Türkiye'de helal sertifikası verme konusunda yetkiye sahip tek kurum olan Helal Akreditasyon Kurumu'na (HAK), kurulduğu 2018 yılından bu yana bir tek başvuru dahi gelmemesi eleştiri konusu oldu.
Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre; kurumun 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda muhalefet milletvekilleri, kurumun 2 yıldır hiçbir hizmet sunmadığı halde milyonlarca lira harcadığına dikkat çekerlerken, harcamaların artık harama dönüştüğünü söylediler.
Eleştirilere rağmen HAK'ın 2020 yılı bütçesi yüzde 8.1 artırılarak 4 milyon 191 bin liraya yükseltildi.
Dünyadaki 1.8 milyar Müslümanın tercih ettiği 3.9 trilyon dolar büyüklüğündeki helal mal ve hizmet ekonomisinden pay alma hedefi ile kurulan HAK'ın Meclis'teki 2020 yıl bütçe görüşmelerine “helalharam” tartışmaları damga vurdu.
2018 yılında kurulduktan sonra 5 yönetim kurulu üyesi atanıp 4 daire başkanı ile 50 kişilik personelin alınan HAK'a 1007 metrekarelik hizmet binası tahsis edilmesi eleştiri konusu olurken, kurumun bugüne kadar herhangi bir akreditasyon faaliyeti gerçekleştirmemesi tepki çekti.
Komisyonda söz alan CHP'li Mehmet Bekaroğlu, kurumun büyük reklamlarla apar topar kurulduğunu ancak hiçbir başvuru alamadığını belirtirken, “Bu kurum niye kuruldu? Reklam olsun diye mi, istismar olsun diye mi?” diye sordu.
HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz de kurumun faaliyetlerini merak edip baktığını ancak hiçbir işine rastlamadığını ifade etti. Ticaret Bakanı Ruhsat Pekcan'a, “Bu kurum bugüne kadar sahiden ne yapmış?” diye soran İpekyüz, “Kurumda çalışanlar maaşlarını almış, masalar sandalyeler alınmış. Peki ne yapılmış, bir yıl oturmuşlar. Bu kurum HAK denilerek haksızlık yapan bir kuruma dönüşüyorsa bunun helallikle ilişkisi yoktur. Tümüyle haram ve günaha dönüşür. Çünkü hepimizin bütçesinden para harcanmış” dedi.
CHP'li Kamil Oktay Sındır da “Benim için helal kavramı, alın terimle ve hak ederek elde ettiğim kazanç, boğazımdan geçen lokmadır. Siz ise kurulmuş kurumun bugüne kadar hiç akreditasyon işlemi yapmadığını söylüyorsunuz” diye konuştu. Sındır, GDO'lu ithal yemlerin Türkiye'de hayvanlara yedirildiğini, ülkedeki hayvansal üretimin, hayvansal ürünlerin neredeyse tamamının GDO'lu yemle elde edildiğini de belirtirken, “Hem GDO'lu yemleri ülkeye getireceksiniz hem de GDO'lu ürünlerin helal olmadığını söyleyeceksiniz. Bu kadar çelişki olmaz” dedi.

Eleştirileri yanıtlayan Ticaret Bakanı Ruhsat Pekcan, HAK'ın sertifika veren değil, sertifikaları veren kurumları akredite eden bir kurum olduğuna işaret ederken, bugüne kadar geçen sürede personeli sertifika eğitimlerinden geçirdiklerini söyledi. HAK'ın 16 Ekim 2019 itibarıyla artık akreditasyonları verebilir hale geldiğini belirten Pekcan, ilk olarak Türk Standartları Enstitüsü'nün verdiği helal belgelerini akredite edeceklerini söyledi.
Salgın tedbirleri hakkında soruşturma başlatan savcıya ilişkin Şanlıurfa Valiliği'nden açıklama!79 izlenme
Antalya’nın Alanya ilçesinde orman yangınları devam ederken AKP’li başkanların göbek atıp dolar saçtığı anlar ortaya çıktı37 izlenme
Erdoğan'ın Ayasofya'yla ilgili eski konuşması gündemde! 'Yan tarafta Sultanahmet'i doldurmayacaksın, 'Ayasofya'yı dolduralım' diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim, bunların hepsi tezgâh'166 izlenme
AKP'li belediyenin etkinliğinde konuşacaktı: Mehmet Akif Ersoy'un afişleri yırtıldı17 izlenme
İBB Meclisi’nde Nuri Aslan'dan 'mühürsüz oy' resti: "Benim olduğum yerde hukuksuzluk olamaz, kanunsuzluğu asla kabul etmem. Burada atı alan Üsküdar’ı geçemez!"13 izlenme
Maaşları ve tazminatları verilmeyen maden işçileri Ankara'ya yürüyecek ama ayakkabıları yok...50 izlenme
Yüz binlerce öğrenci eğitime maddi nedenlerle ulaşamazken, MEB'den Türk musikisinin din eğitimi üzerine etkilerini araştıran kişiye 105 bin pound hibe desteği!94 izlenme
Böcek ailesinden sonra İstanbul'da bir skandal daha! Yeni evli kadın mühendis içtiği kahve yüzünden ölümle pençeleşiyor16 izlenme
Avrasya Tüneli'nde dolar 5.40 TL'ye mi yükseldi?
Ölüm otelini para hırsı yaktı: Sezonu kaçırmamak için tadilatı erteledi
Kamuda tasarruf lafta kaldı
Erdoğan’dan bir gün arayla iki farklı ’24 Nisan’ yanıtı! Önce 'Bunu gündeme getirmeden geçmeyi doğru bulmamız mümkün değil' Sonra 'Hamdolsun hiç gündeme gelmedi'