İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada 40 günlük duruşma arası dün sona erdi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü yargılamanın ikinci grup duruşmaları, bugün Silivri'de Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında yer alan yeni duruşma salonunda devam ediyor.
9 Mart'ta 107 tutuklu sanıkla başlayan davada, geçen süre içinde tutuklu sanıkların yaklaşık yarısı tahliye edildi. Dosyada halen 53 kişi tutuklu bulunurken, toplam 414 sanık hakim karşısına çıkacak.
Davanın ikinci celsesinde, mahkeme heyeti ile sanıklar arasındaki "makul süre" diyaloğu öne çıktı. Mahkeme başkanı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının "uygun yerde makul bir sürede" alınacağını belirtti. Dünkü duruşmada tutuksuz 5 sanığın savunması dinlendi. Duruşma, diğer savunmaların alınmasına devam edilmek üzere bugüne bırakıldı.
Verilen aranın sona ermesiyle savunma yapmak üzere Gül İnşaat Hissedarı Zafer Gül, kürsüye geldi.
Gül savunmasını yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep ederek tamamladı.
"Beraatimi istiyorum. Yurt dışı çıkış yasağım var, kaldırılması talebinde bulunuyorum." diyen Gül şunları söyledi:
"Takdir sizin. Ben iki defa ifade verdim. İlk ifademde, ikinci bir ifadeye daha gittim, ilk ifademde yurt dışı çıkış yasağım yoktu. İkinci ifademde sonradan koyuldu."
Savunmasının ardından Zafer Gül'e sorular yöneltildi.
Zafer Gül, ruhsatının iptal edileceğinden ve inşaatın yarım kalacağından korktuğu için talep edilen paraları ödediğini ileri sürdü ancak Mehmet Murat Çalık projenin yüzde 90'ının bittiğini ve oturumun başladığını söyleyerek, "Neyden korktunuz?" diye sordu. Çalık, "İnşaatınız 2019'da bitmiş, yarım kalacağından korktuk diyorsunuz ama inşaat bitmiş." dedi.
Çalık, Zafer Gül'ün kasım ayında verdiği etkin pişmanlık ifadesine vurgu yaptı ve "İfade verirken şekeriniz düşmüş. Unuttuğunuz şeyler için ek ifade vermek istemişsiniz. 3 saat ayakta kalmışsınız, size geçmiş olsun demek isterdim." dedi ve "Ben bu anı 12 bin 432 saattir bekliyorum." ifadelerini kullandı.
Duruşmaya desteğe gelenler Ekrem İmamoğlu’na, “Bizi ne kadar uzaklaştırmaya çalışırlarsa çalışsınlar biz size her zaman yakınız” diye bağırdı.
Ekrem İmamoğlu, "Ben kaleden bağırmayı bilirim. Kaleden bağırırdım. Kaleden santraforun işine karışırdım" diye yanıt verdi.
Hamzaoğlu’nun sorgusu ve savunması tamamlandı. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Yüksel Hamzaoğlu’nun savunması başladı. Duruşma savcısı, “Adem Soytekin’in Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla belediye işlerini yürüttüğüne dair ifadeniz var” dedi. Hamzaoğlu, “O zaman öyle söylendiği için bu şekilde ifade verdim. İmamoğlu’ndan talimat geldiğine dair bilgim yok” dedi.
Savcı: Yine beyanlarınızda anlattığınız üzere inşaatlardan Adem Soytekin'in talep ettiği para, daire vermek zorunda kaldık. Bu taleplerin İmamoğlu'ndan geldiğini biliyorum şeklinde beyanınız var. Bu süreç hakkında bir...
Yüksel Hamzaoğlu: Söylenilen, duyduğumuzu söyledik yani. Ekrem Bey ile ben hiç biraraya gelmişliğim olmadı. Yani bir hayırlı olsuna gitmişizdir, 2 defa ya da 3 defadır. Affedersiniz, belediyede de vardır yani görüşmelerimiz. Çok öyle belediyeyle haşır neşir boyutumuz yoktu. Ama Adem Soytekin'i biz eskiden de tanıdığımız için, beraber ortaklık da yaptığımız için bu Westside projesinin kalan inşaatını Adem Bey yaptığı için Adem Bey bu aradaki diyaloğumuzu sürdüren Adem Bey'di yani belediyeyle olan.
Savcı: Adem Bey belediyede diyaloğu nasıl sürdürüyordu bir yetkisi var mıydı? Yasal bir yetkisi var mıydı?
Yüksel Hamzaoğlu: Zannetmiyorum. Hayır hiç duymadım, yasal yetkisi olduğunu duymadım. Adem Bey zaten dışarıda kendini inşaat yapan bir arkadaşımızdı.
Tutuksuz pek çok sanık salonda olmadığı için 3. sırada bulunan Erçevik'in ardından savunma sırası 11. sırada olan Furkan Hamzaoğlu'na geldi.
Furkan Hamzaoğlu, suçlandığı inşaat projesine ilişkin yaptığı savunmada, "Proje başladığında ben üniversite öğrencisiydim. Sözleşmenin imzalanmasında ve uygulanmasında bir dahlim bulunmuyordu" dedi.
Hasan İmamoğlu'nun avukatı İsmail Emre Telci, Furkan Hamzaoğlu'na ifadesinin neden babası Yüksel Hamzaoğlu'yla kelimesi kelimesine aynı olduğunu sordu.
Hamzaoğlu, "Babamın ve Oktay Hamzaoğlu'nun söylediği şeyleri söyledim. Normaldir, söylediklerimi onlardan duydum" dedim.
Soru-cevap şöyle...
İsmail Emre Telci: Furkan Bey zaten beraber ifadeye gittiğinizi söylediniz. Benim merak ettiğim, önceki bir ifadeniz babanızın mı?
Furkan Hamzaoğlu: Babamın.
İsmail Emre Telci: Peki siz savcılığa ifade verirken sahte, yani işlemler kısa sürsün diye böyle babanızın ifadesiyle çok küçük değişiklikler yaparak mı ifadenizi aldı?
Furkan Hamzaoğlu: Yok, yani işlemler kısa sürsün diye değil. Ne biliyorsanız anlatın dediler o konuyla ilgili. Ve bu sondu.
İsmail Emre Telci: Yani şu açıdan söylüyorum. Peki nerede verdiniz ifadenizi yan yana mıydınız?
Furkan Hamzaoğlu: Yok, yok. Önce babam girdi, sonra ben girdim.
İsmail Emre Telci: Anladım. Yani şundan dolayı soruyorum. Bu sadece bir gözlem. Yani az önce bir ifade vardı, 1-2 kelime farklı, sizin babanızın ifadesi kelimesi kelimesine aynı.
Furkan Hamzaoğlu: Doğrudur, yani doğrudur. Ben babamdan ve Oktay abimden aldığım bilgilerle ifade verdim. Çünkü ben neye çağrıldığımı da bilmediğim için.
İsmail Emre Telci: Anladım. Yani sizin kendinizin kişisel bir görgünüz yoktu, babanız ve Oktay abiniz...
Furkan Hamzaoğlu: Evet, o tarihlerde yetkim ve vazifem de yoktur. O yüzden o ifadenin öyle olması gayet normal.
İsmail Emre Telci: Yani aslında sizin hiçbir bilginiz, görgünüz olmamasına rağmen babanızdan ve Oktay Bey'den almış olduğunuz bilgilerle savcıya ifade verdiniz.
Furkan Hamzaoğlu: Evet, evet.
Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, "Neden etkin pişmanlıktan emniyet, savcılık ve sulh ceza hakimliğine çıkarıldığınızda yararlanmadınız?" dedi.
Erçevik, soruşturma savcısının kendisine, "Senin üzerine gelseydim o zaman da söylerdin bunları ama ben senin gözünde kendi içindeki çelişkiyi gördüm" dediğini ifade etti.
Fatih Keleş'in avukatı Nergis İnce, Veysel Erçevik'e itirafçı olduğu ifadesinde kendisine etkin pişmanlık hükümlerinin anlatılıp anlatılmadığını sordu. 30 Mayıs'ta gözaltına alınıp 3 Haziran'da tutuklanan Erçevik, ağustos ayında savcılıkta verdiği etkin pişmanlık ifadesinde kanun maddesinden kendisine bahsedilmediğini ama gözaltına alındığında anlatıldığını söyledi. İnce bunun üzerine, "İfadeniz 'Etkin pişmanlık hükümleri tarafıma anlatıldı' olarak başlıyor, ifadenizi okumadınız mı?" diye sordu. Erçevik, "Yok okumadım, imzaladım" dedi.
Veysel Erçevik savunmasını bitirdi. Ekrem İmamoğlu soru sormak için mikrofon istedi.
Ekrem İmamoğlu: Çeşitli birimlerde görev aldığınızı anlattınız, geçmişte yaptığınız işlerle ilgili de tespitlerde bulundunuz... (Durdu) Ben iddia makamından tehdit almaman için sana soru sormuyorum.
Tutuksuz sanıklardan Veysel Erçevik'in savunması başladı. Erçevik, "Etkin pişmanlık başvurumu kendi rızam ile yaptım. Baskı altında şaibeli ifade vermedim" dedi.
Muzaffer Beyaz'ın tutuklanması yönünde verilen ara mütalaaya ilişkin Mahkeme Başkanı kararı açıkladı. Oy çokluğuyla talebin reddine karar verildi.
Avukatlar tutuklama talebine tepki gösterdi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, bu durumun tutuksuz sanıklara gözdağı vermek olduğunu söyledi.
Beyaz'ın sanık müdafii: Savcılık makamının talebi, somut ve herhangi bir şekilde somutlaştırılmış bir talep değil. Yani genel geçer bir ifade. Müvekkilimin burada ifadesinin hangi yönüyle çeliştiğ veya savcılıktaki ifadesinin hangisini ikrar veya inkar etti? Takdir mahkemenizindir. Müvekkilim huzurda bütün ifadelerimin tek tek doğru olduğunu ve bütün ifadelerimin aynen arkasındayım şeklinde beyanı var. Burada bir çelişkili durum yok. Sadece üzerinden zaman geçen konularla ilgili vermiş olduğu beyanlarla ilgili olarak yeterli beyan verememesinin sebebi de malumunuz çokça bir 10-12 yılı aşkın bir zaman geçmiş. Sayın Savcılık Makamının bu aşamadaki mütalaasının açıkçası kabul edilebilir bir tarafı yok. Zira tutuklama halihazırda bir adli kontrol tedbiri olup, ortada müvekkilimin bu mahkemeye etki edeceği bir delil karartması, kaçma şüphesi veya herhangi bir şekilde konularla alakalı olarak tutuklanmasını gerektirecek bir durum yok. İlk celseye kendi rızasıyla gelmiş bir insandır. Huzurunuzda rıza dahilinde ifade vermeye çalışan birisidir. Müvekkilimin tutuklanması bu davanın neyini değiştirecek veya katılan olarak ne gibi katkıda bulunacak davanın ilerlemesine? Sayın Mahkemenin takdirine sunuyoruz.
Avukatlar, Muzaffer Beyaz’ın etrafının jandarma tarafından çevrilmesine ve salondan çıkmasına izin verilmemesine tepki gösterdi. Bunun üzerine mahkeme başkanı duruşma salonuna geri geldi, “Öyle bir talimatımız yok, yanlış anlaşılmış” dedi.
Duruşmaya ara verildi. Aranın ardından tutuklanma talebine ilişkin karar açıklanacak.
Duruşma savcısı ara mütalaa verdi. Savcı, çelişkili beyanlarından ötürü Muzaffer Beyaz'ın tutuklanmasını talep etti.
Savunmanın ardından İmamoğlu ve Mahkeme Başkanı sorular yöneltti. İmamoğlu Beyaz'a şunları sordu...
Ekrem İmamoğlu: Sizinle hala ortaklığımız var, bir hak geçmiş midir, razı mısınız?
Muzaffer Beyaz: Razıyız, bir hak geçmedi.
İmamoğlu: Köprülü kavşağı zorla mı yaptırdık?
Beyaz: Hayır.
İmamoğlu: Bana ulaşmakta zorluk çektin mi, ilgili yöneticilere yönlendirdim mi?
Beyaz: Size ulaşmakta zorluk çekmedim, yöneticiler sıkıntı yarattı.
İmamoğlu: İfadelerinizde biliyorum dediklerinizi şimdi duydum diye değiştirdiniz.
Mahkeme Başkanı şu soruları yöneltti...
Mahkeme Başkanı: Mehmet Murat Çalık sizden direkt Hasan İmamoğlu'na daire verilmesi için talepte bulundu mu?"
Beyaz: Hayır, abimden duydum
Mahkeme Başkanı: Oldu, bitti, aldı diye anlatmışsınız
Seyfi Beyaz'ın ardından kardeşi mimar Muzaffer Beyaz söz aldı. Muzaffer Beyaz şunları söyledi:
"Benim iddianamede 4 tane eylemden adım geçmektedir. 6, 7, 8 no'lu eylemlerde sanık olarak, 24 no'luda da şikayetçi olarak geçmektedir. Bu 6 no'lu eylemle ilgili abim demin bahsetti. Benim burayla ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Burada bildiklerimi anlattıklarım tamamen ortaklıktan dolayı abimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. Abim ne söylediyse o kadardır. 7 no'lu eylem ile ilgili ifadem aynen geçerlidir. Tüm ifadelerimin geçerli olduğunu beyan ediyorum. Bu Meydan Yakuplu projesinde kat karşılığı aldığım bir yerdi. Burayı devrettim. Devrettikten sonra bana bir daire verilecekti. Onu da alamadım. Bu konu ile ilgili verdiğim detaylı bilgiler savcılıkta verilmiştir. Eklenecek bir şeyim yoktur.
Eylem 8'de ise bizim Kalekent projesinin orada bir köprü projesi vardı. Oraya yapılıyorken benden de yardımcı olmam istendi. Ben de fatura karşılığı 750 bin lira yardım yaparak faturalarımı aldım. Onun haricinde söyleyebileceğim bir şey yok. Eylem 24'te ise dün oraları detaylıca anlatmıştım. Burada şikayetçiyim ve hâlâ ruhsatımı da alamadım. Çok mağdur durumdayım burayla ilgili. Şikayetçiyim burayla ilgili. Bir de işlerim dolayısıyla ve oğlumun yurt dışında okumasından dolayı yurt dışı çıkışımın kaldırılmasını talep ediyorum. Söyleyeceklerim bu kadar."
Beyaz'ın "Savcılık isim ver dedi, Tuncay Yılmaz'ın adını verdim" demesi üzerine Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız söz aldı.
Ali Kemal Yıldız: Dediniz ki savcı bir isim ver dedi, ben de Tuncay Yılmaz'ı söyledim. Nasıl istedi savcı sizden ismi?
Seyfi Beyaz: Yani savcım sen bunu söylemek şeyindesin. Yani ben biliyorum da söylemiyorum gibi bir ortam oldu.
Ali Kemal Yıldız: Bilmiyorum diyemez miydiniz? Suçsuz bir insanı suçlamış oluyorsunuz.
Seyfi Beyaz: Ama ben bildiğim kadarıyla zaten onların işlerini Tuncay yürütüyor.
Ali Kemal Yıldız: İşlerini yapması başka bir şey, bir suç işlemek yani suç isnadı yapmak başka bir şey.
Seyfi Beyaz: Zaten ifademde görmediğimi söylüyorum yani kimin aldığını.
Ali Kemal Yıldız: Netleşsin diye söylüyoruz. Yani işte evet ama sonuç değişmiyor. Yani bu beyanlar sürekli geliyor geliyor, Tuncay Yılmaz sürekli tutuklu. Yahut bir isnat bu da.
İtirafçı Beyaz'a Hasan İmamoğlu'na yönelik iddiaları soruldu. Avukat İsmail Emre Telci, 3 dairenin ne zaman alındığını sordu, Beyaz ise hatırlamadığını belirtti.
Telci'nin "Hasan İmamoğlu yalnız mı geldi daireleri almaya? Tuncay Yılmaz tanıdık geliyor mu?" sorusunu ise Beyaz, "Hatırlamıyorum, savcılık bir isim söyle dedi ben de Tuncay bu işleri yapıyor diye onun ismini verdim" diye yanıtladı.
İsmail Emre Telci: Seyfi Bey, şimdi size soruyoruz, size sormamızın nedeni 10 sene önce değil geçen sene bu ifadeleri vermiş olmanız, dolayısıyla hatırlayacağınızı ümit ediyoruz. Öncelikle bu girizgahla başlayayım. Şimdi “Hasan İmamoğlu, iskan aşamasında 3 adet daire almıştır” diyorsunuz. Hasan İmamoğlu'nun sizden ne zaman daire aldığını hatırlıyor musunuz?
Seyfi Beyaz: Yani bunlar kayıtlarda vardır, zaten şeyimizde de var ifademizde de var.
İsmail Emre Telci: İşte tam olarak net olmadığı için bunları size soruyoruz.
Seyfi Beyaz: Yani şu an neyi nasıl söyleyebilirim ki?
İsmail Emre Telci: İşte o yüzden...
Mahkeme Başkanı: Net hatırlıyorsanız cevap verin yani.
Seyfi Beyaz: Yok hatırlamıyorum.
İsmail Emre Telci: Hatırlamıyorum diyebilirsiniz, peki. Şimdi 6 Ekim 2025 tarihli ifadenizde diyorsunuz ki: "Bahsetmiş olduğum 5 dairenin 3'ü ya da 4'ü Ekrem İmamoğlu'nun babası olan Hasan İmamoğlu adına yapılmıştır ve bu yapılan devre istinaden 4 firmadan oluşan adi ortaklığımıza ait banka hesabına göstermelik olarak para yatırıldı. Ancak miktarı şu anda hatırlamıyorum. Yatırılan bu para daha sonradan elden bizim ofise gelerek teslim alınmıştır." Bakın bu ifadeyi siz geçen yıl, bir sene bile olmadı, 6 Ekim 2025 tarihinde bizzat verdiniz. Tekrar bunu size teyit ettirmek isteyebiliyorum. Bu parayı şimdi az önce dediniz ki... Burada da bakın kesinlikle bir görgü olarak bunu burada belirtmenize rağmen, az önce dediniz ki bunu hatırlatmak için söylüyorum yine size, esinlenmeniz için: "Bu bana iletildi, ben bunu duyumlarıma göre söyledim" diyorsunuz. "Bunu bana Oktay Hamzaoğlu söyledi" diyorsunuz. Oktay Hamzaoğlu ifadesinde diyor ki: "Bunu" diyor "Seyfi Beyaz daha iyi bilir" diyor. Bu konuya ilişkin bir açıklamanız var mı?
Seyfi Beyaz: Yani açıklamam şöyle diyebilirim: Ben tutuklandığım için Westside ile ilgili çoğu şeyi ortaklar da dahil benim üzerime yıkmaya çalıştılar yani.
İsmail Emre Telci: Ortaklar ortaklaşa sizin üzerinize yıkmaya çalıştılar?
Seyfi Beyaz: Evet, yani böyle bir kendilerine yol çizmişler, nasıl olsa o tutuklandı...
İsmail Emre Telci: Tamam, az sonra bir de Oktay Bey'e bu hususu tekrar sorarız. Peki, mesela diyorsunuz ki az önce söylediniz: "Duyduğum kadarıyla ofise gelerek teslim almaya gelmiştir Hasan İmamoğlu." Duyduğunuz kadarıyla bari söyleyin: Hasan İmamoğlu tek başına mı geldi, yoksa birisiyle mi geldi?
Seyfi Beyaz: Yani bana söyleneni zaten ifademde de söyledim. Bir adamının gelip buradan aldığını söyledi bana, ben bana...
İsmail Emre Telci: O adam kimdir?
Seyfi Beyaz: Onu bilemiyorum işte yani kendim görmedim ki.
İsmail Emre Telci: Kendiniz görmediniz. Yani tamam o zaman, kendiniz görmediyseniz... Peki o zaman bir hatırlatma amacıyla söyleyeyim: "Hatırladığım kadarıyla Tuncay Yılmaz ve Hasan İmamoğlu parayı elden geri almaya gelmişlerdi" diyorsunuz. Bu kişiyi duyduğunuz kadarıyla dahi olsa Tuncay Yılmaz olabilir mi, belki hatırlamışsınızdır şimdi?
Seyfi Beyaz: Yani Tuncay Yılmaz bunların işlerini yaptığı için, onu isim vermediği için Savcılık'ta bir isim söylendi de ben o anda yani bu takip ettiği için bu işleri, onun olabileceğini düşündüm.
İsmail Emre Telci: Onun olabileceğini düşündünüz. Yani Savcılık'tan bir isim istendi, o yüzden söylediniz?
Mahkeme Başkanı: Tahminde belirtmiş.
Seyfi Beyaz: Tahmin.
İsmail Emre Telci: Yok, Savcılık'tan bir isim istendiğinde açıkça şu an beyan etmiş oldu, kayıtlara geçti.
Ekrem İmamoğlu: Seyfi Bey, 2008'den itibaren 2008'den itibaren sizinle ve ailemiz arasında ticari ilişkiler var. Ve bu ilişkiler esnasında da kat karşılığı sözleşmeler yaptık. Ben size arsa verdim 2008'de. Daha sonra ortaklık yaptık birkaç tane. Hâlâ bildiğim kadarıyla ortaklığımız da var. Birkaç arsa ortaklığımız var diye biliyorum. Yani bizim yaklaşık 18 seneye yakındır bir ticari işimiz var sizinle. Ve bu 18 yıl içinde Seyfi Bey, sizinle aramızda aile sofraları olmuştur. Evlatlarınızın pek böyle aile dostu üzerinden... Kabul etmedim ama sizin aile dostu üzerinden nikahlarınızda bulunmuşumdur, sohbetler etmişizdir. Bu anlattığınız, az önce Mehmet Murat Çalık başkanın da ifade ettiği hususlar üzerinden, bu kadar bir arada olduğumuz esnada... Diyorsunuz ya "10 yıl önceki mesele" vesaire, hatırladığınız, hatırlamadığınız kısmıyla... Bu 17-18 yıl içerisindeki bu diyalog üzerinden birinci sorum; ben sizinle hiç ticari bir pazarlık yaptım mı?
Seyfi Beyaz: Yapmadınız.
Ekrem İmamoğlu: 2. bu tür yaşadığınız sorunlarla ilgili "Ya Ekrem İmamoğlu, şu konuda şöyle bir sorun yaşadım, canım yandı, şu oldu, bu oldu" deyip beni şikayet ettiniz mi?
Seyfi Beyaz: Hayır.
Ekrem İmamoğlu: Çok teşekkür ederim.
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, “Savunma hakkım elimden alınmıştır” dedi.
Ekrem İmamoğlu: Saygıdeğer heyetinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Az önce Mehmet Murat Çalık başkanımız, benden sonra bu konuda bir beyanda bulunulmadı haklı olarak siteminde bulundu. Çünkü tutuklular arasında ben konuşabilirdim, bir kısım Tuncay Bey konuştu aslında bu konuyla ilgili ama benim de savunma hakkım elimden alınmıştır.
Bu arada yeri gelmişken milletimizin huzurunda dün mahkeme heyeti adına, mahkeme başkanı, "Benim susma hakkımdan feragat etmiş kabul ediyorum" diye bir cümlesi oldu. Bunu şiddetle reddediyorum. Çünkü ben susma hakkımı kullanmadım. "Susma hakkını kullandı" kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Ben de ona karşılık feragat etmediğimi belirttim.
Hakim: Savunma yapmayınca biz onu Usul Kanunu’na göre…
Ekrem İmamoğlu: Savunma hakkımı kullanmadım. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum.
Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, itirafçı Seyfi Beyaz'ın iskan için para verdiği iddiasına ilişkin “2022’de para verip iskan aldığınızı söylemişsiniz fakat iskanı 3 yıl önce almışsınız. Bu konuda ne diyorsunuz?” diye sordu. Beyaz, “10 senelik bir mevzu. Şu an teyit edemem” dedi.
İkinci celsenin ikinci günü başladı. Müteahhit Seyfi Beyaz savunma yaptı.
Davayı takip etmek isteyen gazetecilere "Turkuaz Basın Kartı" sorgulaması yapılıyor. Duruşma salonuna, QR kod okutularak kartı kullanımda olan basın mensupları alınıyor.
Murat Ağırel AKP'li Zehra Taşkesenlioğlu ve kardeşinin şirketinin bütün geçmişini buldu, belgelerin hepsini tek tek yayınladı!87 izlenme
Kocaeli’den İsrail’e giden gemi gündeme oturdu: “İsrail savaş uçaklarının petrolü taşınıyor”44 izlenme
Sedat Peker’in 'koruma verildi' dediği Cihan Ekşioğlu kimdir?1176 izlenme
Mansur Yavaş şemayı çıkardı: "Gökçek ve ailesi hapse girmeden adaletten söz edilemez"24 izlenme
Kızılay zarara doymadı! İzin alamayan uçağa 245 bin dolar ödedi!84 izlenme
Kılıçdaroğlu yönetimi ısrarcı: "Kurultay yapılamaz, il ve ilçe kongreleri yapacağız"22 izlenme
Memur ve memur emeklisinin beklediği tarih verildi: Maaş zammında kritik viraja girildi, işte masadaki rakam26 izlenme
CHP'li vekil 100 hektarın nasıl küle döndüğünü gözleriyle gördü! Bunun adı skandal97 izlenme
Erdoğan’ı en hassas yerinden vurdu: Para dolu ayakkabı kutularına işaret etti!
İçişleri Bakanlığı o belgeyi yayınladı! Süleyman Soylu SBK'nın uçağını kullandı mı?
İki dönem AKP’ye oy veren kadın isyan etti: "Gözümüzü boyamış AK Parti. Açlıktan nefesimiz kokuyor. Nerede emekliler yılı!. CHP kazanırsa 3 gün oruç tutacağım"
Ayasofya'ya kamyon sokmuştu: Erdoğan'ın arkadaşı Diyanet Vakfı'nın heyetine girdi