Akademik kadro ilanlarında son yıllarda sıkça dile getirilen “kişiye özel şart” tartışmaları, yeni iddialarla daha farklı bir boyuta taşınıyor. Yükseköğretim kurumlarında öğretim üyesi alım süreci, Resmî Gazete’de yayımlanan ilanlarla başlarken, bazı kadrolar için belirlenen özel kriterlerin adil rekabeti zedelediği yönündeki eleştiriler gündemdeki yerini koruyor.
Üniversiteler, ilanlarda yer alan daraltıcı şartları çoğunlukla belirli bir alandaki akademik ihtiyacı karşılamak ve kurum içinde yetişen araştırma görevlilerini korumak amacıyla savunuyor. Ancak bu kriterlerin kimi zaman alanla doğrudan ilgisi olmayan adayları dışladığı ve belirli kişileri işaret ettiği yönündeki görüşler, akademi çevrelerinde yaygın biçimde dile getiriliyor.
Son dönemde ise bu tartışmalara, daha sistematik bir işleyiş olduğu iddiası eklendi. Akademi kulislerinde konuşulanlara göre, bazı adaylar ilan yayımlandıktan sonra eksik akademik kriterlerini kısa sürede tamamlamak için yoğun bir çaba içine giriyor. Özellikle hızlı bildiri kabul eden çevrim içi kongreler ve tartışmalı bilimsel etkinlikler bu süreçte öne çıkıyor. Bu yolla hazırlanan çalışmaların başvuru dosyalarına eklenerek ilan şartlarının teknik olarak karşılandığı belirtiliyor.
Başvurular, ilgili akademik kurullardan geçerek jüri değerlendirmesine sunuluyor. Jürilerin çoğunlukla bilimsel yeterliliği yüksek adayları tercih ettiği ifade edilse de bazı durumlarda kurum içi dengelerin belirleyici olduğu iddiaları da gündeme geliyor.
Öte yandan süreç, değerlendirme aşamasının ardından da devam edebiliyor. Kadroya atanamayan adayların yargıya başvurması ve emsal kararlar üzerinden hak iddia etmesi, üniversiteleri zor durumda bırakabiliyor. Bu tür davalar sonucunda kadro iptalleri, yeniden ilan süreçleri ya da yapılan atamaların geri alınması gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor.
Konuya ilişkin Türkiye Gazetesine konuşan Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, akademik kadrolara en güçlü bilimsel dosyaya sahip adayların atanmasının temel ilke olması gerektiğini belirtti. Bu ilkenin hayata geçirilebilmesi için ilan metinlerinde yer alan şartların, başvuru tarihinden önce karşılanmış olmasının açık ve net bir biçimde zorunlu tutulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, yüksek lisans ve doktora tez konularının ilanlarda ayrıntılı şekilde belirtilmesinin, süreci belirli adaylara yönlendirme riskini artırdığına dikkat çekerek daha kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine dikkat çekti. Aksi hâlde; bilimsel ölçütler yerine farklı önceliklerin belirleyici olduğu her durumda sürecin yeniden yargıya taşınacağı, bunun da sistemin güvenilirliğini ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını olumsuz etkilemeye devam edeceğini ifade etti.
AKP'li isim 'Devletin dini adalettir' diyerek partisinden istifa etti46 izlenme
70 gün oldu, onlarca tutuklu 205 zanlı var, iddianame yok30 izlenme
Hain saldırı sonrasında herkes bu soruyu soruyor: Kaç Türk askeri Suriye’de?213 izlenme
Ahmet Özer’den karar sonrası ilk açıklama: "Göreve dönüşümün önünde engel değil"17 izlenme
'İmamoğlu’nun 5 yılı didik didik ediliyor'152 izlenme
AKP’li başkana 2 makam aracı yetmedi!314 izlenme
Alım gücü 1.595 TL eridi! Emeklinin sofrasına zam düştü41 izlenme
Ölüm tehditleri alan Yasemin Minguzzi, katledilen oğlu Mattia Ahmet Minguzzi için oturma eylemine başladı33 izlenme