Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Merkez Bankası'nın 750 baz puanlık faiz artırımı kararını değerlendirdi.
Acemoğlu, "Objektif olarak baktığımız zaman 7.50% faiz arttırımı doğru yönde bir karar. Geçen ayki hayal kırıklığı yaratan ve beklentinin çok altında kalan faiz artırımından sonra, bu yeni karar Merkez Bankası’nın belki de gerçekten enflasyona karşı mücadeleye başladığının göstergesi olabilir. Ama bence doğru politikalara doğru giden yolun daha en başındayız. Sadece yüksek faiz aktarılmasıyla ekonomi düzelmez" dedi.
"Benim bu konuda hep vurguladığım ve yapılması gerekli gördüğüm dört politika değişikliği var" diyen Acemoğlu şöyle devam etti:
"Birincisi faizleri artırıp enflasyonu kontrol altına almaya başlamak için reel faizleri sıfırın üstüne doğru taşımak. Bu enflasyona karşı mücadele için çok önemli. Bu birinci maddenin başındayız. Ben hala emin değilim devlet bankaları duracak mı? Başka yollardan rant dağıtımına devam edilebilirler. Yani şimdilik sadece birincinin bir bölümüne doğru bir adım atıldı.
İkincisi, aynı sırada kurumsal reform sürecine başlamak. Bu da çok önemli. Bu süreç ifade özgürlüğü ve demokratik hakların kuvvetlendirilmesi ile başlamalı. Ama aynı zamanda ekonomiyi direk olarak etkileyecek yapısal reformlar da çok önemli. Bunların içinde yolsuzluğu kontrol altına almak, rekabeti azaltan uygulamaları durdurmak, yargı kurumlarının bağımsızlığını sağlamak ve yatırımın önünün açılması özellikle önemli. Bu konularda hiçbir gelişme yok ve olacağını düşünmüyorum. Benim Murat Üçer’ile beraber yaptığım analizde Türkiye’nin en büyük problemlerinin verimsizlik ve teknolojik gerilik olduğu ortaya çıkıyor. Bunlar kurumsal ve büyük yapısal reformlar olmadan çözülemeyecek problemler. Bu verimsizlik devam ettiği sürece de ücretler reel olarak artmayacak ve enflasyonu tetikleyecek problemler her zaman ortaya çıkacak. Fakirlik ve işsizlik problemleri devam edecek.
Üçüncü olarak enflasyona karşı mücadele ve kurumsal yapıdaki reformların başlangıcıyla beraber yurtdışından kaynak getirilmesi. Bu kaynaklar şirket ve banka bilançolarındaki kötü durumu düzeltmek için ve depremden dolayı ortaya çıkan büyük harcama gerekliliği için kullanılmalıdır. Bu konuda bir şey yapılacak mı? Ekonomi kurmayları tabii ki yurtdışından kaynak getirmek istiyorlar. Ama bunları doğru kullanacaklarına emin değilim. Türkiye bankalarının ve şirketlerinin gerçek durumunun ne olduğunu şu ana kadar tartışmadılar. Mehmet Şimşek bundan önceki bakanlık döneminde bol kaynak vardı ve bu kaynaklar doğru kullanılmadı. Türkiye’nin üretkenliğinin en düşük olduğu dönemdi bu dönem. Şimdi birden bire doğru kararları mı almaya başlayacaklar?
Dördüncüsü ise fakirliğin artmamasını sağlamak. Yurtdışından gelen kaynaklarla ve iyi bir yola oturtulan kurumsal reformlarla beraber hem yatırımı arttırmak hem de sosyal güvenlik ağını kuvvetlendirmek lazım. Bu konuda hükümetin doğru politikaları izleyeceğinden de emin değilim. Sonuç olarak doğru yöne doğru bir adım, ama bence arkası gelip gelmeyeceği belli değil. Bence Türkiye ve Türk halkını zor günler bekliyor" dedi.
Gerçek Gündem
Vatandaşın banka borcu rekor kırdı! Zam yağmuruna kart şemsiyesi60 izlenme
Minguzzi ailesini tehdit eden şahsın ifadesi ortaya çıktı! Bu nasıl bir savunma?43 izlenme
Üniversitede kadro için ‘nokta atış’lı ilan!91 izlenme
AKP’liler birbirine girdi, sandalyeler havada uçuştu ! 'Bu şerefsizliği kabul etmiyorum !'306 izlenme
Narin Güran cinayetinin seyrini değiştirecek gelişme!58 izlenme
Yoksulluk, asgari ücreti 4’e katladı26 izlenme
Cübbeli Ahmet ve Halil Konakçı'ya vatandaştan tepki: "Din buysa dinden soğudum. Müslümanlıksa da Müslüman değilim"57 izlenme
Turist Türkiye’de harcamayı kıstı36 izlenme
Nevzat Bahtiyar: "Salim bana 'Bu cesedi parça parça et, sonra da yok et' dedi"
‘Türkiye Suudi Arabistan’dan 20 milyar dolar istedi’ iddiası!
AKP'lilerin zihinleri işte böyle yıkanıyor !
Skandala sırtını döndü: 'Sahte diplomalı 400 akademisyen' iddiasına YÖK'ten suç duyurusu