Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı açıklamaya imza atan isimler hakkında suç duyurusunda bulunmuş; bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı.
Soruşturma kapsamında ifadeye çağırmalar başlamış; 90 yaşındaki Prof. Dr. Korkut Boratav’a ise gerekirse ambulansla gelmesi söylenmişti.
Aralarında akademisyen, gazeteci ve yazarların bulunduğu imzacılardan Prof. Dr. Korkut Boratav, şair Ahmet Telli, SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer, gazeteci İsmail Arı ile Ali Onat, Aylin Topal, Özgürcan Alkan, Kaya Güvenç, Galip Yalman, Doğan Tılıç, Bülent Tatlı ve Mahir Bağış geçtiğimiz günlerde ifadeye çağrıldı.
Cumhuriyet'ten Aytunç Ürkmez'in haberine göre, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) kurucularından iktisatçı Prof. Dr. Mustafa Altıntaş ile iktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Bilge Gökdemir ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) Başkan Yardımcısı ve Laiklik meclisi Üyesi Mahmut Aslan'ın da ifadeye çağrıldığı öğrenildi.
Prof. Dr. Altıntaş, emniyette değil, savcılıkta ifade vereceğini belirtirken Mahmut Aslan ise, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube’de ifade verdi.
Mahmut Aslan'a bildiride yer alan “Talibanlaştırma”, “Gerici saldırı”, “Şeriatçı dayatma” ifadelerinin ne amaçla kullanıldığı şeklinde soru yöneltildi.
Aslan soruya, “Türkiye’de yașanan sürecin dincileșmeye doğru gittiğini görüyoruz. Türkiye laiklikten uzaklaşıyor gitgide. Bu nedenle Talibanlaşma tabiri metafor olarak doğru bir tabirdir. Yine șeriatcı dayatma adliyede, sosyal yaşamın her anında ve okullarda yaşanan uzun süredir zorunlu din dersleri ile başlayıp günümüze kadar devam eden sahur fotoğraflarını istemeye kadar varmış; ayrıca okullarda yaşananlar da şeriatçı bir eğitime doğru gidildiğini göstermektedir” şeklinde yanıt verdi.
Aslan'a "Bazı ifadelerin suç unsuru olabileceğini biliyor muydunuz, bile/isteye mi yaptınız?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Aslan, şu şekilde yanıt verdi:
"Böyle bir suç işlediğimi düşünmüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve demokratik bir devlet olduğunu düzenlemekte, yönetim şeklini bu şekilde belirlemiștir. Bu nedenle bildiride yazılanlar suç değildir. Anayasayı savunmaktır. Her yurttașın görevidir. Ayrıca bize bu suçlamalarda bulunanlar anayasayı ihlal suçu işlemektedir"
Prof. Dr. Aziz Konukman’a da, bildiride geçen "Talibanlaştırma, Gerici Saldırı, içerikli olduğu düşünülen bu kelimelerin maksadı nedir?" şeklinde soru yöneltildi.
Konukman’ın yanıtı şu şekilde:
"Laikliğe bu tür saldırılar beni bu metni imzalamaya yöneltti. Sayın bakanın basına yaptığı herhangi bir kurum ve yöneticisinden söz edilmemektedir. Dolayısıyla anayasayla güvence altına açıklamadan öğreniyorum ki bu bildiriye imza atanlar kendisinin yayımlattığı ramazan genelgesine Oysa bu bildiri 1520 gün önce imzalanmıştır.
Bu bildiriye imza atmakla halkı kin duyguları beslemek değil, barışmasına katkıda bulunmaktayım. Çünkü laikliği savunmak farklı dini inançlara karşı devletin eşit mesafede kalmasını savunmak demektir, dolayısıyla halkı kin ve düşmanlığa davet etmem mümkün değildir.
Genel olarak aydınların bu tür açıklamalarından onur duymalıyız, aydınlar anayasaya aykırı uygulamaların toplum adına takipçisi olmalıdır, bu bir aydın sorumluluğudur. Ben de bu sorumluluğu taşımaktayım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." dedi.
Sel felaketinin vurduğu Bursa'da belediyenin 'ikram ve reklam' harcamaları 81 Milyon TL!98 izlenme
İçki ve sigaraya salma zammı geliyor47 izlenme
Ekrem İmamoğlu: "1 Nisan'da biz sizi muhalefete yollayacağız"183 izlenme
Şarbon alarmı: Bir ilde daha karantina kararı!1084 izlenme
Nereden nereye... Yarım yağlı tereyağı daha ucuz diye vitrinde33 izlenme
Alkole büyük zam!50 izlenme
THY uçağı Libya'da misilleme korkusuyla pisti pas geçti!27 izlenme
Katliamı gerçekleştiren 3 kaçağı gazete ilanıyla arayacaklar!88 izlenme