Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesince yazılan 9 sayfalık gerekçeli kararda, davacı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatının sunduğu dava dilekçesinde, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun 21 Kasım 2017’deki grup toplantısında birtakım belgeler açıklayacağını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakınlarının yurt dışına milyonlarca dolar para transfer ettiğini iddia ederek iftira yollu hakaret ettiğini ifade ettiği belirtildi.
Gerekçeli kararda, dilekçede, Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar iddiasını ispat eden bir belgeyi de kamuoyu ile paylaşmadığı, 13 Şubat’taki grup toplantısında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan, küçük düşürücü, aşağılayıcı iftiralara ve ağır hareketlere devam ettiği, daha önce defaatle tekrar etmiş olduğu gerçek dışı beyanları yineleyip, basın yolu ile saldırıda bulunduğu belirtilerek, 500 bin lira manevi tazminata hükmedilmesi istendiği ifade edildi.
Davalı Kılıçdaroğlu’nun söz konusu programda yaptığı konuşmalara da yer verilen gerekçeli kararda, yargılama sırasında savunma yapan Kılıçdaroğlu’nun avukatının, konuşmada hakaret kapsamında görülebilecek tek bir söz bile bulunmadığını savunarak davanın reddini istediği anlatıldı.
Gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi: “Görüldüğü üzere, davalı taraf yaptığı konuşmada, davacı hakkında inanılması güç ve kabullenilmesi mümkün olmayan hakaret dolu ifadelerde bulunmuştur. Her ne kadar davalı vekili, yapılan konuşmadaki ifadelerin konuşma bütünlüğü esas alınarak ifade hürriyeti kapsamında ele alınması ve özellikle de siyasetçiler bakımından katlanılması gerektiğinden bahsetmiş ise de, konuşma bütünlüğü içinde dahi doğrudan davacı tarafa hakaret teşkil eden bu sözlerin ifade hürriyeti kapsamında korunmadan yararlanması mümkün değildir.
AİHM’nin kararlarında da bu tür ifadelerin ‘düşük değerli ifade’ olarak kabul edildiği ve korunmadan yararlanamayacağı bilinmektedir. Siyasetçi de olsa, hiç kimsenin bu denli ‘düşük değerli ifadeye’ katlanma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Gerçekten de aynı zamanda ülkemizin Ana Muhalefet Partisinin de Başkanı olan davalının söylediği sözlerin ne anlama geldiğini en iyi bilebilecek kişilerden olduğu tartışmasızdır.”
Gerekçeli kararda, davalı Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik olarak “namus ve şeref yoksunu”, “firavun”, “terör örgütüne yardım ve yataklık ettin sen”, “herkesin oyuncağı ve maşası olma”, “gayri milli”, “şerefsiz” şeklinde sarf ettiği bu sözlerin ifade hürriyeti veya eleştiri ile hiçbir ilgisinin de bulunmadığı vurgulandı.
Bu denli “düşük değerli bir ifadeyi” ifade olarak kabulün de olanaksız olduğu vurgulanan gerekçeli kararda, “Ne var ki, davalı taraf konuşmasında, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı olan davacıya yönelik olarak eleştiriden ziyade eleştiri adı altında hiçbir hukuk düzeni tarafından korunmadan yararlanması mümkün olmayan ağır hakaretlerde bulunmuştur.” denildi.
Gerekçeli kararda, davalı tarafından 13 Şubat’taki grup toplantısında yapılan konuşmanın haksız fiil niteliğinde olduğu, bu haksız fiilden kaynaklı olarak davacının kişilik haklarına ağır saldırıda bulunulduğu, siyasetçi de olsa hiç kimsenin açıkça hakaret teşkil eden bu denli “düşük değerli ifadelere” katlanma yükümlülüğünün bulunmadığı kaydedildi.
Davacının sıradan bir siyasetçi olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanan gerekçeli kararda, şu ifadelere yer verildi: “Kendisinin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanı olmasından kaynaklı olarak ayrı ve istisnai bir konumunun bulunduğu, bunun gerek Anayasamızda ve gerekse de kanunlardaki ayrık düzenleme yapılmasından dahi anlaşıldığı, keza davalının da Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı olduğu ve sorumsuz olmadığı, söylediği sözlerin ne anlama geleceğini bilmesi/bilebilmesi gerektiği, hiçbir hukuk düzeninin ifade hürriyeti adı altında hakaret edilmeyi hoş göremeyeceği, tarafların sosyal konumları, davalı tarafça işlenen eylemin ağırlığı da dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.”
Gerekçeli kararda, bu nedenle 130 bin lira manevi tazminatın, 13 Şubat’tan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan alınarak davacı Recep Tayyip Erdoğan’a verilmesine karar verildiği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel tarafından İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13 Şubat 2018 tarihindeki partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ısrarlı bir şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan, küçük düşürücü, aşağılayıcı ve gerçek dışı ithamlar isnat ettiği belirtilmişti..
Dilekçede, davalı Kılıçdaroğlu’nun sarf ettiği sözlerin davacı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği vurgulanarak, 500 bin lira manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmişti.
İSTANBUL (AA)
https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/kilicdaroglunun130binliraliktazminatkarariningerekcesiyazildi2787043/
Devletten 751 milyon TL fazla ödeme almıştı, AKP’den aday adayı oldu63 izlenme
Korkmaz Karaca'nın istifası sonrası Sedat Peker'den ilk açıklama138 izlenme
Atatürk Orman Çiftliği alanları ‘talan’ ediliyor… Açık artırma ile kiraya çıktı!117 izlenme
Bağımsız belediye başkanı AKP'den aday oldu salondan kovuldu: "Adil dışarı"29 izlenme
Erdoğan’ın memleketinde oturma eylemi: "Reis mağdurdan yanaydı şimdi zenginden yana"31 izlenme
Yangın tüpünün fiyatı bir gecede neredeyse iki katına çıktı15 izlenme
2024 yılında da devlet emlakçı gibi çalışacak36 izlenme
Yılın ilk 5 ayında 47 bin 128 esnaf kepenk kapattı!26 izlenme
Kılıçdaroğlu’ndan Kirişci’ye ‘hamburger’ yanıtı: "Hemen istifa hemen!"
Sır perdesi aralandı... Canan Kaftancıoğlu yazısı nedeniyle istifa eden Albayrak ayrılma sebebini açıkladı
İsmail Saymaz’dan Atatürk’e lanet okuyan Ali Erbaş’a çok sert sözler!
Diyanet İşleri Başkanı 'Keşke Yunan galip gelseydi' diyen Kadir Mısıroğlu'nun izinde: Zaferi görmediler, Atatürk'ü anmadılar!