30 Ağustos 2024'te Kara Harp Okulu mezuniyetinde resmi törenin ardından kılıç çatarak "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı atan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu'nun açtığı iptal davası sonuçlandı. Ankara 4. İdare Mahkemesi, söz konusu eylemin "TSK'nın itibarına zarar verdiği ve kamuoyunda güven sarsıcı etki yarattığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.
Sözcü yazarı Saygı Öztürk, dava dosyasına giren ancak mahkemece kabul görmeyen çarpıcı detayları kaleme aldı. Öztürk'ün aktardığına göre, savunma tarafı soruşturma sürecinde 'usulsüzlükler yapıldığını' ve 'davanın kilit tanıklarının dinlenmediğini' ileri sürdü.
"RAPORUN 32. SAYFASINDAN SONRASI VERİLMEDİ"
Saygı Öztürk, Teğmen Eroğlu'nun avukatlarının mahkemeye sunduğu "karartma" ve "müdahale" iddialarını şu ifadelerle aktardı:
"Ebru Eroğlu'nun avukatları, soruşturma raporunun kendilerine verilen örneğinde soruşturma heyetinde bulunan kişilerin isimlerinin karartıldığı, raporun 32. sayfasından sonrasının kendilerine verilmediğini, davacının, dava konusu işlem tesis edilmeden önce hazırlanan amir kanaat teklif formlarının değiştirildiğini de öne sürdü. Önemli iddialardan birisi de, Ebru Eroğlu, soruşturma sırasında alınan ifadelerine soruşturma heyeti tarafından müdahale edildiği iddiasıydı. Mahkeme, bu konuda somut bilgi ve belge ortaya konulamadığını, bunların iddiadan öteye geçmeyeceğini gerekçe gösterip itibar etmediğini karara yazdı."
İHRACA KARŞI ÇIKAN KOMUTANLARIN DİNLENMESİ TALEBİ
Davanın en dikkat çekici noktası, Teğmen Eroğlu'nun ihraç edilmemesi yönünde oy kullanan Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerinin tanık olarak dinlenmesi talebi oldu. Öztürk, bu talebi ve ismi geçen üst düzey komutanları şöyle sıraladı:
"Avukatların üzerinde durduğu en önemli konu, söz konusu iddiaların bir kısmının doğrudan tanığının Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri olduğunu, teğmenlerin atılmaması yönünde oy kullanan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı ve Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Korgeneral Tevfik Algan, Lojistik Başkanı Tuğgeneral Hakan Tutucu, Hakim Albay Hukuk Hizmetleri Başkanı Murat Gündoğan, Personel Albay Mehmet Akif Türkyılmaz'ın, mahkemenin belirleyeceği bir günde tanık olarak dinlenmesini talep etti."
MAHKEMEDEN KOMUTANLAR İÇİN "NOTER" ŞARTI
Savunmanın tanık dinletme talebine karşılık mahkemenin getirdiği "noter onaylı ifade" şartı, davanın seyrini belirledi. Saygı Öztürk, mahkemenin bu ara kararını şu şekilde detaylandırdı:
"Bu başvuru üzerine, mahkeme, davacı vekilinden; ‘Tanık olarak dinlenilmesi talep edilen kişilerin, davacı vekilince noter huzurunda beyanları alındıktan sonra söz konusu yazılı beyanların mahkemeye sunulabileceğini, bu şekilde alınmış beyanlarının dosyaya ibraz edilmesi halinde uyuşmazlığın çözümünde tanık beyanlarının da göz önünde bulundurulacağı' avukatlara bildirildi."
Eroğlu'nun avukatları ise 12 Şubat 2026 tarihinde sundukları dilekçede, aktif görevdeki komutanların mahkeme çağrısı olmadan böyle bir yöntemle beyanda bulunmalarının uygun olmayacağını belirterek; "Beyanlarının alınması için tanık olarak gösterdiğimiz kişilere tanıklık yapmaları yönünde mahkemenizce müzekkere yazılıp dinlenmeleri sağlanmalı" talebini yineledi.
"İDARİ YARGIDA TANIK DİNLENİLMESİNE İMKAN BULUNMAMAKTADIR"
Mahkeme, tanık olarak gösterilen komutanların ifadeye çağrılması talebini, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda (İYUK) böyle bir usul bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Mahkemenin ret gerekçesi karara şu şekilde yansıdı:
"Tanık olarak dinlenmesi istenilen kişilere mahkememiz tarafından müzekkere yazılması talep edilmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanununda İdare Mahkemelerinde gerçekleştirilen yargılama sırasında tanık dinlenilmesine yönelik herhangi bir kurala yer verilmediği gibi anılan Kanunun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı hallere atıf yaptığı 31. maddesinde de tanık dinlenilmesi hususunda yasaya atıf yapılmadığı, buradan hareketle İdare Mahkemelerinde gerçekleştirilen yargılamalarda tanık dinlenilmesine imkan bulunmamaktadır."
Kararın devamında mahkeme, noter huzurunda alınacak beyanların sunulması için süre tanındığını ancak bu beyanların dosyaya girmediğini belirterek, "davacının istemi hakkında Mahkememizce yapılacak herhangi bir işlem/tasarruf bulunmadığı sonucuna varılmıştır" hükmüne yer verdi.
