Dört gün önce Guardian gazetesi, Türkiye’ye İngiltere’den gönderilen plastik atık miktarının arttığını yazdı. Bu yılın ilk üç ayında 27 bin tondan fazla plastik atık Türkiye’ye gönderilmiş. 2017’nin aynı döneminde gönderilen miktar 12 bin tondu. İngiltere’den plastik atık ithalatımız ikiye katlanmış.
Olmayan bir şeyi alsak iyi. Bizde tonlarcası var. WWFTürkiye’nin “Plastik Kapanından Çıkış” adlı raporuna göre, Türkiye yılda 1 milyon 240 bin ton plastik üretiyor ve bunun sadece yüzde 40’ı geri dönüştürülüyor. Türkiye aynı zamanda Akdeniz’e en fazla plastik atık boşaltan ülke. Günde 144 ton plastik atık Akdeniz’e gidiyor. Kendi atığımızı toplayamadığımız gibi bir de zengin ülkelerin plastik çöplerini alıyoruz.
Atık ticareti sadece zengin ülkelerle yoksul ülkeler arasında yapılmıyor. İsveç gibi bazı ülkeler, başka ülkelerin atıklarını alıyor, “doğru bir çözüm olmasa da” yakıyor ve enerji üretiyor. Yakma sonucu ortaya çıkan dioksinlerin büyük bölümü tutulsa bile karbondioksit çıkışı nedeniyle bu yöntem bile İsveç’te eleştiriliyor. Bizim sorunumuz ise başka. Doğru dürüst bir geri dönüşüm sistemimiz yok. Kentsel atıkların yüzde 10’undan azı geri dönüştürülüyor. Kalan yüzde 90 toprağa gömülüyor. Kendi sistemini kuramamışken Türkiye’nin başka ülkelerden atık alması onlarca soru işaretini de beraberinde getiriyor. Gelen atıklara ne oluyor? Geri dönüşüme mi gönderiliyor yoksa denize veya toprağa mı gömülüyor? Tüm bu işlemler yapılırken kabul görmüş standartlara uyuluyor mu?
Sorun sadece plastik atık ithalatı da değil. 2017 yılında yürürlüğe giren tebliğ ile tehlikesiz atık kapsamında yer alan kullanılmış elektronik devre kartları veya dış lastiklerin ithalatına yeşil ışık yakıldı. Afrika ve Asya ülkelerinde elektronik devre kartlarındaki altın ve gümüş gibi değerli metallerin çıkarılması sırasında doğaya ve insan sağlığına verilen zararı biliyoruz. Türkiye’de denetimlere güvenebilir miyiz? Radyoaktif atıkların ülkeye elini kolunu sallaya sallaya girdiği, mevzuat ile gerçek hayat arasında dağlar kadar fark olduğu bir ülke Türkiye.
Çöp ya da atık, bu sorunu çözmenin bir tek yolu var. Atık çıkmaması için başta depozito olmak üzere sıkı kurallar koymalıyız. Kartonplastik karışımı içecek kutularından plastiğe, cam şişeden alüminyum kutulara kadar her şey depozitolu olmalı. Bu çöpler evlerde ayrıştırılmalı ve mahallelerde ayrı çöplere atılmalı. Atık toplama merkezleri kurularak, insanların evlerindeki çöpleri o merkezlere götürmeleri teşvik edilmeli. Atığını ayrıştırmayana ceza, ayrıştırana da ödül verilmeli.
Sorun büyüdükçe çözüm arayışları da artıyor ama yeterli mi, tartışılır. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, plastik şişe getirenin İstanbul Kart’ına para yükleyen makinaları kullanıma sokuyor. Küçük pet şişe (0,33 l) atarsan 2 kuruş alacaksın. 130 şişe suyu makinaya atarsan bir metro bileti bedavaya geliyor. Umarım kimse bu kadar pet şişe tüketmiyordur. İyi niyetli bir çaba ama etki yaratması zor. Şimdi aynı pet şişenin depozitolu olduğunu ve depozito bedelinin de 50 kuruş olduğunu düşünün. Aynı makinaya pet şişe atanın kartına 50 kuruş yazılsa, hangisi daha etkili bir geri dönüşüm seçeneği olur? İki kuruş için kimse uğraşmayacak ama geri ödenecek para 50 kuruş olursa o şişeler makinaya gider. Sistem kurulmuş, yapılması gereken tek şey depozitoyu hayatımızın bir parçası haline getirmek.
Atık sorunu ancak sıkı kurallarla çözülür. Çöp toplama günleri, farkındalık çabaları birer yanılsama. Kurallar koymaz, dünyaya ayak uydurmaz veya gecikirseniz, birçok alanda olduğu gibi çöp teknolojiler ülkenizi istila etmeye başlar. İklim hedefimiz yok ülke kömür santrallarıyla doluyor. Güvenlik kültürü ve demokrasi yok, nükleerciler için pazar olduk. Hava kirliliğine dair sınır değerlerimiz dünyadan düşük, herkesin yasakladığı dizel otomobiller yollarımızı kapladı. Dünyanın en iyi çevre standartlarını değil, şirketlerin işine gelen hedefleri benimserseniz “üçüncü dünya”ya kapılarınızı açarsınız. “Dünya beşten büyüktür” tekerlemesiyle olmuyor bu işler…
https://www.birgun.net/haberdetay/ithalcopumuzeksikti234356.html
Cumhuriyet tarihinde bir ilk! Kişi başı gelir ilk kez 7 yıl üst üste azaldı!57 izlenme
Gülistan Doku dosyasında kritik aşama! Özel ekipler her yerde didik didik Gülistan'dan bir iz arıyor27 izlenme
İşte Türkiye'nin işsizlik tablosu! 7 kişilik ilana 2 bin başvuru!104 izlenme
Asgari ücrete acil ara zam çağrısı, CHP'den dikkat çeken 'enflasyon' çıkışı21 izlenme
Vergi Uzmanı Ozan Bingöl, Dilan Polat kararını yorumladı: "Aklanmaya ihtiyaç duyulan para 60 milyar dolar"42 izlenme
'Başı açık kız görünce sinirleniyorum' diyen skandal müdüre mahkemeden büyük şok!707 izlenme
Kılıçdaroğlu'nun MYK'sına giren Nevaf Bilek'e ailesinden tepki: "Genel Başkanımız Özgür Özel'dir"20 izlenme
Yavaş duyurmuştu, Ankara Barosu’ndan destek geldi: Kol saatinin yerine Atatürk geliyor…139 izlenme