Anasayfa1
05 Ağustos 2026 ( 6 izlenme )
Reklamlar

İYİ Parti'den TBMM'ye süreç yasası için itiraz! Teklifin iadesi için başvuru yaptılar


İYİ Parti, Cumhur İttifakı'nın İmralı Süreci için TBMM'ye sunduğu kanun teklifinin iadesi için TBMM Başkanlığı'na başvurdu.


İYİ Parti, Cumhur İttifakı’nın İmralı Süreci kapsamında hazırladığı kanun teklifinin Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’ne aykırı olduğunu savunarak teklif sahiplerine iade edilmesini istedi.

İYİ Parti, Cumhur İttifakı tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin iade edilmesi için başvuruda bulundu.

Başvuru, İYİ Parti Grup Başkanvekilleri Turhan Çömez ve Uğur Poyraz’ın imzalarıyla TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

Dilekçede, teklif üzerinde yapılan ön incelemede yasama sürecine ilişkin usul ve şekil kurallarına aykırılıklar tespit edildiği öne sürüldü.

İYİ Parti’nin başvurusunda, “TBMM Başkanlığına sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin tarafımızca yapılan ön inceleme neticesinde Anayasa'nın yasama sürecine ilişkin usul ve şekil kurallarına açık aykırılıklar taşıdığı değerlendirilmiştir” denildi.

"HAİN TERÖR YAPILANMASININ YASAMA FAALİYETİ ADI ALTINDA..."

Başvuruda, TBMM Başkanlığı’nın yalnızca kanun tekliflerini ilgili komisyonlara gönderen idari bir makam olmadığı savunuldu. Başkanlığın Anayasa ve Meclis İçtüzüğü’ne açıkça aykırı olduğu değerlendirilen tekliflerin yasama sürecine alınmasını önleme sorumluluğu bulunduğu belirtildi.

Teklifin yasama sürecinde ilerlemesinin hukuk devleti, Anayasa’nın üstünlüğü ve yasama faaliyetlerinin hukuka uygun yürütülmesi ilkeleri açısından sakınca doğuracağı ileri sürüldü.

Dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Gazi Meclis; aziz milletimize, şanlı tarihimize, kahraman ecdadımıza ve devletimizin kurucu değerlerine yönelik her türlü alçak teşebbüse girişmiş olan hain bir terör yapılanmasının, yasama faaliyeti adı altında meşrulaştırılacağı bir zemin değildir, olmamalıdır.”

İYİ Parti, kanun teklifinin PKK/KCK yöneticileri ve üyeleri hakkında yürürlükteki Türk Ceza Kanunu ile Terörle Mücadele Kanunu’ndan farklı hükümler getirdiğini savundu.

Başvuruda; örgüt kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, infaz emri verme ve örgütün amaçları doğrultusunda işlenen diğer suçlar bakımından özel ve ayrıcalıklı düzenlemeler öngörüldüğü ileri sürüldü.

Teklifin Anayasa’nın Cumhuriyetin nitelikleri, devletin bütünlüğü, egemenlik, yasama ve yargı yetkisi, kanun önünde eşitlik ve Anayasa’nın üstünlüğüne ilişkin hükümlerine aykırı olduğu iddia edildi.

"İŞLEME ALMAKSIZIN İADE..."

İYİ Parti, TBMM Başkanlığı’nın kanun teklifini yasama sürecine dahil etmeden sahiplerine geri göndermesi gerektiğini belirtti.

Başvuruda, “TBMM Başkanlığının, Anayasa'nın kendisine yüklediği sorumluluk çerçevesinde hareket ederek, teklifi işleme almaksızın teklif sahibine iade etmesi hukukun ve anayasal düzenin gereğidir” ifadeleri kullanıldı.

Dilekçenin sonuç bölümünde, teklifin Anayasa, TBMM İçtüzüğü, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun açısından usul ve şekil aykırılıkları taşıdığı savunuldu. Bu gerekçelerle teklifin işleme alınmaması ve teklif sahiplerine iade edilmesi talep edildi.

İYİ Parti Grup Başkanvekilleri Turhan Çömez ve Uğur Poyraz'ın imzalarıyla TBMM Başkanlığı'na yapılan başvuru şöyle:

"TBMM Başkanlığına sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin
Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin tarafımızca yapılan ön inceleme neticesinde
Anayasa'nın yasama sürecine ilişkin usul ve şekil kurallarına açık aykırılıklar taşıdığı
değerlendirilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Anayasa ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü uyarınca kanun tekliflerinin yasama sürecine usulüne uygun şekilde dahil edilmesini
sağlamakla yükümlüdür. Bu kapsamda, Başkanlığın yalnızca teklifleri ilgili komisyonlara
havale eden idari bir makam olmadığı; Anayasa'ya ve İçtüzüğe açık aykırılık teşkil eden
tekliflerin yasama sürecine dahil edilmesini önleme sorumluluğuna da haiz olduğu
kuşkusuzdur.
Teklifin yasama sürecinin devam ettirilmesinin hukuk devleti, Anayasa'nın üstünlüğü
ve yasama faaliyetlerinin hukuka uygun yürütülmesi ilkeleri bakımından sakınca doğuracağı
değerlendirilmektedir. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin ortak iradesini temsil
eden, Cumhuriyetimizin temel niteliklerini ve millî egemenliği korumakla görevli anayasal bir
organdır. Gazi Meclis; aziz milletimize, şanlı tarihimize, kahraman ecdadımıza ve devletimizin
kurucu değerlerine yönelik her türlü alçak teşebbüse girişmiş olan hain bir terör yapılanmasının,
yasama faaliyeti adı altında meşrulaştırılacağı bir zemin değildir, olmamalıdır.
Uygulamada ve doktrinde kabul edildiği üzere, örgütlü suç yapılanmalarında siyasi ve
ideolojik amaçların ön planda olması hâlinde “terör örgütü”; maddi çıkar elde etme amacının
ön planda olması hâlinde ise “çete” veya “mafya tipi örgüt” nitelendirmesi yapılmaktadır. Bu
çerçevede, Meclis teamüllerine aykırı biçimde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve
Demokrasi Komisyonunun çalışmaları sonucunda bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına sunulan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair
Kanun Teklifi”; PKK/KCK terör örgütünün yöneticileri ile teröristlere, terör örgütü kurma ve
yönetme, infaz emri verme, terör örgütüne üye olma ve örgütün amaçları doğrultusunda işlenen
diğer suçlar bakımından yürürlükteki Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu
hükümlerinden farklı, özel ve ayrıcalıklı düzenlemeler getirmektedir. Bir terör örgütünün silah
bırakmasının beklendiği yönündeki iddia, o örgütün siyasi ve ideolojik hedeflerine ulaşmasının
bir sonucudur.
Nitekim söz konusu terör örgütü Türk Ceza Kanunu’nun 312’nci maddesinde
düzenlenen “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya
veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçunu işlemiş ve 12
Mayıs 2025 tarihli sözde fesih bildirisinde Büyük Türk milletini soykırım ve asimilasyonla
itham etmiştir. Bu nedenle terör örgütü yöneticileri ve teröristler lehine imtiyazlı hükümler
öngören böyle bir kanun teklifinin hazırlanması, imzalanması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına sunulması; Anayasa'nın 2'nci maddesinde düzenlenen Cumhuriyetin nitelikleri,
3'üncü maddesindeki Devletin bütünlüğü, 5'inci maddesindeki Devletin temel amaç ve
görevleri, 6'ncı maddesindeki Egemenlik, 7'nci maddesindeki Yasama yetkisi, 9'uncu
maddesindeki Yargı yetkisi, 10'uncu maddesindeki Kanun önünde eşitlik, 11'inci maddesindeki
Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile 14'üncü maddesindeki Temel hak ve hürriyetlerin
kötüye kullanılmaması hükümleri olmak üzere, Anayasa'nın genel esasları bakımından
Anayasa’ya aykırıdır.
TBMM Başkanlığının, Anayasa'nın kendisine yüklediği sorumluluk çerçevesinde
hareket ederek, teklifi işleme almaksızın teklif sahibine iade etmesi hukukun ve anayasal
düzenin gereğidir.
Bu itibarla Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama
faaliyetlerini hukuka uygun yürütme yükümlülüğü çerçevesinde Milli Dayanışma ve Toplumsal
Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Anayasa, TBMM İçtüzüğü, Türk
Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında
Kanun bakımından taşıdığı usul ve şekil aykırılıkları nedeniyle işleme alınmayarak teklif
sahiplerine iadesine karar verilmesini saygılarımızla arz ederiz."

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Türk lirası, Güney Afrika randından daha değersiz! Ufukta 'kuyruk riskleri' göründü AKP'den bomba PKK iddiası! "Silah takviyesi yapıp eğitim veriyorlar" İdlib, korona, petrol krizi gözleri Antalya’ya çeviriyor: Turizmin başkenti borç batağında! Şeker Fabrikaları kimleri zengin etti?