Yüksek enflasyon, bütçe açığı ve mali disiplin politikaları nedeniyle yıllardır kemer sıkan vatandaşın önüne şimdi de Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) faturası çıkıyor. NATO’nun 2035 yılına kadar üye ülkelerin savunma ve güvenlik harcamalarını milli gelirin yüzde 5’ine çıkarma hedefi, Türkiye açısından bugünkü rakamlarla yaklaşık 2 trilyon liralık ilave kaynak ihtiyacı anlamına geliyor.
YILLIK 31.8 MİLYAR DOLAR
Savunmaya harcanacak bu devasa kaynak için Türkiye ya ilave borçlanma yapacak ya vatandaşa ilave vergiler bindirecek ya da yoksulun, dar ve sabit gelirlilerin, çiftçinin, esnafın bütçeden aldığı pay düşürülecek. Sonuçta NATO’nun yeni savunma hedefinin faturasını halk ödeyecek. NATO’nun ‘Defence Expenditure of NATO Countries (2014–2025)’ raporuna göre Türkiye, 2025 yılı itibarıyla savunmaya milli gelirinin yüzde
2.09’unu, yani 31.8 milyar dolar ayırıyor. Bu tutar bugünkü kurla yaklaşık 1 trilyon 490 milyar liraya karşılık geliyor. NATO’nun yüzde 5 hedefi esas alındığında ise yıllık savunma harcamasının 76 milyar dolara (yaklaşık 3 trilyon 560 milyar lira) yükselmesi gerekiyor. Türkiye’nin hedefi tutturabilmesi için 2035 yılına gelindiğinde yıllık ilave 44 milyar dolar, yani en az 2 trilyon lira savunma harcaması yapması gerekecek.
Ekonomi yönetimi bu devasa kaynağı sağlayabilmek için ya ilave borçlanmalar yapacak ya yeni vergilerle gelir artırma yoluna gidecek ya da halka yönelik kamu harcamalarını kısacak. İhtiyaç duyulan kaynak çok büyük olduğu için bu üç alternatifin aynı anda uygulanabileceği de ifade ediliyor.
Ek kaynak ihtiyacının vergilerle karşılanması halinde yeni vergi düzenlemeleri veya mevcut vergilerde artış gündeme gelebileceği, borçlanmanın tercih edilmesi durumunda ise faiz yükünün büyüyerek gelecek yılların bütçelerini daha da zorlayabileceği ifade ediliyor. Böyle bir tablonun enflasyonla mücadelenin temel unsurlarından biri olan mali disiplini zorlayabileceği de belirtiliyor. NATO hedefinin, savunma sanayiindeki yerli üretim ve ihracat kaynaklı olarak ekonomiye katkı sağlayabileceği de belirtiliyor.
Son dönemde bütçe tasarrufu adı altında halka yönelik kamu yatırımlarının yavaşlatıldığı, emekli aylıkları ve memur maaş zamlarının da enflasyonun gerisinde bırakıldığı yönünde halktan ciddi şikayetler geliyordu. Aynı şekilde sosyal yardımlar, tarımsal destekler ve birçok yatırım kaleminin de mali disiplin gerekçesiyle sınırlı tutulduğu ifade ediliyordu. Savunma harcamalarının kademeli olarak artırılması halinde bazı kamu yatırımlarının ertelenmesi, başta çiftçiler olmak üzere üretime yönelik desteklerin kısılması, kamu personeli alımlarının yavaşlatılması ve ücret artışlarında kısıtlamalara gidilmesinden endişe ediliyor.
Sözcü
Türkiye'yi kim bu hale getirdi? Bu haber 'Almanya bizi kıskanıyor' diyenlere41 izlenme
Özgür Özel: "Cezaevinde dimdik duran belediye başkanlarımıza 'Kurultayla ilgili bir ifade ver mutlak butlan gelsin biz seni içeriden çıkaracağız' dediler"15 izlenme
İBB'nin "Cumhuriyet ve Gençlik Buluşmaları" etkinliği, hedef gösterildi, kaymakamlık iptal etti17 izlenme
Emniyetten ‘Migros eylemi’ açıklaması45 izlenme
Bakanlığın verileri gerçeği yansıtmıyor mu? 'Sadece Erzurum’da vaka sayısı 500!'104 izlenme
AKP’li olduğu için bekçi yapılanlar mı var?56 izlenme
İBB davasında 15. celse: Kritik günde mahkemenin ara kararı bekleniyor25 izlenme
Antalya yabancıların eline geçiyor! 46 bin konut satıldı54 izlenme