Olay 19 Mart gecesi İstanbul Ümraniye Sıddık Sokak'ta meydana geldi.
Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi.
Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte, Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti.
Grup araç içerisinde beklediği sırada olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi.
Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç, yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.

Alaattin Kadayıfçıoğlu şunları söyledi:
"18 Mart'ta Aleyna akşam saatlerinde bana geldi, o gece benim misafirim oldu. Sabah saatlerinde uyandım. Aleyna işe gidecekti, kendi aracının Avrupa yakasında olduğunu söyledi. Bunun üzerine kendime ait aracımı verdim. Aleyna evden ayrılarak işine gitti.
Ben de kendime ait başka bir araçla öğlen vakti evden çıkarak iş yerine gittim. Gün içinde rutin işlerimi hallettim. Akşam Aleyna ile buluşacaktık. Bundan dolayı Aleyna'yı aradım. Kendisi bana annesinin yanında olduğunu söyledi.
Bunun üzerine Aleyna'yı almak için annesinin evine giderek Aleyna'yı aldım. Aleyna'yı alınca bana ait aracın stüdyo önünde olduğunu, ayrıca köpeğinin ve eşyalarının da stüdyoda olduğunu, onları alacağını söylemesi üzerine kullandığım araç binek olduğundan eşyaların ve köpeğin araca sığmayacağını düşündüm.
Babam da annemle birlikte o gün İngiltere'de okuyan kardeşimin yanına gittiği için aracın boş olduğunu düşünerek babamın şoförü olan Hüseyin'i aradım. Hem benim aracımı almak hem de eşyaları ve köpeği almak için yanına Mustafa'yı alarak Aleyna'nın evinin önüne gelmesini söyledim ve gelince orada buluştuk.
Normalde aracı almaya Hüseyin ve Mustafa gidecekti, bundan dolayı Aleyna'da bana stüdyonun konumunu attı. Ben de konumu Hüseyin'e attım. Ancak Aleyna köpeği görmek ve eşyalarını almak istediği için 'Biz de gidelim' dedi. Bunun üzerine iki araç olarak stüdyoya doğru gittik.
Ben ve Aleyna benim kullandığım araçla, Hüseyin ve Mustafa ise arkamızda bulunan başka bir araçtaydılar. Birlikte stüdyonun bulunduğu sokağa doğru gidene kadar Aleyna ile normal sohbet ediyorduk.
Stüdyonun olduğu sokağa girince aracımın farları sokakta park halinde olan bir aracın içini aydınlatınca araç içinde 3-4 kişinin olduğunu gördüm. Bu esnada Aleyna 'A a a bunlar burada daha gitmemişler' dedi.
Ben de kendisine 'Hayırdır bunlar kim' diye sordum. Kendisi de bana hani öğlen sana köpeğimi almak isteyenler var diye söylemiştim, sen de bana polisi ara polis gelsin demiştin ya işte bunlar o şahıslar diye söyledi.

Bunun üzerine bu şahıslar kim diye sordum. Kendisi de 'Sana bahsettiğim ayrılmış olduğum eski sevgilim' dedi. Bu esnada ben araç içerisindeki bu şahıslara baktığımda aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahısla ben ve Aleyna göz göze geldik.
Bu sırada şahsın torpidodan bir şeyler alıp, arkada oturan kişilere dönüp bir şeyler konuşup tekrar döndüğünü görünce Aleyna ve ben tedirgin olduk. Ayrıca Aleyna bana 'Bunlar Bağcılar çocuğu dikkatli ol' dedi.
Bunun üzerine bu şahısların araçtan inip bizim yanımıza gelmesinden ya da araçtan silahla bize doğru ateş etmesinden tedirgin olduğum ve korktuğum için şahısları engellemek ve olumsuz bir olay yaşanmasının önüne geçmek için hemen araçtan inerek bu şahısların bize zarar vermesini engellemek ve konuşmak amacıyla bu şahıslarla konuşmak için bu şahısların yanına doğru gittim ve bulundukları aracın camını parmağımda bulunan yüzükle tıklattım.
Bu esnada şahıs kapıyı üzerime doğru sert şekilde açıp beni itti ve kapıyı bana vurdu. Bende bu şahsın benim üzerime gelmemesi ve araçtan inmemesi için kapıyı iterek kapattım, bu esnada belimde bulunan silahımı sol elimdeydi.
Bu şahıs kapıdan inemeyince aracın camını açtı. O esnada bu şahsın oturmuş olduğu koltukta bacaklarının arasında metal renkli parlayan bir şey görünce silah ya da bıçak olduğu düşüncesine kapıldım.
Bu arada şahıslara 'Beyler aracınızı buradan alın, aracımızı alıp gideceğiz' dedim. Bu esnada önde oturan şahıs eliyle bana müdahale ederek vurmaya çalışınca silah bulunmayan elimle şahsı engellemeye çalıştım, ancak şahıs iki eliyle bana müdahale edince elimde silah bulunan sol elimi de istemsizce kendimi savunmak maksadıyla şahsa doğru götürdüm.
Şahıs ise halen bana hamle yapıyordu ve elimde bulunan silahı tutuyordu. Bu boğuşma esnasında silah bir anda patladı, ben kesinlikle silahla ateş etmedim.
Silah patlayınca şoka girdim. Benim silahım mı patladı, başka bir silah mı patladı onu dahi fark etmedim. Olayın şokuyla bir an önce oradan ayrılmak istedim. İçinde bulunduğum şok halinden dolayı kendi aracımı kullanamayacağımı düşündüğüm için geldiğim araca değil de diğer araca geçtim, Aleyna'da yanımda idi.

O da panik halindeydi. Hatırladığım kadarıyla benim kullandığım aracımı da Hüseyin kullandı. Oradan ayrıldık, almaya gittiğimiz aracım da orada kaldı. Ben yaşanan bu olaydan dolayı son derece tedirgin oldum, olayı anlamaya çalıştım.
Babama ulaşmak istedim, ancak babam İngiltere'ye gittiği için uçakta olduğundan kendisine ulaşamadım. Olayın kaza ile olduğunu düşündüğüm için polise gittiğimde kendimi ifade edememekten korktuğum için polise bildirimde bulunmadım.
Bunun üzerine kendime yakın hissettiğim için babamın amcaoğlu olan Metin Kadayıfçıoğlu'nun yanına gittim. Kendisine detaylarını söylemeden bir olaya karıştığımı söyledim. Metin Kadayıfçıoğlu'da bana "Nasıl bir olay" diye sordu. Ben olayın ne olduğunu dahi anlamadığım için olayı kendisine anlatamadım.
Metin Kadayıfçıoğlu beni bir ticari taksiye bindirerek Avrupa Yakasına geçirdi. Daha önceden şirket olarak kiraladığımız ancak halen teslim almadığımız, sadece anahtarı bizde olan, içindeki eşyaları sahibi tarafından teslim alınmayan Zorlu Center'da bulunan açık adresini tam bilmediğim, ancak istendiğinde gösterebileceğim adrese daha önce babamın yanında çalışan Engin Taşkıran ile geçtim.
Daha sonra polisler gelip beni yakaladılar. Ardından işlemler için büronuza getirildim. Yaşanan olayda ölen ismini bu olaydan dolayı öğrendiğim Kubilay Kaan Kundakçı isimli şahsa üzülüyorum. Ben böyle bir olay yaşanmasını istemezdim.
Zaten böyle bir olayın içinde bulunacak yapıda ve karakterde bir insanda değilim. Eğitimli ve kültürlü bir insanım. Olayın olduğu yere kendi şahsi aracımı almak ve kız arkadaşımın eşyaları ile köpeğini almak amacıyla gittim.
Sokakta bu şahısları görünce tedirgin oldum. Normalde aracım olmasa oradan direkt giderdim, ancak aracımı almak istedim. Bu esnada aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahsın torpidoya eğilip bir şey alması, ardından arkasına dönüp oradakilerle bir şeyler konuşması ben de bu şahsın silah alıp ateş edeceği endişesi oluşturdu.
Zaten daha önceden de ailemizde acı bir kaybımız olduğundan güvenlik endişesi duyduğum için bir tatsızlık olmaması adına araçtan inerek bu şahıslara düzgün bir üslupla konuşmak ve bize karşı oluşacak tehlikeyi önlemek amacıyla yanlarına gittim.
Ancak gittiğim an itibari ile araçta bulunan şahıs aracın kapısını ittirerek bana vurdu, eliyle beni iterek vurdu. Bende kendimi savunma maksatlı refleksle bu şahsın bana vurmasını engellemek amacıyla iki elimle kendimi savunurken silah ateş aldı. Ben kesinlikle silahla ateş etmedim. Yaşanan olay tamamen spontane gelişti. Yaşadığım korku ve panikle oradan hemen uzaklaştım."
NEFES
İçişleri Bakanlığı’ndan bir genelge daha!79 izlenme
Beyoğlu’nda yayaya çarpıp serbest bırakılmıştı: Eski Yemen Savunma Bakanı'nın oğluna ev hapsi29 izlenme
Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın vergi oyunu!144 izlenme
İrlanda kadın basketbol takımı, maç öncesinde İsrail basketbol takımı oyuncuları ile el sıkışmadı30 izlenme
Bakan Bayraktar'dan zam açıklaması! Doğal gaz fiyatları artabilir15 izlenme
Seçim öncesi getirilen kum ve parke taşları, iktidara oy çıkmayınca geri götürüldü24 izlenme
Kırklareli'nde bir çiftçi tarlasına traktörüyle "Cumhuriyet 99 yaşında" yazdı34 izlenme
'Piyasalar Türkiye’yi cezalandırabilir! En büyük kriz gelebilir!'805 izlenme
Erdoğan, 23 Nisan geleneğini bozmadı! Yine katılmadı
Sedat Peker yine Süleyman Soylu'yu hedef aldı! "Senin gücün Rize'de 'geçenemiyoruz' diyen yaşlı dayıyı aldırmaya yetiyor"
Karabağ'da tarihi anlar: Azerbaycan askeri Ermenistan bayrağını indirdi, arşivler yok ediliyor, Ermeniler toplu halde Hocalı'dan ayrılıyor!
Hasan Tahsin şehit edilişinin 105. yılında anıldı