene oluyoruz ilaç alıyoruz çünkü ilaç fiyatlarımız düşük.
* Fiyatlar gerçekten düşük mü, kişi başı geliri düşününce ilacı ucuza almıyoruz.
Referans fiyatlama sistemi kullanıyoruz. Türkiye’de ilacı devlet ödüyor. Parayla alsanız da Almanya’da bir ağrı kesicinin fiyatı Türkiye’nin en az 10 katıdır. Türkiye sağlıkta sosyal devlet anlayışını sonuna kadar uygulayan ülkelerden biri. İstisnasız her şeyi ödüyoruz. Türkiye’de sağlık harcamalarının yüzde 75.2’si kamu tarafından karşılanmakta. Kamu tarafından gerçekleştirilen sağlık harcamaları oranında Türkiye, OECD ortalamasına (yüzde 75.3) yakın olup 38 ülke arasında 20’inci sırada yer alıyor.
* Pazar bu yıl nasıl büyür, Üretici nasıl sorunlar yaşıyor?
Şirketlerin çok kolay bir dönemden geçmedikleri net. Fiyat yapısında 2010’dan bu yana ilk kez somut anlamda küçük de olsa bir iyileşme oldu. Dipten bir dönme oldu. Yenilikçi ilaç kullanımında yüzde 3’ten 5’e çıkmışız. Bu yeterli değil. Mali anlamda kesinlikle zorluk var. Şirketlerin tek pazarları Türkiye aslında. İş maliyetleri, enerji maliyetleri artıyor.
* Nadir hastalıklarda çoğu ilacı dışarıdan almak durumunda kalıyoruz?
Bu ilaçlar farklı bir teknoloji ile üretiliyor ve az üretimi var. Bu ilaçlar çoğu zaman yurt dışından geliyor. Yurt dışından gelen ilaçların büyük kısmı devletin geri ödeme listesinde. Nadir hastalıkta konu hastaya doğru teşhisin konulması. Nadir hastalıkların teşhisi 7 yılı bulabiliyor. Hasta orada çok fazla zaman kaybediyor. Gereksiz çok fazla ilaç kullanıyor. Türkiye çok fazla nadir hastalığı olan bir ülke. Akraba evliliğinden kaynaklı nadir hastalıklar yoğun. Ayrıca bu bölgeye has hastalıklar var.
* Türkiye’de sağlık harcamalarında kamunun payı azalıyor ama.
Evet azalıyor. Bazı ilaçlar geri ödemede değil. Mesela GLP, obeziteye karşı ilaçlar geri ödeme listesinde değil. Cepte ödeme listesinde eczane satışlarında artış var. Yüzde 75.6 olan kamu harcamaları 2023’te yüzde 70.4 seviyesine düşmüş. Bazı ilaçlar ve yüksek değerli ilaçlar ve geri ödeme listesine girmediği için bu oran artıyor olabilir. Dünyadaki ilaç pazarının büyümesinin nedeni de GLP-1 analoglarından geldi. Bir sürü insan kullanıyor.
* Bu zayıflama ilaçları çok kontrolsüz de kullanılıyor.
Bu ilaçları dikkatli kullanmak gerekiyor. İnsülini dengeleyen bir hormon ilacı. Çok ciddi bir ilaç. Bir endokrin doktorunun önerisiyle doz ayarlaması ve takibiyle bu ilaçlar kullanılmalı. Bu kişinin kendisinin gidip alacağı bir bitkisel ürün değil. Bir hastalık ilacı bu.
* Yenilikçi ilaca erişimde yerimiz nedir, erişebiliyor muyuz?
Türkiye’de yenilikçi tedavilere erişim oranı 2019’da yüzde 18 olmuştu. Yenilikçi ilaca erişim konusunda Türkiye 2024’te yüzde 3 seviyesine gerileyerek, 37 ülke içinde sonuncu oldu. Ama 2025’te sondan üçüncü sıraya yükseldik. Onun da sebebi bazı kanser ilaçlarının kamunun geri ödeme listesine alınmasıdır. Şimdi dipten döndük diyoruz. Yüzde 3’ten yüzde 5’e çıktık. Bu çok sevineceğimiz bir şey değil. Toplama bakıyorsunuz 173 yenilikçi ürünün çok azını Türkiye kullanabilmiş.
* Biz neden yenilikçi ilaçta hızlı yol alamıyoruz?
Çok net söyleyim ana neden fiyat. 90 milyonluk bir ülke bu kadar gelişmiş bir sağlık sistemi içerisinde tabii ki fiyat. İlaçta küresel arz küresel talebin altındadır. İlaç firmaları o arzı artırmak yerine yatırımı klinik araştırmalara yeni ilaçlara yapıyorlar. İlaçta siz inovasyonda para kazanıyorsunuz, yeni bir ilaç çıkardığınızda kazanırsınız. İlaçta hız çok önemlidir. Bir an önce klinik çalışmaları bitirmek isteriz. Yeni bir ilaç molekülü bulmanın maliyeti 2.6 milyar dolar. Tedavi bulunmayan hastalıklar gittikçe daha zor alanlar haline geliyor. Nörodejenerasyon alanlar. Alzaymır, ALS, parkinson bunlar çok zor alanlar. Bunlarla çözüm bulmak 2.6 milyar dolarla da mümkün olmayacak.
NEFES
4.8 milyon iş bulma ümidini kaybetti20 izlenme
Google, 'yapay zeka canlandı' diyen mühendisi işten kovdu47 izlenme
AKP'li belediye Bilal Erdoğan'ın vakfının sınavını yaptı!99 izlenme
Dünya basınında NATO Zirvesi... "Erdoğan liderleri ağırlarken, rakibi Ekrem İmamoğlu mahkemedeydi"13 izlenme
Teklifin ABD'den geldiğini söylemişti, ABD Erdoğan'ı yalanladı!46 izlenme
Günün yobazı!569 izlenme
CHP’den ‘atama’ açıklaması: ”Beyazda leke çabuk belli olur”96 izlenme
İnşaat bata bata ekonomiyi büyüttü15 izlenme
Türk çiftçisi ile Nutella arasında fındık krizi alevlendi
Sedat Peker'in RT'sinin şifresi çözüldü! Peker Salim Şen’in ‘tweet’ini paylaşmıştı
Metiner’den Mücahit Arınç’a: Yalan söylemek babasından miras!
Resmi görevi olmadığı halde kamu aracı ve şoförünü kullanan eski vekil kim?