İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediyesi ve KİPTAŞ AŞ arasında imzalanan 'Gürpınar Siteler Bölgesi Protokol İmza Töreni'ne katıldı.
Beylikdüzü Belediyesi Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen imza töreninde, ilk konuşmaları Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile KİPTAŞ Genel Müdür Ali Kurt yaptı. İmza törenine 'şahit' sıfatıyla katılan İmamoğlu, yaptığı konuşmada, “Elbette şahit olmak önemli. Her iki tarafa da kefil olmak anlamına geliyor. Her iki tarafa da en üst seviyede kefilim. Bu işin de bir an önce, yazılanın, çizilenin ötesinde, daha erken bir biçimde tamamlanmasını yürekten arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.
Yapılacak çalışmayla 260 dairenin dönüşümünün sağlanacağını aktaran İmamoğlu, “Bu rakam İstanbul için ne yazık ki önemli bir sayı değildir. İstanbul'da 99 depremi öncesinde yapılan yapı sayısı 800 binin üzerinde. Bu sayıyı düşündüğümüzde, 260 dairenin dönüşümü tabii ki çok yüksek gözükmüyor” dedi. Gürpınar’daki sorunu, ilçe başkanlığı ve belediye başkanlığı döneminde yakından takip ettiğini belirten İmamoğlu, yapıları ilk gördüğünde 'şok' yaşadığını kaydetti. Binaların dışarıdan modern göründüğünü, ancak içeride harap halde olduklarını gözlemlediğini ifade eden İmamoğlu, “İtiraf edeyim; girmediğim ev kalmadı ama her apartmana girdiğimde, bir taziyeye, bir ‘geçmiş olsun’a gittiğimde, girişimle çıkışımın arasını en az nasıl tutabiliriz kaygılarıyla oraya birçok ziyarette bulundum” diye konuştu. Bölgede 5 bine yakın insanın yaşadığının bilgisini paylaşan İmamoğlu, buralarda 'değişecek hayatların' tüm şehre yayılması gerektiğini vurguladı.
O dönemde İBB Meclisi’nde bölgeyle ilgili verdiği mücadeleden söz eden İmamoğlu, “Burada çok zor günler geçirdik. Bir kararı Büyükşehir'e götürdük. 8 ay bekledim. 8 ay sonrası için de ısrarla dedim ki, ‘Arkadaşlar, bütün komisyon üyelerini alın, getirin. O binaların altındaki betonu görsünler. Nerede oturdukları hissetsinler’ dedim. Bir plan teklifiyle, gayet insani bir teklifle gittik. O insanları buraya davet ettik. Komisyondaki arkadaşlar, ‘Bizim buraya dönüştürmemiz lazım. Hemen bu kararı çıkartmamız lazım’ diyerek geri gittiler. Buna şahit olan arkadaşlarımız var. Hangi siyasi partiden olursa olsun; ne olduysa bunu anlatıyorum. Çünkü bu bir masal değil, yaşadığım şey” dedi.
Konunun İBB’de görüşüleceği 16 Haziran 2017 günü, Meclis’e 'teşekkür' konuşması yapmaya gittiğini aktaran İmamoğlu, “Teşekkür etmeyi beklerken, ‘Biz, bu maddeyi geri çekiyoruz’ dediler; sadece o maddeyi. Sonra kürsüye çıktım, feryat ettim. Hiçbir siyaside cevap yok, tık yok. Ben, siyaseti gizli kapılar ardından yapmadım, yapmayacağım da. Benim burada siyasi arkadaşlarım var. ‘Siyaseten bunu geçirirseniz, burada Ekrem İmamoğlu güçlenecek’ diye lafları edip, oradaki siyasi grupları ikna ettiren, geri çektiren, siyasi irade. Basit bir siyasi iradeden bahsediyorum. O yüzden feryat ediyorum orada” ifadelerini kullandı.
Deprem ve kentsel dönüşüm konularının siyaset üstü ve seferberlik isteyen konular olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, bakanlık öncülüğünde bir Deprem Konseyi kurulması talebini yineledi. Kimsenin kafasını kuma sokma hakkı olmadığını belirten İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor, 5 Mayıs'ta diyor ki; ‘Biz, 975 bin bina yaptık Türkiye’de.’ Diyor ama, daha 6,5 milyon binayı dönüştürmek zorundayız. Kaç yılda yaptınız? 18 yılda. 6,5 milyon bina için ne kadar zamana ihtiyacın var; 120 sene. 120 senede nasıl çözeceğiz depremi? O yüzden diyorum ki; bu işi Cumhurbaşkanlığı, bakanlık, büyükşehir belediyesi çözemez. Bu iş ilçe belediyesi çözemez. Bu işi TOKİ, KİPTAŞ çözemez. Bu işi, hep beraber çözebiliriz” dedi. Vatandaşın kendi evini dönüştürebilecek sistemlerin devreye alınması önerisinde bulunan Ekrem İmamoğlu, “Müteahhit ve birtakım finans sektörlerinin sisteme dair bir güvence oluşturduğu ortamda, bir teminat oluşturduğu ortamda öyle bir sistem kurarsınız ki, bu iş çok hızlı yürür ve çözülür” diye konuştu. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile bir araya geldiklerinde Deprem Konseyi önerisini sunduğunu ve kabul gördüğünü kaydeden İmamoğlu, sonrasındaki süreçte bir gelişme yaşanmadığını vurguladı.
Depremin Türkiye’nin bağımsızlık sorunu olduğunu belirten İmamoğlu, 1999 Marmara Depremi’nin Türkiye’ye 2001 krizini getirdiği uyarısında bulundu. Asıl konunun kaybedilecek canlar meselesi olduğunu vurgulayan İBB Başkanı İmamoğlu, her kişi, kurum ve kuruluşu üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye davet etti. KİPTAŞ’a ve Beylikdüzü Belediyesi’ne, protokol nedeniyle teşekkür eden İmamoğlu, “Yarım kalan süreci tamamladılar. Allah utandırmasın. Sonucu önemlidir. Bugünkü imzalar, sadece bir motivasyondur. Bu işe katkı sunacak özel sektör temsilcilerini de biliyorum, tanıyorum. Onlarında sırtını sıvazlar. Bu tür işlerin, ticari kazanımının ötesi manevi kazanımdır. Başarılar diliyorum. Umut ediyorum, en hızlı şekilde o evler bittiğinde gideriz, korkusuz, tereddütsüz orada yaşayan insanların çayını kahvesini birlikte içeriz” dedi.
https://abcgazetesi.com/imamoglundanakpyedepremtepkisikimseninkafasinikumasokmahakkiyok366904
Thodex'in kurucusu Fatih Özer'den dikkat çeken savunma: 'Yolun sonu görünüyor49 izlenme
Geçen yıl Trakya'da '20 trilyon m3' doğalgaz bulan iktidar gazı çıkartmıyor, ama bugün '320 milyar m3'ü büyük başarı diye müjdeliyor!213 izlenme
Vatandaş artık bardakla satılan yağı bile veresiye alıyor!58 izlenme
Kadir İnanır'ın cenazesinde Kılıçdaroğlu gerginliği! Polislerin kalabalığı iterek açtığı yoldan ilerlemesine tepki!26 izlenme
Reklamlar Arapçaya döndü24 izlenme
Diyanet Akademisi’ne 6 bin 200 yeni personel alınacak!51 izlenme
Rasim Ozan Kütahyalı: "Öcalan'ın Ankara'daki evi hazır salon takımlarını mı göstereyim?"43 izlenme
İçişleri Bakanı Yerlikaya ikinci teröristin de kimliğini duyurdu: "PKK terör örgütü üyesi Mine Sevjin Alçiçek"55 izlenme
Maaş zamları bir ayda buhar oldu
CHP'li Murat Bakan: "Sınırdan her gün en az 300 Afganlı kaçak giriyor"
Tarikatçı Hüseyin Çevik, Menzil Şeyhinin ultra lüks aracını böyle savundu: ‘Zenginin malı züğürdün çenesini yoruyor. Parası olmayan konuşuyor sadece. Oğlum sana ne ya’
Nihat Sırdar 2004 kışını hatırlattı! "Bir çocuk donarak ölmüştü, İstanbul'u kim yönetiyordu?"