Türkiye'nin eğitim sistemi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) çeşitli vakıf ve dernekler üzerinden imzaladığı protokollerle tartışmaların odağında kalmaya devam ediyor. Bakanlık, özellikle Ülkü Ocakları gibi siyasi bağlantılı yapıların kurduğu vakıflar üzerinden okulların kapılarını dışarıdan müdahalelere açıyor. Bu politikanın son ve çarpıcı örneği Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde kayda geçti. Devlet okulunun sınıfları, bir siyasi partinin gençlik örgütlenmesi olan Ülkü Ocakları'nın tanıtım standına dönüştü.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, daha önce kendisine yöneltilen eleştirilere TBMM çatısı altında sert bir dille yanıt vermiş; "Sizin tarikat, cemaat dediğiniz; bizim STK dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullanmıştı. Bakanın bu sözleri eğitimin birliği yasası açısından büyük tepki çekerken, sahadaki uygulama Trabzon'da kendini gösterdi.

Beşikdüzü Ülkü Ocakları İlçe Başkanlığı, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla, MEB ile imzaladıkları protokol kapsamında okullara girdiklerini duyurdu. Paylaşımda herhangi bir "Eğitim Vakfı" adı arkasına sığınılmaması, doğrudan "Ülkü Ocakları olarak protokol imzaladık" denilmesi ise dikkatlerden kaçmadı.

Protokol kapsamında Beşikdüzü Fatih Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin sınıfları Ülkü Ocakları Uzaktan Eğitim Merkezi'nin (UÖUZEM) tanıtımı için kullanıldı. Ortaya çıkan görüntülerde, devletin öğretmeninin masada oturduğu tahtada ise Ülkü Ocakları mensubu olduğu belirtilen bir kişinin sunum yaptığı görüldü.

Faaliyetler sadece liselerle sınırlı kalmadı. Beşikdüzü Halk Eğitim Merkezi'nde de "İlkyardım ve Farkındalık Eğitimi" adı altında yine Ülkü Ocakları tarafından bir program düzenlendiği ve katılım belgelerinin dağıtıldığı ortaya çıktı.

Okulların ideolojik kurumların faaliyet alanına dönüştürülmesine eğitim sendikalarından sert tepki geldi. TÖBSEN Hukuk Sekreteri Ahmet Karaçay, duruma şu sözlerle isyan etti:
"2 milyona yakın öğretmenimiz var. Bu öğretmenlerle projeler üretmek, bilimsel eğitim yapmak yerine bu gerici vakıflarla, Ülkü Ocakları gibi yapılarla iş üretmenin hiçbir anlamı yok. Ülkü Ocakları, kesinlikle bir siyasi partinin gençlik örgütlenmesidir. Kimse bunu 'eğitim faaliyeti' diye yutturamaz. Bu siyasi örgütlenme okullarda iş yapmaya başladığı zaman, bunu kendi dünya görüşüyle yapmak zorunda ve yapıyorlar da. Biz buna hiçbir şekilde onay vermeyeceğiz."

Sosyal medyada paylaşılan görsellerde, siyasi bir yapının logosu ve ismiyle devletin resmi kurumlarında boy göstermesi, "Eğitimde tarafsızlık ilkesi rafa mı kalktı?" sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.
Eğitimciler, ne Ülkü Ocakları'nın ne de başka bir ideolojik kurumun okullarda yeri olmadığını vurguluyor. Ancak Bakanlığın ısrarlı tutumu ve yereldeki uygulamalar, okulların siyasi kadrolaşma ve propaganda sahasına dönüştüğü yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Rizeli hemşehrileri besteledi! Erdoğan'ı çılgına çevirecek şarkı47 izlenme
Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Özlü: Yarın okullar açılacak olsa…131 izlenme
Çeşme’de bir kişide Corona virüsü saptandı! 45 aile gözetim altında!108 izlenme
Adalet Bakanı'ndan Eylem Tok açıklaması: "ABD belge istedi, gönderdik"54 izlenme
Hımarlı kadına tacizde yeni gelişme! ‘Tacizci’ müdür ikramesiyini aldı emekli oldu!337 izlenme
Milyonlarca liraya mal olan teleferik atıl duruma düştü!50 izlenme
Asker eğlencesine katılan 150 kişi karantinaya alındı!58 izlenme
Dikkat çeken iddia: Bakan Fahrettin Koca'dan İngiltere’de hastane açma girişimi32 izlenme