İBB'ye yönelik açılan davada aralarında dün Silivri'deki 2. doğum gününü geçiren tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık bugün görülecek 45’inci duruşmada hakim karşısına çıktı.
Davaların başlamasından bu yana 42 kişi hakkında tahliye kararı verildi. Dün İmamoğlu'nun doğum gününü kutlamak için Silivri'ye pasta ve 'İyi ki doğdun' pankartını oluşturacak yazılar götürüldü.

Ekrem İmamoğlu kendisi için yapılan doğum günü kutlaması için, "Fazla uzatmayalım anneme babama 'niye doğurdunuz diye dava açarlar' dedi. Dünkü duruşmada Kültür AŞ. Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak savunmasını yaparken fenalaşmış, daha sonra durumunun iyi olduğunu söylemişti.
Murat Kapki: Geçmiş olsun Sinan Bey.
Sinan Sepetçi: Teşekkürler.
Murat Kapki: Sinan Bey BVA'da çalışırken size herhangi bir usulsüz bir işlem yapmak talimatı verdim mi?
Sinan Sepetçi: Hayır.
Murat Kapki: Peki benim akrabalarım veya arkadaşlarıma ait olan şirketlerle ilgili herhangi bir muhasebe işlemleri yapma yetkisi yetkiniz var mı?
Sinan Sepetçi: Yok.
Murat Kapki: Teşekkür ederim.
Heyetin verdiği ara sona erdi. Tutuklular hakim karşısında. Savcı ile Sinan Sepetçi arasında sor-cevap yapılması bekleniyor.
Duruşmaya verilen ara ile beraber İmamoğlu gazetecilere dönüp, "Size minnet duyuyorum Özgür basına çok ihtiyacımız var. Cumhuriyetin en büyük direği" ifadelerini kullandı.
Daha önce verdiği etkin pişmanlık ifadesini geri çeken iş adamı Murat Kapki'nin muhasebecisi Sinan Sepetçi'nin de savunmasını tamamlamasının ardından duruşmaya ara verildi.
Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, mahkeme heyetine dün savunmasını yaparken fenalaşan Kültür AŞ. Genel Müdür Yardımcısını hatırlatıp tutukluk incelemesinin süresinin kısaltılması noktasında ellerinde imkan olduğunu söyledi. Bu sürenin kısaltılması için heyete çağrıda bulunan İmamoğlu'nun konuşması şu şekilde oldu:
"Sayın Başkan, Sayın Heyet, bugünkü duruşmayla aslında bu haftayı tamamlayacağız. 3 aydır bu salonda birbirimizin gözlerine bakıyoruz ve açıkçası siz bize, biz size; önümüzdeki kürsüye gelip kendini anlatmaya çalışan, ifade veren çok sayıda tutuklu sanık arkadaşımız soruşturma süreçlerine dair pek çok sıra dışı, gerçekten hukuk dışı olayları, yani "bu da mı yaşanır" diye düşündüğümüz birçok süreci yaşadık, üzüldük ve çok zor anlar geçiren arkadaşlarımız oldu. Bizler de o anları yaşayarak, aslında aynı psikolojiye büründüğümüzü hepimiz biliyoruz. Bunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Gerçekten apaçık bir zulüm ve zulmün getirdiği dramla, çok sayıda arkadaşımız yüzleşti ve yüzleşmeye devam ediyor. Dramın aynı zamanda mağduriyeti de en yüksek seviyeye taşıdığı bir gerçek. Ben sizin de heyetçe çok üst seviyede bir duyguyla bu sürece tanık olduğunuzu, hissettiğinizi düşünüyorum.
"SÜRECİ YÖNETME TARZINI VAR: BİZE DE SAYGI DUYMAK DÜŞER"
Sayın Başkan, elbette sizin burada prensiplerinizle ya da yargı kurallarına göre süreci yönetme tarzınız var. Elbette bize de buna saygı duymak düşer. Ancak bizim de fikirlerimiz var ve bizim de hukukçularımızdan aldığımız bilgiler ya da onların size aktardığı birtakım hususlar üzerinden taleplerimiz var. Ben hukukçu değilim. Buna da sizlerin saygı duymanız gerektiğini düşünüyorum. Zira burada 15 ayını doldurmuş ve ilk defa bugün, dün söz alan insanlar var. Tam 15 ay sonra ilk defa kendini ifade edebilen insanlar var. Ben, böyle bir yargılama sürecinin Türkiye tarihinde çok az olduğunu düşünüyorum. İçerik açısından handikaplarıyla belki de bu tarihte ilk olarak yaşandı ve yaşanıyor. Bu manada insanların, koymuş olduğunuz birtakım kurallara dair ciddi itirazları var; ben dahil.
"1 AYLIK TUTUKLULUK İNCELEME KURALINI DEĞİŞTİRMEK SİZİN ELİNİZDE"
Örneğin; 1 aylık tutukluluk inceleme kuralı koydunuz. Bu kuralı değiştirmek veya esnetmek de sizin uhdenizde. Yani “bu kuralı bu şekilde uygulayacağım” demek kadar değiştirmek ve esnetmek de sizin uhdenizde. Onun için 1 ayı 1 haftaya indirebilirsiniz. Anlık bile karar verebilirsiniz diye düşünüyorum. Ve bunu bir talep olarak da size iletiyorum, istirham ediyorum. Bakınız; dün, burada sağlık sorunu yaşadı diye hafife aldığımız belki arkadaşımız… “Aldığımız” diyorum; sizi kastetmiyorum… Arkadaşımızla ben, aylardır aynı hapishanede yan yana hukuk görüşü yapıyoruz ve o arkadaşımın, sayısını bile söylemekten ar edeceğim sayıda stenti olan, kalp operasyonu geçiren, hipertansiyonu olan bir insan olduğunu da biliyorum. Ve her defasında sağlığını soruyorum. Gün geçmiyor ki biz karşılaşmayalım. Ve burada yere yığıldığını yaşamak hepimize çok acı bir durum hissettirdi. O manada iki dudağınızın arasındaki bazı uygulamaların yapılmaması, artık başka hiç kimseye değil, direkt sizi ve sayın heyetinizi bağlar.
"BU İNSANİ BİR ŞEY"
Bu ve birçok haklı talep, tabii ki 7-8 ay iddianame çıkana kadar iddia makamını ilgilendiriyordu. Tepeden tırnağa iddia makamına yönelik en vahşi, en üst seviyede delile dayanan ve birçok insanın şahitliğinde burada ifade edilen itirazlarımız var. Bunu siz de biliyorsunuz. Ve bazen burada dinlerken kendimi tutamadığım, belki yapmamam gereken haykırışları da yaptım. Bu, insani bir şey. Ama artık 7 ay bitmek üzere, şimdi siz yönetiyorsunuz Sayın Başkan, Sayın Heyet."
"TARİHİ BİR DURUMDUR"
Daha önceki 7-8 ayda tek bir kişinin bile, bakınız tek bir kişinin bile tahliye edilmemiş olması da tarihi bir durumdur. Kasıtlıdır ve gerçekten acıdır. Çünkü, yani isminin bir yerde geçmediği insan mı desek, birçok aile ferdinin burada niçin tutulduğunu anlamamak mı desek, inanın bu çok can yakan bir husus. Ama artık 7 aydır sizin uhdenizde Sayın Başkan ve 7 aydır günler bir taksimetre gibi sizin önünüzde işliyor. Ve bu algının ne size ne Yüce Türk Yargısı'na ne bize hiçbir faydası yok ya. Bundan kim haz alabilir, bundan kim mutlu olabilir ben bilmiyorum. Ve böyle bir insan, böyle bir yaratık tanımlayamam yani. O manada sıfır tahliye yaşadık ve şimdi böyle bir süreç yaşarken, etrafımızda dönen olaylara da bakıyoruz ister istemez Sayın Başkan. Bir kısmıyla biz komşuluk da yapıyoruz. Yani "altın rafinerisi" deniyor; manşetler, gazeteler yazıyor, çiziyor. 800-900 yıl örgüt vesaire; insanlar serbest! İddianame çıkmadan serbest. Kalsın. Zaten tutuksuz yargılansın istiyoruz.
"İNFAZINI TAMAMLAYAN 12-13 İNSAN VAR ARAMIZDA"
Malum TV kanalının sahipleri veya eski sahibinin yakınları
vesaire serbest. Kalsınlar. Ve nasıl manşetler? Günlerce aylarca, büyük
bir şey bulundu, yani büyük bir şey varmış gibi Sayın Başkan, sayın
heyet. Adli kontrolle serbest bırakıldı bu insanlar. Sakın eleştirdiğimi
düşünmeyin. Tutukluluk nedir, iyi biliyoruz. Yani emin olun, hiç
kimsenin 1 gün bile yaşamasını istemem. Hele hele tutuklu yargılanma
diye bir kavramın asla doğru olmadığını düşünüyorum. Peki iddianamemiz
çıktı ve gerçekten 3 aydır da buradayız ve sizin huzurunuzda
arkadaşlarım her gün çıkıyor ifade veriyor ve elimizin enteresan bir
şekilde bütün bu olanlara rağmen çok sıkı olduğunu görüyoruz. Yani
avukatlar pek çok isim verdi, yine veriyorlar, infazları tamamlanan
12-13 tane insan var aramızda diyorlar, ben hukukçu değilim Sayın
Başkan, sayın heyet. İnfaz nedir onu da bilmiyorum, her terimi dönüp
soruyorum, göz işaretiyle bu nedir diyorum. Ama 12-13 arkadaşımızın
burada infazı tamamlanmış, ceza bile alsa bu 15 ay dahi fazla diye
arkadaşlarımız var. Ve bu insanların serbest kalmamasının yani bir
milletvekili diye mi, belediye başkanı diye mi veya başka bir şey mi
diye ben anlayamıyorum, kavramlandıramıyorum Sayın Başkan, sayın heyet.
"BU İNSANLARA DEVLETİN HAZİNESİNİ EMANET EDERİM"
Değerli Başkan, Allah aşkına, Allah aşkına ben açıklayamadım kendime. Iraz Bayrak, niye 1 ay daha yattı, ben açıklayamadım Sayın Başkan. Bakınız eleştiriyorum, içim yandığı için eleştiriyorum ve göz göze bakarak bir kavramla, bu nedir bilmem, açıklamak dahi istemem, isteyemem, istememi de doğru da bulmam ama hissettiğinizi hissediyorum. Orhan Erdoğan niye 1 ay daha tutuklu kaldı? Ben 1 gün bile burada bir insanın tutuklu kalmasına içim elvermiyor. Bakın buraya yığılan arkadaşımızı, yığılan arkadaşımızın burada durması ya da sürüklene sürüklene günlerce haftalarca buraya taşıdığımız bir başka arkadaşımızın geçen tutukluluk incelemede bırakılması. Bu insanlar, bakın buradaki hanımefendilerin her birisine ben bu devletin hazinesini emanet edeceğim yöneticiler var burada. Bu devletin hazinesini emanet ederim, bakın bu kadar net söylüyorum.
"SÜRECİN ÇOK UZADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM"
Ben bu manada sürecin çok uzadığını ve insanların çok canı
yandığını, toplumun canı yandığını, yargıya dayalı insanlardaki algının
daha da kötüleştiğini düşünüyorum. Gerçekten birçok sorunun yanıtı yok.
Her celse sanki bir bakiye yaratılıyor ve sonraki celseye bırakıyoruz ve
bu beni çok üzüyor. Beni üzüyor çünkü Sayın Başkan, başkalarını
konuşmak diye beni eleştirdiniz ama lütfen eleştirmeyin. Beni “örgüt
lideri” diye yazdı bu iddianame. Her insanın burada anlattığı %90'ına
ilk kez şahit olduğum %90'ı, bir tek sayfasını dahi iddianamenin çevirip
okumadım okumaya da niyetim yok. Avukatlardan dinliyorum, onlar
okuyorlar, iddianameye burada sanıklar çıkıyor anlatıyor. Burada
öğrendiğim her konuyu bana bağladı çünkü bu iddianame. Dolayısıyla beni
ilgilendiriyor.
Köksal'ın avukatının ardından Mustafa Nihat Sütlaş ve Kahraman Yeşilyurt'un savunmalarının alınması bekleniyor. İmamoğlu hakim karşısında konuşuyor..
Yeşilçam efsanesi İlyas Salman da bugün Silivri'de. Salman İmamoğlu'na "Akşam erken iner mapushaneye" şiiri ile seslendi.
Dün savunmasını yapan Hüseyin Köksal'ın ikinci avukatı müvekkili için savunma yapıyor.
Trump'tan Husilere Savaş İlanı! ABD Yemen'i vuruyor27 izlenme
İçişleri Bakanlığı genelgesine rağmen Erciyes doldu taştı!72 izlenme
Süleyman Soylu, 'Ben dünyanın en kötü adamıyım' dedi, Sedat Peker'den flaş yanıt geldi!61 izlenme
İstanbul’daki sel faciası göz göre göre gelmiş43 izlenme
Bakan yardımcılarını karşı karşıya getiren dava: e-Nabız, Katar'a satılmış!53 izlenme
Son ankette çarpıcı sonuçlar: Cumhur İttifakı erimeye devam ediyor!92 izlenme
Paniğe kapılan sosyete üyelik iptali için sıraya girdi17 izlenme
Tiryakilere kötü haber! Sigaraya bir zam daha yolda, miktar belli oldu21 izlenme
Eski Sağlık Bakanı'nın hastanesi Yenidoğan skandalında suçlu bulundu
Ömer Faruk Eminağaoğlu, CHP Genel Başkanlığına adaylığını açıklayacak
Tarım ve Kredi Kooperatifleri Birliği'nde şoke eden maaşlar! Müdüre 11 maaş danışmana 5 maaş!
Bir "Tosuncuk" vakası daha ortaya çıktı: 300 milyon TL'lik vurgun yaptılar