İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada 6’ncı celse, önceki oturumlarda yaşanan salon tartışmaları ve yeni kısıtlama kararlarının gölgesinde görüldü. Aralarında Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu, 107’si tutuklu 407 sanığın yargılandığı davada gün boyu 5 ismin savunması alındı. Mahkeme, iş insanlarının savunmalarının ardından duruşmayı saat 16.45’te bitirdi. Dava bugün görülecek 7’nci celseyle bayram öncesi son kez devam edecek.
Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, Silivri'den gelişmeleri takip ediyor. Duruşma celselerin bayramdan sonra 12 saatlik bir tempoya gireceği öğrenildi. Duruşma celseleri yine haftanın dört günü gerçekleşecek fakat akşam 21.00 ve 22.00'ye kadar süreceği öğrenildi.
Duruşmaya bir saat ara verildi. Ara verilirken de mahkeme başkanı, salonda boş kalan yerlere yargılanan kişilerin aile üyelerinin alınacağını bildirdi.
Hakim, avukatlarla ilgili düzenleme yapılacağını, basın mensuplarının konuşulanları duyabilmesi için de salona hoparlör yerleştirileceğini açıkladı.
Murat Or'un ifadesi tamamlandı. Or için çarpraz sorguya geçildi. Hakim, Or'a savcılık ifadesi ile şimdiki ifadesinin çelişmesini sordu.
Duruşmada şunlar yaşandı:
Duruşma Savcısı: Savcılıktaki beyanlarınızın birinde “AĞAÇ AŞ’deki bir takım kişilerin gözaltına alınmasının ardından Ali Sukas beni yanına çağırdı. Benim aleyhimde de bir takım beyanlar olduğunu ve ifadeye çağrılmam durumunda bana sorulduğunda söz konusu paraların sağlık sebebiyle ihtiyacı olan personele dağıtılmak amacıyla toplandığını söylememi istedi.” demişsiniz… Ali Sukas neden böyle bir söylemde bulundu size?
Murat Or: Bilmiyorum. Kendisine sorarsanız daha iyi olur.
Duruşma Savcısı: Böyle bir konuşma yaşandı mı peki?
Murat Or: Evet yaşandı.
Mahkeme Başkanı: Savcılık ifadelerimde maddi yanlışlar var diyorsun. Peki o zaman hiç mi okumadın ifadeni? Sen eğitimsiz bir insan değilsin Kimya mühendisisin. Bir okuyayım ifademi demedin mi? İlk ifadende kargo poşetinde Ali Sukas’a bırakılan şeyin içinde para olduğunu düşündüğünü söylüyorsun.
Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürü Murat Or ifade vermeye başladı.
"Eylem 122" kapsamında ‘rüşvete aracılık’ ile suçlanan Or, hakkındaki iddiaları reddetti.
Dosyadaki savcılık ifadesinde rüşvet iddialarına ilişkin yalnızca duyuma dayalı beyanda bulunduğu belirtilen Or’un, 29 Eylül 2025’te verdiği ifadede, “Ben görev yaptığım süreç boyunca Ali Sukas’a birilerinin para verdiğine gözümle şahit olmasam da bu konularda ciddi şüphelerim olmuştu” demişti.
Duruşmada söz alan Or, iddianamedeki suçlamalar ile tanık ve gizli tanık anlatımları arasındaki uyumsuzluklara dikkat çekti. Etkin pişmanlıktan yararlanmadığını belirten Or, “Etkin pişmanlıktan yararlanma ihtiyacı hissetmedim çünkü gördüğüm şahit olduğum bir şey yok. Ali Sukas’ın birine para verdiğini gözümle görmüş değilim” dedi.
Or, savunmasında kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Hayatım boyunca ne kendim haram lokma yedim ne de çocuklarıma yedirdim. Devletimin malına asla elim uzanmaz. Kimseden Ali Sukas adına para talep etmedim. Kimseden de para almadım. Getirileni açıp bakma, inceleme, getirilenle ilgili soru sorma yetkim bulunmamakta”
Savunmasının devamında, “Etkin pişmanlıktan yararlanma ihtiyacı hissetmedim. Sadece gördüğüm, duyduğum konuları anlattım. Kesin görgüye dayanmış beyanlarım değildir” ifadesini kullanan Or, “Kimseye bir ithamda bulunmanın doğru olacağını düşünmüyorum. Ali Sukas’a para verildiğine gözümle şahit olmadım” dedi.
Kimya mühendisi olduğunu söyleyen Or, 2012 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakinde Ar-Ge laboratuvarında çalışmaya başladığını, 2017 yılında ise AKP döneminde özel kalem görevine getirildiğini anlattı. Bu göreve dönemin yöneticilerinin değerlendirmesiyle atandığını belirten Or, Ali Sukas ile de 2019 seçimlerinden sonra tanıştığını söyledi.
Rüşvet suçlamasıyla anılmasından büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Or, herhangi bir kişiden para istemediğini ve para almadığını savundu. Dosyada adının geçtiği iddiaların somut delille desteklenmediğini öne süren Or, mal varlığında da olağan dışı bir artış bulunmadığını söyledi.
Or, bu bölümde şu ifadeleri kullandı:
“Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, rüşvet gibi bir konuda adımın geçmesinden gerçekten büyük üzüntü duyuyorum. Hayatım boyunca ne kendim haram lokma yedim, ne çocuklarıma ne de eşime yedirdim. Eşimle birlikte dini ve vicdani hassasiyetlerimiz gereği bir lira faizli ya da haram paraya dahi bulaşmamış insanlarız. Böyleyken, hak etmediğim bir paraya, hele ki devletin malına asla el uzatmam. Hiçbir kimseden, şahsım, kurumum veya Ali Bey adına para talep etmedim; böyle bir para da hiçbir zaman almadım. Beni tanıyan herkese sorulsa, böyle işlere bulaşmayacağımı rahatlıkla söyler.
Görev yaptığım süre boyunca kurum kaynaklarının gereksiz yere israf edilmemesi için elimden geleni yaptım. İddianamede adımın geçtiği iddialara bakıldığında, gizli tanık ve bazı sanıkların üzerime atfettiği isnatlar dışında, iddia makamının da belirttiği üzere, somut bir delil bulunmamaktadır. MASAK kayıtlarından da görüleceği üzere, benim ya da ailemin mal varlığında olağan dışı bir artış söz konusu değildir.”
İddialarda anlatılan teslim yöntemlerinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını savunan Or, çalıştığı odanın açık ve herkesin görebileceği bir konumda bulunduğunu söyledi. Bu nedenle, anlatıldığı biçimde gizli bir para alışverişinin orada yapılmasının mantıklı olmadığını öne sürdü.
Or, şunları kaydetti:
“Kaldı ki çalıştığım oda sürekli açık bir yerdi. Bizim kattaki çalışma düzeninde odamız, daha ilk bakışta görülen, herkesin önünden geçtiği bir konumdaydı. Tanık beyanlarında anlatıldığı gibi, firmaların Ali Bey müsait olmadığında masaya bir şey bırakıp gitmeleri mümkündür. Ancak iddia edilen gibi haram bir iş yapılıyor olsaydı, bunun herkes tarafından görülebilecek bir makam odasının girişindeki açık bir alanda yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığını da takdirinize sunuyorum.”
Gizli tanık ve sanık beyanlarına itiraz etti
Or, dosyadaki bazı sanık ve gizli tanık beyanlarının, cezaevinden çıkmak ya da dosyaya girmemek amacıyla verildiğini düşündüğünü söyledi. Ali Sukas’a yakın çalışan biri olması nedeniyle adının özellikle kullanıldığını savundu.
Savunmasının son bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Sanıkların ve gizli tanıkların, kendi beyanlarını makul bir zemine oturtabilmek, cezaevinden çıkmak ya da hiç girmemek saikiyle, Ali Bey’e yakın pozisyonda çalıştığım için benim adımı da beyanlarına kattıklarını düşünüyorum. Özel kalem müdürü olarak Ali Bey’e yakın çalışıyor olmam, adımın kullanılmasını onlar açısından işlevsel hale getirmiştir.
Nitekim , cezaevinden çıkabilmek için bazı kişilerin bana para getirdiklerini söyleyeceklerinin kulağına geldiğini bana aktarılmıştı. Ben de kendilerine, yaşamadığım hiçbir şeyi kabul etmeyeceğimi açıkça ifade ettim. Yine bunun bir iki gün öncesinde de, bir gizli tanığın ifadesinde adımın geçtiğinden haberdar olmuştum.”
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, söz istedi. Hakim kabul etti. İmamoğlu konuştu. İmamoğlu, gazetecilerin ve kameraların “En köşeden, 50-60 metre kuş bakışı ile izlemeye mecbur bırakılmasının doğru olmadığını” söyledi.
Ekrem İmamoğlu, mahkeme heyetine çağrıda bulundu. İmamoğlu, Ramazan Bayramı'na çok az bir vakit kaldığını belirterek mahkemenin bir sürpriz yapıp tutukluları tahliye etmesini talep etti.
İmamoğlu şunları ifade etti:
Ramazan Bayramı’na gireceğiz. Bugün son gün. Olgunlaşan bir takım süreçlerde karşılıklı müzakere ve diyalog süreçleri yaşandı. İstenmeyen şeyler oldu ya da insanların kendi birtakım sıkıntılarından ve yaşadıklarından kaynaklanan talepleri oldu. Bu çerçevede benim gözlemlediğim bir asimetri var. Burada gerçekten yaşanan bir sıkıntı var.
Örneğin ailelerden bir kişi alınıyor. Ben sabah telefon hakkımı kullandım, haftada 10 dakika eşimle konuştum. Aileden bir kişi… Zaten bu insanların aileleriyle görüşmeleri çok sıkıntılı. Bu reddedilip görüldüğü anda mutlu olanlar var, umudu büyüyenler var. Bu insanların “bir kişi” diye bir kısıtlamayla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum.
İkinci asimetrik olan durum: 107 tutuklu burada öncelikle yargılanıyor. Bu 107 tutuklunun üç avukatı gelebilir diyorsunuz. Bu şöyle eksik kalıyor: Zaten insanların haftanın bir gününde görüşme günleri var. O görüşme günlerini değiştirmediler. Ben kendi adıma her gün katılmak zorundayım dediğim için beni buranın olmadığı güne kaydırıyorlar. Bu üç avukat kısıtının da doğru olmadığını düşünüyorum.
Çok önemli bir konu da medya. Arka taraftan buranın izlenmesiyle karşı karşıya kalınması… Basındaki insanların burayı izlemesi, heyetlerin de tanınması için daha doğru bir çerçeve olur.
Dün İBB Başkan Vekili giremedi. Bu nereye kadar varıyor?
Ben 1300 kişiye senede bir kez toplantı yapıyorum. Burada konuşulan her konu belediye yöneticilerini ilgilendiriyor. Bunlar çete değil, itibarlı insanlar.
İddianamede CHP, ilk cümleden itibaren suçlu şüpheli gibi gösteriliyor; Yargıtay’a şikâyet edilecek kadar işaret edilen bir pozisyonda. CHP’lilerin girişi bile lütuf gibi gösteriliyor. Bu doğru değil.
Jandarmayla karşı karşıya gelmeyelim, özenli çalışalım; çabamız bu.
Herkes sorumluluk almaya hazır. Bütünüyle taahhüt ediyoruz ki lütfen bayramda bunu iyi değerlendiriniz. Bu tür kısıtlamaların ne size ne de burada yargılanan insanlara katkısı yoktur. Gerçekten insanların buna ihtiyacı var. Öyle çıkışlar vardır ki tarihte unutulmaz; bütün bunları revize eder. Müzakere kapısını açık tutarsanız burada çok daha makul, itibarlı bir hat çizersiniz ve kazanan yüce Türk yargısı olur.
Naklen yayından bahsederken bu kısıtlamalara geldik.
Bu ülke bir senede milyon dolarlar kaybetti. Bu mahkeme çok büyük.
Bayrama giriyoruz. Bayrama gidecek herkesin en güzel günleri olsun. Bazen öyle bir çıkış yaparsınız ki insanları eve gönderirsiniz, tarih değişir. Böyle bir sürprizden bahsediyorum.
Tutuklu sanıklar, jandarma eşliğinde salona getirildi.
İBB Davası’nın 7. celsesi için bekleyiş sürüyor. Gazetecilerin, sanık ailelerinin henüz alınmadığı duruşma salonuna şu an için yalnızca avukatlar girebildi.
Dilek İmamoğlu, duruşmayı takip etmek için adliyeye geldi.
6’ncı celseye, bir önceki oturumlarda yaşanan yer ve salon düzeni tartışmaları damga vurdu. İlk haftanın son gününde gazetecilerin oturduğu yerin değiştirilmek istenmesi üzerine duruşma ertelenmişti. Sonraki celsenin başında ise bu kez avukat milletvekillerinin izleyici bölümüne geçmesi istendi. İtirazlar üzerine oturum başlamadan sona ermişti.
Mahkeme heyeti, bu gelişmelerin ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yeni tedbirler talep etti. Buna göre duruşma salonuna yalnızca vekâleti bulunan avukatların alınması, milletvekillerinin avukat sıralarına oturmaması ve basın mensupları bakımından da kart sınırlaması getirilmesi istendi. 6’ncı celse bu kararların gölgesinde başladı.
Duruşma günü Silivri’de yoğun güvenlik önlemleri alındı. Bayram öncesi açık görüş günü ile duruşmanın aynı zamana denk gelmesi nedeniyle cezaevi çevresinde uzun araç ve ziyaretçi kuyrukları oluştu. Duruşmayı takip etmek isteyen bazı milletvekilleri, avukat bölümü yerine izleyici kısmından salona girdi. CHP’li milletvekillerinin yanı sıra DEM Partili vekiller de duruşmayı takip etti.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın salona girişinde de tartışma yaşandı. Bir süre dışarıda bekletilen Aslan, daha sonra öğle arasının ardından duruşmayı takip edebildi.
Günün ilk savunmasını Ağaç AŞ’nin eski müdürü Ümit Polat yaptı. Önceki celselerde verdiği ifadeler nedeniyle tartışma yaratan Polat, bu kez İstanbul Valisi Davut Gül’le ilgili gündem olan beyanına açıklık getirdi. Polat, mahkemede şöyle dedi: “Ben Vali Davut Gül’e saygısızlık yapmak istemem. Vali beyin akrabasının arkadaşı bizim şirkette çalışıyor dedim. Akrabası çalışıyor demedim.”
Polat, önceki ifadesinde kendisini tam anlatamadığını da savundu. Tutukluluk sürecinde ağır koşullar yaşadığını belirten Polat, psikolojik olarak zorlandığını söyledi. Para teslimine ilişkin bazı iddialara da değinen Polat, doğrudan gördüğüne dair bir beyanı olmadığını ifade etti.
Polat’ın bu açıklaması, geçen hafta mahkemede gündeme gelen ve ardından İstanbul Valisi Davut Gül tarafından yalanlanan iddiaların ardından geldi. Böylece Polat, duruşma salonunda bu başlıkta yeni bir düzeltmeye gitmiş oldu.
Polat’ın ardından Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı savunma yaptı. Yağcı, gizli tanık beyanlarını reddederek, görev alanının sınırlarını anlattı ve satın alma süreçlerinin şirket prosedürleri çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.
Yağcı savunmasında şöyle dedi: “Gürgen isimli gizli tanığın ifadeleri tamamen yalan. Bana para teslim edilmedi. Beyan da yok.”
HTS kayıtlarına ilişkin suçlamalara da yanıt veren Yağcı, aynı binada çalışan ve gelen giden kişilerle ortak baz vermenin doğal olduğunu savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Yağcı, tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Öğle arasının ardından savunmalar iş insanı Ali Üner ile devam etti. Üner, hakkındaki rüşvet suçlamalarını reddederek dosyada somut delil bulunmadığını söyledi. Üner savunmasında şöyle dedi: “Hakkımda somut bir delil yok. Duydum, görmüştüm gibi ifadeler var.”
Daha sonra kürsüye gelen iş insanı Evren Şirolu da suçlamaların yalnızca Ümit Polat’ın beyanlarına dayandığını öne sürdü. Şirolu, isnat edilen olayların yer, zaman ve içerik bakımından belirsiz olduğunu savunarak tanıkların dinlenmesini istedi. Şirolu savunmasında şöyle dedi: “15 gizli tanık, 86 etkin pişmanlık ifadesinde adım geçmiyor.”
Şirolu’nun ardından iş insanı Hüsnü Yüksel Tunar savunma yaptı. Hakkındaki rüşvet suçlamalarını kabul etmeyen Tunar, dosyada çelişkili beyanlar bulunduğunu söyledi. Tutukluluk süresine de dikkat çeken Tunar, şöyle dedi: “5 dakika sorgulandım, 10 aydır tutukluyum.”
Tunar’ın avukatı da savunmasında davanın siyasi boyutuna işaret ederek, Ekrem İmamoğlu çıkarıldığında dosyanın sıradan bir rüşvet davasına dönüştüğünü savundu.
6’ncı celse sonunda bugüne kadar savunma yapan sanık sayısı 8’e yükseldi. Daha önce Aykut Erdoğdu, Bulut Aydöner ve Sırrı Küçük ifade vermişti. Dünkü oturumla birlikte Ümit Polat, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu ve Hüsnü Yüksel Tunar da savunmasını tamamladı.
Göller Yöresi’nde 35 göl kurudu!148 izlenme
Öğrencileri Kubilay'ın katilinin mezarına götüren müftü Çanakkale duasında Atatürk'ü 'unutmuş'28 izlenme
Zamlı bayram ikramiyesinden kimler nasıl yararlanacak?28 izlenme
4 ay önce Türkiye'ye geldiği açıklanmıştı, mahalleli bombalı teröristi anlattı 'Esenler'de bir yıldır oturuyordu; Suriyelilerin iş yerinde çalışıyordu'70 izlenme
AKP’li belediyeden TÜGVA’ya büyük kıyak!69 izlenme
Cumhuriyet'in kentinde Atatürksüz 29 Ekim kutlaması: Erdoğan'ın posteri var Ata'nın yok!11 izlenme
Berat Albayrak’ın istifa haberi sonrası dolar sert düştü!69 izlenme
Çiftçinin ürünü elinde kaldı!84 izlenme