Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin birlikte yapıldığı 24 Haziran seçimleri, yüzde 90'a yaklaşan rekor bir katılımla gerçekleşti.
KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır , “Uzlaşma sağlanamazsa bu seçimler kostümlü prova olmuş olur. İki sene sonra yeniden seçime gideriz” yorumunu yaptı.
Cumhuriyet'ten Seyhan Afşar'a konuşan Ağırdır'ın söyleşisi şöyle:
AKP oylarındaki gerilemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
AKP, 1 Kasım’dan, 7 Haziran oylarına kadar gerilemiş oldu. AKP seçmenin kabaca 50 puanlı ve ülkenin yarını oluşturan o seçmen kitlesinin 3’te ikisi AKP’nin çekirdek. Üçte biri de kimliğinden daha çok kendi ihtiyaç ve taleplerininden davranıyor. Ekonomik mutluluğa bakıyor. İstikrardan bakıyor. Kaos mu düzen mi dediğinde düzenden yana oy kullanıyor. Dolayısıyla o seçmendeki son dört yılda hükümetin sadece siyasi meseleleri öncelemesi, sürekli ekonomik meselelerde hata yapıyor olması bir gerileme yarattığını gösteriyor.
Erdoğan yüzde 52’lik bir oy aldı. Bu seçimde MHP’nin kilit parti rolü üstlendiğini görüyoruz. MHP’nin yüzde 11’lik bir oy alması bekleniyor muydu?
Bu kadar oy alması tabiki beklenmiyordu. Yüzde 7 ile 9 aralığında bir oy alması bekleniyordu. Zaten Devlet Bey’de konuşmasında, “Kilit parti görevini aldık” diyerek kendi kitlesine mesaj verdi. “Denge, denetleme görevini aldık” diyerek ise AKP ve Erdoğan’a bir mesaj verdi. 19 milyon civarındaki 32 yaş altındaki genç seçmende AKP ve CHP, Türkiye’deki ortalama oyuna göre derece daha geride oy alıyor. MHP ve HDP ise daha yüksek oy alıyor. Yine de yüzde 11 beklenmiyordu. AKP’den bu kadar büyük bir kayış beklenmiyordu. Dolayısıyla dün gecenin dört galibi var ise birisi Erdoğan, birisi HDP, birisi Muharrem İnce ve birisi MHP’dir.
İnce ve CHP’nin oy oranlarını nasıl değerlendirmeliyiz?
Bu oy oranından sonra CHP’nin, aslında bütün partilerin ülkenin bütünlüklere ve kutuplaşmalara sıkışmış tabloyu bozmaları ihtiyacı vardır. Yeniden bir toplumsal barışa, toplumun kendisi ile, toplumun devletle barışmasına ihtiyacımız var. Siyasi partilerin kimlik sıkışmalarından kurtulmaları gerekiyor. CHP için ise somut bir fırsat alanı var çünkü Muharrem İnce yüzde 31’e yakın alarak CHP’nin geleneksel oyunu aşma potansiyelinin olabileceğini, en azından kendi potansiyelinin maksimum sınırına dayanabileceğini gösterdi. Ağzıyla, diliyle, konuşmasıyla bunu becerdi. Bu şimdi kurumsal taraflar haline çevrilebilirse CHP, bir aşama kaydeder ama bu yetmez. CHP’nin başarı için gerçekten bütün kurumlarını, kurallarını asıl önemlisi zihniyetini sadece bir kimliğe, popüler kimliğe sıkışmışlığı aşması, ekonomik, sınıfsal bütün çelişkileri kapsayan bir siyasete ihtiyaç vardır. Muharrem İnce ile bunu başarır mı? Bunu bilemem ama Muharrem İnce ile en azından kendi tabanın özgüvenini kazanabildiği açık. Bunu en azından kurumsallaştırması beklenir. Daha ötesini başarıp başaramayacaklarını zaman gösterir.
Türkiye’yi neler bekliyor?
Görmemiz lazım... Bir şey söylemek için erken. Var olan problemlerini henüz bu seçim sürecinde çare söyleyenini görmedim. Yani kimlikleri kutuplaşmayı aşan, yeniden biz olma duygusunu üretecek bir projeyi henüz hiçbir adaydan duymadım. Dolayısıyla var olan seçim sürecinde söylemlerinden ve politikalarından devam edeceklerse karanlık günler bekliyor. Ama değişim umudu varsa önce AKP’de ve CHP’de ya da parlementoda en azından uzlaşma imkanı üretebiliyorlarsa bir umut var. Yoksa bu seçimler kostümlü prova olmuş olur. İki sene sonra yeniden seçime gideriz. Türkiye var olan problemlerini sadece kendi kimliğine sıkışan siyasetler mantığıyla çözemez.
Kürtlerin oylarını nasıl okumamız gerekiyor?
Kürtlerin oylarını nasıl okumamız gerekiyor? Öncelikle Kürtler kendi partilerinin arkasında durdular. HDP’nin oyları 1 Kasım seçimlerinde yüzde 10.8’e düşmüştü. Bizim tespitimiz şudur ki, ‘Türkiye’deki 15 Kürt seçmenin 10’u kendi partisinin arkasında.’ Aradaki o iki puanlık bir fark da Kürt demokratlarından gelen oylardır. Böylelikle çok büyük kırsallarda efsana haline çevrilmiş, ‘Barajı geçsinler diye oy vereceğim’ diyen insan ise yoktur. Bu durum 1 Kasım seçimlerinde de böyleydi şimdi de böyle. 1 Kasım’dan sonra yaşanan Hendek savaşı gibi kepazelikten sonra, PKK’nin yaptığı saçmalıklardan sonra hükümetin uyguladığı bütün güvenlikçi politikalardan sonra bu kadar milletvekili, Cumhurbaşkanı adayı tutuklu olduğu halde Kürtlerin duruşu sonucu Türkiye bir kez daha şunu tartışmamalıdır: Adına ne derseniz diyin, var deyin yok deyin, öyle deyin böyle deyin ama ülkenin bir Kürt meselesi vardır. Kürt vatandaşlarında bir ihtiyaçlar ve talepler dizimi var. Anlaşılması gereken şey ama siyaseten bakın, ama toplumsal kültürel siyasal dokusundan bakın ülkenin önemli bir etkeni etnik aidiyettir. Bir grup yurttaş kendini etnik aidiyetinden dolayı mağdur hissetmiştir. Bizim var dememizden yok dememizden bağımsız olarak ve onlar bir kere daha oylarıyla bütün bu süreçte sokaklara dökülmeden, sakince evlerinde durdular ama geldiler oylarıyla tavırlarını, tercihlerini, kaderlerini bu ülkeden aradıklarını gösterdiler.
Peki AKP’nin bölgedeki oy oranındaki artış...
Evet AKP’nin tabiki bir miktar artışı var. Bütün bu olayların hiçbir şeyi etkilemediğini varsaymak mümkün değil. Bir kaç tane etkileme boyutları var. Bir, PKK saçmalamalarından dolayı kırılmış, eksilmiş bir oylar olabilir ya da kutuplaşmalardan dolayı Erdoğan’a dönüş olabilir. İki, kayyımların olduğu yerlerde, kayyımların ürettiği hizmetlerin ya da HDP’nin siyasetçilerinin ihmal ettiği bir takım kamu ve yerel hizmetler meselesinde alınan mesafenin etkisinden söz etmek mümkün. Öbür yandan ise evet hükümet HDP’yi muhattap almıyor ama bir yandan aşiret ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkiler kurarak, onlara hem maddi hem manevi destek oluyor. Onların ürettiği etkiden söz edilebilir. Ama ana karakter yine de Kürtlerin hala HDP’nin arkasında durmasıdır.
http://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/yenidensecimegiderizh99067.html
Neden uluslararası tanı kodları kullanılmıyor?130 izlenme
Binali Yıldırım 'FETÖ Akp döneminde doğmadı, palazlanmadı' dedi ! Peki daha önce hem kendisi hem de Erdoğan ne demiş, izleyelim...!709 izlenme
AKP'li vekiller bu bedduaya amin dediklerine pişman oldu 'Bu mektubu devlet arşivine sokanların Allah belasını versin !'257 izlenme
Murat Ülker’den, milletvekillerine çok çarpıcı 'kenevir' tepkisi!28 izlenme
Melih Gökçek’e 16.2 milyon dolarlık ‘fesat’ ve ‘zarar’ soruşturması!151 izlenme
Abladan kardeşe 180 dönümlük ihale!42 izlenme
İzmir'de elektrik akımına kapılan Özge Ceren toprağa verildi39 izlenme
Akbelen Ormanı'ndaki maden arama sahası için ağaç kesimine karşı çıkan grup vatandaş, kesimin yapıldığı alanı böyle görüntüledi53 izlenme
‘Nasıl para kazanacağım’ diyen esnafa kaymakamdan şok cevap! 'Uyuşturucu satarak da para kazanırsın!'
Kabindeki kadının çıplak fotoğraflarını çeken imamdan şok savunma!
Milyonların gözü asgari ücrette
Partilerin ilçe seçim kurulu kararlarına itiraz süresi sona erdi: İşte son durum