Gazeteci Kayhan Ayhan'ın savcılıkça ifadesinin alınmadan doğrudan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildiği öğrenildi.

Birgün'ün aktardığına göre, Kayhan Ayhan'a yöneltilen suçlamalarda Ayhan'ın 2 sosyal medya paylaşımı ön plana çıktı. Ayhan’a sorulan sorulardan ilki, İBB davasının 7 Nisan’da görülen 17’nci duruşmasında Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında yaşanan 'had bildirme' tartışmasına dair Ayhan’ın kişisel hesabından yayımlanan video oldu. Duruşma savcısının İmamoğlu’na yönelik "Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" ifadelerinin yer aldığı ve emniyette suçlama konusu yapılan video Ayhan'a soruldu.

"SOYTARILIK" TARTIŞMASI DOSYADA

Ayhan’a sorulan bir diğer video ise davanın 2 Temmuz günü görülen 61’inci duruşmasında mahkeme başkanı ile izleyiciler arasında çıkan tartışmaya dair BirGün TV yayını oldu. Mahkeme heyetinin davanın ilk celsesini 9 Temmuz’a kadar bitirme ısrarı üzerine salonda tepkiler yükselmiş, mahkeme başkanı İmamoğlu’nun salondan çıkartılmasını istemişti. Bu sırada izleyici bölümünde bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a yönelik mahkeme başkanının sarf ettiği, "Milletvekili diye soytarılık yapamaz burada, alın dışarıya onu" ifadelerinin aktarılması da suç unsuru gibi dosyaya konuldu.

Kayhan Ayhan emniyetteki ifadesinde, 15 yıllık mesleki deneyime sahip bir gazeteci olarak tek amacının kamuoyunu aydınlatmak ve halkın haber alma hakkını savunmak olduğunu belirtti. Ayhan, ifadesinde şunları kaydetti:

"Söz konusu haberler, paylaşımlar ve BirGün Tv YouTube kanalı üzerindeki yayınlar, görevlendirildiğim ve kamuoyunda ‘İBB Davası’ olarak bilinen davada yaşanan somut gerçekler ve ifadelerdir. Ben de gazetecilik mesleği kapsamında yaşananları kamuoyuna yorum katmadan aktardım. Burada yazılan ifadeler tamamen davada yargılanan sanıkların savunmalarında yer alan ifadelerdir. Sayın savcılık isterse mahkeme kayıtlarından görüntülere ve ifadelere ulaşabilir. Tek amacım davada yaşananları gazetecilik faaliyetim kapsamında halkın bilmesidir. Bunun dışında şahsım tarafından herhangi bir yorum, ifade barındırmamaktadır. Yaptığım tek iş gazeteciliktir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."

"İLETTİĞİ TÜM HABERLER GERÇEKLİĞİ BİRE BİR YANSITIYOR"

Ayhan’ın avukatları, gözaltı sürecindeki usulsüzlükleri ve hukuki zıtlıkları da ifade tutanağına geçirdi.

Dosyadaki suçlamaların hukuki bir temelden yoksun olduğunu belirten Avukat Sema Özdemir, TCK 217/A (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) suçunun oluşabilmesi için beş unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, ancak Ayhan’ın ilettiği tüm haberlerin görünürdeki gerçekliği bire bir yansıttığını belirtti. Özdemir, uygulanan gözaltı tedbirinin orantısız ve hukuka aykırı olduğunu kaydetti.

"SORUŞTURMANIN TERÖR BÜROSUNCA BAŞLATILMASI AÇIKÇA YETKİ GASPIDIR"

Avukat Enes Hikmet Ermaner ise Ayhan’ın gece saat 24.00’te kanser hastası annesinin yanından, evinden gözaltına alınmasının CMK’deki çağrı ve ifade alma usullerine açıkça aykırı olduğunu vurguladı.

Soruşturmanın Terör Bürosu tarafından yürütülmesini "yetki gaspı" olarak nitelendiren Ermaner, "Dosya kapsamında ne müvekkilimin üzerine atılı terörle ilgili bir suçlama bulunmakta, ne de bu yönde herhangi bir ibare bulunmaktadır. Gazetecilik mesleği gereği Basın Bürosu bakması gerekirken Terör Bürosunca başlatılması açıkça yetki gaspıdır. Gazetecilik suç değildir" dedi.

"HUKUKİ BİR KOMEDİDEN İBARET"

Ayhan’ın çalışanı olduğu BirGün Gazetesi’ne destek amaçlı paylaştığı "Kaç kişi gazete alıp destek oldu acaba? İşte böyle böyle özgür basın da yok olup gidiyor. Destek şart" gönderisinin bile suç isnadı olarak yöneltilmesine tepki gösteren Ermaner, "Yalnızca bu durum bile iş bu soruşturma ve gözaltının ne kadar sorumsuzca yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bilginin olmadığı bir yerde bunun yanıltıcı olarak adlandırılması hukuki bir komediden ibarettir" ifadelerini kullandı.

Ayrıca İBB davasının görüldüğü mahkeme kayıtlarının periyodik olarak sesli ve görüntülü kayda alındığını hatırlatan Ermaner, savcılığın bu kayıtları incelemeden "yanıltıcı bilgi" iddiasında bulunmasının bir varsayımdan ibaret olduğunu ve amacın gazetecilik faaliyetini engellemek olduğunu belirtti.

Her iki avukat da Ayhan’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti.

yenicaggazetesi.com