Anasayfa1
25 Ağustos 2026 ( 15 izlenme )
Reklamlar

İBB davasında 2. celsenin 5. günü! İşte sanıkların savunmaları


Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davasında ikinci celsenin beşinci günü başladı. Savcı, Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.


İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yürüttüğü, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci celsesi, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında inşa edilen yeni duruşma salonunda beşinci gününde devam ediyor. Beşinci günde de sanık savunmaları alınıyor.

İkinci celsenin dördüncü gününde tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, itirafçı Adem Kameroğlu’na, “Ben sizi tehdit ettim mi?” diye sordu. Kameroğlu, “Sizin direkt tehdidiniz söz konusu değil. Biz bunu yapmak zorunda olduğumuzu hissettik” dedi.

Halk TV muhabiri Gamze Altunay, İBB davasının ikinci celsesinde yaşananları anbean aktarıyor...

NE HATIRLIYOR NE DE BİLİYOR!

Fatih Keleş de itirafçı Ertan Yıldız'a sorular yöneltti.

Fatih Keleş: Ertan Bey, Cebeci'de Enerji Bakanlığı'nın ihalesini İsfalt almıştı 2018 yılında dediniz. İsfalt'ın da zarara uğramaması için, "İsfalt benim sorumluluğumdadır çünkü" dediniz. Konuyu masamda buldum, çok da ilgilenemedim dediniz önceki ifadenizde. Doğru mudur bu?

Ertan Yıldız: Enerji Bakanlığı'nın ihalesi değildi o zannedersem...

Fatih Keleş: Siz öyle dediniz. MAPEG ihalesiydi ama siz... MAPEG de Enerji Bakanlığı'na bağlıdır, belki o sebeple...

Ertan Yıldız: İhale dediğimi zannetmiyorum, bir protokol, bir anlaşma…

Fatih Keleş: İhale dediniz. Enerji Bakanlığı'ndan bir..." Fark etmez, Enerji Bakanlığı'ndan bir iş almıştı.

Ertan Yıldız: Büyükşehir Belediyesi ile bir protokol yapılıyor, Enerji Bakanlığı... MAPEG... ve buraya İsfalt'ı ortak edip orada birtakım yatırımlar yapılması...

Fatih Keleş: Ama İsfalt'ın ortak... İsfalt'ın iş alması ihaleyle. İBB ile Enerji Bakanlığı'nın protokol değildir. Protokol fakat İsfalt'ın iş alması ayrı bir ihale.

Ertan Yıldız: İsfalt iş almıyor ki, İsfalt oraya yatırım yapıyor. Karşılığında, bu yatırımı yapıp ortak oluyor.

Fatih Keleş: İhalesiz mi alıyor bu işi? Protokolle mi alıyor? Yoksa siz öyle mi biliyorsunuz?

Ertan Yıldız: Fatih Bey, benim anlattığım iş alma değil. Biz...

Fatih Keleş: 220 milyon bedel bahsettiniz ifadenizde.

Ertan Yıldız: Evet... 220 milyon liralık yatırım yapma taahhüdünde bulunuyor ortak olmak için; Kuzey İstanbul... Kuzey Cebeci ve Güney Cebeci...

Fatih Keleş: Ama bu ihale değil miydi?

Ertan Yıldız: İhale değil. İhaleyi yapıyor kendisi daha sonra bu işleri yaptırmak için.

Fatih Keleş: Ben bir açıklık getireyim; bu bir ihale. İBB ile Enerji Bakanlığı, daha doğrusu o günkü MİGEM arasındaki protokol ayrı bir şey fakat daha sonrasında MAPEG bir, daha doğrusu MİGEM bir ihale yapıyor. Bu bir ihale. Orada da rakamı 220 milyon TL olarak söylediniz, rakam da 270 milyon TL. Neyse, yani hatırlamayabilirsiniz. Az önceki ifadenizi ben sadece not aldım. "Konuyu masamda buldum, çok da ilgilenemedim" dediniz. Peki bunu söylediniz mi?

Ertan Yıldız: Daha doğrusu benim masamda değil, masamda bir dosya geldi. Hatırlıyorum, odamda bir dosya. Okumaya çalıştım, ne olduğunu anlayamadım ama Cebeci dosyasıydı. Onunla ilgili... O sıradaydı. Ama konuyla ilgili hiç ilgilenemedim.

Fatih Keleş: Tamam. Peki bu ilgilenememenizin, ilgilenmeyişinizin sonucunda İsfalt'ın bir zarara uğraması söz konusu muydu, hatırlıyor musunuz?

Ertan Yıldız: Hayır, ne alakası var? Ben şirketin genel müdürü değilim ki, şirketin genel müdürü var, o ilgilenecek.

Fatih Keleş: Ama genel müdür de size bağlı ya. Yani orada bir kurum bir görevini yapamazsa, ihalenin gereğini yapamazsa sonuçta bu kurumun genel müdürünün sonrası sizin sorumluluğunuz değil midir?

Ertan Yıldız: Şimdi bakın... Dediğinizi anladım... Bu geçerli olmaz. Neden geçerli olmaz? Bizim İBB'ye geldiğimiz ilk günler, ben belediyeyle ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Sadece İsfalt değil, bütün firmalarla ilgili hâkim olmaya çalışıyorum.

Fatih Keleş: İlk geldiğiniz günler değil, bu 2020'nin sonunda varmıştı konu.

Ertan Yıldız: Hayır efendim, ilk geldiğim gün masamda ilk bulduğum dosya... Size herhalde yanlış. Benim masamda bir dosya vardı Cebeci ile...

Mahkeme Başkanı: İsterseniz sıradaki soruya geçelim.

Fatih Keleş: Peki, yani bunun sonucunda ihale yasaklısı haline gelecekti MAPEG...

Ertan Yıldız: Ha, siz şunu diyorsunuz: 220 milyonluk yatırımı yapmazsan... Doğru, doğru.

Fatih Keleş: 270 milyonluk teminat irat kaydedilecekti, ihale yasaklısı haline gelecekti. Konu Ekrem İmamoğlu başkanımıza gittiğinde benden madenci olduğum için fikrimi sormuştu. Ben de bu konuyu araştırdığımda bunları, yani çok basit bir araştırmayla bunu gördüm ve kendisine bu bilgiyi verdim. Daha sonrasında bu konuyu size "Neden bu bilgi bana gelmedi?" diye söylemiş olabilir sanırım. Bundan sonra bana serzenişte bulunduğunuzu ve bunu "Niye bana söylemedin, başkana söyledin?" gibi bir cümle kurup sonrasında aramızda bir hani tabiri caizse serinlik olmasına sebep olan konu budur benim hatırladığım kadarıyla. Siz hatırlıyor musunuz?

Ertan Yıldız: Yok, hatırlamıyorum.

Fatih Keleş: Peki. Burak Korzay ile ne zamandan beri tanışırsınız?

Ertan Yıldız: Burak Korzay'la... Emin değilim ama yani...

Fatih Keleş: Eski midir?

Ertan Yıldız: Tabii tabii.

Fatih Keleş: Önce çalıştığınız firmanız... Sistem Reklamcılık'la çalışan firma...

Ertan Yıldız: Doğru.

Fatih Keleş: İGDAŞ A.Ş.'de sizin...

Ertan Yıldız: Burak'ın İGDAŞ'a gelmesine yardımcı oldum.

Fatih Keleş: Önerinizle o dâhil olmuştu. Peki, az önce Burak Korzay'ın ifadelerinden örnek verdiniz. Az önce burada "Benim ifadelerimin yarısını doğru kabul ediyorsunuz, diğer yarısını niye doğru kabul etmiyorsunuz?" diye cevap verdiniz Sayın Vekilime. Peki siz burada Burak Korzay'ın ifadesinin sizin olan kısmını kabul etmiyorsunuz fakat benimle olan kısmını doğru olarak kabul ettiğinizi ifade ediyorsunuz.

Mahkeme Başkanı: Fatih Bey, bu sorunun da bir anlamı yok. Yani siz ne yaptınız, hükmü biz vereceğiz. Ertan Yıldız vermeyecek, yani neyi kabul edip neyi etmediğimin ne önemi var?

Fatih Keleş: Peki, Burak Korzay ifadesinde diyor ki: "Fatih Keleş'le benim aram iyi olmadığı için benimle irtibata geçmezdi ve resmi toplantılar dışında samimiyetim yoktur." Az önce de yine Burak Korzay'ın ifadesinde "Fatih Keleş ihaleler konusunda yetkilidir" diyor fakat benimle hiç irtibata geçmediğini söylüyor. Peki benim İsfalt'ta işte Genel Müdür Burak Korzay'ın dışında tanıdığım kimse, temasım olan, konuştuğum, iletişimde bulunduğum başka biri var mıdır sizce? Duydunuz mu böyle bir şey?

Ertan Yıldız: Bilmiyorum.

Fatih Keleş: Yani başka birinin... Başka birisinin vasıtasıyla yapmış olmam lazım bu eylemleri yapabilmem için sanırım, o yüzden soruyorum. Sizin bir duyumunuz var mıdır bununla ilgili? Peki. Sistem Reklam'dan hangi yıl ayrıldınız?

Ertan Yıldız: 2018.

Fatih Keleş: Anatolia Sign'a ne zaman ortak oldunuz?

Ertan Yıldız: Bilmiyorum.

Fatih Keleş: Kaç?

Ertan Yıldız: Bilmiyorum.

Fatih Keleş: Anatolia Sign ne zaman kuruldu, onu biliyor musunuz? Sistem Reklam'dan ayrılmanızın hemen akabinde, sonrasında olmuş olabilir mi?

Ertan Yıldız: Olabilir. Çünkü ben ayrıldıktan sonra benim ekibim de dağıldı. Orada dış ticaretten sorumlu bir müdür arkadaş, bir de teknik koordinatör bir arkadaş o firmayı kurdu. Yani olabilir, çünkü benden sonra onlar da ayrılmıştı.

Fatih Keleş: Peki, beni firmaya 2022 yılında davet edip kendi odanızda kahve ısmarladığınızı hatırlıyor musunuz?

Ertan Yıldız: Hatırlamıyorum.

Fatih Keleş: Hatırlamıyorsunuz. Peki, başka sorum yoktur.

ARANIN ARDINDAN FATOŞ PINAR TÜRKER İTİRAFÇIYA SORU SORDU

Fatoş Pınar Türker: Sizinle ben göreve geldiğimde 2021... Son derece hani bir saygı çerçevesinde... Benim sorum; şimdi az evvel öyle bir sunum gösterdiniz, o sunum çok standart, bütün yöneticilerin, üst yöneticilerin olduğu gibi sırasında gösterilen bir sunum İştirakler Koordinasyonunda. Ama orada hani bana garip gelen şey -Murat Bey de sorguladı- Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş.'nin farklı bir renkte,

Şimdi benim deneyimim Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak ben bunu hiçbir şekilde görmedim. Dolayısıyla şunu sormak istiyorum: İlk oradaki hani yönetici gibi hem Kültür A.Ş. hem Medya A.Ş. Hizmet Grubu... Hizmet Grubu daha sonra ikinci seçimden sonra değişti ama ilk önce Hizmet Grubu Grup Başkanlığı altında Ziya Gökmen Togay'ın İştirakler Genel Müdürlüğü başkanlığında Kültür A.Ş., Medya A.Ş., Ağaç A.Ş., İSTON, İSFALT... Atladığım var mı hatırlamıyorum, İSTAÇ... Bir arada ayda bir defa ya da 3 haftada bir defa toplanıp çoğunlukla aslında sizin de başkanlık ettiğiniz -hatırlayacaksınız İSTAÇ'taki genel müdürlük binasında- tek tek iştirak şirketlerinin gündemdeki konuları dinlediğiniz rutin toplantılarımız... Bunu bir kenara koyuyorum.

Her sene eylül-ekim gibi bir sonraki senenin bütçesini Mali İşler ekibimle birlikte direkt size sunduğumuz... Öyle ki bir sonraki sene ihale yasaklısı vesaire olmaması için sermaye yeterliliğini nasıl tutturacağımızı, işte kardan mı, satıştan mı, cirodan mı neyse... Bunu bile zaman zaman tahtada hesapladığımız detayında, yıla başladıktan sonra da yine bu grup toplantıları haricinde direkt sizinle teke tek olarak Bakırköy'deki makamınızda ya da siz Medya A.Ş.'ye geldiğinizde işte 45 dakika, bir saat şirketin performansı, gidişatına dair mali işler konuları ağırlıklı... Ki bizim şirketimizde diğer iştirak şirketlerinde olduğu gibi mali işler dediğimiz zaman bizim bütçemizin %80-90'ı hâliyle İBB'den aldığımız ihalelerden oluşuyor. Yani ihale de bir cıs bir konu değil hepimiz için. Çünkü her ne kadar yolsuzlukla ifade edilmiş olsa da ben ve ekip arkadaşlarım adım attığımız her yer için, yaptığımız işin altına imzamızı tekrar atarız, iyi yaptığımızı düşünüyorum.

Dolayısıyla da bu detayları hem sizinle hem de ekiplerimizle konuştuktan ve bu şekilde bir çalışma yöntemi benimsemişken, diğer iştirak şirketleriyle Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. benden farklı olarak başka ne işler konuşuyordunuz da hani "Ben Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. ile ilgilenmiyorum" dediniz? Çünkü ben Murat Bey'e, Murat Ongun'a finansal açıdan size verdiğim detayı ya da ihalelere katılırken sizin ekibinize verdiğim detayı kendisiyle asla paylaşmadım.

Ertan Yıldız: Teşekkür ederim. Şimdi öncelikle ben az önce anlattım, tabii biraz kısa geçmek zorunda kaldım. Bizim İştirakler Koordinasyon yapısının iki tane fonksiyonu vardı. Bir tanesi yönetim koordinasyon fonksiyonu, bir tanesi denetim fonksiyonu, doğru mu? Yönetim koordinasyon fonksiyonu başkan... Grup başkanlıklarında... O koordinasyonda genel müdürler de giriyor. Denetim fonksiyonu da fonksiyonel koordinatörlükler yürütüyor. Bir tarafta denetim fonksiyonu söz konusu, bir tarafta yönetimin koordine edilmesi ve işlerin paylaşılması fonksiyonu yürütülüyor. Fakat mesela buralarda bilgi dışında ihalelerle ilgili bir şey paylaşamazsınız. İhalelerle ilgili bilgi verirsiniz.

Tabii ki yani tabii bunlar çünkü bir sürü... Çünkü benim bir görevim de biliyorsunuz benim... Fakat Ekrem İmamoğlu Medya A.Ş. sıkıntıya düştüğünde "Medya A.Ş. ile ilgilen, finansalları düzelt" diye bana kendisi söylemiştir. Ben bir dönem mesela Medya A.Ş.'ye haftada bir... Sizden önceki genel müdür döneminde hatırlarsınız çok ciddi finansal sıkıntıya girmişti ve 6 ay kadar ciddi bir şekilde ilgilendim ve toparladık kendisini Başkanın talimatıyla. Yani şimdi problem olunca problemle ben yüzleşiyorum. O yüzden ben koordinatör danışman olarak firmanın gidişatıyla ilgili bilgi sahibi oluyorum. Evet, ama hiçbir ihale kararı... Hiçbir ihale kararı... Ben yönetsel kararlardan bahsediyorum, denetim kararlarından bahsetmiyorum. Hiçbir işi alma kararı bizden geçmiyor, doğru mu?

Pınar Türker: İş alma kararı sizden geçmiyor ama ihale derken de aslında şunu kastediyorum: Zaten hani ihale girmek için de niye böyle cıs bir konu? Çünkü bütün İBB iştirak şirketleri zaten ana varlık sebebi ihalelere hazırlanmak, doğru teklifleri vermek, vesaire. Zaten hani orada sanki şaibeli bir durum varmışçasına...

Ertan Yıldız: Medya A.Ş.'de başka bir şey var. Medya A.Ş.'nin satın alma ihaleleri çok önemli değil ki. Medya A.Ş.'nin gelir getirici ihaleleri önemli. Yani alırsınız İBB'den, verirsiniz reklamcıya. Arada öyle bir oran oldu, değil mi? Bizim o ihalelerde dahlimiz yoktu. Var mıydı?

Pınar Türker: Şöyle; Yönetim Kurulu kararı alıyoruz. Yönetim Kurulu kararlarında muhammen bedelle birlikte üç defa Yönetim Kurulu kararı alıyoruz bu tip ihalelerde. Her Yönetim Kurulu kararı elbette ki İYA'ya, İştirakler Koordinasyona gidiyor. Ve inanın ekibiniz tarafından hatta zaman zaman sizin tarafınızdan da hani "Bu nedir, yüzde kaç kâr koyuyorsunuz?" vesaire muhammen bedel hesabına kadar... Hani bir ihale zaten başka nesi incelenebilir ki? Dolayısıyla adına da evet, İştirakler Koordinasyon dendiğinde bu oluyor ki burada acayip bir durum değil yani... Şaibe yok hani "İlgilenmem istendi, ilgilenmiyorum..."

Ertan Yıldız: Hayır hayır, sanki bir şaibe varmış, Ertan Yıldız bunu yanıtlıyormuş gibi bir şey doğuyor. Öyle bir şey söz konusu değil. Sonuçta olay şu: Medya A.Ş. ile de Kültür A.Ş. ile de az önce belirttim, Murat Ongun ilgileniyordu. Bunu da herkes biliyor.

15 DAKİKA ARA VERİLDİ

Duruşmaya 15 dakika ara verildi. İmamoğlu çıkarken "Yalanın da yalancının da ömrü kısa olur, merak etme" diye seslendi.

ERTAN YILDIZ'IN ÇELİŞKİLİ İFADESİNİ EKREM İMAMOĞLU SORDU

Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Ertan Yıldız'ın ifadelerinin ardından İmamoğlu, Yıldız'a şu soruları yöneltti:

İmamoğlu: İBB’yle ilişkinizi ne zaman kestiniz?

Ertan Yıldız: Kasım 2023 istifam. Meclis üyesi olmam ama 2020'de de...

Ekrem İmamoğlu: Peki. Ertan Bey, İYA nedir?

Ertan Yıldız: İstanbul Yönetim A.Ş.

Ekrem İmamoğlu: Neyle sorumludur?

Ertan Yıldız: İştiraklerin denetimiyle.

Ekrem İmamoğlu: Bu kadar mı, kısa mı?

Ertan Yıldız: Denetim, gözetim, danışmanlık faaliyetlerinden sorumludur.

Ekrem İmamoğlu: Yani hani şöyle sorayım o zaman, çünkü soru sormayınca yanlış bir yere gidiyor. Bu İstanbul Yönetim A.Ş. dediğimiz şey aslında yeni dönemde ve yeni sistemde bütün iştirak şirketlerinin yönetimini koordine eden, denetleyen, o sürecin o sürecin toplantılarını hatta koordinasyon dediğimiz, yani koordinasyon dediğimiz başkanlıklar atadık anlattın eskisini anlattın ama 6-7 tane başkanlığımız vardı. O başkanlıklara da başkanlık edecek şekilde tasarlanmış yani İYA Yönetim Kurulu Başkanı aslında o sisteme başkanlık yapacak şekilde tanımladığımız bir şirket.

Ertan Yıldız: Doğrudur efendim.

Ekrem İmamoğlu: Doğru. Bu şirketin Yönetim Kurulu Başkanı oldunuz mu, olmadınız mı 2024 seçiminden sonra?

Ertan Yıldız: Oldum.

Ekrem İmamoğlu: Nasıl ilişkinizi kestiniz?

Ertan Yıldız: İYA'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı icrai bir faaliyet değildir. Bunu çok iyi bilirsiniz.

Ekrem İmamoğlu: Az önce burada bir Yönetim Kurulu Başkanlığı ile “Herhangi bir şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını bile Medya A.Ş.'den direkt sorumlu" dediniz. Şimdi İYA, 30 tane şirketten sorumlu bir Yönetim A.Ş. şirketi, "Ondan sorumlu değilim" diyorsunuz. Bu nasıl bir şey, anlamadım ben?

Ertan Yıldız: Sayın Başkanım, ben Yönetim Kurulu Başkanı'nın icrai sorumluluğu yoktur diyorum.

Ekrem İmamoğlu: 10-15 günde bir toplantı yapmaz mıydınız kurul başkanlarıyla?

Ertan Yıldız: Ne zaman? İYA'da mı? Hayır.

Ekrem İmamoğlu: İYA'da da yaptınız, ondan önce de yaptınız.

Ertan Yıldız: İYA'da iki kez toplantı yaptık.

Ekrem İmamoğlu: İki kez?

Ertan Yıldız: İki kez.

Ekrem İmamoğlu: O zaman tembelmişsiniz. Tembelmişsiniz. Şöyle söyleyeyim, peki... Peki... Şöyle söyleyeyim: İstanbul Yönetim A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı olmanıza rağmen "İBB ile ilişkimi kestim." Niye böyle bir cevap veriyorsunuz.

Ertan Yıldız: Ben İBB ile ilişkimi kestim.

Ekrem İmamoğlu: Hayır, ilgisi yok.

Ertan Yıldız: İBB ile ilişkimi kestim.

Ekrem İmamoğlu: İYA A.Ş. Başkanı olarak bizim icra toplantılarımıza da katıldınız.

Ertan Yıldız: Hangisine katıldım?

Ekrem İmamoğlu: Katıldınız.

Ertan Yıldız: Hangisine katıldım?

Ekrem İmamoğlu: Yani hangisini hatırlamıyorum. Hatta "Nasıl yönetilir?", "Nasıl yönetilir?" sunumu bile yaptınız, hatırlıyor musunuz?

Ertan Yıldız: Evet ama onlar icra toplantısı değildi.

Ekrem İmamoğlu: Ne toplantısı?

Ertan Yıldız: Onlar yeni sistemle ilgili yaptığımız toplantılardı.

Ekrem İmamoğlu: Ama o toplantılar icra toplantıları. Bizim icra... O toplantıların başkanı benim. Ne için toplandığımızı ben biliyorum yani. İcra toplantısı değil mi?

Ertan Yıldız: O toplantılar 2024'ten öncedir.

Ekrem İmamoğlu: Hayır, 2024'ten önce de var, 2024'ten sonra da var.

Ertan Yıldız: 2024'ten sonra hiçbir icra toplantısına katılmadım. Katılmamamı özellikle istediniz.

Ekrem İmamoğlu: Ne zaman ayrıldınız?

Ertan Yıldız: Nereden? Kasım'da.

Ekrem İmamoğlu: Kasım'da. İYA'dan ne zaman ayrıldınız? İYA Yönetim Kurulu Başkanlığından?

Ertan Yıldız: Hatırlamıyorum. Ha, İYA'dan ayrılmadım. İYA Yönetim Kurulu Başkanıyım hala.

Ekrem İmamoğlu: Ha, hala ayrılmadınız?

Ertan Yıldız: Ben ayrılmadım. 2024'ten beri İYA Yönetim Kurulu Başkanıyım.

Ekrem İmamoğlu: İYA Yönetim Kurulu Başkanısınız. Dolayısıyla siz aslında İBB ile bağlantınızı hiç kesmediniz. Ve İYA dediğiniz Yönetim Kurulu Başkanı, bütün 30 iştirakin sorumluluğunu alan, denetimini yapan... Bakın, herhangi bir iştirak şirketinden bahsetmiyorum. Bütün sorumluluğunu alan; hukuki, mali denetimini yapan bir iştirakten bahsediyorum. Yani bir Medya A.Ş. gibi, bir Kültür A.Ş. gibi veya bir—burada olduğu için—bir KİPTAŞ gibi veya İSFALT gibi bir spesifik bir konunun sorumluluğu değil. Bakın, 30 iştirakin mali, hukuki, idari, İK, insan kaynakları denetimini yapan bir şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptınız. Doğru mu?

Ertan Yıldız: Cevap vereceğim. Siz sözünüzü bitirin.

Ekrem İmamoğlu: Doğru mu dedim?

Ertan Yıldız: Siz bitirin, siz devam edeceksiniz.

Ekrem İmamoğlu: Soru sordum işte, doğru mu?

Ertan Yıldız: Birazdan cevap vereceğim.

Ekrem İmamoğlu: Hayır, başka sorularım var. Buna devam etmeyeceğim, ben aldım cevabımı yani.

Ertan Yıldız: İYA ile ilgili sorunuz bu kadar mı?

Ekrem İmamoğlu: Evet, evet, doğru mu dedim işte?

Ertan Yıldız: İYA ile ilgili sorunuz bittiyse...

Ekrem İmamoğlu: Evet, evet.

Ertan Yıldız: Tamam. Başka İYA ile ilgili değil...

Ekrem İmamoğlu: Evet.

Ertan Yıldız: Şimdi... İYA, İstanbul Yönetim A.Ş. iştirak şirketlerinin denetim, gözetim faaliyetleri için kurulmuş bir şirkettir. Yönetim Kurulu Başkanı veya Yönetim Kurulu üyelerinin İYA'da icrai yetkisi yoktur. İcrai yetki Genel Müdür'dedir. Genel Müdür'ü de siz atadınız. Cevabımı veriyorum, dinliyorsunuz.

Ekrem İmamoğlu: Dinliyorum ben sizi, dinliyorum.

Ertan Yıldız: Ben İYA'nın Yönetim Kurulu toplantılarını ayda bir, birkaç kez ya 2 ya 3 kez, daha fazlası değil... O toplantılarda da grup başkanlarıyla... Ben aynı zamanda iştirakler Meclis İştirakler Komisyonu Başkanı'ydım. Ve benim iştiraklerle ilgili en azından denetim faaliyetleri ve Meclis ile ilgili faaliyetlerden haberdar olmam için bunu siz de istediniz. Beraber karar verdiğimiz bir husustur. İkimizin yaptığı...

Ekrem İmamoğlu: Buraya geçmeyelim, siz bu konuyu bitirin... Sorularıma cevap verin.

Ertan Yıldız: Veriyorum ben, neye cevap veriyorum...

Ekrem İmamoğlu: Hayır, bak Meclis'e geçtiniz, oraya geleceğim.

Ertan Yıldız: Hayır, ben...

Ekrem İmamoğlu: İYA'yı anlatın, devam... İYA'yı bitirdiyseniz ben o zaman bir soru daha soracağım size. Bitirdiyseniz İYA ile ilgili...

Hakim: Cevabımızı alalım Ekrem Bey…

Ertan Yıldız: Evet.

Ekrem İmamoğlu: Tamam.

EKREM İMAMOĞLU ERTAN YILDIZ'A SORU SORMAYA BAŞLADI

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ertan Yıldız'ın savunması boyunca notlar almıştı. Notlarıyla soru sormaya başladı.

ERTAN YILDIZ: KİPTAŞ'TA USULSÜZ BİR İŞLEM OLMADI

Ali Kurt: Ertan Bey 2020'den sonra KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı'ydınız, değil mi? Meclis üyesi olarak istifa ettikten sonra. 27. Eylem’de beraber yargılanıyoruz. Oradan zaten o söylediğim sadece siz o zaman Yönetim Kurulu Başkanımız olduğunuz için bir konunun teyidini almak istedim sizden. Hatırlar mısınız İETT'nin Genel Müdürlük binası eskidiği için boşaltılması gerekiyordu. İETT ve KİPTAŞ’a mevcut projeden, Ayazağa'daki projeden genel müdürlük binası almak için bir paylaşım protokolü yapıldı. Doğru mudur?

Ertan Yıldız: Doğrudur.

Ali Kurt: Şimdi Başkanım niye söylüyorum? Savunmamda daha uzun ve detaylı anlatacağım. Biliyorsunuz, biz, sözde 50 daireyi irtikap suretiyle, icbar suretiyle... Sözde 50 daireyi biz icbar suretiyle, irtikap yaparak İBB personeline vermek için bir girişimde bulunmuşuz. Yani zorlamışız. Bu sonradan benim aklıma geldi, Ertan Bey de Yönetim Kurulu Başkanı ya teyit etmek istedim. Biz sözleşmemizde isteseydik 50 daireyi yükleniciyle paylaşım yapıp KİPTAŞ'ın tasarrufuna getirip, İBB personeline satma yetkimiz vardı. Bunun örneğini genel müdürlük binası alırken paylaşım protokolüyle yaptık. Onu da evrakla isterseniz şimdi ama önümüzdeki haftaki savunmada sunacağım. Ertan Bey de o dönem Yönetim Kurulu Başkanı olduğu için teyitlemesini istedim. Doğrudur, değil mi Ertan Bey?

Ertan Yıldız: Doğrudur efendim.

Hakim: Bizim bildiğimiz bir olay değil ama siz söylüyorsunuz zaten. Savunmanızda siz bunları belirteceksiniz.

Ali Kurt: Ama Başkanım, şey var. Biz bu işi... Ben onu savunmamda... Ertan Bey, sizin Yönetim Kurulu Başkanlığınız döneminde, ben de o dönemde yargılanıyorum, KİPTAŞ'ta usulsüz bir işlem oldu mu?

Ertan Yıldız: Benim bildiğim kadarıyla, hayır.

FATİH KELEŞ'İN KIZI DAYANAMADI: "ALLAH BİN TÜRLÜ BELANI VERSİN!"

Ertan Yıldız salondan çıkarken Fatih Keleş'in kızı, "Allah bin türlü belanı versin. Pislik. Senin kızın kız da biz evlat değil miyiz?" diye bağırdı. Ertan Yıldız o esnada yürüyordu, arkasına baktı ama ses etmedi. Bu sırada bir yakını Fatih Keleş'in kızının ağzını kapatmaya çalıştı ancak engel olamadı.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya ara verildi. Diğer sanıklar ve avukatların sorgusu aradan sonra başlayacak.

"DOĞRUDAN GÖRMEDİM"

Mahkeme başkanı Yıldız'ın "Ali Sukas işleri organize edip Fatih Keleş'in organize ettiği sisteme paraları aktarmıştır" sözlerine atıf yaptı ve "Doğrudan gördünüz mü?" diye sordu. Yıldız, "Görmedim" dedi.

Hakim: 17 Haziran 2025 tarihli ifadenizde o kısmı şöyle anlatmışsınız: "Hemen hemen o şekilde 2020 başları diye ifade başlıyor. Fatih Keleş'in diye... Daha sonra Ali Sukas'la birlikte beraber bir toplantı yaptığınızı anlatmışsınız. Devamında diyorsunuz ki: “İhaleler uzun süredir bu firmalar üzerinden yürütülmüşt. Ali Sukas işleri organize etmiş, kendilerine verilen paralar Fatih Keleş'in yönettiği sisteme aktarmıştır. Ağaç A.Ş.'de bu firmalardan %7, %10 arasında komisyon adı altında paraları aldılar. Sizin Ali Sukas sisteme uğramazken kendisi sistem olaya girmiştir. Kendisi bazı firmalarla gayriresmi ilişkiler geliştirmiş ve bu firmalardan sistem dışında kendi adına da menfaat temin ettiğini düşünmekteyim.” Anlattığınız bu şekildeymiş orada."

Ertan Yıldız: Doğrudur başkanım. Doğrudur başkanım. Hatırlıyorum. İfademin arkasındayım.

Hakim: Burada 'Sonrası süreci bilmiyorum' dediniz ya, o anlamda ifadeniz.

Ertan Yıldız: Yani şunu söylüyorum. İfadeyi tam olarak hatırlayamadım başkanım. Bilmiyorum dediğim kısmı tekrar alabilir miyim sizden? 'Sonrasını bilmiyorum' dediniz ya, o cümle yer alabilir miyim?

Hakim: Hani en son 'Bu firmalar üzerinden yürütülmüştür. Ali Sukas, işleri organize etmiş, kendilerine verilen paralar Fatih Keleş'in yönettiği sisteme aktarılmıştır. Ağaç A.Ş.’de bu firmalardan %7-%10 arasında komisyon adı altında paraları aldılar.' Siz doğrudan gördünüz mü %7-%10'lara ilişkin?

Ertan Yıldız: Doğrudan bir görgüm yok Sayın Başkanım.

Hakim: Neye ilişkin bu ifadeyi %7-%10 aldılar şeklinde verdiniz?

Ertan Yıldız: Ali Sukas'la görüşmelerimizde…

Hakim: Ali Sukas mı size bu görüşmeleri o şekilde aktardı.

Ertan Yıldız: Tabii. Biz bunları Fatih Keleş'le görüştük şeklinde ifadeleri olmuştur.

CUMHURBAŞKANI OLMAK İSTEMEK SUÇ MU?

İtirafçı Ertan Yıldız, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı olmak istediğini söylediği tuhaf bir savunmada bulundu:

"Ben niye ayrıldım noktası önemli. Ben oraya çalışmak, başarılı olmak için gittim.

Bu yolun sonu inşallah cumhurbaşkanlığı ve bakanlıktır diye konuşmamız oldu"

İHALE İDDİALARINA YALANLAMA

İtirafçı Ertan Yıldız "örgüt yöneticiliği" iddiası için "Bu suçlama 20’ye yakın eylemi kapsıyor. Örgüt yöneticisi olmadığım anlaşılırsa bu eylemlerden kurtuluyorum" dedi.

Ertan Yıldız ihalelerle ilgili ise "Benim imzaladığım tek bir ihale yok. Bir tanesine bile müdahalem yoktur. Olduğunu da kimse söyleyemez" dedi.

"BANA 'PİŞMANLAR KRALI' DEDİLER"

Ertan Yıldız:

"Bana 'Yalan söyledi, kaçar, pişmanlar kralı' dediler, 'Pişmancık' dediler. Burada karşınızdayım, gördüğünüz gibi kaçmadım.

Ekrem İmamoğlu şirketler konusunda uzman olduğumu bildiği için 'Şirketlerle ilgilenmeni istiyorum' dedi. Benim hayatım bu şekilde geçmiştir. Başkan adına hareket eden danışman olarak görev yaptım. Benim dönemimde 12 İBB şirketi, Türkiye'deki ilk 500 şirket arasına girdi"

İTİRAFÇI KÜRSÜDE

İtirafçı Ertan Yıldız savunmasını yapmak için kürsüye geldi. Jandarma personeli Yıldız'a kürsüye kadar eşlik etti.

"KORUMAYA MI İHTİYACINIZ VAR?"

Ara sona erdi. Avukat Ali Rıza Dizdar, mahkeme heyeti ve savcının etrafında silahlı korumaların gezdiğine dikkat çekerek “Korumaya mı ihtiyacınız var?” diye sordu. Mahkeme Başkanı “Canları sıkılıyor, geziyorlar” diye yanıt verdi.

KOBİL Teknoloji Yazılım Müdürü Ayhan Güveli savunma yapıyor.

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya öğle arası verildi. Aradan sonra itirafçı Ertan Yıldız’ın savunmasının alınması bekleniyor.

"EKREM İMAMOĞLU İLE TEMASTA OLMAK DAHİ SUÇ"

Hasan İmamoğlu'nun avukatı İsmail Emre Telci:

"Bir cümle ile müvekkilim iddianameye eklenmiş. 60 yıllık emeğine el konulmuştur. Kolluk ifademize yapacağımız ilave yoktur. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu'nun babası olduğu için yargılanmaktadır. İfadesi bile alınmadan yurtdışı çıkış yasağı konulmuştur. Ekrem İmamoğlu ile temasta olmak dahi öncül suç olmuştur"

SUÇ DUYURUSU TALEBİ

Savcı ara mütalaa verdi ve Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Savcı: Para kaynağı belli olmadığı için araştırılmasını istiyorum. Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum.

"SUÇLULAR SUÇSUZ OLUYOR"

Hasan İmamoğlu savunmasında, "Büyükşehir Belediye Başkanı'nın babası olmaktan yargılanıyorum" dedi.

Hasan İmamoğlu'nun savunmasından öne çıkanlar şöyle:

"Savunma yapmayacağım, bu işi avukatlarıma bırakacağım. Ben gayrimenkul yatırımları yaparım. Millet dizleriyle sürünürken biz tırnaklarımızla buralara kadar geldik. İnandığım iki şey var: Haram yememek ve çocuklara haram yedirmemek.

Fakat ne gariptir ki emekli maaşım dahil el konuldu, daha sonra sizin kararınızla geri bırakıldı. Yetiyor mu diye…

Dede, torun ve baba… Üç kuşak…

Bize bunların kanunsuz olduğunu anlatsalardı, yapmazdık.

Akit’te şunu okudum: ‘Hasan İmamoğlu, kaynağı belli olmayan parayı havale yaptı torununa.’ Elden versem olurdu. Yalanların, iftiraların aklandığı bir dönemde yaşıyoruz. Biz her zaman düzgün çalıştık, kanunlu işler yaptık. Belli bir zaman sonra Tuncay Yılmaz’ı da müdür olarak atadık.

Ben burada yargılanmıyorum; burada casus diye suçlanan oğlumun, Büyükşehir Belediye Başkanının babası olmaktan yargılanıyorum. Keşke olmasaydı demeyeceğim çünkü gayet memnunum.

Benim yurt dışına çıkış yasağım var, istemiyorum da zaten. Bari başarılı torunumun yurt dışına çıkış yasağını kaldırın. Buna eziyetten başka ne denilebilir bilmiyorum.

Benim dört dairemden bahsediliyor. Ben dört daire almadım, çok daire aldım; sadece Beyazlardan da almadım. Daire alıp satmanın yasak olduğunu bilmiyorduk. Şimdi öyle bir hale geldik ki ne almak ne satmak bize yasak.

Bu kadar rahat konuşabilen insanları ilk defa görüyorum. Keşke bu adamların sicili olsa da görseniz. Hiç sicili temiz olmayan adamlar kendilerini o kadar güzel aklıyorlar ki her yerde.

Milli Eğitim Bakanı'nın iddiası da var, FETÖ’yle okul yaptığıma dair. Ben FETÖ’yle okul yapmadım, sattım; onlar almış.

Ben başka bir şey söylemeyeceğim. Ben mahkemelere gidip gele gele oğlumu izlemek… Hoş gelmiyor yani. Suçlular suçsuz oluyor, kendilerini aklaya aklaya gidiyorlar buradan."

HASAN İMAMOĞLU KÜRSÜDE

Ömer Güngör de savunmasını yaptı. Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu savunma yapmak üzere kürsüye geldi.

Ekrem İmamoğlu babası Hasan İmamoğlu'nu ayakta karşıladı ve sarıldı.

"RESMİ VE FATURALI"

İmamoğlu İnşaat’ın projelerinde şantiye şefi olarak görev yapan Baran Gönül sanık kürsüsüne geldi. İmamoğlu soru yöneltti.

Ekrem İmamoğlu: Ortağı olduğum firmamın bugüne kadar kendi ticari yaşam dönemimde, tahmin ediyorum, 3200'e yakın konut, ticaret, iş yeri vb. üretmiştir, geliştirmiştir. Baran Bey, benim firmamla, ortak olduğum firmamla gayriresmi bir ticaretiniz oldu mu?

Baran Gönül: Hayır, Başkanım. Belirttiğim gibi hepsi resmi ve faturalı işler.

İMAMOĞLU'NUN AVUKATINDAN TEPKİ

İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin duruma şöyle tepki gösterdi:

"Muzaffer Bey'in sorgusu devam ederken Savcı Bey'in tutuklama talebinde bulunması üzerine usul dengesinin bozulduğunu huzurda görüyoruz. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlar, isteneni söyleyene kadar nasıl defalarca ifadeye geldilerse, anlaşılan o ki şimdi sanıklar da isteneni söyleyene kadar soru sorma hakkını kullanacaklar.

Bu bağlamda bir tek, henüz bizim müvekkilimizin birinci sorgusunun dahi verdirilmediğini de hatırlatmak isterim. Yani bir duruşma, bir dava bu kadar rayından çıkarılabilir. Burada bu şekilde bunu özetlemek isterim. Sorum yok."

HELALLEŞMEKTEN VAZGEÇTİ

Muzaffer Beyaz tutuklanması istenince Ekrem İmamoğlu ile helalleşmekten de vazgeçti. Beyaz, tutuklanmasının istendiği geçen haftaki savunmada İmamoğlu’nun “Hakkını helal ediyor musun?” sorusuna verdiği “Helal ediyorum” yanıtından döndü. Beyaz, “İnsani cevap verdim. Helalleşmem yanlış anlaşıldı. Alacaklarım devam ediyor. Hakkımı helal etmiyorum” dedi.

TUTUKLANMASI TALEP EDİLEN SANIK YENİDEN KÜRSÜDE

Geçen hafta duruşma savcısının iki kez tutuklanmasını istediği Muzaffer Beyaz ek beyan vermek istedi. Beyaz, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın 4 daireyi Hasan İmamoğlu'na devretmelerini istediğini iddia etti.

DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı.

İTİRAFÇI YILDIZ SİLİVRİ'DE

İtirafçı İBB İştiraklerden Sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız Silivri'ye geldi. Yıldız'ın itirafçı olmasının ardından dönemin Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek "soruşturmanın dönüm noktası" ifadelerini kullanmıştı.

Bugün Yıldız ve Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun savunma yapması bekleniyor.

Kaynak: Halk TV

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Halk İstanbul'da Afgan tacizci sapığı linç etmek istedi, polis zırhlı araçla kaçırdı! Türkiye’de 4 tanesi 279 TL’ye Almanya’da 20’lisi 341 TL’ye satılıyor İBB'nin AKP döneminden Bilal Erdoğan'a milyonluk kıyağı: Vakıf binasına para akmış! AKP’li vekil Şebnem Bursalı’nın Monaco Yat Kulübü’nde yediği ıstakozun fiyatı ortaya çıktı