Haber, Eğlence, Siyaset, Eğitim
27 Mart 2018 ( 290 izlenme )

ABD'de Erdoğan ve çevresine yaptırım girişimi

ABD Kongresi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakınlarını 'Global Magnitsky Yasası'yla tehdit ediyor.

Yasa, Kongre'ye insan hakları ihlalleri ve yolsuzluğa adı karışan  yabancı devlet yetkilileri, yakınları, resmi görevliler  ve iş adamlarına yaptırım yetkisi veriyor.

2012 yılında kabul edilen Magnitsky Yasası, ABD'deki mal varlıklarının dondurulması ve ülkeye girişi ile ticari faaliyetlerini yasaklanması gibi  cezaları kapsıyor. Bu konuda yayınlanmış bir Başkanlık kararnamesi de var.

Rusya'da 2009 yılında hapishanede işkenceyle öldürülen yolsuzluklarla mücadele eden avukat Sergey Magnitsky'dan adını alan yasa kapsamında   Rusya, Çin , Özbekistan , Myanmar, Gambia, Sudan, Kongo, Pakistan, gibi ülkelerden geniş bir isim listesi bulunuyor.

Trump Yönetimi, İzmir'de tutuklu olan rahip Andrew Brunson'un serbest bırakılması için  Kongre’nin yoğun baskı altında.  
Konsolosluk çalışanları ve Nasa'da çalışan aynı zamanda ABD vatandaşı olan Serkan Gölge'nın tutukluluğu da gündemden düşmüyor.

Kongrenin hedefinde  Cumhurbaşkanı Erdoğan ve  bazı isimler var.

Senatör Jeanne Shaheen (Demokrat, New Hampshire) ve James Lankford (Cumhuriyetçi, Oklahoma) Erdoğan ve yakınlarını  yaptırım listesine koymak için Dışişleri Bakanı Tillerson'ın Türkiye ziyaretinden önce harekete geçti.

Yasa değişikliğini Türk yetkililere de uygulanacak şekilde derleyip 1.3 trilyon dolarlık bütçeye ekleyerek Başkan Trump'ın imzasına sunmayı planladılar.

Bildirildiğine göre, Dışişleri Bakanlığı'nın gayretleriyle listenin  bütçeye eklenerek Trump'a gönderilmesi son anda önlendi.

Dışişleri Bakanı Tillerson'ın bizzat devreye girdiği söyleniyor.
 
Erdoğan'ın Başkan Trump'ın kovduğu Tillerson'la Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun taraflara tercümanlık yaptığı kayıt tutulmayan, kamuoyundan detayları saklanan üç buçuk saatlik konuşmada konunun ele alındığı bildiriliyor.

Washington siyasi kulislerinde birçok kişi yasanın, ABD'nin elinde önemli bir koz olduğunu düşünüyor.

ABD-AKP ilişkileri artık 'rehine diplomasisi' olarak değerlendiriliyor.

Derdoğan- Tillerson görüşmesinin önemli bölümünde  'rehine pazarlığı' yapıldığı konuşuluyor.
Kim ne aldı verdi, bilinmiyor ama Amerikan tarafının daha avantajlı olduğu konusunda görüş birliği var.

Amerikalı yetkililer, 'Erdoğan'ın Sarraf ve Gülen'in durumunu kabullenmek zorunda olduğunu söylüyor.
Ankara  'yasal süreci bekleyecek. Şimdilik yapacak bir şey yok' diyorlar.

Bir yetkili, Tillerson'ın bir kez daha  aynı mesajı ilettiğini hatırlatıyor.

Sonuç olarak bu aşamada, ufukta bir değiş - tokuş ihtimali görünmüyor.
'İmama karşılık papaz' pazarlığı rafa kalkmış durumda.

Ancak ‘Magnitsky’ tehdidi kalkmış değil.
Tillerson artık yok.
Dışişleri’nde CIA’cı Pompeo ile Ulusal Güvenliğin başında çok tartışmalı bir isim Bolton var.
İlişkiler  Başkan Bush’un Irak işğali öncesi yapılan pazarlıkta Erdoğan Hükümetiyle yapılan ‘Teksas’daki at müzayedesi’ örneği benzetmesini hatırltıyor.

http://www.abcgazetesi.com/abdde-erdogan-ve-cevresine-yaptirim-girisimi-8396yy.htm

Bunlar da İlginizi Çekebilir