Haber, Eğlence, Siyaset, Eğitim
26 Şubat 2020 ( 92 izlenme )
Reklamlar

Uçaktaki sorunun perde arkası "Erdoğan Gezi'yi bıraksın Gökçek'in pis işlerini açıklasın!"


Nasıl böylesi bir provokatif soruya böyle bir yanıt verir? Nasıl FETÖ’cü polislere sahip çıkar?




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan’a soru soranlardan biri de Beyaz TV Haber Müdürü Murat Erçin’di.

Bakın Melih Gökçek’in adamı ne soru sordu ve Erdoğan’dan ne yanıt aldı:

SORU: Osman Kavala’nın skandal bir kararla tahliyesi ve ardından başka bir soruşturma kapsamında yeniden gözaltına alınmasıyla başlayan süreci başa götürecek olursak; şu an itibariyle Kavala’yı aklamaya çalışan ve canhıraş savunan bir medya grubu var Odatv internet sitesi ve sahibi Soner Yalçın. Odatv, Gezi sürecinde kalkışmanın önemli medya ayaklarından biriydi. Darbe girişimine basın yoluyla destek veren Odatv ‘katil devlet’ ve ‘katil polis’ gibi manşetler attı. Ancak iddianamede bunların hiçbiri yer almadı. Bu konuyla ilgili ne dersiniz?

Bunun gündeme getirilmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Bunlar daha çok gündeme getirilmeli. Benim polisime ‘katil’ demenin bedelini kim ödeyecek? O günlerin bütün çekimleri yok mu? Var. Bu zatın bir defa o terör örgütleri ile beraber görüntüleri var. İşin içinde aktör ve bu aktör ile ilgili olanlar bitenler ortada. Ben burada ister istemez topu yargıya atacağım. Yargı hala ‘Gezi ile bunun alakası yok’ diyorsa kusura bakmasınlar, ortada bir gerçek var. Benim polisime ‘katil’ diyor. Bu polis kimin polisi? Bütün bu olaylar böyle cereyan eder de, yargı bunun karşısında sessiz kalırsa teröristler o zaman elini kolunu sallayarak Selim Kiraz kardeşimizin odasına girer ve onu orada şehit eder. Burada bizim tutarlı ve duyarlı olmamız lazım. Bu öyle noktaya gider ki, o noktada güvenlik adeta kendisinden endişe eder hale gelir. ‘Ne olacak? Elini kolunu sallayarak devam ediyor’ denir. Bence bütün medyanın bu konuda üzerine düşen görevi yapması lazım. Ben bunun suç duyurusunu şu anda yapıyorum. Adamın çok zengin olmasının, zengin sosyalist olmasının onu kurtarmaya yetmemesi lazım. Çünkü Gezi bu ülkeye bir ihanet olayıdır. Bu vatana ihanet olayıdır. Bunu en kritik anda yaşayan şahsımdır. Zira Dolmabahçe’deki ofisimizin girmeye çalıştılar ve ofisin karşısına çok çirkin adice sloganlar yazdılar. Bezmialem Valide Sultan Camiini 3 gün işgal ettiler. İçeriden bira kutuları çıktı. Kimsenin umurunda değil. İlla silah mı olması lazım? Bunlar bir şekilde girecekler ve ondan sonra da elini kolunu sallayarak devam edecekler? Şimdi kim bunların arkasında olanlar? Daha neler var bunların arkasında.”

Şimdi…

Lafı eğip bükmeden, tane tane gidelim:

1- Melih Gökçek’in adamının uçakta Erdoğan’a Odatv ve Soner Yalçın hakkında soru sormasının tek nedeni var: Gökçek’in Ankara’yı ve dolayısıyla Türkiye’yi nasıl soyduğunu, FETÖ’ye nasıl parsel parsel verdiğini belge belge yazmamız. Gökçek’in FETÖ ile ilişkilerini isim isim deşifre etmemiz. Gökçek’in terörizmin finansmanında nasıl rol aldığını miktar miktar listelememiz. Yani Gökçek’in Gezi, Osman Kavala ve yargıda olanlar ile ilgili bir derdi yok. Sadece istiyor ki; pislikleri ortaya çıkmasın.

2- Gelelim Erdoğan’ın yanıtlarına. Her ne kadar kendisi bu provokatif soruya karşı, Odatv ve Soner Yalçın’a dair bir açıklama yapmasa da, söylediklerinde büyük hatalar var.

Erdoğan bilmez mi; Gezi’de şiddet uygulama emrini veren polis müdürleri daha sonra FETÖ’den yargılandı. Gezi döneminde “orantısız güç” uygulayan dönemin Güvenlik Şube Müdür Yardımcısı Mithat Aynacı 15 Temmuz gecesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nü işgale giden bir tankın içinden çıktı. Yakalandığında, üzerinde askeri üniforma bulunan Mithat Aynacı’nın ilk işi telefonunu ‘fabrika ayarlarına’ döndürmek oldu, ancak bu onu gizleyemedi ve FETÖ’nün şifreli haberleşme programı ByLock’u kullandığı belirlendi.

Erdoğan bilmez mi; Gezi Parkı’nın içinde kurulan çadırların yakılması talimatlarını veren Ramazan Emekli de “ByLock” kullanıcısı çıktı.

Erdoğan bilmez mi; “camide bira içtiler” yalanı bir FETÖ imalatıydı. Keza, Erdoğan’ın bu söylemlerini caminin müezzini tarafından bile yalanlanmıştı. “Bira yalanı” FETÖ’nün kapatılan yayın organı Cihan Haber Ajansı tarafından piyasaya sürülmüştü. 

Erdoğan bilmez mi; o dönem Gezi’den sorumlu olan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın FETÖ’den cezalandırıldı.  

Bu örnekler çoğaltılabilir…

Erdoğan da bilir.

Tıpkı koltuğundan indirdiği Melih Gökçek’in pis işlerini ve FETÖ ilişkilerini bildiği gibi…

O halde nasıl böylesi bir provokatif soruya böyle bir yanıt verir? Nasıl FETÖ’cü polislere sahip çıkar?

İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun’a mı sormak lazım acaba?

Belli ki Altun’un da bir hesabı var…

https://odatv.com/erdogan-geziyi-biraksin-gokcekin-pis-islerini-aciklasin-26022059.html

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bütçesi bile olmayan kuruma lüks araçlar! Konya’da su ve ulaşıma indirime AKP ve MHP'den ret: Gerekçe, ülke ekonomisinin durumu! Daha dün zam gelmişti! Yine büyük zam bekleniyor! Suç örgütü lideri Sedat Peker'den ahlaksız sözler ! 'Ekonomi kötü diyenler annesine bize yeni baba bul diyen p...nklerdir'