İliç’te köylüler içme suyunu kullanmıyor: "Ne kadar saklarsa saklasınlar, 11 senedir yediğimiz zehir bizim"

20 izlenme 18 Şubat 2024
Reklamlar

İliç‘teki maden alanına 500 metre uzaklıktaki Bahçeçik köylüleri içme suyunu kullanmıyor. Köylüler yaşadıkları durum karşısında “Zehir gibi kokuyor, köyümüz vahim. Peynirimiz, yağımız vahim… Ne kadar saklarsa saklasınlar, yediğimiz zehir bizim” tepkisini gösterdi.



Çalık Holding’in ortağı olduğu Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çalık Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat saat 14.28’de madende kimyasal madde karışımlı liç yığınının kaymasıyla beraber dokuz işçi göçük altında kaldı. Olayın üzerinden altı gün geçti. Ailelerin göçükteki yakınlarının çıkarılması için bekleyişi sürüyor.

Maden alanında kimyasal madde ve atık sızıntısına dair iddialar konuşulurken, bölge halkı da tedirgin bekleyişini sürdürüyor. Maden alanına 500 metre uzaklığındaki Bağıştaş köyünün mezrası olan Bahçecik köylüleri, “siyanür sızıntısı” korkusu ile içme sularını kullanmıyor. Bahçeçik köyünden tankerlere su doldurarak şimdilik ihtiyaçlarını bu şekilde karşıladıklarını söylüyorlar.

MERA ALANLARINI DA MADEN ŞİRKETİ ALMIŞ

Tek geçim kaynağı hayvancılık olan köyde, mera alanları da maden şirketi tarafından alınarak tel örgülerle çevrilmiş. İstanbul’da yaşayan Doğan Yıldırım, iki yıl önce Erzincan İliç’e köyüne geri dönmüş. Ancak köyün meraları ve tarım arazileri şimdi madenin elinde… 65 yaşındaki kanser hastası Durmuş, şunları söyledi:

“SİYANÜR KARIŞIR DİYE SUYU KULLANAMIYORUZ”

“Zaten 500 metre ilerisinde madenin mıcırını dökmüşler ileride… . Köyün suyu tam heyelan olan yerden geliyor. Siyanür karışır diye suyu kullanamıyoruz. Bağıştaş’a tanker götürdük, tankeri getirip doldurup ihtiyaçlarını kullanacağız. Oranın suyu Ortatepe’den geliyor. Ora biraz daha emniyetli olduğu için oradan getiriyoruz. Tanker var. Tankeri getirip burada kullanacaklar. Bizim tapulu yerlerimiz madenin tel örgüsünün içinde kaldı. Hiçbir şey yapamadık. Hayvancılık bitti burada. Mallar yaz kış içeride.”

“NE KADAR SAKLARLARSA SAKLASINLAR YEDİĞİMİZ ZEHİR BİZİM”

Zeynep Durmuş ise “Zehir gibi kokuyor, köyümüz vahim. Peynirimiz, yağımız vahim… Ne kadar saklarsa saklasınlar, yediğimiz zehir bizim. Bunlar su tankerini getirdiler burada kullanacaklar. Yoksa su yok.

Kim geldi bizi adam yerine koydu da sordu. Soran olmadı hiç. Biz mağduruz. Eşim kanser, çocuğum engelli. Ne olacak ? Ne kadar saklayacaksınız. 11 senedir zehir… O su oradan geliyor. O suyu devamlı içtiler. Burada bir çocuk doğdu daha doğduğu gün kalbinden ameliyata alındı. Hep oranın pislikleri. Koyun da gidip madenin yanında otluyor, keçi de…

Köyde madende çalışanların da olduğunu söyleyen Durmuş, “Hiçbir şey konuşamıyorlar, çünkü susturmuşlar” dedi. (ANKA)

Tele1

Bunlar da İlginizi Çekebilir

İşsizlik Fonu'ndan GAP'a aktarılan milyarlarca lira geri dönmedi İngiltere bir ay boyunca restoran hesaplarının yarısını ödeyecek Merkez Bankası'nın üç puanlık indirimi mevduatı vurdu, kredilere dokunmadı bile! Albayrak, 139 bin lira maaş alan genel müdürü savundu!