Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından oluşturulan ve 1 Ağustos 2025 tarihinde Türkiye'nin 81 ilindeki tüm camilerde okutulan cuma hutbesi, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
'Haya ve Edep' başlıkları ile hazırlanan hutbede kadınların giyim tarzı ve özgürlükleri hedef alınırken, şu ifadelere yer verildi:

"Uygunsuz kıyafetlerle toplumsal alanlarda ve özellikle kurumsal özelliği olan mekânlarda bulunmanın asgari ahlak kurallarına meydan okumak olduğu belirtilen hutbede, "Bu, çağdaşlık değil, ilkelliktir. Ahlak ve edep ölçülerinin çiğnenmesine sessiz kalan herkes büyük bir vebal altındadır. Çünkü neslimizin iffetini, edebini ve ahlakını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur."
HUTBEYE TEPKİ OLARAK BAŞÖRTÜSÜNÜ ÇIKARACAK
Söz konusu hutbeye yönelik çok sayıda tepki gelirken, Feminist yazar Berrin Sönmez, Diyanet’in son hutbesi sonrası ‘başını açma’ kararı aldı.

Sönmez, başörtüsü takma kararı aldığında kendisine "Eğer bir gün bu ülkede başörtüsü zorunlu olursa başımı açarım" sözünü verdiğini ve Diyanet'in son hutbesinin de bu doğrultuda atılan adımların bir işaret fişeği olduğunu belirterek, "Başörtüsü zorunluluğu getirilme ihtimaline karşı tepki vermek için başımı açıyorum." ifadelerini kullandı.
Sözcü
CHP’den YSK’ya çağrı! İşte İstanbul seçim sonuçlarında son durum…630 izlenme
Özgür Özel'e 'beyaz Toros' soruşturması36 izlenme
Adana Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri Başkan Zeydan Karalar’ın talimatıyla şehirdeki Arapça tabelaları söktü56 izlenme
Sadece 41 saniyede Başkanlık Sisteminin özeti !1220 izlenme
Gazeteciye siyasetçiye yasak Menzil'e değil: Facianın yaşandığı maden bölgesine çadır kurdular38 izlenme
Melih Gökçek'in skandalı böyle ortaya çıktı!114 izlenme
AKP’li belediye vergi borcunu cami ve dini yapılarla ödedi!94 izlenme
Oyların tutulduğu salona AKP kamyonet getirmiş!1032 izlenme
İstanbul'un enflasyonu 6 ayın zirvesinde
İmamoğlu eylemleri sonrası Emniyet'ten flaş adım! Biber gazı stokunu artırmak için ihaleye çıkıyor
ROK itirafçı oldu, Cem Küçük'ün adını verdi
Otel faciasından kurtulan yurttaş gözyaşlarıyla anlattı: "Hiçbir güvenlik önlemi yoktu. ne yangın merdiveni, ne duman dedektörü, ne yangın tüpü vardı"