İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü davanın ikinci celsesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediyor. Duruşmanın ikinci günü saat 10.45'te başlayıp 23.55'te sona erdi ve 13 saati aşkın sürdü. Davanın ikinci celsesinin üçüncü günü Silivri'de devam ediyor.
İkinci celsenin ikinci gününde sırasıyla Seyfi Beyaz, Muzaffer Beyaz, Veysel Erçevik, Furkan Hamzaoğlu, Yüksel Hamzaoğlu, Zafer Gül, Oktay Hamzaoğlu, Mustafa Keleş, Dursun Keleş, Fuat Keleş, Cemal Üneş, Esra Huri Bulduk, Adem Ok, Elif Yıldız Kızılca ve Sezgin Paydaş savunma yaptı.
Duruşmanın en dikkat çeken gelişmelerinden biri, tutuksuz sanık Muzaffer Beyaz'ın sorgusu sırasında yaşandı. Savcılık, Beyaz'ın "çelişkili ifadeler verdiği" gerekçesiyle tutuklanmasını talep etti. Avukatların tepki gösterdiği talebi mahkeme heyeti oy çokluğuyla reddetti.
Uygun'un ardından Hüsnücan Şen savunma yaptı.
KOBİL çalışanı Abdullah Uygun sanık kürsüsüne gelerek savunma yaptı.
Muzaffer Beyaz’ın tutuklanması için yapılan itiraz reddedildi.
İtirafçı Naim Erol Özgüner'in savunması ve sorgusunun ardından KOBİL çalışanı Abdullah Uygun sanık kürsüsüne geldi.
Uygun'dan önce savunma yapan Erol Naim Özgüner'in avukatı Mehmet Yıldırım, Ekrem İmamoğlu'nun telefonunun Iphone 16 Pro Max olduğunu ve piyasaya 2025'in başında çıktığını ileri sürerek, eski bir telefon olmadığını ve bunun yalan olduğunu söyledi.
Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu ise, Yıldırım'ın beyanının yalan olduğunu, telefonun Iphone 11 olduğunu ve bunun belgesini de mahkemeye UYAP sistemi üzerinden sunacağını belirtti.
Koçoğlu şunları söyledi:
"Mehmet Bey inatla "iPhone 16, 16, 16" dedi. "Açın tutanağa bakın" dedi. Şimdi açtım tutanağa baktım. Diyor ki: "İkamette ele geçen gold renkli iPhone marka SIM kart" diyor ve bir IMEI'si yazıyor. Kesinlikle "16" diye bir şey yazmıyor. Sonra savcının talep yazısına baktım, aynı şey yazıyor. Sulh Ceza Hakiminin Kararında aynı şey yazıyor. En son BTK'ya baktım e-Devlet üzerinden, "iPhone 11 Pro" diyor. Yani söylemiş oldukları "İşte o Ocak 2025'te çıktı, yalan söylüyorsunuz, manipülasyon yapıyorsunuz." Manipülasyonu kimin yaptığı ortada. BTK verisine göre iPhone 11'dir. Birazdan da bu tutanağı dosyaya sunacağım bunu."
İBB borsası iddialarıyla gündeme gelen Erol Naim Özgüner'in avukatı Mehmet Yıldırım'ın salondan çıkarken, kendisine tepki gösterenlere parmak salladığı görüldü.
Yıldırım'ın ayrıca duruşma salonuna giriş yaparken de gergin bir ruh hali içerisinde olması da dikkatlerden kaçmadı.
Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu, "Yurt dışına herhangi bir veri sızdırdınız mı ya da sızdırıldığını gördünüz mü?" diye sordu. İtirafçı Erol Naim Özgüner bu soruyu, "Veri sızdırmadım, verilere erişimim yoktu." sözleriyle yanıtladı.
İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, itirafçı Erol Naim Özgüner'e sorularını yöneltiyor. Koçoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun ikinci telefonu olarak kamuoyuna duyurulan ve Erol Naim Özgüner'in evinde bulunan cep telefonuyla ilgili, "12 Mayıs 2025 tarihinde telefon ele geçirildi. Ama servis edilen fotoğraflarda telefonun tarihi 23 Mart olarak görünüyordu. Bu nasıl mümkün oldu?" diye sordu. Özgüner, "Telefon uzun süreli kapalı kalırsa eski tarihi gösterebilir." dedi.
Verilen aranın sona ermesinin ardından Özgüner'in avukat sorgusu başladı.
Yaşanan tartışmanın ardından mahkeme başkanı sanıklara yöneltilen soruların önce kendilerine iletilmesi gerektiği yönünde karar aldı.
Alınan kararla birlikte sorular mahkeme başkanı onay verirse sanıklara iletilebilecek.
Duruşmaya ara verildi.
Salondan çıkarken Ekrem İmamoğlu "yenilenme" mesajı verdi:
"Birbirinize sahip çıkın, yenilenin. yenilenmeyi unutmayın. güçlü yenilenin."
İmamoğlu'nun Özgüner'e soru sorduğu sırada Mahkeme Başkanı müdahale etti, "Böyle soru sorulamaz, sanığı baskı altına almaya çalışıyorsunuz" dedi.
İmamoğlu: Savunma da yapma, soru da sorma
Hakim: Hala aynı algıya devam etmeyin, yapsaydınız verdik burada süre. Söz hakkı vermeden ses çıkaran avukat olursa çıkaracağım salondan.
Ekrem İmamoğlu, itirafçı Erol Naim Özgüner'e soru yöneltti...
İmamoğlu: Benim telefonumu neden evinizde sakladınız?
Özgüner: Saklamadım, muhafaza ettim.
İmamoğlu: Bu telefonda ne olabilir? Evinde niye sakladın onu da anlamış değilim.
Özgüner: Anlattığım gibi evimde saklama değil muhafaza ettim, yarın öbür gün çıkarsınız diye.
İmamoğlu: Size demediler mi bu 4 sene öncesinin telefon diye.
Özgüner: Demediler Başkanım.
Özgüner: Ben zaten odaya girdiğimde "Başkanın telefonu bu” Melih, “al bunu" dedi. Ben "Her şeyi bana yaptırıyorsunuz" dedim Melih'e, çıktım. Sonra Burcu Hanım ile biz kaldık, ben bana verdi telefonu. Yani şey, bu söylenmedi, öyle söyleyeyim.
"Şimdi bu konuda Mahkeme Heyeti'ne de buradan seslenmek isterim." diyen İmamoğlu mahkeme başkanına şöyle seslendi:
"Yani bu telefon meselesi 1,5 sene oldu. Yani hani biz ya aylardır diyoruz ki "Ya bu Hüseyin Gün ile ilgili şu MİT Başkanı İbrahim Kalın desin ki bu adam ajandır ya da değildir." Cevap bekliyoruz. Bu cevap aslında size de lazım, diğer mahkemeye de lazım. Veyahut "Şu işi yapmıştık, devlete şu hizmeti yapmıştık." Fuat Oktay, "Ey Fuat Oktay, ey İbrahim Kalın" diye seslenir. Yani hani bu da ona benziyor. Bir cep telefonu meselesini hâlen İddia Makamı soruyor ama bu cep telefon 1,5 senedir zaten İddia Makamı'nın elinde.
Size mi geliyor, bilmiyorum bunlar. Yani İddia Makamı, Savcılık bu telefonu size mi emanet ediyor bir süre sonra yargılama başladığında yoksa Savcılık mı sürdürüyor bu süreci? Yani bununla ilgili niye bilgi yüklenmez, 1,5 senedir niye araştırması bitmez, insanlar bundan dolayı hapis yatıyor, insanlar birbiriyle bir de bir de husumet besliyor.
Yani bu konu niye bitirilmez? Hâlen İddia Makamı böyle magazin gibi soru soruyor bu konuda. Gerçekten üzüntü verici yani. Bunu da size havale edeyim, yani bu konuda bilgi talep ediyoruz."
Eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner’in savunması başladı. Özgüner, Hüseyin Gün’le hiçbir ilişkisi ve irtibatı olmadığını söyledi. Özgüner şunları söyledi:
"Efendim Hüseyin Gün isimli örgüt yöneticisinin altında gösteriliyorum bu şemada. Örgüt üyeliği yönünden düşündüğümüz zaman Hüseyin Gün'le hiçbir emir talimat ilişkimin olmadığını, bir hiyerarşi yapısı içinde bulunmadığımı söylemek isterim. Esasen şimdi burada delillerini de sunacağımız gibi bugün bu salonda ilk defa tanıdım. Hiç karşılaşmadık, hiçbir araya gelmedik. Telefonla görüşme, WhatsApp mesajı, SMS vesaire gibi bir iletişim kanalımız da olmamıştır."
İtirafçı Erol Naim Özgüner'in avukatı Zeki Karaarslan, "USOM raporu alt platform kullandığınızı söylüyor" dedi.
Koyun şu yanıtı verdi:
"Raporda öyle bir şey yok. Erol Bey'e sorun, data onun elindeydi. Öyle sorular soruyorsunuz ki insan öncesinde bir bakar ChatGPT'ye sorar. 20 dolarınızı ben vereyim."
İsmet Koyun, İBB ile ilk çalışmalarını yürüttüğü dönemde İstanbul’un belediye başkanının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu belirtti. O yıllardaki projelerini anlatan Koyun, “Akbil projesini yaptım. Erdoğan projeyi bizzat takip etti. E-Devlet projesini yaptım” dedi.
Koyun, “Bu ülke için birçok teknoloji geliştirdim. Gurur duyulması gereken yerde şimdi buradayım. Çok ağrıma gidiyor” ifadelerini kullandı.
Savunmadan öne çıkanlar şöyle:
"Açık ve net olarak şunu söyleyeyim, ben niçin burada olduğumu bilmiyorum. Şimdi iş şuradan başlayayım ben. Bir defa Hüseyin Gün'ü ben ömrümde görmedim, konuşmadım. Hiçbir zaman bir ilişkim yok. Hüseyin Gün, sözde, iddianamede 2019 tarihinde güya benimle herhangi bir işlem yapmış diyorlar. Ben bundan herhangi bir şekilde bir haberim yok.
2019 yılında Murat Ongun ile Serdal Taşkın arasında yapılan bir telefon görüşmesi var biliyorsunuz. O zamandan onlar ile hiçbir şekilde tanışmıyorum, görüşmüyorum. Hiçbir zaman da bir şey yaptığım, çalıştığım bir şey olmamıştır.
Benim İBB ile ilk ilk temasım 1994 tarihinde AKBİL projesiyle başlamıştır. Orada genel müdür, BELBİM genel müdürü Ahmet Kazakoğlu'dur. Ve o zaman Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dı. Bilakis kendisi bu projeyi takip etmiştir. Türkiye'de e-Devlet projesinin ilk vizyonunu ve ilk nasıl olacak projesini getiren biri benim. Şimdi burada biliyorsunuz beni neyle suçluyorlar, çok ağıma gidiyor, gerçekten çok ağıma gidiyor."
Ara sona erdi. İş insanı İsmet Koyun kürsüde.
Duruşma savcısı, dünkü duruşmada itirafçı Muzaffer Beyaz'ın tutuklama talebinin mahkeme tarafından reddedilmesine itiraz ederek yeniden tutuklama talebinde bulundu.
Duruşmaya ara verilirken hakim, ikinci celseyi eylül sonunda bitireceğini açıkladı.
Eski AKP Milletvekili Vahit Kiler'in ağabeyi tutuksuz sanık Nahit Kiler sanık kürsüsüne geldi. Mehmet Murat Çalık söz aldı, "Maddi menfaatim için sizden para istedim mi?" diye sordu. Kiler, "Benden hiç para istemediniz, kreş yapımı için şirkete yönlendirdiniz" dedi.
Çalık ayrıca, "İddia makamının rüşvet pazarlığı yapıldı dediği tarihte ben cezaevindeydim. Nahit Bey ancak Adalet Bakanlığı'nın izniyle gelip benimle pazarlık yapabilir" dedi.
Mahkeme başkanı, Erhan Ünal'a "Projede 4 daire Hasan İmamoğlu'na devredilmiştir. Karşılığında da ödeme alınmamıştır. Böyle olmuş diyorlar' demişsin. Bu ne demek?" diye sordu. Ünal, "Ortakların olduğu ortamda duydum, bir bilgim yoktur" yanıtını verdi. Duruşma savcısı da 4 daire devrine ilişkin soru sordu. Ünal, "Ben sonradan duydum efendim. Hiçbir bilgim yok" dedi.
3 günde şu ana kadar 24 tutuksuz ismin savunması alındı. İş insanı Erhan Ünal'ın savunması başladı.
İş insanı Metin Gül de savunma yaptı. Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, "Müvekkilim sizden hukuka aykırı bir talepte bulunur muydu?" sorusunu yöneltti. Gül, "Hayır, bizim muhatabımız Adem Soytekin'di" yanıtını verdi.
Baran Kaya: Bu küp teslimiyle ilgili "2,5 milyon TL'yi elden Fatih Keleş aldı" demişsiniz. Sizden mi aldı?
Metin Gül: Yok yok. Bizim ya kardeşlerimden birisinden ama Fatih Keleş değil, biz tamamen Adem Soytekin bizim 30-40 senelik çalışan adamımız, çok yakın arkadaşımız. Hatta bizde amelelikten, taşeronluğa, müteahhitliğe kadar yanımızda geldi. Biz Adem Soytekin haricinde kimseyle şey yapmadık ama Fatih Keleş bir defa ya da iki defa öyle Adem Soytekin’le bana gelmiştir yani. Konuşmamız olmuştur.
İBB protokol memuru Özgür Türkmen'in savunmasına geçildi. Duruşma savcısı, İmamoğlu'nun programlarında kameraların bantlanıp bantlanmadığını sordu.
Türkmen: O bir kere oldu. Yapma sebebim, ekibin oraya yetişememesiydi. Kıyafet değişimi olacaktı, mahrem bir durum vardı. Kamera Ekrem Başkan'ın kişisel kullanım alanının açısındaydı o nedenle kapattım. Bana bu konuda bir talimat gelmedi, bu zaruri bir prosedürdür.
İBB ulaştırma personeli Emre Manav savunma yaptı. Mustafa Akın vekili avukat Berfin Rabia istek soru sordu.
Berfin Rabia İstek: Çalıştığınız dönem boyunca herhangi bir suç örgütünün varlığına ya da oluşumuna şahit oldunuz mu?
Emre Manav: Efendim, eğer ki böyle bir şeye şahit olmuş olsaydım bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bunu ben kendim şikayette bulunurdum. Böyle bir şeye, böyle bir şeyi ne gördüm ne duydum.
Tutuklu KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un küçük kızı ve oğlu ilk kez salona geldi. Küçük çocuk babasını göremediği için annesine sürekli, "Babam nerede, ne tarafta" diye sordu.
Kurt'un küçük kızı ve oğlu babalarına defalarca kez "Baba seni çok seviyorum" diye seslendi.
İBB davasının 2. celsesinde 3. gün başladı. Tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor. Sanık kürsüsüne ilk olarak tutuksuz sanık Emin Türe çıktı.
Emin Türe sadece, "Emniyette vermiş olduğum ifadem aynı şekilde geçerlidir. Sizlerden beraatimi talep ediyorum" dedi.
Aydın Boysan hayatını kaybetti!281 izlenme
İktidar medyası da itiraf etti: "İmamoğlu'nun tutukladıktan sonra hükümetin faize harcadığı para 135 milyar lira"27 izlenme
Necip Hablemitoğlu suikastı soruşturması 20 yıl sonra tamamlandı48 izlenme
FETÖ'cü Enes Kanter'den Yunanistan'da skandal paylaşımı! Bayrağı kucakladı ve fotoğraf çektirdi.53 izlenme
Kredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor: Sistem tümden değişti34 izlenme
Emeklileri üzen haber: AKP ve MHP’den bir ret daha!47 izlenme
Şamil Tayyar ‘yüzde 20 zam daha olursa şaşırmayın’ dedi!47 izlenme
Kızılay 10 yıllık bağışçısını dolandırdı! "Bundan sonra Kızılay'a kan vermeyeceğim"40 izlenme
Erdoğan seçim tarihini açıkladı
Türkiye'nin gözü Narin davasında: Mahkemede kan donduran cinsel istismar iddiası! Sürüntü örnekleri ne anlatıyor?
Barış Pehlivan'dan Adalet Bakanlığı'na Fatih Özer yanıtı: "Hapiste fazla kalmaması için Ankara’da pazarlık yapıldığı iddiası doğru mu?"
Ek zam emekli maaşlarını tümüyle değiştirdi: İşte ek ödeme sonrası emekli maaşı hesaplama tablosu