Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26 Ağustos 2026 tarihinde yeniden başlatılan soruşturmada kritik bir gelişme meydana geldi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla mezarı açılan eski MİT Asya Bölge Başdanışmanı Kaşif Kozinoğlu'nun otopsi ve laboratuvar raporu ortaya çıktı. Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de cezaevindeki şüpheli ölümünün ardından resmi ilk açıklamalar ve o dönemki raporlar ölüm nedeninin kalp krizi olduğun yönündeydi.
SABAH’ın haberine göre; 15 yıl sonra gerçekleştirilen incelemede DNA analiziyle naaşın yüzde 99,99 ihtimalle Kozinoğlu'na ait olduğu kesinleşirken, toksikolojik taramalarda siyanür veya ilaç etken maddesine rastlanmadı. Öte yandan rapordaki en çarpıcı detay ise mezar toprağında hiç bulunmayan toksik madde antimonun saçın gramında 548, tırnakta ise 7 bin 2 nanogram gibi son derece yüksek oranlarda saptanması oldu.
Antimon'un kimyasal yapısı ve zehirleyici etkisi arsenikle büyük benzerlik gösteren, yüksek dozda akut zehirlenmeler ile kalp krizine yol açabilen antimonun topraktan sızmadığının kanıtlanması kafalarda soru işaretleri yarattı.
Dokulardaki bu zehirli unsurlar ve tüm çelişkili bulgular ışığında, ölümün arkasındaki sır perdesini aralayacak nihai kararı Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu verecek.
Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 19 Ekim 2026 tarihli raporda, 12 Eylül 2026'da fethi kabir işlemiyle mezardan çıkarılan naaşın ileri derecede çürüme ve iskeletleşme sürecinde olduğu kaydedildi. Biyoloji İhtisas Dairesi'nin incelemesinde, kemik numunelerinden elde edilen DNA profili ile aile bireylerinden alınan örneklerin karşılaştırılması sonucu naaşın Kaşif Kozinoğlu'na ait olduğu belirlendi.
Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi'nce doku, kemik, saç, tırnak, kefen ve mezar toprağı dahil 36 ayrı numune üzerinde geniş kapsamlı tarama yapıldı. Siyanür, uyuşturucu veya böcek zehirlerine rastlanmazken; kurşun, nikel, arsenik ve kadmiyum gibi ağır metaller tespit edildi. Fizik İhtisas Dairesi'nin radyasyon taraması ise temiz çıktı.
Raporda en dikkat çeken husus, incelenen 7 farklı mezar toprağı numunesinin hiçbirinde antimon maddesine rastlanmamasına rağmen, antimonun tırnakta 7.002 ng/g, saçta 548 ng/g, sabunlaşmış dokularda 720 ng/g ve kemiklerde 175 ng/g seviyelerinde tespit edilmesi oldu.
Kurşun, nikel ve arsenik gibi metaller mezar toprağında yüksek çıktığı için post-mortem difüzyon (topraktan sızma) ihtimali bulunurken; toprakta sıfır çıkan antimonun biyolojik dokularda bu denli yüksek olması, maddenin dışarıdan vücuda alınmış olma ihtimalini ve adli şüpheleri kuvvetlendirdi.
Adli tıp literatüründe hücre düzeyinde arsenikle benzer tahribat yaratan antimonun; şiddetli gastrointestinal bozukluklara, karaciğer-böbrek yetmezliğine ve kardiyovasküler şoka yol açarak ölümcül sonuçlar doğurabildiği biliniyor. Kozinoğlu'nun 2011'deki şüpheli ölümünde o dönem ölüm nedeni olarak kalp krizinin gösterilmesi de dikkat çekiciydi.
Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce cezaevinde kahve içtiğine dair iddialar ve soruşturma dosyasına yansıyan şüpheler, raporda ortaya çıkan Antimon ve Arsenik bulgularıyla birlikte yeniden değerlendirilmeye alındı. Adli toksikoloji literatüründe kahve, acı aroması, keskin kokusu ve yoğun yapısı nedeniyle kimyasal maddelerin tat ve koku farklılıklarını gizleyebilen son derece etkili bir taşıyıcı araç olarak biliniyor.
Özellikle suda ve sıvılarda çözünebilen Antimon ve Arsenik gibi ağır metallerin, kahve gibi şekerli veya aromalı sıcak içeceklere karıştırıldığında fark edilmesi ise oldukça zor. Sıvı formda alınan zehirli kimyasalların sindirim sisteminden kan dolaşımına hızla karışarak vücutta ani etkiler gösterebildiği ifade edilebiliyor.
Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen genel soruşturmada bugüne kadar 30 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Aralarında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, eski MİT mensubu Enver Altaylı, infaz koruma memuru ve acil tıp teknisyenlerinin de yer aldığı 9 şüpheli tutuklandı, 1 memur hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Soruşturmanın en ilginç ayrıntılarından birini ise Kurtlar Vadisi Pusu dizisi oluşturdu. Savcılık, Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce yayımlanan bölümlerde "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin fenalaşarak öldürüldüğü sahneler ile gerçek ölüm arasındaki zamanlamayı mercek altına alarak dizi ekibinin ifadesine başvurmuştu. Delil karartma, gecikmeli müdahale ve suikast iddialarına ilişkin adli süreç çok yönlü olarak sürdürülüyor.
NEFES
Çarpıcı iddia! Arınç’ın sözleri AKP içerisinde çoğunluk tarafından destekleniyormuş!83 izlenme
Merkez Bankası'nın indiriminden Diyanet vazife çıkardı: Merkez'e Cuma fetvası55 izlenme
Abdulhamit Gül'ün ardından AKP kulisleri hareketlendi iddiası: "Sırada 4 Bakan var"68 izlenme
AKP’nin deprem rantı hız kesmiyor: 2.8 milyarlık ihale özel davetle verildi34 izlenme
‘Geçinemiyoruz’ diyen sektör çalışanları: İş yerleri açılsın95 izlenme
Murat Kurum'un 'bedava çorba' vaadine Deniz Zeyrek'ten günün yorumu: "İktidarın 21 yıllık özetini bu kadar güzel yapamazdım"54 izlenme
Fatma Betül'den 60 özel kaleme 'kovma kıyağı'18 izlenme
Eren Bülbül’ün annesinin yaptığı açıklamanın kesilen bölümleri: "Bunların silah bırakacağına inanmıyorum. ‘Bırakıyoruz’ diyecekler bize gözdağı verecekler yine bırakmayacaklar42 izlenme
LGS'de şaibe iddiası büyüyor: Tek okulda 36 öğrenci 500 tam puan aldı!
Sağlıkta skandallar bitmiyor: Yenidoğan çetesinden sonra stent ve göz çetesi patladı!
Biden ile Zelenskiy arasında atışma
Mansur Yavaş'tan Melih Gökçek'e olay yaratacak gönderme: "Kimleri zengin ettiğinin iki kitap dolusu öyküsü var!"