Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz, CHP’de kurultay ve tedbir kararı tartışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, yeni delege seçilerek olağan kurultay yapılamayacağını, ancak olağanüstü kurultayın mümkün olduğunu belirtti.
CHP’de kurultay tartışmaları sürerken, Yargıtay 7. Ceza Dairesi Onursal Üyesi Seyfettin Çilesiz’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Çilesiz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CHP’de yeni
delege seçilerek yeni bir olağan kurultay yapılıp yapılamayacağı
sorusuna yanıt verdi.
Çilesiz, açıklamasının başında şu ifadeyi kullandı:
Çilesiz, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ve siyasi parti tüzüklerine göre her partinin 2 yılda, en geç 3 yılda bir olağan büyük kongre yapmak zorunda olduğunu hatırlattı.
Olağan kurultay için önce il kongrelerinde delege seçimlerinin yapılması gerektiğini belirten Çilesiz, olağanüstü kurultayın ise mevcut delegelerle toplandığını ifade etti.
Çilesiz bu ayrımı şöyle anlattı:
“2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun ve Siyasi Parti Tüzüklerinin ilgili maddelerine göre her siyasi parti 2 yılda, en geç 3 yılda bir olağan büyük kongresini (Kurultay) yapmak zorundadır. Bu tür büyük kongreleri yapmak için önce il kongrelerinde delege seçimleri yapılır. Yeni seçilen delegelerle birlikte doğal delegelerin de katılımıyla olağan büyük kongre yapılır. Olağanüstü büyük kongre ise yeniden delege seçimi yapılmaksızın mevcut delegelerle yapılır.”
Çilesiz, açıklamasında Bölge İdare Mahkemesi'nin CHP hakkında verdiği kararı da değerlendirdi. Mahkemenin 38. Olağan Seçimli Kurultay’ın mutlak butlan nedeniyle iptaline, bu kurultaydan sonra yapılan kurultayların ve alınan kararların da iptaline hükmettiğini hatırlattı.
Ancak Çilesiz’e göre mahkemenin bu davaya bakması hukuka uygun değil. Çilesiz, konunun seçim hukuku kapsamında Yüksek Seçim Kurulu tarafından çözülmesi gerektiğini savundu.
Çilesiz bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“Mahkemenin bu davaya bakabilmesi kanuna ve hukuka uygun değildir. Seçim hukuk ve yargısı kapsamında YSK tarafından çözülmesi gereken bir olaydır.”
Çilesiz, mahkemenin yetkili olduğu kabul edilse bile kararın hukuka aykırı olduğunu belirtti:
“Mahkeme davaya bakmakta yetkili olsa bile karar doğru değildir, kanuna ve hukuka aykırıdır. Kararda hukuka uygun gerekçe gösterilmemiş, halen yargılaması devam eden ceza davasındaki ceza hâkimi tarafından henüz değerlendirilmemiş bazı beyanlar gerekçe olarak gösterilmiştir.”
Çilesiz, tedbir kararının da hukuka uygun olmadığı görüşünü dile getirdi. Ona göre mahkeme, tedbir kararıyla davanın esasına ilişkin konularda hüküm kurdu.
Çilesiz, bu görüşünü şöyle ifade etti:
“Karar doğru olsa bile tedbir kararı kanuna ve hukuka aykırıdır. Tedbir kararında hüküm altına alınan konular davanın esasını oluşturan konulardır. Tedbir kararıyla davanın esası çözülmüştür. Bu durum Yargıtay uygulamalarına açık ve net olarak aykırıdır.”
Çilesiz, tedbir kararının uygulanabilirliği konusunda da ayrı bir değerlendirme yaptı.
Mahkemenin eski yöneticileri göreve iade ettiğini, yeni yöneticileri ise görevden aldığını hatırlatan Çilesiz, bu tür görevler için mazbata gerektiğini belirtti.
Çilesiz’e göre seçim kurulları gerekli mazbata işlemini yapmadığı için tedbir kararı hukuken uygulanamaz hale geldi.
Çilesiz bu kısmı şöyle anlattı:
“Tedbir kararı doğru olsa bile uygulanamamış, askıda kalmıştır. Zira Mahkeme eski yöneticileri iade ettiği görevlerin mazbata gerektirdiğini, görevden aldığı yeni yöneticilerin de mazbatalarının olduğunu ve bu mazbataların da alınması gerektiğini çok iyi bilmektedir. Bu nedenle hükmettiği tedbirin uygulanmasını seçim kurullarının mazbata düzenlemesi şartına bağlamıştır. Ancak Seçim kurulları bu şartı yerine getirmemiştir. Bu sebeple tedbir hukuken uygulanamaz durumda kalmıştır. Ancak fiili bir durumla Kılıçdaroğlu ve tedbirde belirtilen diğer organ görevlileri yönetimi ele almıştır.”
Çilesiz, mahkeme kararının henüz kesinleşmediğini belirtti. Bu nedenle 38. Kurultay’ın, 21. ve 22. olağanüstü kurultayların, 2025 yılında seçilen delegelerin ve 39. Kurultay’ın hukuken varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
Çilesiz, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
“Mahkeme kararında a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen kararlar temyiz incelemesine tabi olup haklarında temyiz başvurusu yapıldığı için henüz kesinleşmemiş, bu nedenle icrai sonuç doğurmamıştır. Bu nedenle 38. Kurultay, 21. Ve 22. Olağanüstü kurultaylar ile 2025 yılında yeniden seçilen delegeler ve bu delegelerin katılımıyla yapılan 39. Kurultay mahkemece verilen karar Yargıtay tarafından onanıncaya kadar hukuki varlıkları devam edecektir. Karar Yargıtay’ca onandığında 38. Kurultayın yapıldığı 2023 Kasım ayına dönülecek ve bu dönemdeki delegeler aktive olacaklardır. Eğer karar Yargıtay’ca bozulursa tedbir kararı da ortadan kalkacak ve Kılıçdaroğlu fiilen aldığı görevleri bırakacaktır.”
Çilesiz, mahkemenin tedbir kararında delegelerle ilgili bir hüküm bulunmadığına dikkat çekti.
Bu nedenle geçmiş dönemde yapılan kurultayların hukuki varlığını koruduğunu belirten Çilesiz, CHP Lideri Özgür Özel’in 39. Olağan Kurultay’da seçilmiş mazbatalı genel başkan olduğunu ifade etti.
Çilesiz’in açıklamasında bu bölüm şöyle yer aldı:
“f bendinde belirtilen Mahkemece verilen tedbir kararı kapsamında delegelerle ilgili bir hüküm yoktur. Davanın esasına ilişkin karar kesinleşmediği için geçmiş dönemde yapılan olağan ve olağanüstü kurultaylar halen hukuki varlıklarını sürdürmektedirler. Bu nedenle Özgür Özel en son 39. Olağan kurultayda seçilmiş mazbatalı genel başkandır. Tedbir kararının buna bir etkisi yoktur. Yani tedbir kararı ne mazbatayı iptal etmiştir, ne de 39. Kurultayı yok etmiştir. İkisi de karar kesinleşinceye kadar hukuken vardırlar.”
Çilesiz’e göre, karar kesinleşinceye kadar 2025 yılında yapılan olağan kurultay geçerli. Bu kurultaya katılan delegeler de hukuken geçerli delege sayılıyor.
Çilesiz, kurultayın üzerinden henüz 2 yıl geçmediğini belirterek yeni olağan kurultay ve yeni delege seçimi yapılamayacağını savundu.
Çilesiz bu görüşünü şöyle dile getirdi:
“Bu duruma göre karar kesinleşinceye kadar 2025 yılı Kasım ayında yapılan olağan kurultay geçerlidir. Keza 2025 olağan kurultaya katılan delegeler de halen hukuken geçerli delegelerdir. Kurultay yapılalı henüz 2 yıl geçmemiştir. Bu nedenle olağan kurultay toplamak hukuken mümkün görülmemektedir. Bu sebeple de yeni delege seçimi de mümkün görülmemektedir.”
Çilesiz, olağanüstü kurultay konusunda ise farklı bir değerlendirme yaptı.
Mahkeme kararının kesinleşmediğini ve tedbir kararında olağanüstü kurultayı engelleyen bir hüküm bulunmadığını belirten Çilesiz, olağanüstü kurultayın yapılabileceğini söyledi.
Çilesiz, bu görüşünü şu sözlerle ifade etti:
“Peki bu aşamada olağanüstü kurultay yapılabilir mi yapılırsa hangi delegelerle yapılabilir?
Bize
göre olağanüstü kurultay yapılması mümkündür. Mahkeme kararının
kesinleşmemesi ve tedbir kararında da engelleyici bir hüküm bulunmaması
karşısında olağanüstü kurultayın yapılabileceği görüşündeyiz. Kuşkusu
bu olağanüstü kurultayın hukuki varlığı devam eden 39. Kurultay
delegeleriyle yapılması mümkündür. Mahkeme kararı kesinleşinceye kadar
hukuki durum budur.”
Çilesiz, tedbir kararının uygulanabilirliği ve kurultay sürecine ilişkin değerlendirmesini ayrıntılandırdı.
Seçim kurullarının mazbata düzenleme şartını yerine getirmediğini belirten Çilesiz, bu nedenle tedbirin hukuken uygulanamaz durumda kaldığını ifade etti. Çilesiz, buna rağmen fiili bir durum oluştuğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ancak Seçim kurulları bu şartı yerine getirmemiştir. Bu sebeple tedbir hukuken uygulanamaz durumda kalmıştır. Hukuki durum böyle olduğu halde fiili bir durumla Kılıçdaroğlu ve tedbirde belirtilen diğer organ görevlileri yönetimi ele almışlardır.”
Çilesiz, mahkemenin verdiği kararın temyiz incelemesine tabi olduğunu ve henüz kesinleşmediğini vurguladı. Bu nedenle 38. Kurultay’ın, 21. ve 22. olağanüstü kurultayların, 2025’te seçilen delegelerin ve bu delegelerle yapılan 39. Kurultay’ın hukuki varlığını sürdürdüğünü belirtti.
Çilesiz, bu konudaki değerlendirmesinde şunları kaydetti:
“Mahkeme kararında a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen kararlar temyiz incelemesine tabi olup haklarında temyiz başvurusu yapıldığı için henüz kesinleşmemiş, bu nedenle icrai sonuç doğurmamıştır. Bu nedenle 38. Kurultay, 21. Ve 22. Olağanüstü kurultayların ve 2025 yılında yeniden seçilen delegeler ve bu delegelerin katılımıyla yapılan 39. Kurultayın mahkemece verilen karar Yargıtay tarafından onanıncaya kadar hukuki varlıkları devam edecektir.”
Çilesiz, kararın Yargıtay tarafından onanması ya da bozulması halinde ortaya çıkacak tabloyu da anlattı:
“Karar Yargıtay’ca onandığı takdirde 38. Kurultayın yapıldığı 2023 Kasım ayına dönülecek ve bu dönemdeki delegeler aktive olacaklardır. Eğer karar Yargıtay’ca bozulursa tedbir kararı da ortadan kalkacak ve Kılıçdaroğlu fiilen aldığı görevleri bırakacaktır.”
Çilesiz, mahkemenin tedbir kararında delegelerle ilgili bir hüküm bulunmadığını da vurguladı. Buna göre, karar kesinleşinceye kadar 39. Olağan Kurultay geçerli kabul ediliyor. CHP Lideri Özgür Özel de seçilmiş ve mazbatalı genel başkan konumunu koruyor.
Çilesiz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Öte yandan f bendinde belirtilen Mahkemece verilen tedbir kararı kapsamında delegelerle ilgili bir hüküm yoktur. Yani tedbir kararında delegelerin görevden alındığına dair bir hüküm yoktur, 39. kurultay ile ilgili de bir hüküm yoktur. Bu duruma göre karar kesinleşinceye kadar 2025 yılı Kasım ayında yapılan 39. olağan kurultay geçerlidir, Özgür Özel seçilmiş mazbatalı genel başkandır. Keza 2025 olağan kurultaya katılan delegeler de halen hukuken geçerli delegelerdir.”
Çilesiz’e göre, 39. Kurultay’ın üzerinden henüz 2 yıl geçmediği için yeni bir olağan kurultay toplamak hukuken mümkün değil. Bu nedenle yeni delege seçimi de yapılamaz.
Çilesiz, bu görüşünü şöyle aktardı:
“Görüldüğü gibi 2025 yılı Kasım ayında yapılan ve mahkemenin iptal
kararı kesinleşmediği için halen geçerli olan 39. Kurultayın üzerinden
henüz 2 yıl geçmemiştir. Bu nedenle olağan kurultay toplamak hukuken
mümkün değildir. Yeni Olağan kurultay için ya iptal kararı kesinleşecek
ta da kurultay sürelerinin sonuna gelinmiş olacak.
Olağan kurultay süreci başlatılamayacağı için yeni delege seçimi de mümkün olmayacaktır.”
Çilesiz, olağanüstü kurultay konusunda ise farklı bir değerlendirme yaptı. Mahkeme kararının kesinleşmemesi ve tedbir kararında engelleyici bir hüküm bulunmaması nedeniyle olağanüstü kurultay yapılabileceğini belirtti.
Çilesiz, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Bu aşamada şu soru akla gelecektir;
Olağanüstü kurultay yapılabilir mi yapılırsa hangi delegelerle yapılabilir?
Bize göre olağanüstü kurultay yapılması mümkündür. Mahkeme kararının kesinleşmemesi ve tedbir kararında da engelleyici bir hüküm bulunmaması karşısında olağanüstü kurultayın yapılabilmesi mümkündür.
Kuşkusuz bu olağanüstü kurultayın hukuki varlığı devam eden 39. Kurultay delegeleriyle yapılması mümkündür olabilecektir.
Mahkeme kararı kesinleşinceye kadar hukuki durum böyledir.”
Kocaeli Derince Limanı yakınındaki patlamada son durum: Kocaeli Valisi Yavuz "2'si ağır 12 yaralı var"45 izlenme
Başkan Böcek acı tabloyu açıkladı! İşte belediyenin borcu134 izlenme
CHP’nin 227 belediye başkan adayı belli oldu: İşte tam liste44 izlenme
Belediye kadrolarına Ankara el koydu!111 izlenme
Aliyev resmen duyurdu: "Karabağ’ın kalbi Şuşa kenti işgalden kurtarıldı!"54 izlenme
‘Refah seviyesini yükselttik’ diyen AKP’lilere vatandaştan çok sert yanıt: "Ya hırsızdır ya akıl hastası!"39 izlenme
Milyonluk mehter ihalelerinin abonesi oldular!43 izlenme
40.3 milyon vatandaşın 3,1 trilyon borcu var30 izlenme