Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı’nı koruma mücadelesiyle tanınan İkizköylü Esra Işık’ın mahkemede yaptığı savunma ortaya çıktı.
31 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan Işık, 27 Nisan’da görülen duruşmada, ailesinin ve köylerinin yıllardır maden faaliyetleri nedeniyle yerinden edildiğini anlattı. Işık, yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti:
“Ben; evi, ağaçları, toprağı, köyü, çocukluğu, geçmişi elinden alınmak üzere olan köylü kızıyım. Bu ilk yerinden edilme hikayemiz değil. Anneannemin köyü Sekköy, dedemin köyü Karacaağaç, babamın köyü Işıkdere; hepsi maden için yok edildi. Her şeyimizi kaybettik. Çok acı yaşadık.”
Işık, Işıkdere’nin yok edildiği dönemde henüz 1718 yaşlarında olduğunu belirterek, evlerinin ve zeytin ağaçlarının talan edildiğini gördüğünü söyledi:
“Işıkdere yok edilirken 1718 yaşlarındaydım. Evlerimizin, zeytin ağaçlarımızın talan edilişini izledim. Koca ninemizin mezarı vardı, onun mezarını kendi ellerimizle açıp, kemiklerini kendi ellerimizle taşımak zorunda kaldık.”
Sözcü'nün haberine göre; Işık, savunmasında toprağına ve köyüne bağlılığını vurguladı. Geleceğinin elinden alındığını söyleyen Işık, suçlamaları reddetti.
Denizli Pamukkale Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık mezunu Esra Işık şunları ifade etti:
“Ben toprağını, memleketini, vatanını çok seven bir insanım. Bir karış toprağım için canımı bile veririm. 26 yaşındayım, bir mesleğim var ama bir hayatım yok. Çünkü geleceğim elimden alınıyor.
Benim o gün ne bir mahkeme heyetine ne bilirkişilere hakaret kastım ne de mukavemet kastım vardı. Bizim derdimiz her zaman şirketledir. Orada söylediğim her şeyi onların şirket heyeti olduğunu düşündüğüm için söyledim. Suçsuzum. Toprağımdan daha fazla sürgün edilmek istemiyorum. Beni cezalandırmak; annemi, babamı, dedemi, anneannemi, ailemi ve köylülerimi de cezalandırmak demektir.”
İstanbul Barosu Başkanı Prof. İbrahim Kaboğlu da Akbelen’de acele kamulaştırma kararlarına karşı verilen yürütmeyi durdurma kararını yerinde bulduğunu belirtti.
Kaboğlu, yüksek mahkemenin esasa ilişkin kararında acele kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğunu açık biçimde ortaya koyması gerektiğini söyledi. Kaboğlu, “Danıştay, ülkemizi acele kamulaştırma adı altında korsan mülkiyetten ve korsan el koymalardan kurtarmalıdır” dedi.
Kaboğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin yalnızca hukuk devleti ve sosyal devlet olmadığını, aynı zamanda “çevre devleti” olduğunu ifade etti.
Esra Işık’ın tutuklanmasının hukuksuz olduğunu belirten Kaboğlu, Anayasa’nın 19. maddesinde tutuklama için sıkı koşullar öngörüldüğünü hatırlattı. Kaboğlu, Işık’ın bu koşulları taşımadığını belirterek, “Derhal serbest bırakılması gerekir” dedi.
Erdoğan’ın saray merakı nereden geliyor?: ‘Cumhuriyet ve saraylar ters orantılı’213 izlenme
AKP'lilere seçim yasağı yok: Emekçiyi sıraya dizdi, kendi kahvaltı yaptı35 izlenme
Japonya'da meydana gelen 7.2'lik depremin şiddeti kameralara böyle yansıdı34 izlenme
Bilal Erdoğan'ın eğitim tespiti yine ağızları açık bıraktı! “Türkiye eğitimde şu anda dünyanın, Avrupa’nın en başarılı ülkeleri arasına girmiş durumda”33 izlenme
CHP'li Gülsever'den AKP'li belediyeye 'Araplaşma' yanıtı: Geçmiş olsun229 izlenme
Bu zat, cumhurbaşkanlığı makamında oturuyor! Erdoğan: CHP pisliktir, çöplüktür584 izlenme
İmamoğlu’ndan Erdoğan’a 'metro' yanıtı: "Hızlıca imzalayın da işimize taş koymayın"26 izlenme
AKP'den emekli maaşları açıklaması: "İnşallah emeklilerimize..."52 izlenme
CHP’li Yavuzyılmaz’dan Avrasya Tüneli iddiası: "Geçiş garantisi tutmasına rağmen şirkete ödeme yapıldı"
Eski ‘yandaş dostlar’ birbirine girdi: Ağlak sakallı, meczup…
AKP'li belediye başkanına takside soğuk duş: "Şu dünya ters dönecek deseler AKP'ye bir oy vermem"
Hürriyet’ten çok büyük satış kararı... Erdoğan'ın damadının sahip olduğu Baykar’a sattı