Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 61. günü Silivri'de başladı.
Dünkü 60. günde Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş'in savunması, mahkeme başkanının müdahalesiyle bitirildi. Mahkeme başkanı, "Bugün 3 saat savunma yaptınız, yarın öğlene kadar yaparsınız. Sonra Tuncay Yılmaz'a geçeceğim" dedi. Daniş bu karara çok sert itiraz etti. Ancak tartışma sürerken mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.
Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Daniş bugün de savunmasına devam etmesi bekleniyor.
Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında gerginlik çıktı. Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı. İtirazların büyümesi üzerine duruşmaya iki kez ara verildi. Duruşma İnan Güney'in savunmasıyla devam ediyor.
Çok sayıda tutuksuz sanık ve sanık yakını duruma tepki göstererek salondan ayrıldı. Tutuklu sanıklardan çoğu da salondan ayrıldı. Murat Ongun, "Cezaevine dönüyoruz" dedi.
Tutuklu Tuncay Yılmaz'ın tansiyonu yükseldiği için hastaneye kaldırıldı.
Mahkeme başkanı, "Tuncay Yılmaz hastaneye götürülmüş. Normalde sıramız Ekrem İmamoğlu’nda ama 203 gereğince salondan çıkardığımız için hazır etmemiz uzun sürecek. O yüzden sıradan İnan Güney hazırsa alalım" dedi.
Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney savunmaya başladı.
Mahkeme başkanı "Verilen ara üzerine salonda olmayan Ongun avukatı Rahşan Sertkaya Daniş'in yapmış olduğu savunma esas alınarak sıradaki savunmaya geçebiliriz" diyerek Tuncay Yılmaz'ı kürsüye çağırdı.
Yılmaz avukatının olmadığını söyledi.
İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan söz aldı. Pehlivan, "Ekrem İmamoğlu'nu sona bırakın. Savunmalara devam edin. İmamoğlu'nu da diğer celse dinleyin" dedi.
Mahkeme başkanı, Tuncay Yılmaz için CMK'dan avukat atanması ve savunmasının alınması için duruşmaya yeniden ara verdi.
Duruşmaya verilen aranın ardından heyet salonda geldi ancak çoğu avukat içeri alınmadı. İçeri alınan avukatlar da "Savunma hakkı yoksa hukuk da yok" diyerek salonu terk ediyor.
Duruşmada yaşanan krizin ardından avukatlar yaşananlara ilişkin tutanak tuttu. Tutanakta yazılanlar şu şekilde:
Kamuoyunda İBB davası olarak bilinen davanın ilk celsesinin 02/07/2026 tarihli 61. gününde duruşma başlangıcında Ekrem İMAMOĞLU, Mahkeme Başkanı'nın önceki gün duruşmayı 9 Temmuz tarihinde bitirme ve savunma sırasının değiştirilmesi kararına yönelik söz olarak: "Tutuklulardan İnan GÜNEY, Tuncay YILMAZ, Fatih KELEŞ'in ve kendisinin savunmasının henüz alınmadığını, 9 Temmuz'da ilk duruşmayı bitirme planın imkansız olduğunu, aynı zamanda neden savunma sırasının değiştirilmiş olduğunu, bunun için hiçbir sebep olmadığını" belirtmiş, Mahkeme Başkanı: "Biz 9'unda tamamlayacağız, savunması alınmayanları ikinci celse alacağız, sizin de sıranızı değiştirdik, sizi haftaya dinleyeceğiz" demiştir. Bunun üzerine Ekrem İMAMOĞLU "Neden 9 Temmuz'da bitirmekte ısrar ediyorsunuz? 9 Temmuz'da bir seferberlik mi olacak? Yeni bir operasyon mu var? Niçin kararınızdan döndünüz? Bunu açıklamanızı bekliyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tartışmalar sürerken Mahkeme Başkanı, CMK'nın 203. maddesini gerekçe göstererek Ekrem İMAMOĞLU'nun salondan çıkarılmasına karar vermiştir. Ekrem İMAMOĞLU, salondan çıkmayacağını belirtirken jandarma etrafını sarmıştır.
Ekrem İMAMOĞLU'nun duruşmadan çıkarılması ve aynı zamanda Mahkeme Heyeti'nin 9 Temmuz'da duruşmayı bitirme kararının hukuka aykırı olduğunu, savunma hakkının ihlal edildiğini, tarih sınırlaması yapılmaması gerektiğini belirten sanık müdafileri Av. Tora PEKİN, Av. Deniz YAVUZYILMAZ ve Av. Mehmet Can SEYHAN'ın da Mahkeme Salonundan. çıkarılmasına karar verilmiştir.
Çıkarılma kararına karşı müdafilerin, sanıkların ve izleyicilerin tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdiğini açıklamıştır.
Avukatların Duruşma Salonu'nu terk etmemesi üzerine Jandarma Komutanının gelerek "İsmi belirtilen avukatların çıkması gerektiği, çıkmazlarsa Mahkeme Başkanı'nın duruşmaya devam etmeyeceğini, bu sebeple zor kullanacaklarını belirtmesi üzerine Salonda bulunan tüm avukatlar "Savunma Susmadı Susmayacak" şeklindeki sloganlar ve alkışlar eşliğinde Duruşma Salonun'dan ayrılmıştır. İşbu tutanak hazır bulunanlar tarafından tutulmuştur.
İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin yaşanan gerilimin nedenini anlattı. Pekin, "Mahkeme başkanı, Ekrem Bey'in en son savunma yapmasını kabul etmişti. Ancak bugün bu sözünden geri döndü, 9 Temmuz'da da celseyi bitireceğini söyledi. Bunların niye değiştirildiğini açıklamadı" dedi.
Tora Pekin şunları söyledi:
"Mahkeme başkanı tamamen bir keyfi uygulamayı dayattı. Ve nereden
geldiyse kendisine o keyfi uygulamayı yapma gücü, nereden kendisine
geldiyse, dayatıldıysa, onu aynen benimsemiş. Hiçbir şekilde makul
davranma niyeti göstermeden, önce Sayın Ekrem İmamoğlu'nun salondan
çıkarılmasına karar verdi.
Ondan sonra müdafi olarak beni ve iki
meslektaşımı daha duruşma salondan çıkarılmasına karar verdi. Ve her
zaman yaptığı gibi salonu terk edip çıktı gitti. Geriye biz kaldık ve
Jandarma da konuştu. Ve salondan topluca diğer meslektaşlarla beraber
ayrıldık. Durum bu.
Ekrem Bey duruşma düzenini bozacak bir şey yapmadı, sadece talebini dile getirdi. Bizim önümüzden de o tamamen hukuka aykırı bir karar. Ama işte her ne güçse o mahkeme başkanını 9 Temmuz'da bu duruşmaları bitirme şeyi...
Ben size bunu açıklamak zorunda değilim. Bizim bir listemiz vardı. Biz ona uyuyoruz falan gibi lakait gelişi güzel cevaplar verdi.
Ekrem Bey mahkeme başkanına tekrar tekrar hatırlatarak en son da savunma yapmak istediğini söylemişti. Mahkeme başkanı da bunu hepimizin tanıklığında kabul etmişti. Şimdi bugün o sözünden geri döndü. O kabul ettiği tarihten geri döndü. En başta size söylediğim liste vardı. O listeye uygun ben yapacağım dedi. Durum bundan ibaret. Yani bunun soruların muhatabı gerçekten mahkeme başkanı. Biz duruşma sırasında sorduk. Size ne kadar ulaştı sesimiz bilmiyorum. Sorduk. Ben size bir açıklama yapmak zorunda değilim, dedi. Keyfiliğin de bu. Yani sonsuz bir keyfilik içerisinde uygulamasını diretti. Kaynağını bilemiyorum.
Niçin 9 Temmuz'da bitirmesi lazım? Niçin 9 Temmuz'dan önce sıralamayı değiştirdi? Fatih Keleş'ten önce Ekrem İmamoğlu'nu almaya karar verdi. Bunun hakikaten cevabını verecek kendisi veya ona bunu kim dayattıysa ona sormak lazım.
İddianame bir rezalet. Ama bu iddianamenin adı Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü. İlk gün dedik ki madem böyle ilk ifadeyi biz verelim, ilk sorguyu biz verelim. Mahkeme başkanı bunu kabul etmedi. Kendisi bir liste çıkarttı, onu verdi. Dedi ki o zaman herkes konuşacak mı madem? O zaman en son Ekrem İmamoğlu konuşsun dedik. Onu da kabul etti aslında.
Doğal olarak örgütün 1 numaralı sanığının ilk konuşması lazım. İlk konuşmuyorsa da son konuşması makul olan."
Ekrem İmamoğlu ile hakim arasında geçen savunma ve süre tartışması şöyle gerçekleşti...
Ekrem İmamoğlu: İnşallah hayırlı bir gün olur hepimiz adına ve bu yargılama adına da kalan kısa zaman diliminde, umarım saygın, en doğru şekilde yürütülen bir süreçle beraber ilk celseyi bitiririz. Dün malum bir tartışmayla buradan ayrıldınız. Tabii ister istemez hepimiz bu müzakereyi hem kendi içimizde hem de duruşma anında hem de hukukçularımız üzerinden yapıyoruz. Önce şunu belirtmek isterim ki; bulunduğumuz bu dava hem Türkiye'nin hem de dünyanın ne yazık ki ilgisini çeken, hem Türkiye'nin hem de milletimiz adına da çok da itibarlı bir süreç olmayan bir zaman dilimini önümüze koyan bir davadır. Önemi yüksektir. 9 Mart'tan bu yana, burada ifade edelim ki bunu daha önce de söyledim, sonuçta yaşanan ufak tefek aksilikler olsa da mümkün olduğu kadar anlayışlı, karşılıklı iletişimle süreç yürütüldü. İnsanlar burada savunmalarını yaptı. Elbette ki sonuç önemlidir ama şu ana kadar en azından bu savunma kısmı, ya da sorgu diyorsunuz yanlış bir ifadede bulunmayayım, düzgün bir şekilde yürütülmeye gayret edildi.
Tabii dün itibarıyla Murat Bey savunmasını bitirdi, avukatı Rahşan Hanım savunmasına başladı. Siz de hani bugün bitmesi gerektiğini, 9'u ile ilgili de ben duymadım ama arkadaşlarımın ifadesi, öyle bir son tarih şeklinde ifadeniz olmuş. Şimdi Sayın Başkan, şu anda Murat Bey neredeyse bu dosyanın en fazla isminin geçtiği ama aynı zamanda eylemlerle de yargılandığı bir arkadaşımız. Doğal olarak avukatları da neredeyse 1,5 yıldır süren bu zulüm üzerine hazırlıklarını yaptı ve ifadeleriyle beraber de bugün savunmasını toparlamak istiyorlar. Özenli bir gayretle, hani arzuları bugün akşamüstü bu işi toparlamak. Ve benim yine öğrendiğim kadarıyla avukatım üzerinden, ardından da kalan zaman diliminde, yine Tuncay Yılmaz arkadaşımız da avukatlarıyla beraber bu akşam kalan süreçte zamanı toparlayabilirler diye gözüküyor. Şimdi bunu alt alta koyduğumuzda, tabii burada Fatih Bey önemli bir arkadaşımız. İnan Bey ile de konuştuk. Onlar da çok kısa bir zaman diliminde süreci toparlayabilecekler diye gözüküyor. Yani pazartesi sabah başladıkları takdirde toparlayabilecekler diye gözüküyor. İnan Bey'in ifadeleriyle, avukatlarından bilgi almadım ama hani İnan Bey'in ifadesiyle, toplamda 3-3,5 saatlik bir zaman diliminde toparlayabileceği öngörülüyor. Tabii Fatih Bey'in çok önemli bir savunma süreci var. Biliyorsunuz ki neredeyse Fatih arkadaşımız, hani benden sonraki en fazla eylemle ilgili arkadaşımız. Avukatları da uzun bir hazırlık yaptılar.
Şimdi bunları alt alta dizdiğimizde 9 Temmuz imkansız gözüküyor. Yani ben şöyle bakıyorum: Önümüzdeki cumayı da katarsanız ve ondan sonra -ki benim buradaki savunmam önemli-, yani 9'u, 10'u, pazartesi ve salı, yani 15 Temmuz yıl dönümü tatil olduğu için bir öncesi gün de toparlanabilir gibi gözüküyor. Yani bu da gerçekten hassas ve titiz çalışmayla, örneğin benim avukatlarımı sadece 3 avukatımı 1 güne sığdırarak, hassas bir çalışmayla toparlanabilir şekilde gözüküyor. O bakımdan hani şunu ifade edelim, bunu da bilmenizi isterim: Yani ben, örneğin dün benimle ilgili yine bir dava vardı, ben bu davaya bile hafta sonu 4-5 saat Ankara'dan gelen avukatımla çalıştım. İşte pazartesi 2 davam daha var, örnek veriyorum. Ve sonraki hafta bir davam daha var. Dolayısıyla hani insanüstü bir gayretle, hakkımızı ve hukukumuzu savunmak konusunda, insanüstü bir gayretle bir süreç yürütüyoruz. Ve bize göre ve milletimizin büyük bir çoğunluğuna göre de bunların birçoğunun olmaması gereken, neredeyse 17 davayla mücadele eder durumdayız. Yani şu anda bunun 9 Temmuz'da imkansız olduğu gözüküyor. Bu konudaki kararlılığınız nedir? Yani burada nasıl bir süreç yönetilecek? Bunu duymak isteriz ve bunu eğer suhuletle toparlayabilirsek, çok özenli bir şekilde toparlayabilirsek güzel bir sonuç oluştururuz diye düşünüyoruz Sayın Başkan.
Hakim: Evet, biz de heyet olarak değerlendirme yaptık. Normal yargılamada savunmanıza devam edin, bugün toparlayın. Bu anlamda bir koyulan kurala müdahale etmeyeceğiz. Sorgu sırasını değiştirmeyeceğiz. Normal sorgu sırasıyla devam edeceğiz. Sizden sonra Tuncay Yılmaz'ın, Tuncay Yılmaz'ın savunmasını alacağız. Sonrasında sizle Ekrem Bey, devam edeceksiniz. 9'una kadar da biz bu işi, yani yetişmiyor dediğiniz durumu 9'unda tamamlayacağız. Sonra savunmasını aldığımız tanıkların, alamadığımız tanıklarımızın savunmasını 2. celseye almaya, alma şeklinde bir değerlendirme yaptık. Yani o yüzden bunun hani illa şu şu sanıklar 1. celsede bitirilecek diye bir kuralı yok, celse atacağız onunla ilgili ama 9'unda kapatacağız.
Ekrem İmamoğlu: Hayır Sayın Başkan şöyle, yani şimdi burada tabii ki Rahşan Hanım sürdürsün. Normal seyirle devam edeceğiz derken, Ekrem İmamoğlu “örgüt lideri” diye tanımlanmış bu iddianamede. Daha önce de 2 kez kabul ettiğiniz üzere, benden önce bütün arkadaşların tamamlaması ve en son benim savunmamın onların savunması üzerine inşa edilmesinin doğru olduğunu kabul ettiniz. Yani bu 9'unda bitirme eğer...
Hakim: Eylem sayısı olarak Fatih Bey sizden daha uygun durumda. Eylem sayısı aynı…
Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, "aynı" dediğiniz zaman sizin bile nasıl inandığınızı ben anlayamıyorum. Eğer bakın 9 Temmuz'da, 9 Temmuz'da bir milli seferberlik ilan edilecekse bilelim. Bu ülkede bizim bilmediğimiz bir şey olacaksa bilelim, ona göre hareket edelim. Bizi niye, bizi niye bir ayara sokuyorsunuz, onu anlamadım yani.
Hakim: Sürekli bu konuyu böyle polemik haline getirmeye gerek yok.
Ekrem İmamoğlu: Siz yaptınız. Ben yapmadım. Önümüze siz getirdiniz.
Hakim: Biz baştan bir liste yaptık, tamam, o listeye uyacağız.
Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, 9 Temmuz'u, bakın dün bile, dün bile sıralamada süreç sonucu, süre sonu sorunu yoktu. 9 Temmuz'u dün getirdiniz önümüze. 9 Temmuz konusu eğer bir milli seferberlik varsa...
Hakim: Ekrem Bey, bunu başka bir şeye çekmeyin…
Ekrem İmamoğlu: Neyi başka bir şeye çekmeyelim? Operasyon yapılıyor…
Hakim: Böyle devam etmeyin, salondan çıkartırım sizi.
Ekrem İmamoğlu: Niye salondan çıkartırsınız? Ben çıkarım. Sizin çıkarmanıza…
Hakim: Öyle bir şey yok ki, ben sizinle pazarlık mı yapacağım?
Ekrem İmamoğlu: Neyin pazarlığı Sayın Başkan?
Hakim: Biz değerlendireceğiz işte.
Ekrem İmamoğlu: Yetişmezse ne yapacaksınız?
Hakim: Bu savunma listesinin sıralamasını yeni mi gördünüz? 4 aydır belirttik zaten bunu, başka bir şey değil.
Ekrem İmamoğlu: 3 defa bunu kabul ettiniz, bizim önerimizi kabul ettiniz Sayın Başkan. Bir akşamda ne oldu da değişti?
Hakim: O zaman süre sınırlamalarına birazcık uysunlar avukatlarınız veya siz. Yargılamada yardımcı olun o zaman, bunun şeyi yok. 4 ay, 4 ay 1. celse sürmüş ya, öyle bir şey olmaz.
Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, bakınız, süreçler… Bakın şu anda bile 11'i 20 geçe başlıyor.
Hakim: Hayır, sizin sıranız geldiğinde savunmanız alınır, sırayla.
Ekrem İmamoğlu: Ama benim arkadaşım Fatih Bey, benden önce… Örgüt yöneticisi dediğiniz kişi benden önce konuşmalı diye, sizinle bunu daha ilk hafta görüştük. Kabul ettiniz. Ara savunma istediniz, orada söyledim, kabul ettiniz. 1 hafta önce konuştuk, yine kabul ettiniz.
Hakim: Normal takvime uyarsak sorun yok, sorun yok.
Ekrem İmamoğlu: Bu takvimde değil de 9 Temmuz niye bir sınır oldu Sayın Başkan? 9 Temmuz'da bu ülkede kıyamet mi kopacak, ben anlamadım yani.
Hakim: Savunmamıza devam edelim o bittikten sonra Tuncay bey ile devam edelim. Bittikten sonra sizi alacağız. Yani neden uzatıyorsunuz?
Ekrem İmamoğlu: Hayır ne alakası var.
Hakim: Sizin Fatih Bey'den önce veya sonra savunma yapmanız neyi değiştirecek?
Ekrem İmamoğlu: Sizin için neyi değiştiriyor? Benim için çok şeyi değiştiriyor. Çünkü benden önce, benden önce... Bakınız, benden önce... Bakınız, benden önce onu, onu...
Hakim: Bunu artık takvime... o saate o saate geliyor zaten.
Ekrem İmamoğlu: Benden önce, benden "yönetici" diye söylemde bu iddianamede olan kişinin savunmasını dinlemek, benim savunmamın düzenini oluşturuyor. Bugüne kadar bunu sizinle konuştuk. Niye Fatih Bey benden sonra olacak?
Hakim: Ekrem Bey, biz...
Ekrem İmamoğlu: Konuşuyorlar mı? Ya da İnan Bey? İnan Bey niye benden sonra olacak?
Hakim: Belirlediğimiz bir sıralama, belirlediğimiz bir takvim var. Buna uyacağız, bu şekilde ilerleyeceğiz. Yani bunu...
Ekrem İmamoğlu: Valla o o şekilde olmaz. Yani o şekilde olmaz. Ben kabul etmiyorum sayın başkan. Ben kabul etmiyorum, görürsünüz.
Hakim: Tamam. Savunma sıranız geldiğinde savunmanızı alırız. Hiç kimseye bir kaç cümle falan vermeyeceğim avukat hanım. Rahşan Hanım buyurun, savunmanıza devam edin. (Avukatlar söz istiyor) Avukat Hanım, söz hakkı vermeyeceğiz. Biz bugün bu konuyu... Rica ediyorum uzatmayalım.
Tartışmanın büyümesi üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Tüm salon boşaltıldı.
Mahkeme başkanı, "Tüm salonu boşaltın, hakkında 203 kararı verdiklerimi geri içeri almayın" dedi.
Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına vekiller Sezgin Tanrıkulu ve Suat Özçağdaş da itiraz etti.
Mahkeme başkanı bağıran herkesin dışarı çıkarılmasını istedi.
Mahkeme başkanı daha sonra Suat Özçağdaş için "Milletvekili diye burada her türlü soytarılığı yapamaz" dedi.
Ekrem İmamoğlu salondan çıkmamakta ısrar etti. Jandarmalar İmamoğlu'nun etrafını sardı.
Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı.
Tartışmanın devam etmesi üzerine Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarılmak isteniyor.
Mahkeme başkanı, "CMK 203 uyguluyorum, Ekrem beyi dışarı alalım" diyerek bağırdı. Tartışma devam ediyor.
Duruşmada Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında gerginlik çıktı. İmamoğlu duruşmanın 9 Temmuz'a yetişmeyeceğini belirtirken mahkeme başkanı, "Tutukluları ilk duruşmada dinlemek zorundayız diye bir şey yok. Diğer celsede dinleriz" dedi.
İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki diyalog şöyle...
Ekrem İmamoğlu: Bulunduğumuz bu dava hem Türkiye'nin hem de dünyanın ilgisini çeken bir dava. 9 Mart'tan bu yana... Sonuçta yaşanan ufak tefek aksilikler olsa da mümkün olduğu kadar anlayışlı bir şekilde süreç yürütüldü. Savunma kısmı şu ana kadar düzgün bir şekilde yürütülmeye çalışıldı. Siz dün avukat savunmasının bitmesi gerektiğini ve 9'unun son tarih olduğunu söylediniz. Murat Bey, bu dosyada ismi en fazla geçen ve eylemlerle yargılanan arkadaşımız. Bunun için 1,5 yıldır hazırlık yaptı. Arzuları, akşamüstü bu işi toparlamak. Kalan zaman diliminde Tuncay Yılmaz arkadaşımız da süreci toparlayabilir gibi görünüyor. İnan Bey ve Fatih Bey'in de süreci toparlayabileceklerini düşünüyorum; öyle gözüküyor. İnan Bey'in de 3-3,5 saatlik zaman diliminde toparlayabileceği gözüküyor. Bunları alt alta dizdiğimizde, 9 Temmuz imkansız gözüküyor. Cumaları da yaparsak 15 Temmuz'dan önce toparlanabilir gibi gözüküyor. Dün benimle ilgili yine dava vardı, 6 Temmuz'da iki tane daha var. Neredeyse 17 davayla mücadele eder durumdayız. Ama 9 Temmuz'da bitmeyecek gibi görünüyor.
Mahkeme başkanı: Tuncay Yılmaz'dan sonra sizi alacağız. Kalan savunmaları ikinci celsede almaya karar verdik. 9 Temmuz'da bitireceğiz. Tutukluları ilk duruşmada dinlemek zorundayız diye bir şey yok. Diğer celsede dinleriz.
Ekrem İmamoğlu: 9 Temmuz'da bir seferberlik varsa bilelim, ona göre hareket edelim.
Silivri'de görülen duruşma başladı. Ekrem İmamoğlu salona girerken milletvekillerine seslenerek, "Sizlere güveniyoruz. Türkiye sizlerin kararına emanet" dedi.
İmamoğlu duruşmada söz aldı.
Seçime dair dikkat çeken gelişme: "İkinci tura kadar 18 yaşına gireceklerin sayısı belli oldu"37 izlenme
29 Ekim'i kana bulayacaklardı... Böyle yakalandılar!141 izlenme
CHP'den 'Saray Emlak' paylaşımı! 'Acil sahibinden boğaz manzaralı kelepir köprü'20 izlenme
Alpay Özalan’ın danışmanı zehir zemberek sözlerle istifa etti! “Nankör vefasız saygısız”37 izlenme
Sedat Peker cephesinden çarpıcı açıklama!167 izlenme
AKP'ye geçeceği iddia edilen CHP'li belediye başkanından sert açıklama14 izlenme
Her fırsatta Kudüs sömürüsü yapan AKP'nin, yandaşlarını doldurduğu TRT Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak seneler önce kabul etmiş!86 izlenme
‘Erdoğan’ın ayakkabısını yalamalıyız’ diyen AKP’li vekilin yeğeninin FETÖ'den ‘ödüllü kırmızı bültenle’ arandığı ortaya çıktı!51 izlenme