CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 36’ıncı celsesi ile İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor.

Duruşmaya ikinci ara

Büyükçekmece Başkanvekili Ahmet Şahin’in ve avukatlarının savunmasının ardından İBB Davası’na ikinci ara verildi.

Aradan sonra Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın savunmasına geçilecek.

Ahmet Şahin'in savunmasına geçildi

Keskin’in savunmasının ardından Yener Torunler’in savunma kısmı tamamlandı. Böylece davada Cebeci Maden Sahası savunmaları sona erdi.

Torunler’in ardından Büyükçekmece Başkanvekili Ahmet Şahin’in savunması başladı.

İBB borsası avukatı casusluk davasını önceden söylemiş

İBB Davası, öğleden sonra Yener Torunler’in avukatı Ahmet Keskin’in savunmasıyla devam etti.

Detaylı bir savunma yapan Keskin, ismi İBB Borsası iddialarıyla anılan avukat Mehmet Yıldırım hakkında çok önemli bir iddiada bulundu. Keskin’in anlatımına göre, İBB soruşturmasını yöneten savcılardan birini tanıdığını öne süren Yıldırım, Ekim ayının sonunda başlayan ve şu an Silivri’de davası devam eden casusluk davasının başlayacağını Ağustos ayındaki görüşmelerinde Keskin’e aktarmış.

Keskin’in savunmasındaki ilgili kısım şöyle:

Aynı zamanda akrabam olan Yener Bey’i bir avukat olarak cezaevinde ziyaret ettiğimde, bana kendisinin 6 Ağustos'ta tahliye edileceğini, avukatının bu yönde söz verdiğini anlattı. Bu kadar önemli bir dosyada böyle bir sözün nasıl verilebildiğini sordum ve savcılık tarafından kendilerine söz verildiği yönünde bir anlatımla karşılaştım. Bunun üzerine Yener Bey'in ve ailesinin rızasını alarak meslektaşım Mehmet Yıldırım ile görüşmek istediğimi söyledim. Mehmet Bey'i aradım ve beni ofisine davet etti. Esma Hanım'la birlikte gittik. Henüz yeni tanışmıştık, aramızda bir güven ilişkisi yoktu. Birbirimizi hiç tanımamamıza rağmen bana Savcı Bey ile arasındaki ilişkiyi ayrıntısıyla anlatmaya başladı.

Savcı Bey’in ne kadar iyi ve vatansever bir adam olduğunu, bu örgütün ne kadar tehlikeli olduğunu, yarın öbür gün casusluk soruşturmasının da başlayacağını, bu işin temelinin İngiltere'ye dayandığını ve savcılığın bu hususları ortaya çıkaracağını anlatıyordu. Bu konuda son derece emin bir tavrı vardı. Aslına bakarsanız, Yener Bey'in bir yakını olarak bu durumdan rahatsız olmadım tam aksine hoşuma gitti.

‘Neden’ derseniz? Ağabeyimi tahliye edebilecek kudrete sahip olduğu izlenimine kapıldım. Kendisiyle yaklaşık 1 saat sohbet ettik. Yeşilköy'de bahçeli, konak gibi güzel bir ofisi var, bizi orada ağırladı. Bize telefonunda savcı ile olan yazışmalarını gösterebileceğini söyledi ancak biz meslektaşımıza ‘Hicap duyarız, gerek yok’ dedik. Söylediğine inandığımızı ve itibar ettiğimizi ifade ettik. O ekran görüntülerini görmeye ihtiyaç duymadık. Şimdi bu konuda biraz pişmanlık hissediyoruz.

Avukat savunmasıyla devam ediyor

Verilen aranın ardından tutuklu sanıklar tekrar salona getirilirken Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu’na seslenerek “Sıkma canını öpüyorum” dedi.

Dava, Yener Torunler’in avukatı Ahmet Keskin’in savunmasıyla devam ediyor.

İlk ara verildi

Torunler’in avukatı Ahmet Keskin, savunmasına başlamadan duruşmaya ara verildi.

İmamoğlu, araya giderken seyirci sıralarında bulunan Yeşilçam yıldızı İzzet Günay’ı görerek şöyle seslendi:

“İzzet ağabey hoş geldin teşekkürler. Sizin o güzel filmlerinizdeki gibi bir Türkiye yaşatamadığımız için özür diliyorum ama filmlerinizdeki kötülerin kaybettiği gibi günler yaşıyoruz”

İmamoğlu'ndan Akın Gürlek'e sert sözler

Ekrem İmamoğlu, Yener Torunler'in savunmasının ardından soru sormak için söz aldı. Sorularının son kısmında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kamuoyundaki son açıklamalarına çok sert sözlerle tepki gösterdi.

İmamoğlu, şöyle konuştu:

Sayın bakanın (Akın Gürlek) bu mahkemeyi etki altında tuttuğunu düşünüyorum. Bize suç örgütü dedi, bunu diyemez. Bir rüşvet havuzu oluşturdular ve asrın yolsuzluğu gibi şeyler söyledi. Direkt olarak şahsıma söyledi bunları. Bu hususları aynen kendisine iade ediyorum. Sizi etki altında tutmaya çalışan bir bakanla karşı karşıyayız, siz de karşı karşıyasınız. Kendini yargıç sanneden bu adalet bakanına haddini bildirmek zorundasınız. Türkiye’nin beka sorunu haline gelen bu bakanla ilgili sayın Cumhurbaşkanını ve Devlet Bahçeli’yi de uyarıyorum.

Market kartları AKP teşkilatlarına verilmiş: Savcılığa 4 araç iddiası

İmamoğlu, Torunler'e "Daha önce tanışıyor muyduk?" diye sordu. "Hayır" yanıtını alınca, "Burada tanıştık, onur duydum" dedi. "Üç harfli marketlerden 44 milyon liralık market kartı alışverişi görüyorum. Bunlar nerede kullanıldı?" diye soran İmamoğlu'na Torunler'in yanıtı "Kamu kurumlarına, AK Parti teşkilatına, İstanbul Valiliği'ne verdik." şeklinde oldu.

İmamoğlu'nun "CHP'ye verdiniz mi?" sorusuna Torunler "Keşke verseydim, gönlümden geçmedi değil" yanıtını verdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, Yener Torunler'e Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 4 araç verildiği konusunda bilgisi olup olmadığını sordu. Torunler, araçlarla ilgili bilgisi olduğunu, araçların 19 Mart'tan sonra da Çağlayan Adliyesi'nde kullanımda olduğunu, cezaların kendilerine geldiğini belirtti. Torunler, 4 araçtan 2'sinin Ankara'da olduğunu söyledi. Mahkeme başkanı Pekin'in sözlerine "Dosyayla ne ilgisi var?" diyerek müdahale etti. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu, "Adalet Bakanı'nı getirin ona soralım" diyerek tepki gösterdi.

İBB borsası iddiaları yine gündemde

Torunler, CHP lideri Özgür Özel’in yaz aylarında gündeme getirdiği İBB Borsası iddialarıyla ilgili önemli beyanlarda da bulundu.

Torunler, savunmasında şunları söyledi:

Ben ifadeye gittiğimde savcının odasında Mehmet Yıldırım’ı gördüm. ‘Fatih ve Zafer Keleş’e para verdiğimi’ söylemediğim takdirde serbest bırakılamayacağımı söylediler. Daha sonra tutuklamaya sevk edildim. Aşağıda tekrar Mehmet Yıldırım’ı gördüm.

Savcı olduğunu belirttiği birinden gelen telefonu benimle konuşturdu. Telefondaki ses “Ben senin suçsuz olduğunu biliyorum ama şu an böyle olması gerekiyor” dedi. Mehmet Yıldırım sonra bana “Ufak değişiklik yapacağım ifadende. Ek ifade vereceksin, benim tanıdığım savcı da seni serbest bırakacak. Zaten Fatih Keleş itirafçı olacak, ondan önce davranman lazım” dedi. Ben de ona “Kendimi kurtarmak için onlara para götürdüm dersem nasıl ispatlayacağım?” dedim. Mehmet Yıldırım bana “Merak etme, Cem Çelik’in ifadesiyle inandırıcı olacaktır” dedi. Cem Çelik’in beni suçlamasının tek sebebi Mehmet Yıldırım’dır. Kendini kurtarmak için ifade vermiş. Tutukluluk incelemesinde denk geldik; Cem Çelik bana “İnat etme, milleti kurtarmak sana mı kaldı? Mehmet’in dediği gibi ifade ver” dedi.

Ben bunların hiçbirine gerek duymadım. Buradan suçsuzluğumu ispatlayarak başım dik çıkacağım. Çocuklarımın babalarını, iftiracı olarak değil doğruları söyleyen biri olarak bilmesini istiyorum. Oğlumu da gözaltına aldılar ve adli kontrolle serbest bıraktılar. Her hafta imzaya gidiyor ama bana bir kere bile ‘Baba sen de ifadeye imza at da çıkalım’ demedi. Bu süreçte kurulan tüm tezgahlara ve kumpaslara rağmen ailecek doğruları bildiğimizde direndik.

Duymak istediklerini duydular. İstemediklerini duymadılar

Para çekme işlemlerinin, iddianamede suç olarak yansıtıldığını aktaran Torunler “Bunların örgüte yardım olarak çekildiği iddiası tamamen yalandır. Para çekme işlemini hiçbir zaman tek başıma da yapmadım. İfade aşamamda bunların hepsini anlattım ama anlamadılar, duymadılar ya da anlamak istedikleri gibi anladılar” dedi.

Savunmasına "Duymak istediklerini duydular, duymak istemediklerini duymadılar” diye başlayan Torunler, şöyle devam etti:

“Benim 2014 yılındaki işim ne ise tutuklandığım tarihe kadarki işim aynıdır. 11 yıl boyunca örgüt üyesi mi olmuşum? Maaşımı hak etmek için görevimi yapmaktan başka hiçbir şey yapmadım. Üye olduğum öne sürülen örgütün amacının CHP’yi ele geçirmek olduğu belirtiliyor Ben CHP üyesiydim, patronum AKP’ye yakın olmasına karşın ben CHP’liydim, delegelik teklif edildi ama kabul bile etmedim. Örgüt üyesi olarak geçen çoğu kişinin CHP’li olma durumu yoktur. CHP’li olmanın belli başlı gereklilikleri vardır. Benim için övünç kaynağıdır. Partimizde nice başkan gördük ama Mustafa Kemal Atatürk dışında kimseden talimat almayız."

Duruşma başladı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 36.duruşma günü başladı.

35. CELSEDE NE OLDU

İmamoğlu ve siyasal iletişim danışmanı Necati Özkan, “casusluk” iddiasıyla da tutuklu yargılandıkları davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki 4 No’lu Duruşma Salonu’nda yapılan ilk duruşmasına katıldıkları için İBB Davası’nın 35. celsesine katılmamıştı.

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu ile diğer tutukluların katıldığı duruşmada tutuklu sanıklar salona getirildiği sırada izleyiciler, alkışlarla karşılamıştı.

İBB'nin tutuklu Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, gözaltına alındığında emniyette kendisine meslektaşı olan Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün ile aralarındaki para alışverişinin sorulduğunu belirtmiş ve, "Aramızda 3 yılda geçen 11 bin 60 TL hesap hareketi soruldu" demişti.

yenicaggazetesi.com