ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, finansal piyasalardaki etkisini net bir şekilde hissettirmeye başladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın petrolü 100 doların üzerine sabitlemesi, hem ABD Merkez Bankası’nın (Fed) hem de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkılaşma adımlarını öne çekmesine neden oldu.
Bankacılık kaynaklarından edinilen bilgilere göre, kredilere getirilen yüzde 2’lik büyüme sınırı nedeniyle bir süredir ticari kredi musluklarını kapatan bankalar, 30 Mart Pazartesi günü itibarıyla yeni limitleri açmaya hazırlanıyor.
Ancak bu açılış, yüksek maliyetle gelecek. Sektörde, ticari kredi faizlerinin 56 puanlık artışla yüzde 50 seviyesine yükseltilmesi planlanıyor. Bu artışın kısa süre içinde bireysel kredi faizlerine de sirayet etmesi bekleniyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), savaşın piyasa üzerindeki etkisini kırmak adına 2 Mart’ta fonlama maliyetlerini artırmıştı. Mevcutta yüzde 37 olan politika faizi, üst koridor kullanımıyla fiilen yüzde 4041 seviyelerine dayanmış durumda. Para Politikası Kurulu (PPK), son toplantısında enflasyonda kalıcı bozulma görülmesi halinde para politikasının daha da sıkılaşacağı mesajını vererek, nisan ayı için beklenen faiz indirimi umutlarını da tüketmiş oldu.
Hürriyet'e konuşan özel bir bankanın üst düzey yöneticisi sürecin kaçınılmaz olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Koşullar sıkılaşıyor. Fonlama maliyetleri arttı. 10 liradan aldığınızı 9 liraya satamazsınız. Günün sonunda olacak olan, faizlerin artmasıdır. Bu, beklediğimiz doğal bir sonuç.”
Özel bir bankanın hazine biriminin başında bulunan başka bir üst düzey bir yönetici ise kredi faizlerindeki artış hazırlığının temel nedeninin döviz talebini dizginlemek olduğunu belirtti:
“Bir süredir TCMB ciddi anlamda tek bir konuya odaklanıyor. O da döviz rezervleri. Dövizde en ufak yukarı yönlü hareket, direkt enflasyonu besliyor ve Merkez’in ana hedefi de enflasyonu dizginlemek, aşağı çekmek. Bu nedenle kurda bir atak olduğu zaman rezervlerini devreye sokuyor. Dolayısıyla Merkez Bankası, krediyle yaratılan fazla TL’nin de dövize kaymasını istemiyor. Ticari kredi faizlerinde artış hazırlığının temel nedeni bu. Yani toplumu tamamen ilgilendiren, genel ekonomiye zarar verme ihtimali olan bir konuda önlem almak.”
Büyük kurumların kredi kullanarak döviz almasının rezervleri erittiğine dikkat çeken bir başka banka yöneticisi ise şu değerlendirmede bulundu:
“Bu da haliyle enflasyon mücadelesini zorlaştırıyor. Bu ve benzeri adımlar (faiz artırım) devam edecektir; savaş riskini azaltabilmek adına. İranABD tansiyonunun düşmesi ya da bitmesi durumunda ise bu tür önlemler kademeli azaltacaktır.”
Bu kaçıncı? Trabzon'da yine yere cola dökerek İsrail'i protesto ettiler51 izlenme
Hem çiftçiye hem vatandaşa kötü haber: Zam geliyor36 izlenme
AKP Gemisine Binenlerin Son Hali...1138 izlenme
Mansur Yavaş AKP'li meclis üyesini fena bozdu! 'Ağzımı mı tıkayacaksın? Benim nasıl yöneteceğime sen karışamazsın!'81 izlenme
Yarım asırlık yağ devi konkordato ilan etti!139 izlenme
Gebze’de bir binanın daha kolonları çatladı: 3 aile tahliye edildi22 izlenme
Melih Gökçek 801 milyon dolar harcamıştı! Ankapark için son karar verildi15 izlenme
Vali’nin arama tiyatrosu21 izlenme