İstanbul’da 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada Adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden, aralarında şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, iş insanı Bilal Kadayıfçıoğlu’nun oğlu Alaattin Kadayıfçıoğlu ve türkücü İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı.
Soruşturmanın kilit isimlerinden Aleyna Kalaycıoğlu’nun emniyette verdiği ifade de ortaya çıktı. Kalaycıoğlu ifadesinde, saldırı anına dair yaşananları detaylı şekilde anlatırken, hayatını kaybeden Kundakçı ile eski sevgilisi rapçi Vahap Canbay arasındaki ilişkiye dair bilgiler paylaştı.
Habertürk'ten Mustafa Şekeroğlu'nun haberine göre Aleyna Kalaycıoğlu'nun emniyette verdiği ifadesi ortaya çıktı. Aylık gelirinin 250 bin lira olduğunu belirterek geçimini şarkıcılıkla sağladığını söyledi.
"KUBİLAY, VAHAP'IN AYAK İŞLERİNİ YAPARDI"
Aleyna Kalaycıoğlu’nun emniyette verdiği ifade:
Benden sorduğunuz Kubilay Kaan KUNDAKÇI isimli şahsı eski erkek arkadaşım Vahap CANBAY aracılığıyla tanıdım. Vahap'ın ayak işlerini yapardı. Vahap onu yeri geldiğinde şoför olarak kullanır, kimi zaman market alışverişine gönderirdi. Bu işleri parasal karşılığı için değil ona yakınlığından yapardı. Bazen Vahap benim de yanıma Kubilayı gönderir, bana yardımcı olur, ulaşımımı sağlardı. Çok ta sevdiğim bir kardeşimdi, samimiyetimizde vardı.
Ben telefonu Kubi adıyla kayıtlıydı, Vahap tan bağımsız olarak ta görüşür konuşurduk. Arabalar konusunda ilgiliydi, kendi aracımı ona verirdim, benim aracımla da gezerdi. Bir keresinde Vahap beni kendi aracında alıkoyduğunda şoförü Kubilay'dı, bu olay bir sene kadar önceydi, o gün Vahap in doğum günüydü, doğum günü çıkışı Vahap ile tartıştık ve beni aracında alıkoymuştu, o gün aracında şoförü Kubilay'dı. Kubilay in ayrıca futbolcu olarak Kars iline transfer olduğunu bilirim.
Hatta kendisi için eski futbolcu arkadaşlarım ile de fazlaca görüşme yapmışımdır, amacım onun iyi bir kulübe transferiydi. Kubilay Vahap ile çok yakındı ancak geçmişte Vahap in Bağcılar'daki müzik stüdyosunun örgüt tarafından taranması neticesi ailesi Kubilay'ı uzun bir süre kendisiyle görüştürmemişti. Bu olaylardan dolayı da Vahap in abisi cezaevinde tutukludur, bildiğim kadarıyla 35 yıl ceza almıştır. Kubilay in bildiğim kadarıyla sabıkası yoktur, silahlı yoktur, üzerinde hiç silah görmedim, uyuşturucu madde alışkanlığı yoktur. Saf ve temiz bir çocuktur.
"ALAATTİN İLE TANIŞMADAN İKİ HAFTA ÖNCE VAHAP İLE AYRILDIK"
Benden sorduğunuz Alaattin KADAYIFÇIOĞLU isimli şahsı iki hafta öncesine kadar tanımazdım. Annem Alaattin'in ailesinden birilerini tanırdı, düzgün bir aileden geldiğini ve Alaattin bana ilgisi olduğunu annem bana söyledi ve bir bakıma görücü usulü biz Alaattin ile iki hafta kadar önce tanışarak konuşmaya başladık. Alaattin ile tanışmadan iki hafta öncesi de Vahap ile ayrılmıştık.
Alaattin bildiğim kadarıyla armatördür. Annem benim bu kişiyle tanışmamı, bu kişi düzgün bir aileye sahip artık düzgün insanlarla görüş diye beni uyararak bu kişiyle tanışıklığımı destekledi. Çünkü annem Vahap ile beraberliğimden de son derece rahatsızdı. Alaattin tanışmamızdan bu yana kendisinden tamamıyla olumlu elektrik aldım, kendisi bana karşı çok saygılı ve kibar davranırdı. Bu durum kendisiyle ilişkimizin çok daha hızlı ilerlemesine yol almasına vesile oldu. Alaattin in bildiğim kadarıyla bir sabıkası olmadığını bilirim. Silahı olduğunu bilmezdim. Olay gününe kadar da kendisinde silah görmedim.
"VAHAP'IN MAFYATİK GRUPLARLAR İLİŞKİSİ VARDI"
Benden sorduğunuz Vahap CANBAY isimli şahsı tarihten bir buçuk yıl öncesinden beridir tanırım. Kendisi eski erkek arkadaşım sevgilim olur. Kendisiyle ilk tanıştığımız zamanlarda doğup büyüdüğü Bağcılar ilçesinden Beylikdüzü ilçesine ailesiyle taşınmıştı. Bağcılar da stüdyosu taranması olayından sonra Bağcılar dan uzaklaşmışlardı. Kendisi rap müzikle uğraşırdı. Tanıştığımız sıralar ben annem ve engelli kız kardeşim Cansu ile birlikte Zekeriyaköy de yaşıyorduk. Daha sonrasında annem, Cansu ve ben Beykoz Acarkent'e taşındık.
Vahap sürekli olarak bizim arkadaşlarını getirip kalmaya başlayınca annem bu durumdan rahatsız oldu ve biz annem ve kardeşime ayrı bir ev, Vahap ile ben ayrı bir eve çıkmaya karar verdik. Annem şu an ki adresim olarak tanımladığım yere taşındı. Bizde Vahap ile Şişli Trump Towers'taki dairemize taşındık. Vahap ile beraberliğimiz süresinde çeşitli mafyatik gruplarla ilişkileri olduğu gördüm gözlemledim, benim yanımda telefon görüşmeleri yapıp yine başka kişilere bu görüşme içeriklerini anlatırdı.
"CASPERLAR, DALTONLAR GRUPLARININ ADINI ANARDI"
Kamuoyunu Casper Dalton vb isimlerle meşgul eden suç gruplarının adını anardı. Ticari manada yakınlıkları nedir bilmem ama abisinin cezaevine girmesi ve kendi ofisinin bulunduğu çevre ile ilgili bağlantıları olduğunu düşünüyorum. İlişkimizin ilk altı ayından sonraki süreçte Vahap tarafından bana yönelik özellikle psikilojik baskı ve psikolojik şiddet, kısıtlamalar ve tehditler başladı. Spora gidemiyordum, arkadaşlarımla buluşamıyor, görüşemiyordum.
"KAVGALAR BÜYÜDÜ, KAFA ATMALAR OLDU"
Daha önce müzik yaptığım tüm çevremle iletişimimi kopardı ve beni kendisinin de prodüktörlüğünü yapan Yalçınay YILDIZ'a mahkum etti. Ben kendisine olan sevgimden söylediklerini yaptım, ama mutsuz ve rahatsızdım. Süreç ilerledikçe kavgalarımız büyüdü ve fiziksel şiddete de başladı. Beni kolumdan tutup tartaklamalar ve kafa atmalar gibi şeylerdi. Bu kavgalar üçüncü kişilerinde de önünde olurdu, çünkü evde sürekli olarak kendisinin misafirleri olurdu.
Birlikte kaldığımız ev erkek ambarı gibiydi, evde mutlaka kendisine ayakçılık eden Kubilay, abisi Erdem, prodüktör Yalçınay birilerinden biri evde olurdu. Daha sonrası bu yaşadıklarımı annemle paylaştığım için ve annemin gözü önünde de çok kavga yaşadığımızdan Vahap in da anneme çok büyük saygısızlıkları olduğu için annem yavaş yavaş ilişkimi desteklememeye başladı.
"KÖPEKLERİMİ ODAYA KİLİTLEDİ"
Vahap CANBAY da bu durumu öğrendiği için anneme kinlenmeye başladı. Beni annemle üç ay görüştürmedi, Vahap yüzünden annemle konuşamadım. Vahap bir keresinde Fransa tatili dönüşünde de havalimanında beni tartakladı, polisten yardım istedim ancak neticesinde adli işlem yaptırmadık, müracaatçı olmadım. Vahap ile beraberliğimiz esnasında kendisinin uyuşturucu kullandığını görmedim, kendisinde silah ta görmedim ama çevresinin nasıl bir kitle olduğunu bildiğimden bu gibi suç içeren şeylere erişebilmesinin kendisi için çok güç olmadığını biliyorum. Vahap ile her kavgamızla beni sektörden silme ile çok değer verdiğim köpeklerimi alıkoymakla tehdit ederdi. Köpeklerimi defaten alıkoyup odaya kilitlemiştir.
Prodüktörlerimiz ortak olduğundan ve benim seslendirdiğim iki şarkıda kendisinin sözlere katkısı olduğu için şarkılarımı kaldırarak beni piyasadan sileceğiyle tehdit ederdi. Çünkü benim hayata tek tutunduğum şeyin müzik olduğunu biliyordu. Kısacası mutsuz ve toksik bir ilişkimiz vardı. Kendisinin tanıştığımız süreç içerisinde çokça aracı oldu ama son dönemlerde elindeki her şeyi kaybetti ve bana ait Mercedes C200 marka aracımı aldı, kendi ailesinin aracıymış gibi kullanmaya başladı, aracın sahibi benken kendi işlerime ticari taksi tutarak gitmeye başladım.
Son dönemlerimizde benden para olarak da borç aldı ve maddi olarak ta beni sıkıştırdı, borcunu geri istediğimde de sanki ben ona borçluymuşum gibi bana bağırdı, üzerime yürüdü, başkalarından da borç istememi kısıtladı. Son günlerimizde psikilojisi iyice bozuldu ve bana sarmaya başladı, ben hiçbir yere çıkamaz oldum. sadece evde Yalçınay ile müzik yapabilir oldum ve her gün ağlayarak yatağın içinde zaman geçirmeye başladım, bu durumun neticesi ayrılmamızla sonuçlandı.
Vahap ile son dönemlerimizde en çok ters düştüğümüz durumda şu idi, kendisi bana söylediği, yaptığı hataların, uyguladığı psikolojik ve fiziksel şiddeti konu bittikten sonra kesinlikle kabul etmemesiydi. Ben kendisinde gördüğüm sıkıntıyı dile getirmeye çalıştığımda senin psikilojin iyi değil, sen psikoloğa git, bu köpeklere de bakamazsın diyerek köpeklerimi benden almaya çalışırdı. Bu durum bizi iletişimsiz hale getiriyordu ve ilişkimizi kopma noktasına getiriyordu. Yine bir tartışmamızda köpeğimi alıp evden çıktım. Kendisine ayrılık mesajı attım, yapamadığıma ilişkimizin toksik olduğunu dair. Vahap ta cevap olarak beni bu şekilde mi bırakacaksın eyvallah Aleyna dedi. Bu şekilde kendisini her yerden engelleyerek ilişkimi bitirdim.
İlişkimizi o gece karşılıklı anlaşma şeklinde bitmiştir. Benden sorduğunuz Yalçınay YILDIZ isimli şahsı da Vahap aracılığıyla tanıdım. Vahap beni bu kişi dışında kimseyle çalıştırmadı. Yalçınay da Vahap in yancısı ve ayakçısı konumundadır. Yalçınay da bizimle birlikte yaşamaktaydı, evimizin salonunda kalmaktaydı. Vahap Yalçınay'a her işini gördürüp para dahi vermezdi, Yalçınay ın en büyük kazancı bendim, çünkü kendisi sayesinde kazanımlarımın hemen üzerine kendisine ödememi yapardım, son son bu ödemelere de Vahap çökmeye başlamıştı. Yalçınay'ı severim.
Hatta kendisini mutlu edeceğini düşündüğüm saçlarını da ben ektirdim. Yalçınay'ın annesi Canbaylar ile olmasını istemezdi. Oğlum paranı kazanacağın yere git bunlar seni sömürüyorlar, bu insanlar çok tıklanan insanlar sana nasıl paranı vermezler derdi. Yalçınay in da babası cezaevindedir. Bakması gereken bir kız kardeşi olduğu için kendisini oradan çıkarmak istese de bir şekilde Vahap tarafından dışarıda aç kalacağı iddiasıyla manipüle edilerek gitmesi engellenirdi. Zaman zaman Yalçınay bana bu konulardan dert yanardı, benim dertleşirdi, gitmek istediğini ancak elinin kolunun bağlı olduğunu söylerdi. Ne olursa olsun Vahap in emrinden çıkmadığı için her zaman benim gözümde Vahap in savunucusu durumundadır. Vahap bana vursa da Yalçınay vurmadı der, kendisi böyle bir karakterdir.
OLAY GÜNÜNDE NELER YAŞANDIĞINI ANLATTI
Olay tarihi olan 19/03/2026 Perşembe günü bir gece öncesinden Alaattin in Kandilli de bulunan tek başına yaşadığı evinde birlikte kaldık. O sabah işe gitti, ben de stüdyoda kayıt almam gerektiğini söyleyerek Bertin ofisi olarak adresini verdiğim olay yerindeki ofise geçtim. Yalçınay da kayıt için orada olacaktı. Çünkü bitmemiş çalışmalarımız vardı.
Ben saat: 15.00 sıralarında stüdyodaydım. Yalçın a da saat: 16.00 gibi orada olmasını söyledim. Alaattin bana ulaşımımı sağlamam için araç vermişti. Yanlış hatırlamıyorsam plakasını tam hatırlamadığım 34 AK ve rakam grubunda 21 olan BMW marka siyah renkli bir araç vermişti. Ben köpeğimle birlikte stüdyonun önüne geldim. Araç elektrikli olduğundan aracı durdurmayı başaramadım, ekranın kapandığını görmeyince Bertin'i aradım ya da mesaj attım, kendisine dışarı gelip aracı kapatmasını istedim. Ben ve köpeğim araçtan indikten sonra Bertin aracı kapattı ve birlikte stüdyoya geçtik.
"VAHAP ÇOK KÖTÜYDÜ: ÇILDIRMIŞ VE AĞLAR HALDEYDİ"
Yaklaşık bir saat kadar sonra Yalçınay yolda olduğu halde beni arayıp Vahap'ın çok kötü olduğunu ve eve döndüğünü, bugün yanıma stüdyoya gelemeyeceğini söyledi. Ben de ona işle ilişkilerimizi karıştırmaması gerektiğini söyledim. O sırada telefonu Vahap eline aldı. Çıldırmış ve ağlar halde, bağırarak bana hayatımda biri olup olmadığını sordu. Ben bir şeyler araştırdım, görüştüğün birilerimi var dedi. Bu ihtimalle kendisini ve beni öldüreceğini söyledi. Üstüne basa basa o gün intihar edeceğini, her şeyi yakacağını yıkacağını söyledi. Ben yeni ilişkimden haberi olmasını istemediğim için ilişkimi kendisine söylemedim. İlişkim olmadığını söyledim, kardeşim üzerine yemin ettirdi. Bu diyalogları üzerinden zaman geçince yine kabul etmeyeceğini düşündüğümden Bertin in telefonundan Vahap ile görüşmemizi sesli kayda aldım.
"ALDIĞIM KAYITTA PSİKOLOJİSİNİN NE KADAR BOZUK OLDUĞU GÖZLENECEK"
Oradaki kayıttan Vahap'ın psikilojisinin ne kadar bozuk olduğu da gözlenecektir. Ona sakin bir dille ilişkimizin bittiğini ve kendisinin de bu durumu kabullenmesi gerektiğini söyleyerek telefonu kapattım. Bu görüşmenin öncesi ya da hemen sonrasında aynı gün Kubilay beni aradı ve abla ben sizi barıştırmak istiyorum, oraya gelmek istiyorum dedi. Ben de Kubilay a ısrarla bu olaya dahil olmaması gerektiğini, onun gelmesiyle barışmayacağımı, Vahap in araya kimseyi sokmaması gerektiğini, ilişkimizin bittiğini, Kubilay'ın da ailesiyle zaman geçirmesini, bizimle meşgul olmaması gerektiğini söyleyerek ısrarla gelmemesi istedim ve telefonu kapattım. Bizim bu diyaloglarımız üzerine Bertin bana şu aracı ben biraz uzağa çekeyim dedi.
Çünkü birkaç gün önce evden eşyalarımı aldırmak için benzer plakalı bir aracı Vahap ile birlikte eski kaldığımız eve gönderdiğimde Vahap plaka üzerine aracın şoförü, eşyaları almak üzere giden kadın çalışanı sıkıştırarak sorular sorup Vahap kendince araştırma yapmış, şoför de aracı Zuhal Hanım gönderdi diye geçiştirmiş. Bertin in bu konudaki hassasiyeti de Vahap yeni bir beraberliğe başladığımız Alaattin i öğrenmesin diyedir.
Bu yüzden bizde Bertin in aracıyla yemek yemeye çıktık. Köpeğimi de stüdyoda bıraktım. İçeride bir temizlik abla vardı. Bertin ile yemek için dışarı çıktığımız sırada stüdyonun alt sokağından geçerken telefonum çaldı, telefonumda Rapnoz adıyla kayıtlı Yalçınay arıyordu ancak yanında Vahap in olduğunu, onun benimle görüşmek istediğini bildiğimden telefonu açmadım. Yalçınay ısrarla Bertin i aramaya başladı. Bertin telefonu açtı. Yalçınay geldiğini, stüdyoya girmek istediğini söyledi. Ben de tek başına gelmediğini düşündüğümden köpeğimi de çalarlar diye temizlikçi ablaya telefonla geri dönüp kimseyi içeriye almamasını söyledik, zaten abla da bu gelenleri tanımadığından bizden cevap almadan onları içeriye almamıştı.
"VAHAP'IN BANA ZARAR VERECEĞİNE EMİNDİM"
Bu süre zarfında Yalçınay a stüdyoya geri dönmeyeceğimi, o gün için artık çalışmayacağımızı, saatin geç olduğunu söyledim ve Bertin ile yemeğe gittik. O sırada Bertin in stüdyo kamerasından ve stüdyoya yakın oturan stüdyo girişini görür mesafedeki arkadaşını aradık. Bertin in arkadaşına sokak üzerinde Kubilay'ın babasının beyaz renkli doblo aracı olduğunu bildiğimizden bu özelliklerde bir araç olup olmadığını sorduk. Bertin in arkadaşı yok dedi.
Bunun üzerine sokakta gördüğü ve içerisinde birilerinin olduğu araç var mı diye sorduğumuzda Bertin in arkadaşı birkaç araç saydı, ama bunlardan 16 plakalı BMW marka bir aracı Kubilay'ın kullandığı araçlardan diye bildiğimden içinde kimse var mı diye ayrıca sordum. İçinde birileri var bir şey bekliyorlar dedi. Bunun üzerine ben annemi aradım, bu araçta Vahap ın olduğuna ve bana zarar vereceğine emindim. Çünkü ısrarla o kadar süre beklemezlerdi.
Çünkü günler öncesi de arkadaşlarımın evinde kaldığımı tespit edip bu arkadaşlarımın evlerinin önüne de Vahap geldi ve benim aşağıya inmemi mail atarak istedi. Ama ben kendisiyle hiçbir şekilde iletişimde olmadım. Bertin ile yemek yerken korkmuş durumdaydım ve kaçacak delik arıyordum, titriyordum, ilk defa kendimi böyle hissediyordum. Annemi aradım.
Beni stüdyoda beklediklerini söyledim. O sırada Alaattin i arayıp stüdyoya geri dönmeyeceğimi, Vahapların beni beklediğini söyledim. Bu mesajlar telefonumda kayıtlıdır. Alaattin de bana oradan kalkınca yani yemekten kalkınca direkt eve gelmemi söyledi. Annem de korkuyla defalarca beni arayıp kendisinin yanına gitmemi söyledi. Ben de annemin gönlünü almak için önce anneme sonrasında Alaattin in evine gitmeye karar verdim. Korktuğumdan Bertin de yanımdaydı, kendisini de stüdyoya göndermeyeceğimi söyledim.
Bu sebeple anneme birlikte gittik. Bertin de yanımdaydı. Bertin in stüdyoya yakın oturan arkadaşı Kenan dan içinde Vahap in olduğunu düşündüğüm 16 plakalı aracın halen stüdyo önünde beklediği haberini aldık. Alaattin ile görüşmem de Alaattin polisi arayalım bu kişileri ihbar edelim dedi. Benim canımı sıkmamam için Alaattin bana uzun uzadıya moral verici bir mesaj attı. O gecen benim yeni şarkımın platformlara yüklenmesi gerekiyordu. Ben halen annemde iken Yalçınay'ı aradım ve nerede olduğunu sordum. Bana evin yakınlarında bir tekeldeyim dedi. Ben de ne kadar zamana evde olursun diye sorduğumda yarım saate kadar evdeyim dedi. Ben benimle dalga mı geçiyorsun, evle tekel arası nasıl yarım saat olur dedim.
O sırada annem yalan söylediklerini ve orada pusuda beklediklerini bildiği için görüntülü konuşmayı kendisine çevirerek oğlum n'oluyor, lütfen herkes haddini bilsin, lütfen kendinize gelin artık diyerek annelik içgüdüsüyle kendilerine onları çokta kışkırtmadan mesaj verdi. Annem bağırmadan çağırmadan sakin bir dille Yalçınay ile görüştü.
Bu görüşme esnasında Bertin de şahitti, Yalçınay da tamam abla diyerek telefonu kapattı. Bu görüşme vesilesiyle annemin evinde olduğumu anladılar. Ayı zamanda stüdyo çevresini de Bertin in arkadaşı ile takip ettiğimizden görüşmeden sonra aracın oradan ayrıldığını haber aldık, halen annelerde otururken Alaattin beni almaya yanımıza geldi.
Birlikte Alaattin in evine gidecektik. Alaattin ile birlikte gelen Vito marka araçtaki iki kişi hem benim Bertin in stüdyosunun yakınlarına bıraktığım aracı alacak hem de köpeğim irice bir hayvan olduğundan vip tipi büyük alanı olan bu araca köpeğİ bindirip eve götürecektik. Annemin evinden Bertin i de yanımıza alıp kapının önüne indik. Bertin buraya gelirken kullandığımız kendi aracıyla bizim önümüz sıra stüdyoya vardı.
Bertin de 16 plakalı BMW marka aracın orada olmadığını bize tekrardan teyit etti. Bertin ile mesajlaşmamızda bu detaylar geçmektedir. Annemin eviyle Bertin in stüdyosu arası araçla 5 dakika mesafededir. Biz Alaattin ile siyah renkli binek tipi Mercedes marka araca bindik. Vip araçta önümüz sıra seyrediyordu. Stüdyoya geçip aracı, eşyalarımı ve köpeğimi alıp oradan hemen ayrılacaktım. Bertin e köpeği hazırlamasını, hızlı hareket etmesini rica ettim.
"VAHAP ARAÇTAN BİR ŞEYLER ALMAYA ÇALIŞIR GİBİ EĞİLDİ"
Eşyaları almaya giden vip ile stüdyoya geçtiğimiz vip araç aynı araç olduğundan Vahap a görünmeden, Vahap benim hayatımda bir başkası olduğunu anlamadan bir an evvel oradan ayrılmak niyetindeydik. Biz Bertin ile yazıştığımız sıra Vahapların bulunduğunu tahmin ettiğimiz araç orada yoktu, bizde bu güvence ile hızlı bir şekilde stüdyoya geçip alacaklarımızı alıp ayrılmayı düşündük. Stüdyo önüne geldiğimizde Vahapların aracı geri dönmüştü, farları açık bir şekilde Bertin in arkadaşının attığı fotoğraflardaki konumundaki bekleme halindeydi.
Vahap ve beraberindekilerin beni ve köpeğimi alıkoymak için beklediklerinden emindim, o yüzden tüm gün korkudan titreyerek kendilerinden kaçmıştım. O sırada sokağa Alaattin in aracıyla dönüş yapmıştık. Sokakta dar bir sokak olduğundan araçlar karşı karşıya geldi ve birbirlerimizi görmüş olduk. Vahap ile gözgöze geldim. Vahap önce bana sonra Alaattin e baktı.
Vahap aracın içerisine yere doğru bir şeyler almaya çalışır gibi eğildi. Bu anlattıklarım anlık gelişti, Vahap elini aşağıya uzatmıştı.
"ALAATTİN DE TORPİDODAN SİLAH ALDI"
Alaattin dönüp ne olur devam edelim, burada duraklamayalım, gidelim dedim ve ağlamaya başladım. O sırada Alaattin Vahap in araç içerisinde bir şeyler yaptığını fark edince Alaattin de bizim içinde bulunduğumuz aracın torpidosunu açarak silah aldı, sakin bir şekilde bana dönüp sadece konuşacağım diyerek yürüyerek indi. Ben o esnada araçta ağlıyordum. Sonrasında Alaattin eliyle aracın camına vurarak kardeşim siz niye böyle yapıyorsunuz, bu kızın peşini bırakın gidin dedi.
"KUBİLAY ÖNDE VAHAP YOLCU KOLTUĞUNDAYDI"
O sırada Kubilay sürücü koltuğundaydı, Vahap ise yolcu koltuğundaydı. Aracın konumu itibariyle Vahap in bulunduğu taraf yola bakıyordu, Alaattin de Vahap in kim olduğunu bilmeksizin kendisiyle diyalog kurmaya çalışıyordu. Şoför mahalli duvar tarafındaydı, Alaattin in o tarafa yönelmesi mümkün değildi.
"VAHAP TABANCAYI TUTMAYA ÇALIŞIRKEN SİLAH SESİ DUYDUM"
Alaattin Vahap ile diyalog kurmaya çalışırken Vahap kendi kapısını açmaya, hızlı bir şekilde ittirmeye çalıştı, Alaattin de kapıyı açtırmadı, itişme oldu, bunun üzerine Vahap camını açtı, Vahap eliyle Alattin in tabanca olan elini camdan tutmaya çalışırken bir el silah sesi duydum. Ben Alaattin in silahına dolduruş yaptığını görmedim, Vahap boylu ve uzun kollu biridir, zaten içinde bulundukları araçta iki büklüm duruyordu, oturduğu yerden de elini uzatarak Alaattin e uzanabilmesi mümkündü. Vahap Alaattin in koluna temas ettiği gibi silah patladı.
Ben silah sesini duyunca çığlık çığlığa araçtan çıktım. Ben kimin yaralandığını görmeden çığlık atarak araçtan indim. Araca doğru koşarken bağrışmalardan birinin yaralandığı ya da birine bir şey olduğunu hissettim. Neticesinde bu olayın içindeki kişiler benim hayatımdaki kişilerdi. Kimseye bir şey olmasını da istemeyeceğim kişilerdi. Tüm hafta boyunca bu ve benzeri olaylardan kaçınmıştım, bir nevi korktuğumun başına geldiğinden sakındım.
"ALAATTİN DE ŞOKA GİRMİŞTİ"
Halen kimin yaralandığını görmedim. Kendimce duyduğum silah sesi ve üzerine işittiğim çığlık sesine rağmen kimse vurulmamış olabilir diye de düşündüm, şok geçiriyordum, çığlık çığlığa Kubilay ve Vahap in aracına gitmeye çalışırken Alaattin de şoka girmişti, beni vip aracın içine koydu. O esnada vip araçta bulunan Mustafa RECE ve Hüseyin Can AVCI da olayın şokuyla ne yapacaklarını şaşırdılar. Kimse böyle bir olayın olmasını tahmin etmedi.
ALEYNA İNTİHAR ETMEYE KALKIŞMIŞ
Mustafa abi şoför koltuğundaydı. Araca bindik ve kapı kapandı, Alaattin tabancasını arka kapıdan girişte sağdaki koltuğa bıraktı. Beraberimizdeki Hüseyin abi de muhtemelen diğer aracın direksiyonuna geçti. Ben içinde bulunduğumuz araçta tabancayı görünce elime aldım. Olayın şoku ve birine bir şey olduğu vicdanıyla kendi kalbime doğrulttum. Tetiği çektim ama silah patlamadı, silah boştu.
"SİLAH PATLAMAYACAKTI DİYEREK AĞLAMAYA BAŞLADI"
Çünkü o olayda zarar görmesi muhtemel her bir kimse benim için kıymetliydi, eski arkadaşım ve yanında kardeşim dediğim kişi dahil. Alaattin bana şokun etkisiyle sen ne yapıyorsun diyerek silahı elimden aldı. Ve şokun etkisiyle öndeki Mustafa RECE ye abi ben sadece konuşacaktım, bu silah patlamayacaktı diye anlatarak ağlamaya başladı. Ne yapacağını şaşırdı. Ben o sırada yerde saçlarımı çeker bir şekilde yatıyordum. Alaattin beni yerden kaldırarak yanlışlıkla oldu, kendine gel lütfen ben hiç iyi değilim, yanlışlıkla oldu dedi. Ben halen kime ne oldu bilmiyordum. O sırada Alaattin benim Bertin i arayıp birine bir şey olup olmadığını sormamı istedi.
Ben de olayın şokuyla bir 5-10 dakika hiçbir şey yapamadım, telefonumu dahi elime alamadım. Alaattin sonra bana dönüp ben isteyerek hiçbir şey yapmadım, birine bir şey olduysa yaşayamam, lütfen bir şekilde ara durumu öğren, ambulans çağıralım dedi. Ben o sırada Bertin i aradım, Bertin i aradığımda ambulans oraya gelmişti, kime ne olduğunu sordum.
Bertin Kubilay'ın karın boşluğundan yaralandığını söyledi. Alaattin ısrarla bana durumu iyi mi ciddi mi ambulans gitmiş mi gibi sorular sordurttu, şoktan titriyordu. Telefonu kapattıktan sonra 30 saniye kadar sonra tekrardan Bertin i arayıp durum neymiş sor diyordu. Alaattin Kubilay in durumunun ciddiyetini öğrenmek için arka arkaya 4-5 kez bana Bertin'i arattırdı. Hatta Bertin i arayışımda kendimde konuşacak durumda olmadığımdan telefonu Alaattin'e verip onları görüştürttüm.
Alaattin yaralanan kişiye yardım amaçlı, Bertin e hitaben lütfen durumu takip et, yapılacak bir şey varsa takip edelim, olay bir anda gelişti, arbede esnasında yanlışlıkla silah patladığını izah etti. Ben de olayın tam nasıl olduğunu Alaattin in izah etmesiyle anladım. 10 dakika kadar araçla ilerledikten sonra ben araçtan inmek istedim. Alaattin beni taksiye bindirmek istedi, annene veya bir arkadaşına güvenli bir şekilde git dedi. Ben gelicem gider ifademizi veririz dedi ve ben yanından ayrılıp bindiğim taksiyle en yakınlarda evi bulunan Bertin in yakın mesafedeki evine gittim. Kapıyı çaldım, annesi evdeydi, bana kapıyı açtı. Ben kötü haldeydim, bu sebepten eve girer girmez ne olur bir şey sormayın bana ilaç verin ben uyuyayım dedim. İlacı içer içmez uyudum. Sabah uyandığımda annemin evindeydim.
"NASIL YAŞAYACAĞIMI BİLMİYORUM"
Muhtemelen gece ben orada iken anneme ulaşmışlar, annem de beni polisler gelip ifademi alır diye alıp evine getirmiş, sabahta polisler ifadem için beni evimden alıp büronuza getirdiler. Ben kardeşim olarak gördüğüm bir kişiyi bu olay sebebiyle kaybettim. Bu talihsiz olay sebebiyle vicdanen nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. Çok üzgün durumdayım. Bu olaylar tamamen tesadüfen ve anlık gelişti. Biz o stüdyoya onlar oradan ayrıldığı bilgisini alarak gittik, onların orada olmadığı bilgisini alarak gittik. Ben Alaattin ile yeni başlayan ilişkimden çok mutluydum. O ilişkiyi riske atacak hiçbir hareket ve durumu göze alamazdım. Çünkü uzun süreden sonra ilk kez mutlu olmuştum.
Benim Vahap ile yaşadıklarım tamamen aramızda yaşanmış şeylerdir. Olumsuz şeyler yaşamışsak da Alaattin ya da Alaattin in bu durumları öğrenebileceği kimselere bunları yansıtmadım. Kendisini dolduruşa getirmedim. Ünlü biri olduğumdan yaşantımız göz önünde olmasına rağmen kamuoyu da aramızda geçen olumsuzlukları bilmez. Yani Alaattin Vahap ile aramızda geçen olumsuzluklardan haberdar değildir.
Annem Vahap ile olan ilişkimizi bazı olumsuz olaylara tanıklık ettiği için ben taraflı desteklememiştir. Bu yüzden annemle de Vahap tarafından konuşturulmadım. Vahap annemle de beni ayırmaya çalıştı. Bu yüzden anneme karşı olan nefreti hiç bitmedi. Annemin konuyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Annemi olaya dahil etmesinin sebebi ilişkimin bitmesine duyduğu bu kindir.
Ben %100 engelli kardeşim Cansu'nun ve onun bakımını üstlenen annemin maddi ve manevi tek destekçisiyim. Hayatımı, kariyerimi ve ailemi ya da bir başkasının hayatını riske atacak hiçbir durumun içinde bulunmam ye riske atmam. Bu olaydan mağdurum ve tanık durumundayım. Spontane gelişen olay esnasında yaşananlar anlattığım şekilde olmuştur.
"VAHAPTAN ŞİKAYETÇİYİM"
Bana yönelik fiziksel ve psikolojik şiddetten, tehdit ve şantajdan, ısrarlı takipten dolayı bende Vahap CANBAY dan şikayetçiyim. Kendisi hakkında işlem yapılmasını talep ediyorum. Bertin YILDIZ im bilgisine başvurulmasını ve telefonundaki ses kaydının alınmasını talep ediyorum. Benim telefonumda ifademde belirttiğim detaylar gözlenecektir, tespit edilecektir.
