Türkiye ekonomisinde artan dış borçlanma grafiği ve bütçeden faize ayrılan payın büyüklüğü, iktidarın kaynak kullanım tercihlerini bir kez daha tartışmaya açtı. CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, ekonomi yönetiminin "rasyonalite" söylemine karşın dış borç faiz ödemelerinin rekor seviyeye ulaştığını verilerle ortaya koydu. Karabat, 2025 yılında sadece dış borç faizine gidecek paranın ortalama kurla 1,1 trilyon TL'yi bulduğunu açıkladı.
Karabat'ın paylaştığı veriler, Türkiye'nin dış borçlanma hızındaki keskin artışı gözler önüne serdi. 2024 yılında 55 milyar dolar seviyesinde olan yeni uzun vadeli borçlanma tutarı, 2025 yılı itibarıyla 97,2 milyar doları aştı. Karabat, neredeyse iki katına çıkan bu borçlanma miktarını "rekor" olarak sunmanın mümkün olmadığını, tablonun tam anlamıyla bir "ekonomik alarm" niteliği taşıdığını vurguladı.
Verilere göre dış borç faiz ödemeleri 2022 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde yükseliş gösterdi. Karabat, mevcut ekonomi modelini "üretim yerine sıcak para ve borçlanmaya dayalı büyüme" olarak tanımlarken, bu politikanın sürdürülebilir olmadığını savundu.
İktidarın ekonomi politikasını eleştiren Karabat, bütçe harcamalarındaki tercihlere dikkat çekti. Emeklilere ve öğrencilere kaynak bulunamazken, faiz ödemeleri söz konusu olduğunda trilyonlarca liranın aktarılabildiğine işaret eden Karabat, Ocak 2026'da bütçeden yapılan faiz ödemesinin 454 milyar TL olarak gerçekleştiğini belirtti. Bu rakam, tek bir ayda 10 milyar dolardan fazla kaynağın faize gittiğini gösteriyor.

Karabat açıklamasında, kamu varlıklarının borç teminatı haline getirildiği iddiasını da gündeme taşıdı. Ekonomi yönetiminin "Nas" söyleminden "rasyonel zemin" söylemine geçişte sonucun değişmediğini belirten Karabat, borçla büyüme modelinin sonunda ekonominin faize çalıştığını ifade etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın sosyal medya hesabından yaptığı, rakamları ve eleştirileri içeren açıklamanın tamamı ise şöyle:
"Geçen yıl Türkiye neredeyse bir önceki yılın iki katı kadar yeni borç aldı. 2024'te 55 milyar dolar olan yeni uzun vadeli borçlanma, 2025'te 97,2 milyar doları geçti. Bu bir “rekor” değil, alarmdır.
“Finanse edildiği sürece cari açık dert değildir” mantığını iyi biliyoruz. Ama bu zihniyet ekonomileri çöküşe götürür. Borçla refah olmaz, sadece günü kurtarırsınız. Geleceği ise ipotek edersiniz.
Üretim gücünü günden güne kaybeden, hamasetle ekonomi politikası yürüten bir anlayışla duvara toslamak an meselesidir. Gerçekler propaganda kaldırmaz. Sürekli borçlanarak gidilecek bir yol yoktur.
Dış borç faiz ödemeleri her yıl artıyor:
2022: 10 milyar dolar
2023: 15 milyar dolar
2024: 20 milyar dolar
2025: 25 milyar dolar
Artış tesadüf değil, tercihin sonucudur.
Üreterek değer yaratmak yerine, sıcak parayla günü kurtarma modelinin geldiği nokta budur. Borç büyür, faiz katlanır, risk artar. Sanayi ve istihdam yaratmaz, ekonomiyi borçla büyütürseniz, o borcun faizi günü gelir sel gibi önüne kattığı her şeyi yıkar.
Sadece 2025'te yapılan dış borç faiz ödemesi, ortalama kurla hesaplandığında 1,1 trilyon TL'yi buluyor. Ocak 2026'da bütçeden yapılan faiz ödemesi 454 milyar TL oldu. Yani tek ayda 10 milyar dolardan fazla kaynak faize gitti.
Emekliye seyyanen zam için para yok. Öğrenciye okulda yemek için kaynak yok. Ama faiz söz konusu olunca trilyonlar var. Tercih meselesi ve AKP'nin tercihi daima faiz baronlarını beslemek olmuştur.
İçeride ve dışarıda faiz çevrelerini besleyen sistemin adı bu ekonomi modelidir. Borçla büyüyen ekonomi, sonunda faize çalışır. Nas'ta da böyle yaptılar, rasyonel zemin dediklerinde de aynısını sürdürdüler.
Ama AKP'ye yine de yetmiyor. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti'nin simge yapıları olan boğaz köprüleri dahi satış konusu. Kamu varlıkları da borcun teminatı haline geliyor.
Gerçek sürdürülebilir kalkınma üretimle olur, borçla değil. Ancak AKP'nin son 23 yılının özeti şöyledir: Özelleştirme. Borçlanma. Sıcak para. Balon büyüme. Ve giderek ağırlaşan faiz faturası.
AKP, otoriter rejimi meşru kılmak için yıllardır sıcak parayla çarkı çeviriyor; ancak yolun sonuna geldiler. Hazine bu yükü kaldıramadığı gibi vatandaş da artık bu oyuna kanmıyor. İlk seçimde tarihin tozlu sayfalarında yerinizi alacaksınız."
Erdoğan'a İstanbul Üniversitesi’nde protesto!38 izlenme
Seçim yaklaştı sandık operasyonları başladı: Şaibeli seçmenler ortaya çıktı!30 izlenme
Hulki Cevizoğlu en sonunda gerçek yüzünü gösterdi ve saraya göz kırptı! 'Ben Kanal İstanbul’a evet diyen bir Atatürkçüyüm'119 izlenme
11 ton çilek o ülkeden geri döndü!171 izlenme
"Emekli olarak ne yapmamız lazım?" diyerek isyan etti: "Geçen yıl 200 kilo alıyorduk şimdi 100 kilo zor alıyoruz"14 izlenme
Devlet hastanesinde skandal iddia: Malzeme eksikliği, personel yetersizliği, bozuk aletler138 izlenme
TOKİ'den Suriyelilere ev! Türklere çıkmayan evler Suriyelilere çıktı!49 izlenme
Bolton'un olay yaratan kitabındaki Erdoğan ayrıntısı Saray'ı rahatsız etti!81 izlenme