Anasayfa1
15 Eylül 2026 ( 21 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında 2. celsenin 17. günü: 10 milyon dolar rüşvet iddiasına yanıt! "Proje AKP döneminde başladı"


İBB davasının 2. celsesinin 17. günü Silivri'de devam ediyor. GYO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Akhan, 10 milyon dolar rüşvet iddiası yöneltilen Galataport ile ilgili sürecin Kadir Topbaş döneminde başladığını söyledi.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının ikinci celsesinin 17. günü bugün Silivri'de başladı. Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

İBB davasının 16. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınırken, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da duruşma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaboğlu, duruşmaların saat 22.00'ye kadar sürmesinin makul olmadığını belirterek yargılamanın yürütülme biçimine yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Kaboğlu şunları söyledi:

"Tıpkı gece yarısı sonrası yargılamadan öne aldığınız gibi ki malum siz geçen hafta saat 10'a 10 kala "insani değil" demiştiniz. Bizce İstanbul Barosu yönetimi olarak saat 22.00 de insani değil. Bu saatler makul süre değildir. Akşam saat 19.00 makul bir süredir, maksimum 19.30'dur.

Dolayısıyla bunu daha öne almanızı, gerçekten bu sıralamaya riayet edilmesini, özellikle sıralamanın avukatlar tarafından bilinebilmesini, önceden bunu duyurmanızı ve ona göre etkin savunma hazırlayabilmelerini, buraya gelen sanıkların mesailerini içeriğine yönlendirmelerini bekliyoruz. Şunu da belirtmek durumundayım; iddia, savunma, hüküm üçlüsü hep eşittir, bunun yasal temeli de anayasa temeli de vardır."

"İLK KEZ BURADA GÖRDÜM"

Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, "Beni tanıyor musunuz? İddianamede bana 500 bin liralık market kartı verdiğiniz söyleniyor. Verdiniz mi?" diye sordu. Hüsnü Akhan, "Sizi ilk kez burada gördüm. Kartların varlığını iddianameden öğrendim" dedi.

Duruşmaya ara verildi.

"SÜREÇ KADİR TOPBAŞ DÖNEMİNDE BAŞLADI"

GYO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Akhan, 6 Şubat depremlerinin ardından İBB'nin Hatay'daki çalışmalarına katkı sunmak için itirafçı sanık Adem Soytekin'in firması olan ASOY İnşaat'la konteyner kent yapımı için irtibat kurduklarını söyledi.

Akhan, "Adem Soytekin'in adını iddianamede öğrendim. Kendisiyle hiçbir irtibatım yoktur. Ödemeleri banka kanalıyla yaptık" dedi.

Akhan, 10 milyon dolar rüşvet iddiası yöneltilen Galataport ile ilgili İBB ile protokol yaptıklarını ve bu sürecin Kadir Topbaş döneminde başladığını da sözlerine ekledi.

Ekrem İmamoğlu, Hüsnü Akhan'a şu soruları yöneletti...

Ekrem İmamoğlu: Çok çok geçmiş olsun Hüsnü Bey. Ben aslında, açıklamaları yaptınız, soru da sormayacaktım ama iddia makamının “Hatay'da her önüne gelene sizin adınıza para yollar mısınız” diye sorusuna binaen soru sormam gerekti. Çünkü anlattığınız kadarıyla Hatsu zaten Hatay'ın İSKİ'si, Hatsu işletmeleri. O dönemde de İstanbul Büyükşehir Belediyesi, AFAD tarafından İstanbul'a gönderilen Türkiye'deki büyükşehirlerden bir tanesi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Türkiye'nin en büyük belediyesi ve en büyük kamu kurumlarından bir tanesi. Birçok bakanlıktan dahi daha fazla bütçeye sahip olduğu bir durumdur. Bu meseleyi niye izah etmek durumunda kaldım? Çünkü iddia makamının, ne yazık ki cahilce ve beyanlarla dolu bu iftiranamesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne aşağılayıcı bu tutum ve tavrına binaen sizlerin de ifadelerinde muhatap olduğunuz kurumun İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu ve Türkiye'nin en önemli illerinde, en önemli iki tane hattı, 2017'de, yani bizim dönemimizden önce kazandığınız ihaleler sürecinde bir çok görüşmeyi yaptığınızı ve bu çerçevede hatta yine İstanbul'a örnek bir biçimde bir danışma modeliyle, Galataport ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında da muhtelif ulaşım, altyapı ve üstyapı ile ilgili çok detaylı bir protokolü hizmete kavuşturduğumuz, bir tek otoparktaki eksiklik hariç devam ediyor. Bu çerçevede bir ilişki yürüttüğümüzü ifade ettiniz diyerek sorumu soruyorum. Siz İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile teknik ekiplerinizin yapmış olduğu muhtelif toplantılar çerçevesinde, Türkiye'nin ne yazık ki büyük ihmallerle, 13 büyükşehrinde yaşanan ağır depremin ne yazık ki oradaki şehirlerin iyi bir altyapıya kavuşturulamaması, çeyrek yüzyıllık 1999 depreminden sonraki büyük ihmallerden dolayı, 60.000'e yakın insanımızı kaybettiğimiz bir dönemde bu yönlendirmeyle benim ziyaretimde de 1500-2000 kişinin yaşadığı ve hala da yaşamın devam ettiği geçici konut projesinde, sizin de ifadenizle ben tabii rakamları hatırlamıyorum ama 3-4 milyon dolar civarında bir yatırıma destek olduğunuzu ifade ettiniz. Olan budur değil mi Hüsnü Bey?

Hüsnü Akhan: Aynen budur Sayın Başkan. Ve bunun yanında tabii ki baktığımızda bizim diğer Hatay'da örneğin İl Özel İdaresi'nden, valilikten, belediyeden gelen birtakım talepleri de biz yine kendi sosyal sorumluluk anlayışımız çerçevesinde yerine getirdik. Evet.

Ekrem İmamoğlu: Evet. O dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sizin gibi dolaylı ya da direkt deprem bölgesine yapmış olduğu yatırım da neredeyse 500 milyon dolar civarında bir rakama ulaşmıştır. Ki bizim de kurum olarak üzerimize düşen vazifeyi yerine getirirken, sizin de işin içine bir “bizim de bu işte bir katkımız olsun” diyerek sunduğunuz bir katkı bedelidir. Ve bu şekilde süreç gelişmiştir. Bu manada hem mahkeme heyetinin bilgilenmesi hem de iddianamede lekelenmeye çalışılan İstanbulluya ait İBB'nin bu manadaki açıkça izahının benim tarafımdan yapılması için bu soruyu sordum. Teşekkür ederim.

"HATIRLAMIYORUM"

Reklamcı Ali Can Akün savunma yaptı. Murat Ongun'un avukatı, Akün'e itirafçı sanık Muhittin Palazoğlu'nun ofisinde bulunan kaşelerini sordu. Akün, "Kaşeyi herkes bastırabilir, unutmuş olabilirim, bırakmış olabilirim. Hatırlamıyorum" dedi.

Reklamcı Eray Yazgan da savunma yaptı. Kültür A.Ş.'nin tutuklu genel müdür yardımcısı Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel, "Müvekkilimi tanır mısınız? Kendisi sizden usule aykırı bir talepte bulundu mu?" diye sordu. Yazgan, "Tanışmış olabiliriz ama ismen tanımıyorum. Benden bir talepte bulunmadı" dedi.

Murat Bıyık, Genç Populist adlı şirkette ön muhasebe personeli olarak çalıştığını, karar verme yetkisi olmadığını belirtti.

"KANUNLARA GÖRE HAREKET ETTİK"

Tutuksuz sanık Oğuzhan Bayraktaroğlu, 1998’de göreve başladığını, iddianamede adının geçmesinin nedeninin Valilik tarafından belirlenen sıralı amir listesinde bulunması olduğunu söyledi.

Medya A.Ş. çalışanı İlknur Taşdelen, emniyet ve savcılık ifadesini tekrar etti ve beraatini talep etti.

Murat Ongun’un avukatı şu soruları yöneltti

Ongun’un avukatı: Müvekkilim size doğrudan ya da başkası aracılığıyla talimat verdi mi?

Taşdelen: Hayır.

Ongun’un avukatı: 2019’dan sonra ihale süreçlerinde değişiklik oldu mu?

Taşdelen: Hayır, kanunlara göre hareket ettik.

DURUŞMA BAŞLADI

Duruşma başladı. Selçuk Alanyurt, "Şahsıma yöneltilen suçlamalar, görev ve yetki alanımla uyuşmamaktadır" dedi.

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Erdoğan "Nas" dedi, döviz tırmanışa geçti! CHP’den mazbata açıklaması: Yarın alıyoruz! İşte tartışma yaratan termik santraller… Akademisyenlere cüppe yerine sarık öneren rektörden, AKP'li adaylara övgü!