Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, AKP ve Erdoğan'ın dini cemaatler ve tarikatlarla olan ilişkisini bu şekilde özetliyor.
Bursalı'nın, Erdoğan'ın cemaatlerle kurduğu ilişkinin sadece oy devşirme amaçlı olmadığını, aralarında gönül ve inanç ilişkisi de olduğunu öne sürdüğü yazısı şöyle:
Bu cemaatleri iktidara ilk en yakın taşıyan, o dönem Refah Partisi ve Başkanı Necmettin Erbakan’dı, iktidarda olduğu 1997’de ne kadar cüppeli, şeyh meyh varsa hepsine Başbakanlık’ta davet veren.. Rejimin (laiklik temelinde Cumhuriyet) değişeceğini, fakat bunun kanlı mı kansız mı olacağı lafını ortaya atan da oydu.
Erbakan adeta cemaatlerin ortak iktidarı durumundaydı! Onun döneminde hepsi dal budak saldı. Devlette de zaten irili ufaklı hep vardılar.
Bu aymazlık 1997’de postmodern müdahaleye yol açtı. Erbakan, siyaseti yasal anayasal kurallar çerçevesinde, laik sosyal bir hukuk devleti ve Cumhuriyet ilkeleri temelinde oynasaydı, bu kötü müdahale olmazdı ve demokratik siyaset kesintiye uğramazdı. Tabii başka yönleri de var olayın, İslam ülkeleri, ümmetçilik vb.
Bu, cemaatlerin iktidarla olan ilişkileri ve siyasetin cemaat tarikat ilişkileri nedeniyle ülkeye verdikleri ilk büyük zarardı! Erbakan, adeta toplam tarikatların ortak şeyhi gibiydi!
Fakat bir tane cemaat vardı ki hepsinden farklıydı: Fethullah Gülen Hareketi.
F.G., devletin her alanda kılcal damarlarına girmeyi ilke edinmişti ve çok da başarılıydı bu konuda. Türkçeyi ve okullarını, devleti, siyaseti ve liderleri paralize etmek ve siyasi amaçlarını ve iktidar yürüyüşünü saklamak amacıyla çok başarılı bir şekilde kullanıyordu.
Tüm diğer klasik cemaat / tarikatlarla sıfır ilişkisi vardı. Onlara karşıydı, dahası Şeyh Erbakan’a da! 1997 müdahalesinde üstelik askerlerin yanında yer aldı!
Erdoğan ve arkadaşları Erbakan ile yollarını ayırırken, sanki demokratik bir ülkenin yeni siyasi güçleri havasını bastılar. Muhafazakâr demokrat gibi kitaplar da yazdırdılar.
Ama geldikleri yer ve kendileri, cemaat tarikat dünyasıydı. Fakat bunlara ilk dönemlerde ihtiyaçları yoktu, iktidarda kalmaları ve iktidarlarını sürdürmeleri, merkez demokrat sağ politikacıları, solcu eskileri ve liberallerle birlikte yürümelerine bağlıydı.
FETÖ ile iktidarda / devlet içinde kucaklaştılar. Diğer cemaat tarikatlara ve üyelerine karşı da herhangi bir hareketini anımsayan var mı? 2004’te Milli Güvenlik Kurulu’nda FETÖ’cülerin tehlikesine dikkat çeken kararın altında imzaları vardı, fakat şimdi açıklıyorlar ki, “biz bu kararı sumenaltı ettik.” Zaten böyle olduğu biliniyordu.
Erdoğan, Gülen ile 2012’ye kadar dans etti. Onların alınlarının secdeye değdiğini söyledi.. Öve öve bitiremedi Gülen’i ve FETÖ hareketini.
Gülen ile bu dans, ordunun önemli kesimlerinde parlak subayların tasfiyesi sonucu 15 Temmuz 2016 kanlı askeri darbe girişimiyle son buldu. Türkiye’ye maliyeti çok yüksek oldu. Cemaatleri kullanmak Türkiye’nin her zaman canına okuyucu sonuçlar vermiştir.
Devlet kapıları, kurumları Gülencilerden temizlendi, temizleniyor ama kapıları diğerlerine açılıyor. Sağlık Bakanlığı’ndan tutun pek çok bakanlık ve kurum müritlerle dolu.
Protokollerde yer alıyorlar, Cumhurbaşkanı tarafından bizzat ziyaret ediliyor ve özendiriliyorlar.
Uşşakilerde olduğu gibi bir dizi şeyh, şıhhın kızlara, erkek çocuklarına yönelik cinsel sapkınlık ve tecavüz olaylarına karışmış olmaları ile umurunda değil iktidarın.
RTE, köktendinci cemaatlerle, tarikatlarla dansı seven bir lider. Bu açıdan aslında rahlei tedrisinden geçtiği Erbakan’dan çok da farklı değil. Cemaat ve tarikatların sevdiği bir insan. Çünkü iktidar onların gelişip serpilmelerine en büyük destekçi.
Bu dans, salt politik bir dans da değil. Bir gönül, inanç dansı da!
Her ne kadar geçmişte merkez sağ partilerin yöneticileri de tarikatlarla hep bir ilişki içinde olmuşsa da (Ecevit de kapıldı bir ara), tarikat ve cemaatlerin RTE iktidarı dönemindeki kadar bu ülkeye zararı olmamıştır.
Hem sosyal hem de ekonomik bakımdan..
Elde var bir de askeri darbe girişimi, 250 insan kaybı, binlerce yaralı, acı ve gözyaşı...
Ve biri giderken, diğerleri örümcek ağı gibi devlet ve kurumlarında yuva yapmayı sürdürüyor...
https://www.gercekgundem.com/siyaset/210782/rtenincemaatlerledansisaltoyamaclidegilgonulveinanciliskisidevar
Tarım Bakanı Kirişci: "Hayvanlarımıza pizza, burger ısmarlar gibi dışarıdan yem alıyoruz"49 izlenme
Boğaziçi Üniversitesi'nde dehşet! 24 suç kaydı olan şahıs kız çocuğunu öldürüp intihar etti36 izlenme
AKP-MHP oylarıyla meclisten geçti! Artık park değil!50 izlenme
Bursa’nın en büyük kent mezarlığı doldu!102 izlenme
Katar’dan hediye uçağın deposu 280 bin dolara dolacak!177 izlenme
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'dan 4 gün sonra İstanbul'a müjde gibi haber!39 izlenme
Aşıyı bulduğunu duyuran Çin, insanlar üzerinde deneneceği tarihi verdi152 izlenme
AKP'li vekil Zülfü Demirbağ, geçim derdindeki milletle adeta dalga geçiyor! 'Eti kiloyla değil gramla, meyve ve sebzeyi de taneyle alın!'63 izlenme
Erdoğan, yandaşlara 'ödül' dağıttı!
7.7’lik depremde Malatya’da rezidans çöktü, çok sayıda kişi enkaz altında
Kocaeli'de TOKİ mağduriyeti: Müteahhit yok, bırakıp kaçmış
İmamoğlu'ndan mahkemede rest! Benim talebim çok basit. Arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım