Gazetede yayımlanan "Türkiye'nin lirayı kurtarmak için önündeki seçenekler azalıyor" başlıklı haberde, Erdoğan'ın 2018 yılında başkanlık sisteminin ilk cumhurbaşkanı seçildiğinde 4,73 olan kurun bugün 7,30'un üzerine çıktığı belirtildi.
BBC Türkçe’nin aktardığı haberde, "Bir dönem ekonomik bir başarı öyküsü olarak övgü toplayan Türkiye, bir kur krizinin içine düşüyor… Ekonomistler, bu durumdan büyük oranda Erdoğan'ı sorumlu tutuyor. Tekrar seçildiği 2018'deki seçimlerle yürütmeye dair yetkilerin neredeyse tamamını kendi elinde toplayan bir dizi anayasal değişiklik de yürürlüğe girdi ve göreve başlamasından birkaç saat sonra damadını maliye bakanlığına atayarak ekonomi politikalarının da kontrolünü eline alma niyetini ortaya koydu. O tarihten bu yana Merkez Bankası'na enflasyonun artmasına, liranın da değer kaybetmesine karşın faiz indirme baskısı kuruyor" denildi.
65 MİLYAR DOLARLIK DÖVİZ SATIŞI YAPILDI
The Times, dünyanın önde gelen yatırım bankalarından Goldman Sachs'ın yaptığı hesaplamalara göre, Merkez Bankası'nın kurdaki yükselişi engellemek için rezervlerinden sadece bu yıl 65 milyar dolarlık döviz satışı yaptığını belirterek, rezervlerin eridiği yönündeki haberlerin çıkmasının liradaki satışları tetiklediğini vurguladı.
Haberde iç tüketimi canlandırmak için her türlü kredi türünde ciddi bir büyüme görüldüğü belirtildi. The Times'a konuşan özel bir banka çalışanı, "Mayıs ayından bu yana konut, kurumsal, bireysel krediler de dahil her kredi türünde benzeri görülmemiş bir artış var… Geçen yıl çalıştığım şube 60 milyon lira kredi vermişti. Bu yıl ise bu tarihe kadar verilen kredi miktarı 75 milyon lira" dedi.
The Times, buradaki sorunun bankaların verdikleri krediyi yurtdışından euro ve dolar borçlanarak sağladıkları finansmanla karşılamaları ve kurdaki artışla giderek daha büyük büyük bir geri ödeme sorunuyla karşı karşıya kalmaları olarak tanımladı ve şu yorum yapıldı:
"Türkiye'nin elinde çok fazla seçenek yok. Taze para girişi karşılığında şeffaflıkla ilgili ciddi düzenlemeler ve reformlar talep edileceğinin farkında olan Erdoğan, Uluslararası Para Fonu'na (IMF) gitmeyeceklerini açıkladı. Faiz artışı ve bunu takiben kredi sıkılaştırması da derin bir resesyona yol açacak ve Türkiye'nin büyümesinin üzerine kurulu olduğu balonun ortaya çıkmasını sağlayacak. Yeni bin yılın ilk dönemlerinde yaşanan kur krizinin ardından iktidara elen Erdoğan, bu durumun kendisi için ne kadar ciddi siyasi sonuçlar doğuracağının çok farkında."
https://odatv4.com/dunyacaunlugazetekotugidisinsorumlusuerdogan17082040.html
Sinan Ateş cinayetinde yeni gelişme: MHP'li Olcay Kılavuz da dosyaya girdi47 izlenme
Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olmuştu: Timur Cihantimur'un olay yerinde annesi Eylem Tok ile yaptığı ilk telefon görüşmesi ortaya çıktı!49 izlenme
Diyarbakır’da öğrencilerin dans etkinliğine gerici saldırı! Tekbirle bastılar: ‘Tekbir-Allah-u Ekber’26 izlenme
Diyarbakır'da iğrenç olay! Hastaneye giden küçük çocuk hamile çıktı!42 izlenme
İran'ın, İsrail'in başkenti Tel Aviv'e düzenlediği füze yağmurundan yeni görüntüler67 izlenme
Osman Öcalan TRT'ye çıktıktan sonra ilk kez konuştu "Teklif TRT'den geldi"53 izlenme
AKP afişlerinde manidar hata!580 izlenme
Kavala'nın avukatından ilk değerlendirme: "AİHM'in kararı tarihte ikinci"40 izlenme
DSP Başkanı Önder Aksakal cenazede 'üç koltuğa partiyi sattılar' diyerek protesto edildi, Aksakal 'Aptal herif, terbiyesiz herif' diye karşılık verdi
MAK Araştırma sahibi Kulat'tan seçimler için flaş açıklama!
Oktay Kaynarca: "Aldığım 100 bin doları iade ettim"
Dev Türk bilet şirketi Fransız Bla Bla Car'a satıldı