Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve gelmesinin ardından çıktığı ilk televizyon yayınında; tutuklu ve hükümlülerin avukatlarla görüşmelerinde mevzuat boşluğu olduğunu, bu konuda talimat verdiğini ve bu durumun değişeceğini söylemişti.
Gürlek'in açıklamalarına barolardan tepki geldi. 80 baro ortak yazılı bir açıklama yaptı.
Baroların ortak açıklamasında, savunma hakkının sınırlandırılmasının hukuk devletine zarar vereceği vurgulandı.
Adalet Bakanı'nın; tutuklu kişilerin avukatlarıyla uzun süreli görüşmeler yapabildiğine ve bu yolla çeşitli not ile talimatların dışarıya çıkarılabildiğine ilişkin sözlerine yer verilen açıklamada; bireylerin hem ihtiyaç duydukları hukuki destek hem de dış dünyayla olan bağları noktasında, avukatlık mesleğinin hayati bir önem taşıdığı belirtildi.
Özgürlüğü sınırlanan bireylerin ifade ve savunma gibi temel haklara sahip olduğunun belirtildiği açıklamada; bu haklara dokunmanın, insanın maddi ve manevi bütünlüğüne zarar vermesinin kaçınılmaz olduğu belirtildi.

80 baronun ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Adalet Bakanı sayın Akın Gürlek katılmış olduğu bir televizyon programında; 'Tutuklu kişilerin Avukatları müvekkilleriyle sürekli görüşme sağlayabiliyorlar. Örneğin bir Avukat sabah 8'de giriş yapıyor ve gece 24.00'da çıkış yapıyor. Tutuklu şahıs tüm notlanını tüm açıklamalarını tüm talimatlarını Avukatı aracılığıyla dışarı çıkarabiliyor. Mevzuat boşluğumuz var. Bu konuda Adalet Bakanı olur olmaz gerekli talimatları verdim. Meclisimizin gündemine getireceğiz. Mevzuat değişikliği yapılacak' şeklinde ifadelerde bulunmuştur.
İnsanlığın tarihsel gelişim süreciyle paralel olarak ilerleyen savunma hakkı, güçlü bir tarihsel arka plana sahip olduğu gibi daha da geliştirilmesi konusunda tartışmalar günümüzde de devam etmektedir. Uluslararası sözleşmeler, uluslararası yargı kararları ve ulusal yüksek yargısal organlar her fırsatta savunma hakkının geliştirilmesi konusunda düzenleme yapmakta, içtihatlar oluşturmaktadır. Soruşturmaya başlandığı andan kişilerin özgürlüğüne kavuştuğu ana kadar her türlü sınırlamaya karşı bireylerin yegane önemli temsilcisi ve yardım edeni avukatlardır. Özgürlüğü sınırlanan bireylerin hem duydukları hukuki hizmet ihtiyacı hem de dışarıdaki hayat ile bağlantı noktasında avukatlık mesleği büyük bir yaşamsal önemi ifade etmektedir.
Unutmayalım özgürlüğü sınırlanan insanlar, köle değil bireydirler. İfade hürriyeti ve savunma gibi temel haklara sahiptirler. Bu haklara dokunmanın insanın maddi ve manevi bütünlüğüne zarar vermesi kaçınılmazdır. Yine söz konusu açıklamada, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmanın temsilcisi avukatları yok sayan ve adeta hedef alan açıklamaları kabul etmediğimizi ifade etmek isteriz.
Barolar olarak; insan haklarını koruma ve savunma yükümlülüğümüz çerçevesinde bu söylemlere katılmadığımızı, böylesi düzenlemelerin hukuk devletine ve bağımsız savunmaya zarar vereceğini kamuoyuna saygı ile duyururuz." (ANKA)
Fatih Faruk Özer: Interpol’ün aradığı 30’uncu Türk116 izlenme
Ordu Üniversitesi'nde liyakat bir kavramdan ibaret: Yüksekokullara sekreter atayıp, müdür yapmışlar!109 izlenme
Çöpten yemek yedi, Erdoğan’ın sözleri yeniden gündem oldu! 'Utanmadan sıkılmadan aşı yok, evine götürecek ekmeği yok diyor. Böyle bir yalan olur mu?'66 izlenme
Binali Yıldırım ve oğullarının mal varlığından söz etmek de yasaklandı!202 izlenme
Pamuk üreticisi kan ağlıyor! İplik fabrikaları ithal pamuk kullanıyor!136 izlenme
Seçimin iptalinin arkasında ne var?122 izlenme
Şeriatçı hocanın anmasına katılan vali, yine meydan okudu! "Serçeden korkan darı ekmez"63 izlenme
Sürücüler isyanda! Dolar düştü ama akaryakıt yerinde sayıyor!40 izlenme