Anasayfa1
22 Eylül 2026 ( 13 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında ikinci celsenin 21. günü: İhaleye fesat iddialarına yanıt "Anlaşmamız olsaydı kaybetmezdik"


İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davası sürüyor. Tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davasında 2. celsenin 21. duruşması bugün Silivri'de başladı. Tutuksuz sanıklar savunmalarına devam ediyor.

Dava kapsamında geçen hafta 29 sanığın yer aldığı ek iddianame hazırlanmıştı. Davanın 20. gününde tutuksuz sanık reklamcı Mert Saraç'ın savunması ve sorgusu yapıldı. Saraç, rüşvet suçlamasıyla ilgili emniyette verdiği ifadeleri tekrar ettiğini belirtirken, tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un sorularına “Hatırlamıyorum” yanıtını verdiği görüldü.

Bunun üzerine Ongun mahkeme başkanına seslendi ve “Yönlendiren kişinin ismini söyle yoksa tutuklarım deseniz bülbül gibi şakıyacak. Yönlendirenin kim olduğu önemli ama buna cevap vermiyor” dedi.

ARA VERİLDİ

Ayhan Taş’ın avukatının beyanlarının ardından duruşmaya ara verildi.

İMAMOĞLU SALONDAN AYRILDI

Eski İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanı Ayhan Taş da savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu "Makam aracı davası" için duruşma salonundan ayrıldı.

"ŞEREFİMLE ÇALIŞTIM"

İBB Raylı Sistemler Şube Müdür Yardımcısı Osman Şahin'in de sorgusu ve avukat beyanı tamamlandı.

Yapı Merkezi adlı şirkette inşaat mühendisi olarak görev yapan Mustafa Erkan Saatçi, ihale tarihinde kesinleşmiş bir ihale borcu olmadığını söyleyerek, “Şerefimle çalıştım hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

"ÖNCEDEN KURGULANMIŞ BİR ANLAŞMA YOK"

Sami Özge Arıoğlu, "iddia edildiği gibi idare ile önceden kurgulanmış bir anlaşmamız olsaydı, bu ikinci ihaleyi de kaybetmemiz mümkün olmazdı" dedi.

Arıoğlu şunları söyledi:

"Öncelikle bu ihaleye nasıl dahil olduğumuzu anlatmak istiyorum. 2024 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bize bu metro hattı ihalesine katılmamız için davet geldi. Daha önce farklı bir süreçte AKM Yapı isimli firmanın yetkilisi Mehmet Karataş bize ortak iş yapma teklifinde bulunmuştu. Ancak o zaman bu ortaklık gerçekleşmemişti. Bu metro ihalesi gündeme gelince Mehmet Karataş yeniden bana ulaştı. AKM Yapı'nın demir yolu iş deneyimi olmadığından tek başına ihaleye giremiyordu, bizimle ortak olmak istedi. KJT Yol Yapı isimli firma da AKM'nin ortağı olarak sürece dahil oldu. Üç firma anlaşarak tek çatı altında teklif verdik ve 26 Eylül 2024'te yapılan ihalede en avantajlı teklifi biz verdiğimiz için ihale üzerimizde kaldı. Bu ihale için istenen teminat mektuplarını da KJB ve AKM Yapı sunmuştur. İhale onaylandıktan kısa bir süre sonra, 7 Ekim 2024'te idare tarafından yeterli rekabet oluşmadığı gerekçesiyle iptal edildi. Biz sözleşme imzalama aşamasına hiç gelmedik. Daha sonra aynı iş için açılan ikinci ihaleye bu kez Limak İnşaat ile ortaklık kurarak katıldık ancak kazanamadık. İhale Kalyon İnşaat-Özgün Yapı ortaklığı üzerinde kaldı. Bunu özellikle belirtmek istiyorum; eğer iddia edildiği gibi idare ile önceden kurgulanmış bir anlaşmamız olsaydı, bu ikinci ihaleyi de kaybetmemiz mümkün olmazdı.

Ayrıca belirtmek isterim ki iddianamede tarafımızın kayrıldığı gibi bir söylem bulunmaktadır. Bunun kabulü mümkün değildir. Bahse konu ilk ihaleye katılıyoruz, ihale iptal ediliyor; ikinci ihaleye katılıyoruz, değerlendirme dışı bırakılıyoruz. Aramızda ihaleye fesat karıştırma yönünde bir anlaşma olsaydı, bu anlaşmanın sonucu ihalenin iptal edilmesi değil sözleşmenin imzalanması olurdu.

İddianamede ihale tarihinden bir gün önce verilen bir ihbar dilekçesiyle ihalenin bize kalacağının önceden bildirildiği, bunun da önceden bir anlaşmanın işareti olduğu ileri sürülmektedir. Bu konuda da şunu belirtmek isterim: 60 yılı aşkın süredir bu sektördeyiz. Aynı, benzer işleri defalarca yapmış bir firmayız. Yaklaşık maliyeti sektör tecrübemizle hesaplayabilecek durumdaydık. Nitekim kamuya açık, ekte sunduğumuz 2024 yılı yatırım programı verilerinden de bu rakamların tespiti mümkündür. Somut rakamlarla açıklamak istersek; bu projenin yatırım tutarı zaten kamuya açık resmi bir belgede yer almaktaydı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın 15 Ocak 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımladığı 2024 yılı yatırım programında bu projenin tutarı 23.2 milyar TL olarak gösterilmişti. İdarenin belirlediği yaklaşık maliyet de 22.6 milyar TL'dir. Aradaki fark yalnızca %2.5'tir. Yani bu rakamlar zaten resmi ve herkese açık bir kaynakta mevcuttu. Bizim ya da başka bir firmanın bunu sızdırmış olması, tarafımızca bunun öğrenilmesi durumu söz konusu değildir. Ayrıca iddianamede belirtildiği üzere yaklaşık maliyet, sektörde halen aktif olarak çalışan üç ayrı inşaat firmasına hesaplattırılarak belirlenmiştir. Dolayısıyla yaklaşık değer, bizim gibi bu sektörde hizmet veren ve benzer projeleri gerçekleştiren firmalarca da kolaylıkla hesaplanabilir."

DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıklar, avukatlar, izleyiciler ve mahkeme heyeti salondaki yerini aldı. Duruşma başladı. Sezen Algedik kürsüde. Algedik'in sorgusu ve avukatının beyanının ardından Sami Özge Arıoğlu, sanık kürsüsüne geldi.

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İnce’den 24 Haziran özrü: Elimde olmayan nedenlerle açıklama yapamadım TÜGVA skandalına bir yenisi eklendi: İl Temsilcisi vali ile sürtüşme yaşamış, valiyi görevden aldırmak istemiş! Afganistan’dan kaçan cumhurbaşkanıyla ilgili çarpıcı iddia: Para dolu otomobillerle kaçtı! Bursa'da korkunç olay: 16 yaşındaki kıza cinsel istismar! Erkek kıyafeti giydirip yolladılar