İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı davanın ikinci celsesinin 15. duruşma günü başladı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan duruşma salonunda görülen davada, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. İtirafçı Murat Abbas'ın savunmasının alınması bekleniyor.
Davada şu ana kadar tutuksuz 126 sanık savunma yaptı. 199 kişi daha savunma yapacak.
Davanın dün tamamlanan 14. gününde de tutuksuz sanıkların savunmaları dinlenmişti.
Duruşmanın 14. gününde savunma yapan iş insanı Süleyman Çetinsaya, soruşturma aşamasında Çağlayan Adliyesi'ne müşteki sıfatıyla çağrıldığını ve avukatı olmadan ifade verdiğini söyledi.
Çetinsaya, "Beni çay içmeye çağırdılar Çağlayan'a, çay içmenin karşılığı da böyle bir şey çıktı ortaya. Bir yıl önce müşteki olarak ifade verdim, 50 yıl sonra sanık olarak karşınızdayım" ifadelerini kullandı.
Savcılıkta verdiği ifadede Süleyman Atık'a 500 bin dolar verdiği yönündeki beyanının okunması üzerine Çetinsaya, "Savcı Bey bunu yazdı, önüme koydu, ben de imzaladım. Okumadım. İmzamı inkar etmiyorum" dedi.
Duruşmanın 14. gününde Gözdem Ongun'un avukatı da etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren 6 kişinin beyanlarına ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulundu. Avukat, söz konusu kişilerin beyanlarının yapay zeka kullanılarak hazırlandığını öne sürerek, "Meğer savcılık makamında yapay zeka varmış" dedi.
Savunmasının ardından sorgulama aşamasına geçilen Nurullah Temel ile avukat Ali Rıza Dizdar arasında gerçekleşen diyalog dikkat çekti.
Nurallah Temel: Avukat eşliğinde ifademizi verirken orada bana sorulan soruda "Böyle bir onay belgesinde imzanız var, ne diyorsunuz?" denildi. Ben de hatta daha öncesinde az önce de belirttiğim gibi kendimi tanıttığımda "2020 yılında benim İSFALT'la ilişiğim kesildi." dedim. "Buna istinaden de benim imzam olamaz, burada bir yanlışlık var." dedim. Ona istinaden hatta orada da bir rica ettim, "Ben bunu ispatlayabilirim." Hemen mailini verdim polis memurunun, mailine de hemen bir evrak gönderttim ve onun altına da imza attım. Sonrasında çıktık geldik ama sonrasında iddianamede...
Ali Rıza Dizdar: Sizden sizden, çok özür dilerim Sayın Başkanım, Sayın Üyeler, Sayın Savcım. Yani benim bir uzmanlık alanıma girdiği için ben de Bilirkişiler Derneği Genel Sekreteriyim, bu konuda uzmanım da. Şimdi sizin bu beyanınız üzerine Sayın Savcı zannedersem sizi çağırmadan oradan bıraktırdı, değil mi?
Nurallah Temel: Evet, evet.
Ali Rıza Dizdar: Peki, yani polisten bıraktı. O zaman anladığım şu. Sayın Savcımın talimatı var mı yok mu onu da bilmiyorum ama polis yapabilirdi. Ayakta, oturarak, sağ, sol sizden elinizden boş kâğıtlara imza alındı mı?
Nurallah Temel: Hayır.
Ali Rıza Dizdar: Teşekkür ederim. Burada eksiklik bir soruşturma evreleri bu insanı suçlu mahalline sokmuşlar. Artık bunun gereğini sizler yaparsanız Sayın Savcım yapsın.
Nurallah Temel: Ben de sonuç olarak ve talep olarak bu maddi hatadan dolayı beraatime, derhal beraatimin karar verilmesini istiyorum. Ayrıyeten de duruşmalardan vareste kılınmamı istiyorum Sayın Başkanım. Saygılarımı sunarım.
İstanbul Botanik firması sahibi Bünyamin Durukan, savunma yaptı.
Beraatini talep eden Durukan'ın sorgusuna geçildi ve Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas, Durukan'a "Sizden herhangi bir talepte bulundum mu?" sorusunu yöneltti.
Bunun üzerine Durukan "Hayır bulunmadınız" yanıtını verdi.
Durukan ayrıca Ümit Polat’ın kendisinden tek seferde 30 bin dolar istediğini ancak bu isteğe dair Ali Sukas'a herhangi bir şikayette bulunmadığını belirtti.
Verdiğini iddia ettiği para konusunda herhangi bir makbuz olmadığını belirten Durukan; bu tutarı Ağaç A.Ş.'den cuma günü hesabına yatan 1,5 milyon TL'lik ödemeden ve evdeki birikimlerinden karşılamış olabileceğini, ancak kaynağını kesin olarak hatırlayamadığını şöyle ifade etti:
"Onu tam olarak hatırlamıyorum ama şöyle söyleyeyim; Ağaç A.Ş.'den 1,5 milyon lira zaten Cuma günü para yatmıştı. O paradan da, evdeki birikimlerimden de karşılamış olabilirim. Ama kesin olarak hatırlamadığım için bir şey diyemiyorum."
Hakkında adli kontrol hükümleri uygulanan İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen kürsüde.
"Sayın Başkanım, Sayın Heyet; saygıyla selamlıyorum sizi. Ben bir çevre mühendisiyim. Çevre mühendisleri su ve atık su işlerini yapar. 1993 yılında Ankara ASKİ'de başladım görevime. 22 yıl orada şube müdürlüğü ve çeşitli görevlerde bulundum. Daha sonra Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresinde Daire Başkanı olarak çalıştım.
Uzmanlık alanım atık sudur. 2019 yılında İSKİ'de başladım. Genel Müdür Yardımcısı olarak başladım. 2560 sayılı Kanun ile kurulu olan İSKİ'nin 3 ana görevi vardır: Bunlardan birincisi şehre su temin etmek, İkincisi atık suları toplamak ve bertaraf etmek, Üçüncüsü de İstanbul'a su sağlayan baraj havzalarını korumaktır.
İstanbul gibi büyük, 15 milyon insanın yaşadığı bir şehirde, 7 milyon abonenin olduğu bir şehirde 63 milyar kadar bir bütçeyi yönettik hep beraber. İSKİ, her vatandaşın sabahleyin musluktan akan suyla günaydın der; ama arkasında çok büyük işler yapılmaktadır.
Atık su arıtma tesislerimiz, içme suyu arıtma tesislerimizin çok yoğun bir iş temposu vardır. İSKİ'de başladığımda şöyle bir uygulama vardı: İştirak şirketlerinin yönetim kurullarında bizi de görevlendiriyorlardı.
Bu bizim talebimizle olan bir şey değildi, bundan önce de yapılan bir uygulama olduğunu gördük. Ben Spor A.Ş. ile başladım, daha sonra biraz İston'da çalıştım ve Kültür A.Ş.'ye atandım. Burada yaptığımız işler Kültür A.Ş.'nin ya da iştirakin iş ve işlemlerinin devam etmesine yardımcı olmaktır. Genel Müdüre vekalet vererek yapıyoruz bu işleri.
Oranın kendi bir icra birimleri vardır, Genel Müdürlüğü vardır. Daha çok oranın iç işleriyle bizim bir ilgimiz olmamaktadır. Söyleyeceklerim bu kadar, beraatimi talep ediyorum."
Harun Cengiz Beğenmez savunma yaptı. Beğenmez'in savunmasının ardından söz hakkı avukatına müvekkilinin savunmasını yaptı.
Jale Kaya savunma yaptı ardından Emin Ferhat Ertek geldi. Ertek, isminin bir kişinin ifadesinde geçtiğini daha sonra bu kişinin ifadesini geri çektiğini belirtti.
Duruşmaya öğle arası verildi.
Cengiz Özkarabekir, hiçbir mal ve para varlığı olmadığını söyledi. Özkarabekir, itirafçı sanık Ertan Yıldız'ın ifadesinde kendi isminin geçmesine ilişkin "Ertan Yıldız'ı İBB'de tanıdım. Kendisi kültür ve sanattan çok uzak bir kişidir. İfadelerine beni sığdırmış, ben yazıdan anlarım, o ifadede daldan dala atlayan bir karakter gördüm" dedi.
İtirafçı sanık Orçun Muhittin Yılmaz, belediye iştiraklerinde çalıştığı yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Ben avukatım. Ne belediyede ne de kamuda çalıştım. Bence burada bir isim karışıklığı söz konusu” dedi.
Yılmaz, Emrah Bağdatlı ile Galatasaray taraftarlığı üzerinden tanıştığını anlattı. Murat Ongun’la ilgili baz istasyonu çakışmalarına da değinen Yılmaz, “Ben kendisini tanımam” ifadelerini kullandı.
Savunmasının tamamlanmasının ardından Yılmaz’ın sorgusuna geçildi. Duruşma savcısı, Yılmaz’ın daha önce “Emrah Bağdatlı’nın operasyonu bildiğini ve Murat Ongun’un kendisine yurt dışına çıkmasını söylediğini” belirttiğini hatırlattı. Yılmaz ise bu değerlendirmeyi, tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde televizyonda izlediği haberlerden yola çıkarak yaptığını söyledi.
Savcının, "Emrah Bağdatlı ile Murat Ongun arasındaki ilişkiden bahsetmişsin" sözleri üzerine Yılmaz, "Ben Murat Bey’i tanımam. Anlattıklarım, Emrah Bağdatlı’nın bana aktardığı hususlar" yanıtını verdi.
Bağdatlı’nın avukatı Mehmet Zengin de Yılmaz’a, müvekkilinin lüks bir yaşam sürdüğünü belirttiğini hatırlatarak bu yaşam tarzının belediyeyle olan ilişkilerinden kaynaklandığını düşünüp düşünmediğini sordu. Yılmaz, bu soruya “Hayır” yanıtını verdi.
Zengin’in, "Müvekkilim Emrah Bağdatlı’nın Murat Ongun tarafından yurt dışına çıkarıldığı kanaatine nereden vardınız?" sorusuna ise Yılmaz, "Televizyonda gördüklerimden bu kanaate vardım" karşılığını verdi.
Suat Özçağdaş'ın salondan ayrılmasının ardından tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı.
Suat Özçağdaş gerilimin ardından açıklamada bulundu. Özçağdaş süreci engellememek adına salondan çıktığını belirtti.
Özçağdaş şunları söyledi:
"Değerli arkadaşlar, biraz önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi davalarını yeniden izlemek için geldiğimde Mahkeme Başkanının CMK 203 uygulaması nedeniyle salona giremeyeceğimi, davaları izleyemeyeceğimi söylendi.
Hatırlayacaksınız 2 Temmuz tarihinde duruşma sırasında olan bir tartışma çıkmıştı ve mübaşir hiçbir yetkisi olmadığı halde, 'aileleri, salonu boşaltması' talimatını vermişti jandarmaya. Ben de bunun üzerine Mahkeme Başkanına, 'Sayın Başkan, mübaşirin salonu boşaltma yetkisi yok, siz böyle bir karar vermediniz' diye seslendim. Duymayınca bir daha seslendim.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanının, hakaret ederek benim de dışarıya çıkarılmama yönelik bir kararı oldu. Ben kendisini HSK'ya şikayet ettim, hakaret davası da açtım. O günden bugüne kadar da burada önemli olan ailelerin hızlı bir yargılama beklentisi nedeniyle duruşmalara da gelmedim.
17 Ağustos'ta başladı duruşmalar, bugün itibarıyla 23 gün geçti, hiçbirisine de gelmedim. Üstelik ben Aile Dayanışma Ağı'nın çalışmalarını yürütmekten sorumlu olmama rağmen. Bugün geldim, içeri girdim ve tekrar bana salonu terk etmem söylendi. Bunun pratikteki karşılığı şudur: İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş olarak, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davalarını izlemem Mahkeme Başkanı tarafından yasaklanmış görünüyor.
Ben normal şartlarda buradan çıkmam. Ama aylardır, 18 aydır ailelerini bekleyen, sevdiklerini bekleyen insanlar var burada. Mahkeme Başkanı onları da tehdit etti, 'Dışarı çıkmazsa bugün duruşmayı gerçekleştirmem' diye. Mahkeme Başkanından bir adalet beklediğimden değil ama süreci engelleyenin biz olmamamız için salondan ayrılmış bulunuyorum.
Buradan Adalet Bakanına seslenmiyorum. Çünkü yıllarca kendisiyle çalışan bu Mahkeme Başkanıyla beraber buranın aynı zamanda teknik direktörü olduğunu biliyorum. Akın Gürlek'ten hiçbir şey beklemiyorum. Mahkeme Başkanından hiçbir şey beklemiyorum. Onların ikisine sesleniyorum: Bu yaptıkları bütün hukuksuzlukların hesabını, iktidar değiştiğinde kendileri hukuk önünde hesabını veriyor olacaklar.
Buradan Cumhurbaşkanı'na da seslenmiyorum. Çünkü onu buraya savcı yapan da o, onu aynı zamanda tekrar Adalet Bakanı yapan da o. Buradan Türkiye'ye, bütün kamuoyuna sesleniyorum: Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları kanunlara göre bir davaya girmeleri, izlemeleri engellenemez. Bugün itibarıyla yaşanan budur. Ailelerin yararı adına şu an itibarıyla bu duruşmaya girmeyeceğim, bilgilerinize sunarım."
Suat Özçağdaş, "Aylardır yakınlarınızı bekliyorsunuz. Bugün yaşanan şey hukuksuzluktur. Bir milletvekili bir davadan yasaklanıyorsa bu hukuksuzluktur. Kırıldığımı söylemek isterim. Adalet umarım tecelli eder. Bu yapılan doğru bir uygulama değil. Bu salondan çıkıyorum" diyerek duruşma salonunda ayrıldı. Sanık yakınları, Suat Özçağdaş'a alkışlarla destek verdi.
Mahkeme başkanı, hakkında CMK 203 uygulanan isimler dışarı çıkmadan duruşmaya başlamayacağını belirtti ve salonun boşaltılması için talimat verdi.
İBB davasında daha önce CMK 203 uygulanan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş salondan çıkarılmak isteniyor.
Özçağdaş, "Bana yazılı karar getirsin. Buraya geldim. Bir dava izlemek istiyorum" dedi. Jandarma "Israrcı olursanız duruşmayı bitirir Başkan" diye yanıt verdi. Özçağdaş ise "Bitirirse bitirsin. Ben yanlış bir şey yapmadım. Bana yazılı olarak getirsin. Hangi hakla bana bir sene boyunca davalara giremez diyebilir? Hangi kanun maddesiyle yasak koyduğunu anlatacak? Ben buradan çıkmam. Bu hukuksuz bir uygulama. O çok kıymetli Mübaşiri var. Salonu hakim karar vermeden boşalttı. Bunu nasıl yapabilir? Ben de buna itiraz ettim. O gün tansiyon yükseldi çıktık. Ben İBB davasında mı yasaklı mı oldum şimdi o zamandan beri? Burası onun çiftliği değil" diye konuştu.
Jandarma "CMK 203’e göre. Şu anki talimat o yönde. Yazılı kağıt getirirsek çıkacak mısınız?" dedi. Özçağdaş, "Evet" diye yanıtladı.
Cübbeli Ahmet kızının cipini ucuz buldu: "Konuşulan rakamlar yok, 12 milyon lira"37 izlenme
'İstanbul'un Kurtuluşu' etkinliğinde Özel ve İmamoğlu'nun mesajı okundu: "Meşruiyeti başka devletten almaya çalışanlar geldikleri gibi giderler"30 izlenme
Son seçim anketi sonuçları ortaya çıktı: Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a fark atıyor!47 izlenme
Prof. Acemoğlu'ndan 'ekonomik kriz' değerlendirmesi "henüz en kötü kısmı başlamadı"112 izlenme
Ukrayna’da son durum… DSÖ: Sağlık tesislerine saldırılar düzenleniyor79 izlenme
Eylem Tok ve oğlu ABD'ye kaçmıştı: Bülent Cihantimur'un aracı gazetecinin ayağını ezdi43 izlenme
Rabia-Esma unutuldu, ‘Zalim Sisi’ dost oldu37 izlenme
Valilerin yaptığı resmi toplantılara sadece AKP’liler çağrıldı!71 izlenme