Anasayfa1
21 Mayıs 2026 ( 7 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında 41. gün: Savcılık Iraz Bayrak dahil 5 ismin tahliyesini istedi


İBB davasında 41. gün, dün tamamlanan savunma ve sorguların ardından Kurban Bayramı öncesinde beklenen tahliye talebi geldi. Savcılık Iraz Bayrak, Orhangazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy ve Gökhan Köseoğlu'nun tahliyesini istedi.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik sürdürülen davanın 41’inci duruşması, bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülüyor.

Aralarında CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu yargılama sürecini, dünkü oturumda 8 Alman milletvekilinin de aralarında yer aldığı Avrupalı gözlemci heyeti takip etmişti.

IRAZ BAYRAK DAHİL 5 İSMİN TAHLİYESİ İSTENDİ

Bugün ki duruşmanın ana gündem maddesini tutukluluk incelemesi ve tahliye kararları oluştururken beklenen haber geldi. Savcılık, İBB davasının en genç sanığı olan 1999 doğumlu yazılım mühendisi Iraz Bayrak'ın da aralarında olduğu 5 ismin tahliyesini istedi.

Mahkemedeki savunmasında 2021 yılında üç ayrı mülakatın ardından belediyede göreve başladığını ifade eden Bayrak, "Ben 2021’de işe girdim ama 2019 yılında geliştirilen bir projeden sorumlu tutuluyorum" demişti.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ: KARAR AÇIKLANACAK

Duruşmaya verilen aranın ardından karar açıklanacak.

İMAMOĞLU'NDAN ÖZGÜR ÖZEL'E DESTEK

Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan ayrılırken, "Hepinizi çok seviyorum. İnşallah güzel olacak. Bekliyoruz sonucu. Birlikte olmak zorundayız. Dayanışma içinde olmak zorundayız. Güçlü olmak zorundayız. İnşallah sonu da güzel olacak. Özgür Özel can yoldaşımdır. Genel Başkanımızdır. Onu çok seviyorum…" dedi.

MURAT KAPKİ'DEN TAHLİYE TEPKİSİ

Etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki, tahliyesi istenen isimler arasında yer almadı.

Kapki "İtirafçılığımdan geri dönmemiş olsaydım, bugün kesin tahliye olurdum" dedi.

SAVCILIK 5 İSMİN TAHLİYESİNİ İSTEDİ

İBB davasında beklenen tahliye talebi geldi. Savcılık Iraz Bayrak, Orhangazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy ve Gökhan Köseoğlu'nun tahliyesini istedi.

"SORUŞTURMANIN SAVCISI ADALET BAKANI OLDU"

İBB davasında ara sona erdi. Davada tutuklu bulunan Şeyhmus Sarıboğa'nın avukatı Fulya Dağlı, müvekkilinin savunması için söz aldı.

Dağlı, "Duruşma savcısı 16 milyonun belediye başkanına 'haddini bildirmezse haddini bildireceğini' söyledi. Heyetiniz Adem Soytekin'in ifadesini öne çekip tahliye etti. Soruşturmanın savcısı Adalet Bakanı oldu. Biz davanın siyasi olduğunu söylemiştik" dedi.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

...

"SERBEST KALMAK İÇİN YASAL OLMAYAN İŞLER KURGULADILAR"

Şeyhmus Sarıboğa, hakkındaki ticari ve örgütsel suçlamaları reddederek şahsi mağduriyetini dile getirdi. BFK şirketinin finansal hareketlerine değinen Sarıboğa, kasaya giren her kuruşun BVA firmasından geldiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını savundu.

Bazı sanıkların serbest kalmak amacıyla yasal olmayan işler kurguladığını ve kendisini bu yolla tutuklattıklarını öne süren Sarıboğa, suçlanan tarihlerde ağır bir sağlık sorunu yaşadığını açıkladı.

"KARANTİNADAYDIM, MURAT KAPKİ'DEN TALİMAT ALMADIM"

Sarıboğa, savunmasında Murat Kapki ile olan ilişkisine dair, "Murat Kapki’nin hiçbir zaman yasa dışı veya kayıt dışı bir talimatı olmamıştır" dedi.

Ortada bir suç unsuru bulunmadığını ve yaptığı tüm işlerin yasal zeminde olduğunu belirten Sarıboğa, herhangi bir suç örgütüyle bağı olmadığını, diğer sanıkları ise ilk kez mahkeme salonunda tanıdığını ifade etti.

Olayların geçtiği dönemde verem hastası olduğunu dile getiren Sarıboğa, "Ciddi bir verem hastasıydım, karantinadaydım ve 3 ay boyunca evden hiç çıkmadım" diyerek hakkındaki iddiaların fiziksel olarak da imkansız olduğunu savundu.

"İSİM BENZERLİĞİ NEDENİYLE SUÇLANIYORUM"

İddianamede yer alan BFK adlı şirketle ilgili de açıklamalarda bulunan Sarıboğa, şirketin merkezinin Ankara olduğunu ve kendisiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Suçlamanın isim benzerliğinden kaynaklandığını iddia eden Sarıboğa, "Bana daha önce bu yönde bir suçlama yapılmadı, ilk defa iddianamede gördüm. Bu konuda savunma yapmama bile gerek yok" ifadelerini kullandı.

"12 AYDIR KIZLARIMI GÖREMİYORUM"

18 Haziran’da tutuklandığını ve bir yıldır cezaevinde olduğunu hatırlatan Şeyhmus Sarıboğa, ekonomik ve insani açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.

Makinelerinin çalışmaması nedeniyle büyük zarara uğradığını ve hiçbir gelirinin kalmadığını söyleyen Sarıboğa, "12 aydır iki kızımı göremiyorum, görüntülü bile arayamadım. Sağlık durumum iyi değil, bunu geçen ay da yazılı olarak bildirdim. 12 aydır sadece soyut iddialarla haksız yere tutukluyum" diyerek tahliyesini talep etti.

BİR İTİRAFÇI DAHA ETKİN PİŞMANLIĞA NASIL İKNA EDİLDİĞİNİ ANLATTI

İBB davasında savunmasına başlayan Şeyhmus Sarıboğa, etkin pişmanlık ifadesini itirafçıların avukatı Selcen Akar'ın yönlendirmesiyle verdiğini söyledi. Akar'ın "Başkaları hakkında bilgi vermezsen tutuklanırsın" dediğini ve bunun suçu kabul etmek değil tanıklık gibi olduğunu söylediğini anlattı.

Bazı banka işlemlerini Akar'ın yönlendirmesi sonrası rastgele kabul ettiğini ifade eden Sarıboğa, "Bana kimsenin beyanı okunmadı. Savcılık ifadem alınırken de bana sahte faturayla ilgili bir şey söylenmedi. Savcılık bazı olayları bana söyletmeye çalıştı. Birkaç şeyde de öyle demediğim halde öyle yazıldı" dedi.

17 Haziran’da vatan emniyete çağrıldığını sonrasında savcılıkta ifadesinin alındığını belirten Sarıboğa, "Bana Güngör Gülman'ın etkin pişmanlık ifadesi okundu. Ben üyelikten tutuklandım ama bu karışıklığa avukatlar ve savcı sebep oldu" dedi.

Selcan Akar'ın birkaç gün sonra, gece yarısı, kendisini ziyarete geldiğini söyleyen Sarıboğa, şöyle devam etti:

"Birini etkin pişmanlıkla tahliye ettirdiğini, beni de Murat Kapki hakkında konuşursam tahliye ettireceğini söyledi. Ben de bir şey yapmadım neyi itiraf edeceğim diye tepki gösterdim, kovdum hatta. Sonrasında ailemi aramış ben Şeyhmus beyle anlaştım diye."

"TUTUKLAMA NEDENLERİNİ GÖSTEREN SOMUT DELİL YOK"

Avukat Ziya Ergin, tutuklama nedenlerini gösteren bir somut delilin söz konusu olmadığını belirtti. Tüm tutuklu sanıkların tahliye edilmesini talep etti.

İBB davası, tutuklusu Şeyhmus Sarıboğa'nın savunmasıyla devam ediyor.

"MÜVEKKİLİM MURAT KAPKİ İTİRAFÇI OLSUN DİYE REHİN ALINDI"

Serhat Kapki'nin diğer avukatı Ziya Ergin, müvekkilinin savunması için söz aldı.

Avukat Ergin, müvekkilinin abisi Murat Kapki itirafçı olsun diye rehin alındığını söyledi. Ergin, "Müvekilim ile Murat Kapki arasındaki ilişki örgüt değil, kardeş ilişkisidir" dedi.

"MAHKEMEDEN DELİL SAKLADILAR"

Özdoğan, soruşturmayı yapanların metne yalnızca işlerine gelen ifadeleri koyduğunu ifade ederek delil saklandığını söyledi.

"3 kere, 4 kere ifade vermiş insanlar var. Sanki bir kere ifade vermişler de anlattıkları sırf bundan ibaretmiş gibi yazılmış olması yalnızca bizden değil, mahkemeden de delil saklamaktır."

"KİŞİ DEĞİL EYLEM YARGILANSAYDI TAHLİYE OLURDU"

Serhat Kapki'nin avukatı Uğur Özdoğan, müvekkilinin suçlandığı eylemler arasında herkesin ifadesi olduğunu ancak Serhat Kapki'nin ifadesinin olmadığını belirtti.

Özdoğan, "Ceza yargılamasında kişi değil eylem yargılanır. İddia edilen eylemin olup olmadığına bakılır. Sonrasında bu eylem suç mu değil mi diye bakılır. Müvekkil hakkında bu ilke işletilmiş olsaydı kendisi çoktan tahliye edilmiş olurdu" dedi.

MURAT KAPKİ VE ŞEYHMUS SARIBOĞA'NIN AVUKATI SERHAT KAPKİ’YE SORDU

Serhat Kapki’nin çapraz sorgusuna avukatların sorularıyla devam edildi. Sorguda, Murat Kapki’nin şirketlerdeki rolleri ve BFK şirketinin devir süreçleri soruldu.

MURAT KAPKİ'NİN AVUKATI SORDU
Avukat Arman Çağan Yazıcı, SMO adlı şirketin Haziran 2019’da İBB Şehir Hatları ile imzaladığı sözleşme döneminde Murat Kapki’nin şirketteki konumunu sordu. Serhat Kapki, ağabeyi Murat Kapki’nin söz konusu şirkette genel müdürlük veya danışmanlık görevi yürüttüğünü bildiğini ancak bunun hangi tarihler arasında gerçekleştiği konusunda emin olmadığını ifade etti. Kapki, kendi bağının daha çok MSO şirketiyle olduğunu vurgulayarak, kesin tarihler için sözleşmelere bakılması gerektiğini belirtti.

ŞEYHMUS SARIBOĞA'NIN AVUKATI SORDU
Avukat Fulya Dağlı, BFK şirketinin Elif Kapki’den müvekkili Şeyhmus Sarıboğa’ya devredilme sürecine ilişkin Serhat Kapki’nin bilgisini sordu. Serhat Kapki, devir sürecinden haberdar olduğunu ve kendisine bilgi verildiğini söyledi. Kapki, Elif Kapki ve ekibinin işi yürütemediklerini belirterek Şeyhmus Sarıboğa’nın devralmak istediğini ifade etti. Sarıboğa’nın kendisiyle bizzat görüştüğünü dile getiren Kapki, önceki anlaşma şartlarının korunması kaydıyla aralarında uzlaştıklarını kaydetti.

SAVCI SERHAT KAPKİ'NİN İBB İLE TİCARETİNİ SORDU

Serhat Kapki, savcının sorularını yanıtladı. Sorguda Kapki’nin sahibi olduğu veya yönetiminde bulunduğu şirketlerin devir süreçleri, ticari faaliyetleri ve İBB iştirakleriyle olan iş ilişkileri soruldu.

ŞİRKET DEVİRLERİ VE ÖDEMELER

Savcının BFK Park isimli şirketin devralınma sürecine ilişkin sorularını yanıtlayan Serhat Kapki, şirketi bir arkadaşından devraldığını belirtti. Bu işlem için yatırım ekipmanlarının taksitlerini üstlendiğini ve ayrıca elden yaklaşık 500 dolar nakit ödeme yaptığını ifade etti. Şirketi daha sonra çalışanları ve kuzeninin eş adayı olan Elif Bilişik’e devrettiğini söyleyen Kapki, bu devrin noter huzurunda değil, ailevi bağlar ve güven ilişkisi nedeniyle aralarında yaptıkları özel bir sözleşme ile gerçekleştiğini dile getirdi.

"ÖDEMELER ELDEN YAPILMADI"

BFK şirketinin BVA firmasına yaptığı işler karşılığında kestiği faturalar ve ödeme yöntemleri de sorgu konusu oldu. Kapki, BFK olarak yaptıkları işlerin ödemelerini her zaman aldıklarını, bu ödemelerin hiçbir zaman elden yapılmadığını, banka transferi veya çek yoluyla tahsil edildiğini vurguladı. Şirketin teknik kapasitesine dair bilgi veren Kapki, baskı, montaj ve nakliye gibi tüm işleri dışarıya vermeden kendi bünyelerindeki makinelerle gerçekleştirdiklerini ve Türkiye’nin sayılı baskı merkezlerinden biri olduklarını savundu.

"ŞEHİR HATLARIYLA YAPILAN ANLAŞMADAN HABERİM YOK"

Sorgu sırasında şirket isimleri ve kuruluş tarihleri üzerine savcı ile sanık arasında teknik bir tartışma yaşandı. Savcının SMO isimli şirket üzerinden yönelttiği sorulara karşılık Kapki, 2010 yılında Samet ve Oğuzhan Şahin ile kurduğu şirketin MSO olduğunu belirtti. İBB Şehir Hatları ile 20 Haziran 2019 tarihinde yapılan bir sözleşmeye dair soruya ise Kapki, o tarihte yönetim kurulu başkanı olsa bile ihale ve sözleşme süreçleriyle bizzat ilgilenmediğini, bu nedenle söz konusu anlaşmadan haberdar olmadığını ifade etti.

Ağabeyi Murat Kapki’nin beyanlarında geçen İBB işleri hakkındaki detayların kendi ilgi alanı dışında kaldığını belirten Serhat Kapki, şirket birleşmeleri ve devirleri konusundaki teknik ayrıntıları paylaştı.

SERHAT KAPKİ'NİN AVUKATI SAVUNMAYA BAŞLADI

İBB Davası'nda tutuklu Serhat Kapki'nin avukatı Uğur Özdoğan, müvekkilinin savunması için söz aldı.

Özdoğan, "Bu ana kadar kimse Serhat Kapki'ye bu örgüte üye misin diye sormadı. Serhat Kapki, Murat Kapki'nin kardeşi olduğu için tutuklu" dedi.

Müvekkilinin tutuklanma sürecini anlatan Özdoğan, ifadeye çağrılan Güngör Gürman'ın Serhat Kapki'nin adını verdiğini daha sonra Gürman'ın savcılığa giderek ifadesini baskı altında verdiğini söylediğini ve avukatsız ifade vermek istediğini aktardı.

Özdoğan, "Aynı avukat için itirafçı olması için baskı yaptığına ilişkin diğer sanıkların beyanları var. Bu kişi Selcan Akar" dedi.

DURUŞMA BAŞLADI

Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı ve İBB Davası’nın 41. günü başladı.

Duruşma, dün savunması sona eren Serhat Kapki'nin sorgusu ile başladı.

BAYRAM ÖNCESİ TAHLİYE BEKLENİYOR

Bugün Kapki’nin sorgusu yapılacak ve avukatları söz alacak. Ayrıca yaklaşan bayram öncesinde mahkemeden tahliye kararlarının çıkması beklenirken, sanık müdafileri de bu yöndeki taleplerini mahkeme heyetine sundu.

Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, dünkü celsede yaptığı açıklamada, yaptığı hesaplamalara göre en az 13 sanığın haksız bir ceza verilmesi durumunda dahi cezaevinde geçirecekleri süreyi tamamladıklarını belirterek, dosyadaki tüm tutukluların serbest bırakılması gerektiğini savunmuştu.

Mahkemenin gün sonunda tutukluluk durumuna ilişkin kararını açıklaması bekleniyor.

İBB DAVASININ 40. GÜNÜNDE NELER OLMUŞTU?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerine yönelik mali soruşturma kapsamında açılan davanın Silivri'deki Marmara Cezaevi Duruşma Salonu'nda görülen 40. oturumu, hem uluslararası takibe hem de çarpıcı sanık savunmalarına sahne oldu.

Duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun "Birileri kendi adına tapu hesabı veremiyor. Birileri umarım bir gün tapu hesabı verir, verecek" sözleriyle yaptığı tapu göndermesi öne çıkarken diğer gelişmeler şu şekilde oldu:

Avrupa’dan heyet takip etti: Davayı uluslararası düzeyde gözlemlemek amacıyla Avrupa Yeşiller Partisi (European Greens) duruşma salonundaki yerini aldı. Avrupa Yeşiller Partisi Eş Başkanı Vula Tsetsi ve Komite Üyesi Joanna Kaminska başkanlığındaki heyet, sabah oturumunu baştan sona takip ederek kamuloyuna ve basına sürece dair açıklamalarda bulundu.
Serdal Taşkın’dan "Somut delil yok" savunması: 40. gün oturumu, İBB iştiraklerinden Kültür A.Ş.'nin tutuklu eski Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın savunmasıyla başladı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Taşkın; emniyet ve adliye sorgularında kendisine iddianamedeki somut eylemler yerine yalnızca gizli tanık beyanlarının yöneltildiğini, ortada somut bir delil bulunmadığını ifade etti.
Gözaltı sürecinde "Külliye" iddiası: Soruşturma dosyasının İBB yönetimine karşı husumet barındırdığını öne süren Taşkın, gözaltındayken şahit olduğu bir diyalogu mahkeme heyetine aktardı. Emniyetteki bir şüphelinin görevli polise, "Birazdan savcı arar çıkarım. Ben belediyeyle değil, külliyeyle iş yapıyorum" dediğini duyduğunu ifade eden Taşkın, bu durumun Ekrem İmamoğlu ve belediye yönetimine yönelik kasıtlı bir husumetin kanıtı olduğunu savundu.

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ankara Adliyesi’nde usulsüzlük skandalı: UYAP’a sızdı, savcıların adına karar verdi! Yeni Akit Gazetesi'nin Yazı İşleri Müdürü zamları böyle savundu! "Biz sabah kahvaltısında akşam yemeğinde mazot içmiyoruz. Normal bir gazetecinin bunu bilmemesi imkânsız" Aziz Yıldırım'ın 'Hükümet istifa' tezahüratıyla ilgili Erdoğan'a yaptığı tavsiye gündem oldu Demokrasi ayıbı başladı: TELE1'in ekranı 5 gün karartıldı